Yemen'in en büyük ve en zengin bölgesi olan Hadramut, on yıldır süren iç savaştan görece uzak kalmayı başarmıştı.  

Ancak son günlerde yaşanan gelişmeler, bu istikrarın sona erdiğini ve ülkenin yeni bir bölünme sürecine girdiğini gösteriyor.  

Geçtiğimiz hafta petrol tesislerinin kontrolü için başlayan gerginlik, dün yaşanan askeri ilerleyişle kritik bir noktaya ulaştı. 

Güney Geçiş Konseyi'nin hızlı ilerleyişi 

BAE tarafından kurulan ve desteklenen Güney Geçiş Konseyi güçleri dün Hadramut vadisinde hızlı bir askeri operasyon başlattı ve kısa sürede bölgenin başkenti Seyun'u ele geçirdi.  

Konsey'e bağlı güçler, sınırlı çatışmalarla Seyun Havalimanı, Cumhurbaşkanlığı Sarayı ve Birinci Askeri Bölge karargahı dahil birçok stratejik noktayı kontrol altına aldı. Bu ilerleyiş, merkezi hükümetin Hadramut'taki son askeri varlığını fiilen sona erdirdi. 

Hadramut Kabileler İttifakı ise bundan bir hafta önce, Güney Geçiş Konseyi'nin bölgeye asker kaydırmasına karşı önlem olarak stratejik petrol tesislerini kontrol altına almıştı.  

Amr bin Habrish 

İttifak lideri Amr bin Habrish, "dışarıdan gelen herhangi bir gücün işgal sayılacağını" açıklayarak sert bir tavır sergilemişti. Ancak Konsey güçlerinin dünkü ilerleyişi karşısında İttifak, önemli ölçüde geri çekilmek zorunda kaldı. 

Güney Geçiş Konseyi'nin hedefi: bağımsız Güney Yemen  

Güney Geçiş Konseyi, 2017 yılında kurulduğu günden bu yana güney Yemen'i kuzeyden ayırarak bağımsız bir "Güney Yemen" devleti kurmayı hedefliyor.  

Konsey, tarihi olarak 1990 yılına kadar bağımsız bir devlet olan Güney Yemen'in yeniden kurulması gerektiğini savunuyor. Hadramut'u da bu projenin ayrılmaz bir parçası olarak görüyor. 

Konsey'nin bu hedefi, sadece ideolojik bir söylemden ibaret değil. Hadramut, Yemen'in toplam yüzölçümünün yüzde 36'sını kaplıyor ve ülkenin petrol üretiminin yüzde 80'ini sağlıyor.  

Bölge aynı zamanda Mukalla, Şihr ve petrol ihracatı için kritik öneme sahip Dabba limanları gibi stratejik deniz limanlarına da ev sahipliği yapıyor.  

Güney Geçiş Konseyi'nin Hadramut'u kontrol etmesi, yeni bir devlet kurma projesinin ekonomik olarak ayakta kalabilmesi için hayati önem taşıyor. 

Hadramut halkının talepleri ve kabileler ittifakı 

Hadramut Kabileler İttifakı ise farklı bir gündem izliyor. 2013 yılında kurulan bu kabile ittifakı ne merkezi hükümetin kontrolünü ne de Güney Geçiş Konseyi'nin ayrılıkçı projesini destekliyor. İttifak, Hadramut için özerk bir yönetim talep ediyor ve bölge halkının kendi kaynaklarını kendisinin yönetmesi gerektiğini savunuyor. 

Hadramut halkının bu talebinin arkasında somut gerekçeler var. Bölge Yemen'in en büyük petrol üreticisi olmasına rağmen, yerel altyapı ve hizmetler son derece yetersiz.  

Hadramutlular, bölgelerinin zenginliklerinin başka yerlere aktarıldığını ve kendilerine adil bir pay ayrılmadığını uzun süredir dile getiriyor. Ayrıca bölgenin yönetiminde de yeterli temsil edilmediklerini düşünüyorlar. 

Merkezi hükümetin sessizliği ve Suudi Arabistan'ın arabuluculuğu 

Yemen'in Suudi Arabistan destekli merkezi hükümeti, Hadramut'taki gelişmeler karşısında şaşırtıcı bir sessizlik içinde.  

Savunma Bakanlığı bile yaşanan askeri hareketlilik hakkında herhangi bir açıklama yapmadı. Bu durum, merkezi hükümetin artık Hadramut üzerinde fiili bir kontrol sahibi olmadığının açık göstergesi olarak yorumlanıyor. 

Hadramut'a gelen Suudi Arabistan heyeti.

Öte yandan Suudi Arabistan, durumun daha da kötüleşmesini önlemek için harekete geçti. Riyad, dün Hadramut'a bir heyet göndererek taraflar arasında ateşkes müzakereleri yürüttü. 

Bugün açıklanan anlaşmaya göre, Güney Geçiş Konseyi güçleri mevcut pozisyonlarından üç kilometre geri çekilecek, Hadramut Kabileler İttifakı'na bağlı güçler ise petrol tesislerinden en az bir kilometre uzaklaşacak.  

Petrol tesisleri ortak bir koruma gücü tarafından güvence altına alınacak ve bu güce İttifak mensupları da dahil edilecek. 

Yemen'in geleceği: Kalıcı bölünme mi? 

Suudi Arabistan'ın arabuluculuğuyla sağlanan ateşkesin kalıcı olup olmayacağı ise büyük bir soru işareti. Güney Geçiş Konseyi'nin devam eden askeri ilerleyişi, ayrılıkçı projesine ivme kazandırdı. 

Öte yandan Yemen zaten uzun süredir parçalı bir yapıya sahip. Ülkenin kuzey bölgeleri İran destekli Husi güçlerinin kontrolünde, güney ise merkezi hükümet ile Güney Geçiş Konseyi arasında bölünmüş durumda. Hadramut'taki son gelişmeler, bu karmaşık yapıya bir katman daha ekliyor. 

Yemen'in geleceği, önümüzdeki günlerde Hadramut'ta yaşanacak gelişmelere bağlı. Güney Geçiş Konseyi petrol tesislerini de kontrol altına alırsa, bağımsız bir güney Yemen devleti fikri hayal olmaktan çıkacak.  

Bu durumda Yemen, 1990'da birleşmeden önce olduğu gibi yeniden ikiye bölünmüş olacak. On yıldır süren iç savaş, ülkeyi her anlamda parçalamış görünüyor.