Arap Yahudileri İsrail’e Nasıl Geldi? 

1948'de İsrail devletinin kurulmasının ardından, Arap Yahudileri Yemen ve Irak'tan yapılan zorunlu göç operasyonlarıyla İsrail'e yönlendirildi. Öte yandan İsrail’e göç etmeleri için insani nedenler olmamasına rağmen, çoğunlukla Yemen’e ve Irak’tan İsrail’e göç ettiler.
Arap Yahudileri İsrail’e Nasıl Geldi 
7 Şubat 2024

Siyonist hareketin Arap Yahudilere yönelik kitlesel göçe zorlamaları 1948’de İsrail devletinin kurulmasından sonra başladı. Siyonist hareketin Arap Yahudilere yönelik kitlesel göçü, 1948'de İsrail devletinin kurulmasının ardından başladı.   

Öncesinde, Siyonist hareketin 1917'de Balfour Deklarasyonu olarak bilinen deklarasyon ile İngiltere'den Filistin'de bir İsrail devleti kurma sözü almasının ardından, İsrail'e yapılan göçlerin çoğu Batı'dan gelmekteydi.  

Arap ülkelerindeki Yahudiler zulüm görmemesine ve özellikle II. Dünya Savaşı sırasında Batı ülkelerinde olduğu gibi İsrail’e göç etmeleri için insani nedenler olmamasına rağmen, çoğunlukla Yemen’e ve Irak’tan İsrail’e göç ettiler.    

İlk göçmenler: Yemen Yahudileri  

MS. 9. yüzyıldan beri Yemen’de yaşayan Yahudiler, kendi dini ritüellerine sahip olsalar da -Yemenli kimliği dini kimlik kadar önemli hale gelene kadar- Yemen toplumuyla bütünleşerek onun bir parçası olmuşlardı.   

1897’de Siyonist hareketin ortaya çıkmasıyla birlikte, Siyonist heyetler Yemen Yahudilerine akın etmeye başladı ve onları vaat edilmiş topraklar olan İsrail’e göç etmeye davet etti. Ancak ikna operasyonları başarısız oldu. İsa’nın yakında gökten ineceğine ve Yahudilerin Filistin’de bir ülke elde edeceğine ilişkin emarelerin ortaya çıkışını reddeden Yemen Yahudileri bu çağrılara kulak asmadı.    

Siyonist hareketin ortaya çıkmasından önce Yemen Yahudilerinin bireysel göçleri olmuştu. Bu nedenle Yemen Yahudileri Arap Yahudileri arasında Filistin’e ilk önce göç eden kesimdi. İsrail’in kuruluşuna kadar Yemen’den Filistin’e göç eden Yahudilerin sayısı 15 bine ulaşmıştı.    

İsrail devletinin kurulmasının ardından, 1949 ve 1952 yılları arasında, Yahudi Ajansı Yemenli Yahudilere yönelik Uçan Halı Operasyonu adı verilen büyük bir zorunlu göç operasyonu gerçekleştirdi. Bu sırada yaklaşık 65 Yahudi hava yoluyla İsrail’e götürüldü. Yemen’de 2014 yılında savaşın patlak vermesiyle birlikte, 2016 yılında gizli bir operasyonla İsrail’e nakledilen son Yemenli Yahudi ailelerin gidişi Yemen’den yapılan son uçuş oldu.    

Ezra ve Nehemya operasyonu  

İsrail, Yahudileri Yemen’den göç ettiren Uçan Halı Operasyonu’na benzer şekilde, Irak’taki Yahudileri yerlerinden ettiği Ezra ve Nehemya Operasyonu’nu gerçekleştirdi.  

Yemen’de olduğu gibi, Irak’taki Yahudiler de -Batı ülkelerinden farklı olarak- herhangi bir tacize maruz kalmadı ve hayatlarına yönelik herhangi bir tehditle karşılaşmadı. Ancak İsrail devletinin kurulmasıyla birlikte, Yahudileri İsrail’e göçe zorlamak için uydurma tacizler yapıldı.   

1949-1951 yılları arasındaki dönemde Ezra ve Nehemya Operasyonu kapsamında yaklaşık 123 bin Yahudi Irak’tan göç etti.    

Mısır Yahudilerinin tercihi   

Yahudilerin Yemen ve Irak’tan çıkarılmasına benzer bir şekilde, kuruluşundan sonra İsrail devleti Mısır’da, Yahudileri daha fazla taciz etmek ve İsrail’e göç etmeye zorlamak amacıyla kendilerini güvensiz hissettirmek için çeşitli operasyonlarla Yahudi dükkanlarının hedef alındığı olaylar çıkardı.  

Bu operasyonları 1956’da Mısır’a yönelik üçlü saldırı izledi. Bu da Mısır’daki Yahudilerin tedirginliğini iyice artırdı ve nihayetin yaklaşık 27 bin Yahudi göç etmek zorunda kaldı. Bunların 7 bin 500’ü İsrail’e gitti.   

Suriye Yahudileri  

Yaklaşık 30 bin Suriyeli Yahudi, peş peşe gruplar halinde İsrail’e taşındı. 2014 tarihli bir ABD raporuna göre Suriye’de sadece 20 Yahudi kaldı.    

Libya Yahudileri  

İsrail’e göç eden Yahudiler arasında Libya Yahudileri de vardı. İsrail devleti kurulduğunda Libya’daki Yahudi sayısı 40 bindi. 1948’den itibaren İsrail’e göçler oldu ve en son 1967 savaşından sonra İsrail devletinin talebi üzerine yaklaşık 7 bin Libyalı Yahudi göç etti.   

Tunus’un Cebre Adası  

Avrupa’dan gelen bir grup Yahudi çağlar boyunca Tunus’ta yaşadı. Yahudi cemaati Tunus toplumuyla bütünleşebildi ve dini ritüellerini sürdürebildi.   

Siyonist hareketin kurulmasından sonra İtalya’dan Tunus’a gelmiş bir grup “Grana” Yahudisi, İsrail, Fransa ve İtalya gibi bazı Avrupa ülkelerine göç etti.   

II. Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle birlikte Grana Yahudileri, o vakit Hitler’in Nazi müttefiki olan İtalya’da tacize uğradı. O dönemde Yahudilerin İsrail’e göçü artarken Cerbe Yahudileri ise Tunus’ta bir arada yaşam ve barış ortamı içinde kaldı.    

İsrail, kuruluşundan sonra bir grup genç Tunuslu Yahudi’yi İsrail’e göç etmeye ikna etmeyi başardı ve 1967 yılına kadar yaklaşık 25 bin Tunuslu Yahudi İsrail’e göç etti.   

Şu anda Tunus’un Cerbe adasında yaklaşık 1500 Yahudi bulunuyor ve tarihi Garbiye sinagogunda dünyanın farklı yerlerinden gelen Yahudilerin katıldığı dini ayinler düzenleniyor.   

Aşkenaz ırkçılığı   

İsrail’deki Mizrahi Yahudileri, Avrupa’dan gelen beyaz Yahudilerin ırkçılığı ile karşı karşıya. Beyaz Yahudiler kendilerini en yüksek sosyal statü olarak görürken, Mizrahi Yahudileri ırkçılığa maruz kalıyor ve İsrail içinde ikinci sınıf muamelesi görüyor.   

Bir grup Aşkenaz Yahudisi tehcir operasyonlarını reddedip hükümetin, ülkelerinde zulme maruz kalmayan Mizrahi Yahudilerini getirmeyi durdurmasını talep etti.   

İsrail’de zaman zaman Mizrahi Yahudilerine, özellikle de Etiyopyalı Yahudilere (Falaşa) yönelik ırkçı saldırılara karşı gösteriler düzenleniyor.   

Popüler Haberler
Prof. Dr. Şener Aktürk Batı Avrupa’daki Tüm Müslümanlar ve Neredeyse Tüm Yahudiler Sürgün, Zorla Din Değiştirme ve Katliamlar Yoluyla Ortadan Kaldırıldı

Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şener Aktürk, Ortaçağ'da Batı Avrupa'da yaşayan Müslüman ve Yahudi azınlıkların uğradığı etno-dini temizliği değerlendirdi.

Savaş Suçlusu Netanyahu ABD Kongresi'nde Daha kötü ne olabilir

Marmara Üniversitesi Orta Doğu ve İslam Ülkeleri Araştırmaları Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serhan Afacan, Netanyahu’nun ABD ziyaretini ve Kongre'de yapacağı konuşmayı inceledi.

Çin’in Küresel Diplomatik Girişimleri Fırsatlar, Avantajlar, Zorluklar

Çin’in son dönemde artan arabuluculuk faaliyetleri ve küresel diplomatik girişimlerindeki avantaj ve zorlukları, uluslararası ekonomi-politik çerçevedeki risk ve fırsatları Mehmet Akif Koç, Fokus+ için inceledi.

Türkiye'nin Bağdat Büyükelçisi İnan Türkiye ve Irak Arasındaki Diyalog Kanalları Güçleniyor

Türkiye'nin Bağdat Büyükelçisi Anıl Bora İnan, Türkiye'nin Irak ile diyalog kanallarını güçlendirdiğini ve Irak'ın kalkınma ve istikrar çabalarını desteklediğini belirtti. İnan, Türkiye ve Irak'ın işbirliği alanlarında diyaloğu…

Azerbaycan, AB'nin Ermenistan'a 10 Milyon Avroluk Askeri Yardımına Karşı Çıktı

Azerbaycan, AB'nin Ermenistan'a yönelik 10 milyon avroluk askeri yardım paketini "hatalı ve tehlikeli" olarak nitelendirerek, bu tür adımların bölgede gerginliği arttıracağını belirtti. AB'nin askeri yığınak politikasına son…