İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonları, Gazze Şeridi’ndeki insani yıkımın yanı sıra tarih ve kültürün de yok olmasına neden oluyor. 

Bağımsız araştırma grubu Bellingcat ve Scripps News ortaklığıyla yapılan bir araştırma, İsrail işgal ordusunun7 Ekim’den bu yana devam eden yıkıcı savaş sırasında Gazze Şeridi’ndeki tarihi ve arkeolojik alanları hedef aldığını ortaya çıkardı. 

Uydu görüntüleri, videolar ve açık kaynaklı görsellere dayanan araştırmada, İsrail işgal ordusu tarafından zarar gören, bazıları binlerce yıl öncesine dayanan arkeolojik hazineler içeren 150’den fazla kültürel ve dini miras alanı tespit edildi. 

İsrail işgal ordusu tarafından tahrip edilen arkeolojik alan

 

Tarihi konum 

İsrail işgal ordusu tarafından yok edilen, Gazze Şeridi'nin kuzey kıyısındaki arkeolojik alanlardan biri, 1995-2005 yılları arasında yapılan kazılarda ortaya çıkarılmıştı. 

Daha sonra bu alanın, Demir Çağı duvarlarından çok eski bir Greko-Romen duvarına kadar uzanan antikalar içerdiği keşfedildi. 

Söz konusu arkeolojik alan, Mayıs 2021’de İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşı sırasında düzenlenen hava saldırıları sonucunda ciddi şekilde hasar gördü. 

Planet Labs tarafından sağlanan uydu görüntülerine göre İsrail işgal güçlerinin Ekim 2023’ten bu yana gerçekleştirdiği hava saldırıları ve kara operasyonları nedeniyle alan daha fazla zarar gördü. 

Ayrıca araştırma grubu olan Forensic Architecture, 2022 ve 2023 yıllarında hava saldırıları nedeniyle bölgede meydana gelen hasarı izledi. 

Grubun sağladığı fotoğraflarda, askeri araçlar ve tankların yanı sıra düzinelerce yerin kazıldığı görüldü. 

Bunlara ek olarak, İsrail işgal ordusunun, Gazze’deki Filistinli direnişçilerin tünellerine deniz suyu pompalayacak istasyonlar inşa etmek amacıyla arkeolojik alanda gerçekleştirdiği kazı operasyonları sonucu geniş çaplı hasar ortaya çıktı. 

Bizans dönemine ait, İsrail işgal ordusu tarafından tahrip edilen mozaik zemin

 

Bizans mozaikleri ve Mintar Tepesi 

2022 yılında Bureyc şehrinin doğusundaki bir zeytinliğin altında bir Bizans mozaiği keşfedildi. 

Ayrıca, İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki savaşı sırasında arkeolojik alanın akıbetini belirlemek amacıyla Bellingcat tarafından yapılan görüntü analizi sonucunda, Bizans mozaiklerini çevreleyen alanın bu yılın başında ciddi hasara maruz kaldığı tespit edildi. 

Alana dair 10 Haziran 2023’te çekilen uydu görüntüleri, mozaiklerin yer aldığı zeminin İsrail ordusu tarafından tamamen tahrip edildiğini gösterdi. 

Gazze Şeridi’nde öne çıkan arkeolojik alanlar arasında, İsrail’in Gazze'ye yönelik savaşı nedeniyle büyük bir yıkıma maruz kaldığı tespit edilen Mintar Tepesi de yer alıyor. 

Analiz edilen görüntülerde, tepenin İsrail işgal ordusuna ait savaş uçaklarının hava saldırılarına maruz kaldığı, ardından 2023’ün son aylarında ve 2024’ün başlarında buldozerlerle yerle bir edildiği görüldü. 

İsrail işgal ordusuna ait savaş uçaklarının saldırıları sonucu Büyük Ömer Camii’ndeki yıkım

 

Dini yerleri hedef alma 

Uydu görüntülerine göre savaş sırasında tahrip edilen dini arkeolojik alanlar arasında, İsrail’e ait savaş uçaklarının hava saldırısına maruz kaldıktan sonra büyük bir kısmının hasar gördüğü, Gazze’deki Büyük Ömer Camii de bulunuyor. 

Büyük Ömer Camii, Gazze’nin en önemli dini ve tarihi simge yapılarından biri olarak biliniyor.  

Ayrıca burası bölgedeki Filistinliler için sadece bir cami değil, aynı zamanda günlük yaşamlarının ayrılmaz bir parçasıydı. 

“Barış İçin Miras” örgütünden Esperin Sabrin, caminin yıkılmasının “Filistinlilerin kültürel ve dini mirasına yönelik büyük bir kayıp” anlamına geldiğini belirtti. 

Bellingcat ve Scripps News ekipleri ayrıca hasar gören veya tamamen yıkılan 21 mezarlığı da tespit etti. 

İsrail işgal ordusunun kara kuvvetleri veya hava saldırılarıyla tamamen yok ettiği mezarlıklar arasında Gazze Şehri’ndeki Tuffah mezarlığı da yer alıyor. 

 

Yasal ve uluslararası sonuçlar 

Bu alanların geniş çapta tahrip edilmesi Birleşmiş Milletler’in (BM) dikkatine sunuldu. 

Lahey Sözleşmesi’nin silahlı çatışmalar sırasında kültürel varlıkların korunmasını açıkça öngörmesi nedeniyle İsrail’in uluslararası hukuku ihlal edip etmediği konusunda soruları da gündeme getirdi. 

Bu alanların yok edilmesi, bu yıkıcı yolu durdurmayı, Filistin ve halkını korumayı uman Güney Afrika’nın Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde İsrail’e karşı açtığı davanın bir parçası olarak ele alındı. 

Öte yandan arkeolojik alanların yok edilmesi, Gazze’deki kültürel ve tarihi mirasa ağır bir darbe indiriyor ve yalnızca Filistin kültürel mirasının değil, insanlığın ortak tarihinin de kaybı anlamına geliyor. 

Çünkü bu alanlar nesiller arasında bir köprü oluşturuyor ve Gazze Şeridi’ndeki Filistin halkının kimliğini ve kültürünü geliştiriyor.