KİK ve Körfez Ülkeleri, İsrail'in Batı Şeria'daki Yasa Dışı Yerleşim Planını Kınadı

Körfez İşbirliği Konseyi, Katar, Kuveyt ve Bahreyn, İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria'da yasa dışı yerleşim yerlerini genişletme planını kınadı.
Anadolu Ajansı
KİK ve Körfez Ülkeleri, İsrail'in Batı Şeria'daki Yasa Dışı Yerleşim Planını Kınadı
30 Haziran 2024

KİK Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi, yaptığı yazılı açıklamada, İsrail'in, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistin topraklarını gasbeden Yahudilerin yaşadığı 5 kaçak yerleşim biriminin yasallaştırılması planına tepki göstererek, İsrail'in uluslararası hukuka ve meşru kararlara aykırı sistematik ihlallerini kesin bir şekilde reddettiklerini belirtti. 

Budeyvi, İsrail'in bu tehlikeli politikaları sürdürmesinin bölgedeki sorunları daha da derinleştireceği uyarısı yaptı. 

Katar Dışişleri Bakanlığı da yazılı açıklamasında, İsrail'in kaçak yerleşim birimlerinin yasallaştırılması talebinin onaylanması kararını şiddetle kınadığını duyurdu.

Uluslararası meşru kararların bir kere daha ihlal edildiğine işaret edilen açıklamada, İsrail'in tek taraflı uygulamalarının önüne geçilmesi ve uluslararası kararlara uymaya zorlanması çağrısı yapıldı.

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı da yaptığı yazılı açıklamada, İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria'da yasa dışı yerleşim yerlerini genişletme planını şiddetle kınadı.

Bu adımın "uluslararası sözleşmelerin apaçık ihlali" olarak nitelendirildiği açıklamada, işgal altındaki Filistin topraklarındaki yasa dışı yerleşim birimleri faaliyetlerine kesin şekilde karşı olunduğu vurgulandı.

Bahreyn Dışişleri Bakanlığının açıklamasında da İsrail Güvenlik Kabinesi'nin, 5 kaçak yerleşim biriminin yasallaştırılması planının kınandığı belirtildi.

Açıklamada, "Bu karar, uluslararası hukukun apaçık ihlali ve 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin devletinin kurulması için harcanan çabalara yönelik tehlikeli bir tehdittir" ifadesine yer verildi.

İsrail Güvenlik Kabinesi 28 Haziran'da, Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in talebi üzerine Batı Şeria'nın "B bölgesi"nde bulunan 5 kaçak yerleşim biriminin yasallaştırılmasını onaylamıştı.

Filistin ile İsrail arasında 1995'te imzalanan "İkinci Oslo Anlaşması" çerçevesinde işgal altındaki Batı Şeria, A, B ve C bölgelerine ayrılmıştı.

Batı Şeria'nın yüzde 18'ini kapsayan "A bölgesi"nin yönetimi idari ve güvenlik olarak Filistin'e, yüzde 21'lik "B bölgesi"nin idari yönetimi Filistin'e, güvenliği İsrail'e devredilirken, yüzde 61'ini kapsayan "C bölgesi"nin idare ve güvenliği İsrail'e bırakılmıştı.

Kaçak yerleşimler İsrail kanunlarına göre de yasa dışı

Kaçak yerleşim birimleri, genellikle Filistinlilerin özel mülkü olan tarım arazilerine, karavan ve konteyner benzeri prefabrik yapılarla inşa ediliyor.

Batı Şeria'daki uluslararası hukuka aykırı Yahudi yerleşim yerlerinden farklı olarak bu gecekondu yerleşimler, İsrail yasalarına göre de hukuk dışı kabul ediliyor.

Gecekondu yerleşim birimlerindeki İsrailliler, Filistinlileri taciz ederek tarım arazilerine ulaşmalarını engelliyor, İsrail ordusu da buralardaki İsraillilere koruma sağlıyor.

Popüler Haberler
Trump'a Karşı Başkanlık Yarışına Hazırlanan Kamala Harris Kimdir

ABD Başkanı Joe Biden'ın başkanlık yarışından çekilmesiyle, dikkatler ilk Afro-Amerikan kadın Başkan Yardımcısı Kamala Harris'e çevrildi. Peki ya Kamala Harris Kimdir? 

24HC WEB - Mısırlı siyaset bilimci ve akademisyen Ammar Ali Hassan ـ röportaj

Siyaset Sosyolojisi Profesörü Ammar Ali Hasan, Fokus+'a verdiği röportajda Arap Birliği'nin Filistin davasındaki yetersizliğini, Mısır ve Arap ülkelerindeki siyasi baskının getirdiği sıkıntıları ve Batı'nın Ortadoğu politikalarına karşı…

Büyük İskender’in Ani Ölümü

Araştırmacı Ali Yekta Bey, Büyük İskender’in hayatı, fetihleri ve ölümüne dair detaylar ile ölümünün ardındaki spekülasyonları Fokus+ için inceledi.

Hizbullah-İsrail Gerilimi

Gazeteci Taha Emin, Lübnan'daki Hizbullah ile İsrail arasındaki gerilimi ve askeri çatışmaları Fokus+ için inceledi.

Türkiye'den Suudi Arabistan’a CEO İhracatı

Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki normalleşme süreci ekonomi alanında önemli ortaklıklarla sonuçlanıyor. Suudi Arabistan'da birçok şirket, CEO görevini Türk iş insanlarına emanet etti.