06 Ekim 2025
Bugün Ermenistan ile Azerbaycan arasında imzalanan Barış Anlaşmasına kısaca değineceğim.
Bildiğiniz gibi Sovyetler’in dağılmasından sonra Karabağ’da başlayan kriz, 1994’te savaşa dönüştü. Rusya’nın desteğini alan Ermenistan, Azerbaycan’a saldırdı, sivillere yönelik katliamlar yaptı ve kimsenin tanımadığı sahte bir “Karabağ Cumhuriyeti” ilan etti.
Azerbaycan yıllarca sabırla bekledi, ordusunu güçlendirdi ve 2020’de Türkiye’nin desteğiyle büyük bir zafer kazandı. Şimdi ise bu zafer, masada da tescillendi.
Asıl sürpriz ise Ermenistan değil, İran’ın karşı çıkmasıydı. İran, koridorun kendi sınırlarını keseceğini söyledi, hatta savaş nedeni sayılabileceğini ima etti. Fakat Azerbaycan doğru anı yakaladı. İran’ın en zayıf anında ve Rusya’nın Ukrayna karşısındaki zorluklarını fırsata çevirip, Amerika’yı kaldıraç olarak kullanıp stratejik bir kazanım elde etti.
Kazananlar ve kaybedenler…
Kazananlara bakarsak: En büyük kazanç Türkiye ve Azerbaycan’ın. Kara bağlantısı- Orta Koridor açıldı, Türkiye artık Nahçıvan üzerinden Azerbaycan’a doğrudan bağlanacak. Bir diğer kazanı da Amerika bu vesileyle Güney Kafkasya’ya yerleşme fırsatı bulup İran’ı baskılayıp Rusya’nın İranlı olan bağını kesebilme fırsatına erişti, son olarak kazanan ise Ermenistan, ilişkileri normalleştirme şansı buldu.
Kaybedenler mi? Rusya, İran ve Fransa. Rusya bölgede etkisini kaybediyor, İran köşeye sıkıştı, Fransa ise Ermeni lobisine rağmen masaya bile oturamadı. Erbil lobisinin güçlü olduğu bir diğer ülke Amerika. Burada yaşayan Ermeni lobisi Ermenistan topraklarında yaşayan Ermenileri istismar ederek kendi kazanımlarına bakıyordu. Refah içerisinde Amerika’da yaşayan Ermeniler herhangi bir anlaşmanın yapılmasına Barış’a karşı ancak en büyük bedeli Ermenistan’da yaşayan Ermeniler ödüyor. İki tane güçlü devletle hasımlık, Ermenistan’a devamlı kaybettirdi. Türkiye’nin üzerinden Karadeniz’e erişimi bile sağlayamıyor. Artık Ermeni başbakanı son vermesi gerektiğini biliyor ve hasımlık ilişkisinin sürdürülemeyeceğinin farkında.
Türkiye ve Azerbaycan’ın tarihi zaferi
Sonuç olarak bu anlaşma riskler taşısa da Türkiye ve Azerbaycan için tarihi bir zaferdir. Gönül isterdi ki bu koridorda Amerikalılar olmasın ancak Uluslararası ilişkilerde tek geçerli kural şudur: Gücün kadar varsın, gücün kadar konuşursun. Bugünkü kazanç bu kadar, ancak yarın başka fırsatlar ortaya çıkabilir.