Arapların “Suriye Açılımı” İçin Bir Fırsat Var Mı? 

Marwan Kabalan
Araştırmacı Marwan Kabalan, Suudi Arabistan'ın Suriye rejimi ile diplomatik ilişkilerini normalleştirme sürecini Fokus+ için kaleme aldı.
Arapların “Suriye Açılımı” İçin Bir Fırsat Var Mı 
13 Haziran 2024

Suudi Arabistan, birkaç ay süren görünürdeki çıkmazın ardından, Faysal Mucfel’i Şam Büyükelçisi olarak atayarak, Suriye rejimiyle normalleşme yolunda yeni ve büyük bir adım attı.   

Suudiler bu adımı, iki ülkenin 2012’den bu yana duran diplomatik ilişkileri yeniden başlattığını duyurmasından bir yıl sonra attı.  

Ürdün’ün 2021’de önerdiği “adıma karşılık adım” girişime dayanarak, geçen yıl Suudi Arabistan’ın önderlik ettiği büyük hamle kapsamında, Suriye Arap Birliği’nde döndü.    

Şam, 2010’daki Sirte’de (Libya) yapılan Arap Birliği Zirvesi’nden bu yana, ilk kez Mayıs 2023’te Cidde’de düzenlenen Arap Birliği Zirvesi’ne davet edildi.   

Bu bağlamda, Suriye krizinin çözümü için Arap Bakanlar İrtibat Komitesi kuruldu. Ancak, Mayıs 2023’te Amman’da Suriye konusunda yapılan istişare toplantısına göre bu komite ilerleme kaydetmiş görünmüyor.  

Çözüm arayışları sürüyor 

Riyad’ın önderliğindeki bu hamlelerin ardından, Arapların Suriye rejimiyle yakınlaşma süreci durdu.   

Fakat Riyad ile Şam arasındaki ilişkilerde yaşanan son gelişmeler, bazı önemli sorunların çözümü için “herhangi bir duyuru yapılmaksızın” üzerinde çalışılan ikili bir yolun varlığına işaret ediyor.  

Bahreyn’in başkenti Manama’da düzenlenen son Arap Birliği Zirvesi ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Suriye rejimi lideri Beşşar Esed’i bir araya getiren görüşmenin ardından ikili ilişkilerde büyük bir sıçrama yaşanmış gibi görünüyor.   

Bu görüşme, aynı zamanda iki ülke arasındaki uçuşların yeniden başlamasına yol açtı.  

Basında yer alan haberlere göre Suriye havayolu şirketi, Suriyeli hacıların yolculuk sürecini kolaylaştırmak için Suudi Arabistan’dan Boeing veya Airbus uçakları için yedek parçalar aldı.   

Şam'ın Riyad'a yönelik stratejik hamlesi 

Arapların Suriye açılımı, 2018-2020 yılları arasında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, Umman ve Sudan (Ömer El Beşir döneminde) tarafından başlatılmış olsa da, Suriye rejiminin gözleri hep Riyad’daydı.   

Şam, Arap Bakanlar İrtibat Komitesi de dahil olmak üzere diğer çok taraflı yollara yatırım yapmak yerine, Riyad ile bir atılım gerçekleştirmeyi hedefledi.   

Suriye rejiminin düşüncelerine ilişkin okumalar, Suudi Arabistan’ın Arap izolasyonunu kırabileceği ve Batı’nın yaptırımlar konusundaki tutumunu etkileyebileceği yönündeki fikrinin meyve vermeye başladığını gösteriyor.   

ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Orta Doğu ve Kuzey Afrika Koordinatörü olan, Suudi Arabistan ile İsrail arasındaki olası normalleşme müzakerelerinden sorumlu ve Umman’da İran’la müzakere yapan ABD heyetinin başkanı Brett McGurk’un, görünüşe göre Suudi Arabistan’ın etkisiyle, “Suriye Rejimi ile Normalleşme Karşıtı Yasa”nın geri çekilmesinin arkasında olduğu bildirildi.   

Şam daha önce, başta uyuşturucu kaçakçılığı (bu konuda daha büyük bir iş birliği yapılıyor gibi görünüyor) ve İran’la ilişkiler meselesi olmak üzere, Suudi Arabistan’ı ilgilendiren meseleleri çözmeye hazır olduğuna dair sinyaller göndermişti.     

Burada dikkat çeken husus, geçtiğimiz Ekim ayında Şam’daki Husi büyükelçisinin sınır dışı edilmesi ve büyükelçiliğin kapatılması (Husiler için geriye Tahran’daki tek bir büyükelçilik kaldı) yönündeki karardı.   

Bunun öncesinde, Arap Birliği’nin Eylül ayında Kahire’de düzenlenen 160. Dışişleri Bakanları Olağan Toplantısı’nın oturum aralarında, "meşru” Yemen hükümetin Dışişleri Bakanı ile Suriye rejiminin Dışişleri Bakanı arasında ilk toplantı gerçekleşti.   

Bu bağlamda, siyaset "olasılık sanatı” olduğundan ve Suriye muhalefeti Arapların (özellikle Suudilerin) rejimle normalleşme yolunu etkileyecek araçlardan yoksun olduğundan, bu konuda olumsuz bir tutum sergilemenin faydası olmayabilir.   

Bunun yerine, bu yolu etkilemeye çalışmak, hatta ona yatırım yapmak için inisiyatif kullanmak ve bu hamleleri durdurmaya çalışmak yerine, Suudilerin rejim ile muhalefet arasında Araplar tarafından desteklenen arabuluculuk rolünü teşvik ederek, bunu bir çözüme doğru ilerlemek için fırsata dönüştürmeyi düşünenler olabilir.  

Suriye için yeni bir başlangıç 

Suudi Arabistan’ın, rejimin içinde bulunduğu derin krizden çıkacağı yönündeki düşüncesi sayesinde, bu durum ülkenin parçalarını toplayacak, Suriyelilerin asgari isteklerini karşılayacak ve Suriye’yi “Arap evine” döndürecek siyasi çözüm yolunda ilerleme sağlanabileceğinin bir işareti haline geldi.   

Bu, Suudi Arabistan ve Arapların çıkarına olduğu gibi aynı zamanda rejim ve muhalefetin de çıkarınadır.   

Siyasi çözümün temelleri herkes için netleşti. Yani bu temeller, yeni bir uzlaşmaya dayalı anayasa ve ardından Arap ülkeleri ve uluslararası denetim altında, nerede olurlarsa olsunlar tüm Suriyelilerin katıldığı, yeni bir yasayla birlikte seçimlerin yapılmasıdır.    

Gerisi sonra gelir. Şimdi ihtiyacımız olan şey, bu öneriyi Suriyeliler arasında güçlendirecek cesarettir.   

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fokus+'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Popüler Haberler
Ramazan Öncesi Sofraların Gözdesi Hurma Tezgahlarda Yerini Aldı

Ramazan ayına sayılı günler kala iftar ve sahur sofralarının vazgeçilmezi hurma, farklı çeşitleriyle tezgâh ve raflardaki yerini aldı.

Hollanda Dışişleri Bakanı Van Weel ''Türkiye'nin NATO’da Olmasından Dolayı Çok Mutluyum''

Hollanda geçici hükümetinin Dışişleri Bakanı David Van Weel, Türkiye’nin Avrupa güvenliği açısından kritik öneme sahip olduğunu belirterek NATO’da Türkiye gibi güçlü bir ülkenin bulunmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

ABD’de Bütçe Krizi İç Güvenlik Bakanlığında Kısmi Kapanma Başladı

ABD Kongresinde bütçe konusunda uzlaşma sağlanamaması ve İç Güvenlik Bakanlığına ayrılan ödeneğin süresinin dolması nedeniyle Bakanlıkta kısmi hükümet kapanması başladı.

Kalkınma Yolu Projesi Orta Doğu’da Entegrasyonun Anahtarı Olabilir mi

Kalkınma Yolu Projesi’nin, Orta Doğu’da kurallara dayalı ve sürdürülebilir bölgesel entegrasyon için yapısal bir zemin oluşturabileceği düşünülüyor.

62. Münih Güvenlik Konferansı'nda Transatlantik Mesajlar

Almanya’da düzenlenen 62. Münih Güvenlik Konferansı’nda ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer, transatlantik ilişkiler, Ukrayna savaşı ve Avrupa’nın savunma kapasitesinin…