08 Aralık 2025
2010 yılının aralık ayında Tunus’ta Buazizi’nin kendisini yakmasıyla başlayan Arap Baharı süreci Mart 2011’de Suriye’yi de etkisi altına almıştır. Suriye için devrim süreci 13 yıl sonraki aralık ayında, 8 Aralık 2024’te nihayete ermiştir.
Meseleye müdahil olan uluslararası aktörler, aktörlerin vekil güçleri, aktörlerin ve tarafların hem sahada hem de diplomaside oluşturdukları denge, Suriye meselesinin 13 yıl kadar uzun sürmesinin en temel nedenlerinden birisi olmuştur. Astana ve Soçi görüşmeleri başta olmak üzere çok sayıda ikili ve çoklu diplomasi girişimleriyle meseleye çözüm aranmıştır. En nihayetinde uluslararası konjonktürdeki değişimleri iyi değerlendirilmesiyle, Suriye dinamikleri devrim sürecini tamamlamışlardır.
İç meşruiyetin inşası
Devrimden sonraki ilk ayların gündemi, sürecin doğası gereği iç mutabakat ve işbirliğinin tesisi çabalarına, geçiş sürecinin sağlıklı şekilde yürütülmesini sağlayacak adımlara odaklanılması yönünde olmuştur.
Ocak ayında Şara geçici Cumhurbaşkanı ilan edilmiş, şubat ayında Ulusal Diyalog Konferansı toplanmış, mart ayında Geçici Anayasa Deklarasyonu Şara tarafından imzalanarak yayınlanmış, 29 Mart itibariyle de Geçici Hükümet kurulmuştur. Yeni seçim yasası ve anayasayı yapacak olan parlamento seçimleri de ekim ayında gerçekleştirilmiştir. Bu aynı zamanda Suriye’de yapılan ilk özgür seçimler olmuştur.
Uluslararası sisteme entegrasyon
Devrim sonrasında, Suriye’de ortaya çıkan yeni yönetim uluslararası meşruiyet sorunu ve tartışmasıyla karşı karşıya kalmamıştır. Devrimin birinci yılına girilirken Suriye tarafından uluslararası politikada önemli mesafe alınmış, kazanımlar elde edilmiştir.
Bu kazanımlardan en sonuncusu, devrimin yıldönümüne saatler kala 6 Aralık 2025’te Kanada’nın Suriye'yi "Teröre Destek Veren Yabancı Devletler" listesinden çıkardığını açıklamasıdır. Kanada buna gerekçe olarak Esed sonrası kurulan hükümetin geçiş sürecini ve barışçıl adımlarını sürdürmesi olarak belirtmiştir.
Devrimden sonra uluslararası düzeyde gerçekleşen ilk büyük toplantılardan birisi Mısır’ın başkenti Kahire’de Filistin gündemiyle toplanan Olağanüstü Arap Birliği Zirvesi’dir. Zirveye katılan Şara, burada yaptığı konuşmada “Filistin halkının yerinden edilmesine yönelik çağrılar Arap milletine yönelik bir tehdittir. Bugün Gazze'de yaşananlar hepimiz için bir uyarı alarmıdır. Arap ülkeleri tutumlarını birleştirmeli ve Filistin halkına karşı sorumluluklarını üstlenmeli.” sözleriyle somut adımlar atılmasına yönelik çağrıda bulunmasıyla dikkat çekmiştir.
Devrimden kısa süre sonra 2025 yılı mayıs ayında, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da Trump, Şara ve Prens Selman bir araya gelmişler, Cumhurbaşkanı Erdoğan da bu toplantıya çevrimiçi olarak katılmıştır. Bu buluşma, bir Suriye Devlet Başkanı ile bir ABD Devlet Başkanının 25 yıl sonra tekrar bir araya gelmesi olarak kayıtlara geçmiştir. Bu görüşme öncesinden başlayarak Trump, Suriye’ye yönelik yaptırımların kaldırılacağı açıklamasını yapmaya başlamıştır.
2025 yılı mayıs ayında Şara Fransa’da, Elysee Sarayı'nda Fransa Cumhurbaşkanı Macron tarafından ağırlanmıştır. Şara’nın Avrupa’da ilk ziyareti Fransa’ya olmuştur. Macron bu görüşmesinde Esed’in korkunç suçları nedeniyle uluslararası adalete başvurulmasının gerekli olduğunu, Fransa’nın da bunu yaptığını ifade etmiştir. AB’nin de Suriye’ye yönelik yaptırımları kademeli olarak kaldıracağını belirtmiştir. Şara’ya yönelik eleştirilere ise Macron’un "Benim gördüğüm ortada bir yöneticinin var olduğu." ifadeleriyle cevap vermesi ise bir meşruiyet sorunu olmadığının teyidi olmuştur.
Eylül ayında gerçekleşen BM Genel Kurulu’na katılan Ahmed Şara 1967’den 58 yıl sonra BM’de konuşan ilk Suriye lideri olmuştur. Buradaki konuşmasında “Suriye, dünya milletleri arasında hak ettiği yeri geri alıyor" sözleriyle uluslararası sistemde Suriye’nin elde etmeye başladığı kazanımlara dikkat çekmiştir.
Eylül ayında Katar’ın Başkenti Doha’da düzenlenen Olağanüstü Arap-İslam Zirvesi’ne katılmıştır. Ziyaret esnasında ikili görüşmelerde de bulunan Şara’nın, burada Lübnan Cumhurbaşkanıyla görüşerek, bölgedeki güvenlik sorunlarını ve ikili ilişkileri değerlendirmeleri dikkatle takip edilmiştir.
Ekim ayında Suriye Cumhurbaşkanı Şara, Rusya Devlet Başkanı Putin ile Moskova’da Kremlin Sarayında bir araya gelmiştir. Bu görüşme vesilesiyle yaptığı konuşmada Putin, Suriye ile Rusya arasındaki ilişkilerin “özel ve dostane” olmasına, diplomatik ilişkilerin en zor zamanda 1944 yılında kurulmuş olmasına dikkat çekmiştir. Şara da konuşmasında Yeni bir Suriye’nin varlığına dikkati çekmiş, yeni Suriye'yi dünyaya tanıttıklarını ve dünyanın da yeni Suriye'yi tanımaya başladığını ifade etmiştir. Devrimden sonra Esed ve ailesinin Rusya’ya sığınmış olması ve görüşmenin yapıldığı esnada da Moskova’da ikamet ediyor olmaları da önemli bir ayrıntıdır.
Kasım 2025’te Suriye açısından ABD ile ilişkiler bağlamında bir ilk daha yaşanmıştır. Bir Suriye Devlet Başkanı ilk defa ABD’de Beyaz Saraya konuk olarak görüşmüştür. Ziyaretten hemen önce önce BM Güvenlik Konseyi, Şara’ya yönelik yaptırımları kaldırdığını açıklamıştır. Yaptırımların kaldırılması için karar tasarısı ABD tarafından sunulmuştur. Suriye Dışişleri Bakanı tarafından “ABD'ye ve dost ülkelere Suriye'ye ve halkına verdikleri destek için minnettarlığını ifade eder” sözleriyle yapılan açıklamada yaptırımların kaldırılmasına teşekkür edilmiştir. Devrimden 7 sene önce Şara’nın başına ABD tarafından 10 milyon ödül konulduğu göz önüne alındığında yeni yönetime yönelik değişimin gözlemlenmesi daha net olmaktadır.
Bu görüşmeden sonra Trump tarafından yapılan açıklamalarda Şara’nın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile çok iyi anlaştığına dikkat çekmesi de önemli bir ayrıntıdır. Trump’ın farklı zamanlarda farklı liderle görüşürken, kamuoyu önünde yapılan açıklamalarda Suriye meselesi gündeme geldiğinde, Suriye’deki durumun Türkiye’nin bir başarısı olduğunu defalarca ifade etmiş, Suriye’ye yönelik yaptırımların kaldırılmasının Türkiye ve Suudi Arabistan tarafından talep edildiğini vurgulamıştır. Netice de ABD Suriye’ye yönelik yaptırımları da Kasım ayında kaldırmıştır.
Ahmed Şara, Kasım 2025’te Brezilya’nın Belém kentinde düzenlenen COP30 İklim Zirvesi’ne katılmıştır. Zirve kapsamında hem Fransa Cumhurbaşkanı Macron hem de İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile ikili görüşmelerde bulunmuştur. Bu görüşme İngiltere- Suriye arasındaki temasların başlaması noktasında önemli görülmüştür.
Sonuç olarak; Suriye devrimden sonra geçen bir yıllık dönem içerisinde, iç konsolidasyonu ve dönüşümü sağlama, iç sorunlarını çözmeye çabalama, devleti ve kurumları yeniden inşa çalışmalarının yanı sıra dış politikada da önemli adımlar atmıştır. İkili görüşmeler, zirve toplantıları ve diplomasi masalarında kendisine yer açmayı başarmıştır. Uluslararası politika zemininde önemli kazanımlar elde etmiştir.
Şara’nın da ifade ettiği çerçevede hem yeni “Suriye’yi dünyaya tanıtma, dünyanın da yeni Suriye’yi tanıması” noktasında kısa sürede önemli mesafeler alınmıştır. Suriye’nin uluslararası politika zeminindeki kazanımlar elde etmesi ve Suriye’nin politik olarak güçlenmesi için uluslararası her platformda Türkiye güçlü desteğini devam ettirmiştir.
devamını oku daha az oku
yılından itibaren Düzce Üniversitesi, Akçakoca Bey Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde Öğretim Üyesi olarak görev yapmaktadır. Akçakoca Bey Siyasal Bilgiler Fakültesi kurucu Dekan Yardımcılığı, Akçakoca Meslek Yüksekokulu Müdürlüğü, Düzce Üniversitesi Ortadoğu ve Afrika Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (ORAFMER) kurucu Müdürlük, Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanlığı görevlerini yürütmüştür.