Vicdan Yolunda Binlerce Adım: İngiliz Aktivist, 6,5 Ay Filistin İçin Yürüdü!
24.11.2025 - 17:01 | Son Güncellenme: 24.11.2025 - 17:55
Birleşik Krallık’tan İstanbul’a yürüyen 52 yaşındaki İngiliz aktivist Ruth Herbert, Medical Aid for Palestinians (Filistinliler İçin Tıbbi Yardım) adlı kuruluş adına başlattığı destek eylemini sonlandırdı.
Arnside kentindeki evinden 2 Mayıs 2025’te yola çıkan Herbert, Fransa, İsviçre, İtalya, Slovenya, Karadağ, Arnavutluk, Kuzey Makedonya ve Yunanistan’ı geçerek Türkiye’ye ulaştı.
Son rotası olan İstanbul’da bitirdiği yürüyüş boyunca Herbert, Filistinliler için yaklaşık 50 bin İngiliz sterlini bağış topladı.
Öte yandan, Herbert yolculuk boyunca 12 farklı ülke geçerken pek çok kişiyle tanıştı ve ücretsiz yemek ile konaklama desteği gibi cömert davranışlara şahit oldu.
İnsanlık için yola çıktı...
Herbert, Fokus+'a verdiği özel röportajda yürüyüşünün motivasyonunu insanlığa duyduğu sorumlulukla açıklıyor ve Filistinlilerin çektiği acıyı görmenin onu harekete geçirdiğini söyledi:
“Filistinlilere yardım etme düşüncesi, sanırım bu sadece insanlık. Birinin acı çektiğini görüyorsunuz ve haksızlığa uğradığını düşünüyorsunuz, bu konuda bir şeyler yapmak istedim.”
Ardından Gazze’deki korkunç görüntülerin kendisini derinden etkilediğini anlatan Herbert, “Gazze’de olanlarla ilgili o korkunç görüntüleri izledikten sonra bir şeyler yapmam gerektiğine karar verdim” şeklinde konuştu.
Kendi ruh sağlığını korumak için de yürümeye karar verdiğini belirten aktivist, “Ben de düşündüm ki, kendi ruh sağlığım için yürüyeceğim ve duygularımı bir şekilde düzenleyeceğim ve Filistinlilerin hem zihinsel hem de fiziksel olarak iyileşmesine yardımcı olmak için para toplamaya çalışacağım” ifadelerine yer verdi.
Devamında, insanları ötekileştirmemek gerektiğine vurgu yapan Herbert, “Bence insanlar olarak birbirimize önem vermeli ve nereden olduğumuz önemli olmamalı. Yani birine, herhangi birine bir haksızlık oluyorsa ayağa kalkmalı ve onları korumaya çalışmalıyız. Ama İngiliz biri olarak Gazze’de olanlar konusunda sorumluluğumuz olduğunu düşünüyorum” diyerek bu yürüyüşü bir dayanışma eylemi olarak gördüğünü ifade etti.
"Türkiye’ye geldiğimden beri neredeyse hiçbir şey için para ödemek zorunda kalmadım"
Yol boyunca Herbert’in karşılaştığı insanların misafirperverliği de dikkat çekti. Kimi zaman parkta veya bir kafede dinlenirken broşür vererek niyetini anlatan aktivist, “Bir restorana ya da kafeye girip oturduğum birçok an oldu ve ne yaptığımı farklı bir dilde açıklayan küçük broşürlerimi verdim ve bedava yemek aldım ya da insanlar sürekli durarak beni arabaya alayım diye teklif ediyor” diye aktarıyor.
İtalya’nın Ivrea kentinde ayağını incittiğinde de Filistin yanlısı bir ailenin tedavi masraflarını karşıladığını belirten Herbert, “İtalya’da ayağımı incitince bana yardım ettiler ve tedavi ücretini ödediler. Bu çok nazikçeydi” diyerek yardımseverliğe duyduğu minneti dile getirdi.
Türkiye sınırlarını geçtikten sonra ise neredeyse hiçbir şeye para ödemeden yoluna devam ettiğini şu sözlerle ifade etti:
“Türkiye’ye geldiğimden beri neredeyse hiçbir şey için para ödemek zorunda kalmadım. Gittiğim her yerde, küçük köylerde insanlar bana bedava çay verdi ya da dükkanlarından çıkıp bir şeyler getirdiler.”

“Yaptığınız konuşmaların insanları nasıl etkileyeceğini asla bilemezsiniz”
Herbert, yürüyüşünün sonunda da aynı inancı koruyor... Yol boyunca düşündüklerini, “Gördüğüm görüntüler hakkında düşünmek, Filistinliler hakkında düşünmek ve bundan sonra nasıl yardım edebileceğim ve eve döndüğümde siyasi olarak ne yapabileceğimiz hakkında bilinçli olarak zaman harcadım” sözleriyle ifade etti.
Ona göre bireysel çabanın anlamı ise büyük: “Bireyler olarak sesimizi çıkarmak için ne yaparsak yapalım bir fark yaratacağını düşünüyorum… Eğer hepimiz Filistin hakkında konuşmanın ve tüm insanlık için adaletten bahsetmenin farklı yollarını bulmaya çalışırsak… küçük bir fark bile olsa hepimiz çabalarsak bir fark yaratacak.”
Herbert devamında, yürüdüğü binlerce kilometrenin ardından dünyanın her yerinden insanların Filistin için ayağa kalkabileceğini hatırlatarak bitiriyor: “Yaptığınız konuşmaların insanları nasıl etkileyeceğini asla bilemezsiniz.”