İşaret Dili Neden Evrensel Değil?

Dünya genelinde 300'den fazla işaret dili kullanılıyor. Konuşulan diller gibi kendi tarihsel gelişimine, dil bilgisine ve kelime dağarcığına sahip olan işaret dilleri, ülkeler ve topluluklar arasında farklılık gösteriyor.
İşaret Dili Neden Evrensel Değil

01.10.2026 - 09:49  |  Son Güncellenme:  01.10.2026 - 09:56

Birleşmiş Milletler (BM), Dünya Sağırlar Federasyonu (WFD) verilerine dayanarak dünya genelinde 70 milyondan fazla sağır birey bulunduğunu, bunların yüzde 80'inden fazlasının gelişmekte olan ülkelerde yaşadığını ve toplamda 300'den fazla farklı işaret dili kullandığını belirtiyor.

2026 yılı, Dünya Sağırlar Federasyonunun 1951'deki kuruluşunun 75. yıl dönümüne ve Engelli Hakları Sözleşmesi'nin 2006'da kabul edilmesinin 20. yıl dönümüne denk geliyor.

Tüm insanların kullandığı ortak bir konuşma dili bulunmadığı gibi, evrensel ve tek bir işaret dili de bulunmuyor.

İşaret dilleri, konuşulan dillerin görsel kopyaları değil. Elin şekli, yönü, konumu ve hareketinin yanı sıra yüz ve beden ifadelerini kullanarak anlam oluşturan bağımsız ve doğal dil sistemleri olarak kabul ediliyor.

İşaret dilleri neden ülkeden ülkeye değişiyor?

İşaret dillerindeki çeşitlilik, sağır toplulukların tarihleriyle doğrudan bağlantılı.

Bu diller, farklı coğrafyalardaki okullar, topluluklar ve yerel çevreler içinde gelişti, nesilden nesile aktarıldı. İnsan hareketliliği, eğitim, göç ve toplumlar arasındaki etkileşim de işaret dillerinin gelişimini etkiledi.

Zamanla her işaret dili kendi kelime dağarcığını, dil bilgisini ve ifade biçimlerini geliştirdi. Aynı işaret dili içinde dahi bölgesel lehçeler ve farklılıklar ortaya çıktı.

Bu nedenle işaret dillerinin sınırları, konuşulan dillerin veya ülkelerin siyasi sınırlarıyla her zaman örtüşmüyor.

Aynı konuşma dili, farklı işaret dilleri

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Birleşik Krallık, bu farklılığa dikkat çeken örneklerden biri.

Her iki ülkede de temel konuşma dili İngilizce olmasına rağmen Amerikan İşaret Dili (ASL) ile Britanya İşaret Dili (BSL) birbirinden bağımsız iki ayrı dil.

Amerikan İşaret Dilinin gelişiminde Fransız İşaret Dilinin önemli bir etkisi bulunuyor.

Sağır Fransız öğretmen Laurent Clerc, 19. yüzyılın başlarında ABD'ye geldi ve Thomas Hopkins Gallaudet ile birlikte 1817'de Amerikan Sağırlar Okulunun kurulmasına katkı sağladı.

Burada Fransız işaretleri, ABD'de daha önce kullanılan işaretlerle birleşti ve bu süreç Amerikan İşaret Dilinin gelişmesine katkıda bulundu.

Britanya İşaret Dili ise Britanya'daki sağır topluluğu içinde farklı bir tarihsel ve dilsel süreçte gelişti. Bu nedenle Amerikan İşaret Dilini bilmek, Britanya İşaret Dilini otomatik olarak anlayabilmek anlamına gelmiyor.

İki dil arasındaki farklılıklar yalnızca kelime dağarcığıyla sınırlı değil. Dil bilgisi, cümle yapısı, mekânın kullanımı, yüz ve beden ifadelerinde de farklılıklar bulunuyor.

İsim ve kelimelerin harf harf aktarılmasında kullanılan el alfabeleri de birbirinden ayrılıyor. Amerikan İşaret Dilinde tek el kullanılırken, Britanya İşaret Dilinde iki elden yararlanılıyor.

Dünyada 300'den fazla işaret dili kullanılıyor

BM'ye göre dünya genelinde 300'den fazla doğal işaret dili bulunuyor. Bu diller, zaman içinde gelişen ve yerel ya da bölgesel farklılıklar taşıyan canlı dil sistemleri olarak kabul ediliyor.

Bunun yanında ''Uluslararası İşaret'' adı verilen bir iletişim sistemi de bazı uluslararası toplantı ve konferanslarda, seyahat sırasında veya ortak bir işaret dili kullanmayan kişiler arasındaki iletişimde tercih ediliyor.

Ancak Uluslararası İşaret, ulusal işaret dillerinin yerini alan evrensel bir ana dil değil.

BM, Uluslararası İşareti doğal işaret dillerine göre daha az karmaşık, daha sınırlı kelime dağarcığına sahip, melez veya basitleştirilmiş bir iletişim biçimi olarak tanımlıyor.

İşaret dilleri insan haklarının bir parçası

Engelli Hakları Sözleşmesi, işaret dillerini tanıyor ve kullanımını destekliyor. Sözleşme, işaret dillerini statü bakımından konuşulan dillerle eşit kabul ediyor.

Ayrıca devletlerden işaret dillerinin öğrenilmesini kolaylaştırmaları ve sağır toplulukların dilsel kimliğini desteklemeleri isteniyor.

BM, işaret diline ve işaret diliyle sunulan hizmetlere erken erişimin, sağır bireylerin gelişimi açısından temel önemde olduğunu vurguluyor.

Kaliteli işaret dili eğitiminin yaygınlaştırılması ve işaret dillerinin dilsel ve kültürel çeşitliliğin bir parçası olarak korunması da bu kapsamda öne çıkıyor.

2026 Uluslararası Sağırlar Haftası, 21-27 Eylül tarihleri arasında ''Sağır Kişilerin İnsan Haklarını İlan Etmek'' temasıyla düzenlendi.

Hafta kapsamında kaliteli ve çok dilli eğitime erişim, ulusal işaret dilleriyle kamu hizmetlerinden yararlanma, sağır bireylerin karar alma süreçlerine katılımı ile sağır kültürünün ve kimliğinin korunması gibi başlıklar ele alındı.

23 Eylül neden seçildi?

BM Genel Kurulu, 19 Aralık 2017'de kabul ettiği A/RES/72/161 sayılı kararla 23 Eylül'ü Uluslararası İşaret Dilleri Günü ilan etti.

Bu tarihin seçilmesi önerisi Dünya Sağırlar Federasyonundan geldi. 23 Eylül, federasyonun 1951'de kurulduğu güne denk geliyor.

Uluslararası İşaret Dilleri Günü ilk kez 2018'de kutlandı.

Dünya Sağırlar Federasyonu, 2026'da kuruluşunun 75. yıl dönümünü kutladı. Federasyonun 138 ulusal üye kuruluşu bulunuyor.

İşitme kaybı yaşayanların sayısı daha yüksek

İşitme kaybı yaşayan kişilerin sayısı ile işaret dili kullananların sayısı aynı değil. İşitme kaybına ilişkin veriler, farklı derecelerde ve farklı koşullardaki işitme kayıplarını kapsıyor.

Dünya Sağlık Örgütüne (DSÖ) göre dünya nüfusunun yüzde 5'inden fazlası, yaklaşık 430 milyon kişi, engelleyici düzeyde işitme kaybı nedeniyle rehabilitasyon hizmetlerine ihtiyaç duyuyor. Bu kişilerin yaklaşık 34 milyonunu çocuklar oluşturuyor.

Dünya genelinde 5 ila 19 yaş arasındaki yaklaşık 95,1 milyon çocuk da farklı derecelerde işitme kaybıyla yaşıyor.

DSÖ, 2050'ye kadar bir dereceye kadar işitme kaybı yaşayan kişi sayısının yaklaşık 2,5 milyara ulaşabileceğini, bunlardan 700 milyondan fazlasının işitme rehabilitasyonu hizmetlerine ihtiyaç duyacağını öngörüyor.

Tedavi edilmeyen işitme kaybının küresel ekonomiye yıllık maliyetinin ise yaklaşık 1 trilyon dolar olduğu tahmin ediliyor.

 

Kaynak: Arap Araştırma ve Politika Çalışmaları Merkezi  (Alaraby)