Bir İsveçli Fotoğrafçının Objektifinden Eski İstanbul

İsveçli fotoğrafçı Karl Werner Gullers’in 1947’de çektiği 200’den fazla kare, İstanbul’un mimari dokusunu ve gündelik yaşamını gözler önüne seriyor. Kapalıçarşı esnafından Galata Köprüsü’ndeki hamallara, tramvaylardan Haliç manzarasına uzanan fotoğraflar dönemin kent hayatını belgeliyor.
aa
Bir İsveçli Fotoğrafçının Objektifinden Eski İstanbul

14.08.2026 - 08:37  |  Son Güncellenme:  14.08.2026 - 08:37

AA Görsel Arşiv Haber Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmayla, İsveç'teki Nordiska Müzesi koleksiyonunda yer alan fotoğrafların kullanım hakları telif mevzuatına uygun şekilde sağlandı.

Uluslararası arşiv standartları doğrultusunda tamamlanan yasal sürecin ardından tarihi fotoğrafların yüksek çözünürlüklü kopyaları AA arşivine aktarıldı.

Gullers'in 1947'deki İstanbul ziyareti sırasında çektiği fotoğraflar arasında kentin mimari dokusu ile günlük yaşamını yansıtan karelerin yanı sıra dönemin İsveç devlet hava yolu şirketi için çekilen özel görseller de yer alıyor.

Bu fotoğraflarda İstanbul'daki hava meydanı, yolcular ve pilotların yer aldığı karelerle günlük yaşamdan kesitler de bulunuyor.

İstanbul

Gullers arşivi, İstanbul'un gündelik yaşamını yansıtıyor

Gullers'in İstanbul'da çektiği fotoğraflar, II. Dünya Savaşı'nın yıkımından doğrudan etkilenmeyen İstanbul'un mimari dokusunu ve gündelik yaşamını yansıtıyor.

1940'lı yılların sonlarında çekilen görsellerde şehir yaşamına dair çeşitli ayrıntılar da dikkat çekiyor.

Galata Köprüsü'nden Karaköy'e, Eminönü'nden ara sokaklara uzanan 200'den fazla karede İstanbul'un hareketli noktalarıyla sakin alanlar bir arada görülüyor.

Kentin mimarisinin yanı sıra insanlar da Gullers'in odağına yerleşiyor.

Dünyanın en eski alışveriş merkezlerinden biri olan Kapalıçarşı'nın tarihi kemerleri ve ışık oyunlarıyla aydınlanan koridorları, şehrin kültürel hafızasına dair görsel belge sunuyor.

İstanbul

Günlük yaşama dair karelerde, Kapalıçarşı'daki hareketlilik esnaf ve müşterilerin rutinini yansıtan ayrıntılarla öne çıkıyor.

Fotoğrafçı Gullers da pencerelerden süzülen ışığı, esnafı aydınlatan temel bir unsur olarak sıklıkla kullanıyor.

Osmanlı döneminden kalan mesleklerden hamallık, halı satıcılığı ve saat tamirciliği gibi birçok zanaat dalı görülüyor.

Galata Köprüsü'nde sırtlarında sepet taşıyan iki hamal da bu dönemin kent yaşamına dair bir karede bulunuyor.

İstanbul'un sokak yaşamına dair karelerde sahilde sandalların oluşturduğu manzara ile kavun satan bir satıcı da yer alıyor.

İstanbul

1947 İstanbul'unda modern ve geleneksel yaşam bir arada görülüyor

Karl Werner Gullers'in 1947 tarihli İstanbul fotoğrafları, gündelik yaşamda modern ve geleneksel unsurları da ayrıntılarıyla belgeliyor.

Sokak yaşamını belgeleyen karelerde günlük hayatın canlılığı dikkati çekerken, insanların kıyafetlerinde kasket ve fötr şapkanın kullanılması dönemin İstanbul'unun çeşitliliğini gösteriyor.

Karaköy'deki Galata Bonmarşesi önünde ise tramvay ve otomobillerle birlikte odun taşıyan at arabalarının yan yana görülmesi, kentte modern ulaşım araçları ile geleneksel taşıma yöntemlerinin bir arada varlığını sürdürdüğü geçiş sürecini yansıtıyor.

Haliç'te küçük teknelerle birlikte arka planda Süleymaniye Camisi'nin görünmesi, modernleşmeye rağmen kentin tarihi dokusunun korunduğunu ortaya koyuyor.

İstanbul

Koleksiyon, Gullers'in yer aldığı kareleri de içeriyor

AA'nın görsel arşivine aktarılan Gullers fotoğrafları arasında, fotoğrafçının kendisinin de yer aldığı kareler bulunuyor.

Fotoğraflardan birinde Gullers, tripod üzerine kurulu kamerasıyla çalışan bir sokak fotoğrafçısıyla tokalaşırken görüntüleniyor.

Uluslararası alanda tanınan İsveçli fotoğrafçı, fotoğrafçılığa 12 yaşında başladı.

İstanbul

Portre fotoğrafçısı Jan de Meyere'nin yanında çıraklık yaptıktan sonra kendi stüdyosunu kuran Gullers, Picture Post, Se, Vi ve Allers gibi dergiler için röportajlar hazırladı.

Renkli ve siyah-beyaz yaklaşık 100 fotoğraf kitabına imza atan Gullers, Charlie Chaplin, Ingrid Bergman ve Alfred Hitchcock gibi birçok tanınmış ismi de fotoğrafladı.