11 Eylül'ün 25 Yıllık Faturası

11 Eylül saldırılarının ardından ABD’nin başlattığı savaşlar, 25 yılda milyonlarca insanın ölümüne ve yerinden edilmesine yol açarken Washington’a trilyonlarca dolarlık maliyet bıraktı.
11 Eylül'ün 25 Yıllık Faturası

13.09.2026 - 13:14  |  Son Güncellenme:  13.09.2026 - 13:34

11 Eylül 2001 saldırılarının üzerinden 25 yıl geçti. Ancak bilanço, yalnızca Amerika Birleşik Devletleri'ni hedef alan saldırılarda hayatını kaybeden yaklaşık 3 bin kişiyle sınırlı kalmadı. Saldırıların ardından başlayan uzun savaşlar ve çatışmalar Amerikan dış politikasını yeniden şekillendirdi; milyonlarca insanın ölümüne, yaralanmasına ve yerinden edilmesine yol açarken ABD'nin bugün de etkilerini taşıdığı devasa mali yükler bıraktı.

11 Eylül 2001'de El Kaide bağlantılı 19 kişi dört sivil uçağı kaçırdı. İki uçak New York'taki Dünya Ticaret Merkezi'nin ikiz kulelerine, üçüncü uçak ABD Savunma Bakanlığı binası Pentagon'a çarptı. Dördüncü uçak ise Pensilvanya eyaletinde düştü.

Saldırılarda yaklaşık 3 bin kişi hayatını kaybetti. Ancak sonuçları o günü çok geride bıraktı. Bir aydan kısa süre sonra ABD Afganistan'da savaşı başlattı, iki yıldan kısa süre sonra da Irak'ı işgal etti. Ardından askeri operasyonlar Orta Doğu, Güney Asya ve Afrika'daki başka ülkelere yayıldı.

Bu dönem “teröre karşı savaş” olarak adlandırıldı. On yıllara yayılan politika; ilan edilmiş savaşları, hava harekâtlarını, insansız hava aracı saldırılarını ve kamuoyuna geniş ölçüde açıklanmayan askeri operasyonları kapsadı.

11 Eylül Sonrası Savaşlarda Milyonlarca Ölüm

Brown Üniversitesi Watson Uluslararası ve Kamu İşleri Enstitüsü bünyesindeki “Savaşın Maliyetleri” (Costs of War) Projesi'nin hesaplamalarına göre, ABD öncülüğündeki 11 Eylül sonrası savaşlar doğrudan veya dolaylı olarak 4,5 ila 4,7 milyon kişinin ölümüne yol açtı.

Bu tahminler, askeri operasyonlar ve savaşla bağlantılı şiddet nedeniyle gerçekleşen yaklaşık 940 bin doğrudan ölümün yanı sıra hastalıklar, yetersiz beslenme, sağlık hizmetlerinin çökmesi ve savaşların diğer sonuçları nedeniyle meydana gelen 3,6 ila 3,8 milyon dolaylı ölümü kapsıyor.

Aynı savaşlar son on yılların en büyük yerinden edilme dalgalarından birini de beraberinde getirdi. Projenin hesaplamalarına göre Afganistan, Irak, Pakistan, Yemen, Somali, Filipinler, Libya ve Suriye'deki 11 Eylül sonrası savaşlar nedeniyle 38 milyondan fazla kişi ülke içinde veya ülke dışına göç ederek yerinden edildi.

Afganistan'da Yaklaşık 20 Yıl Süren Savaş

ABD, 7 Ekim 2001'de Afganistan'da “Sürekli Özgürlük Operasyonu”nu başlattı. Taliban yönetimi haftalar içinde çöktü ancak savaş sona ermedi. Yaklaşık 20 yıl süren çatışma, ABD tarihinin en uzun savaşı haline geldi.

Savaşın Maliyetleri Projesi'nin tahminlerine göre Afganistan'daki savaşta yaklaşık 176 bin kişi doğrudan hayatını kaybetti. Açlık, hastalıklar ve tedavi edilemeyen yaralanmalar ise çok daha fazla insanın yaşamını yitirmesine neden oldu.

Projenin aktardığı verilere göre gıda güvensizliği yaşayan Afganların oranı 2001'de yaklaşık yüzde 62 iken 2022'de yüzde 92'ye yükseldi.

Savaşın etkileri Amerikan birliklerinin çekilmesiyle sona ermedi. Mayınlar ve patlamamış mühimmat sivilleri tehdit etmeyi sürdürürken Taliban, 2021'de ABD'nin çekilmesiyle eş zamanlı olarak ülkenin kontrolünü yeniden ele aldı.

Savaş boyunca 800 binden fazla Amerikan askeri Afganistan'da görev yaptı. Yaklaşık 2 bin 500 Amerikan askeri hayatını kaybetti, yaklaşık 20 bini yaralandı. ABD, İngiltere ve diğer müttefik kuvvetlerde toplam can kaybı yaklaşık 3 bin 500 askere ulaşırken yaralı sayısı 23 bin 500'ü aştı.

Irak İşgali Kitle İmha Silahları Gerekçesiyle Başladı

ABD, Afganistan'ın işgalinden iki yıldan kısa süre sonra, 19 Mart 2003'te Irak'ı işgal etti.

George W. Bush yönetimi, savaşı meşrulaştırmak için öne sürdüğü gerekçeler arasında Saddam Hüseyin rejiminin kitle imha silahlarına sahip olduğu iddiasına da yer verdi. Ancak bu silahlar bulunamadı ve konu daha sonra işgal kararına yönelik en önemli eleştirilerden biri haline geldi.

ABD Savunma Bakanlığının Savunma Kayıp Analiz Sistemi verilerine göre Irak Savaşı'nda 3 bin 481 Amerikan askeri çatışma kaynaklı nedenlerle hayatını kaybetti, 31 binden fazlası yaralandı.

Irak tarafındaki kayıplar ise çok daha büyüktü. Savaşın etkileri toplumdan devlete, altyapıdan sağlık ve güvenlik hizmetlerine kadar uzandı; ülke içinde ve dışında geniş çaplı yerinden edilme dalgaları yaşandı. İşgalin üzerinden 20 yılı aşkın süre geçmesine rağmen bir milyondan fazla Iraklı hâlâ evlerinden uzakta yaşıyor.

İHA'larla Daha Az Görünen, Daha Yaygın Savaş

“Teröre karşı savaş” Afganistan ve Irak'a yönelik kara harekâtlarıyla sınırlı kalmadı. ABD sonraki yıllarda Pakistan, Yemen, Somali ve Afganistan'da hava harekâtları ve insansız hava aracı saldırıları düzenledi; Irak ve Suriye'de ise terör örgütü DEAŞ'a karşı operasyonlar yürüttü.

Londra merkezli Araştırmacı Gazetecilik Bürosunun verilerine göre 2004'ten itibaren Pakistan'da yaklaşık 423 ABD saldırısı kaydedildi. Bu saldırılarda 2 bin 499 ila 4 bin 1 kişinin öldüğü, bunların 424 ila 966'sının sivil olduğu tahmin ediliyor.

Yemen'de en az 186 saldırı ve baskın kaydedildi; en az 853 kişi hayatını kaybetti ve bunların 158'inin sivil olduğu belirtildi. Somali'de ise 2001-2016 döneminde 19 ila 23 saldırıda 188 ila 276 kişinin öldüğü aktarıldı.

Bu operasyonlar Amerikan savaşlarının niteliğinde bir dönüşüme işaret etti. Büyük sayıda kara birliği konuşlandırmadan uzak mesafelerden saldırı düzenlemek mümkün hale geldi.

Libya'da NATO Harekâtı

2011'de Muammer Kaddafi yönetimine karşı protestoların başlamasıyla ABD ve NATO, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin sivilleri korumaya yönelik yetkilendirmesi kapsamında Libya'ya yönelik hava harekâtına katıldı.

Uluslararası Af Örgütünün aktardığı NATO verilerine göre yaklaşık yedi aylık harekât boyunca 9 bin 700'den fazla taarruz sortisi gerçekleştirildi.

Harekât Kaddafi yönetiminin çöküşüyle sona erdi. Muammer Kaddafi, Ekim 2011'de muhalif savaşçılar tarafından yakalanarak öldürüldü. Ancak rejimin çöküşü uzun vadeli istikrar getirmedi ve Libya siyasi ve askeri çatışma ile bölünmenin sürdüğü bir döneme girdi.

DEAŞ'a Karşı Binlerce Saldırı

ABD ve müttefikleri 2014'te Irak ve Suriye'de terör örgütü DEAŞ'a karşı “Doğal Kararlılık Operasyonu”nu başlattı.

Harekât binlerce hava saldırısı ve kara operasyonunu kapsadı; süreçte on binlerce bomba kullanıldı. Askeri operasyonların genişlemesiyle özellikle Irak ve Suriye'deki çok sayıda şehir ve bölge ağır yıkıma uğradı.

2018'e gelindiğinde ABD öncülüğündeki koalisyon, DEAŞ'a karşı operasyonlarda 1417 sivilin öldüğünü kabul etmişti. Askeri operasyonların sivillere verdiği zararı izleyen Londra merkezli Airwars ise sivil ölü sayısının 8 bin 264 ila 13 bin 360 arasında olduğunu tahmin ediyor.

Böylece DEAŞ'a karşı savaş yalnızca silahlı bir örgüte karşı yürütülen operasyonlarla sınırlı kalmadı; yıkılmış şehirler, geniş yerinden edilme dalgaları ve büyük insani kayıplar da bıraktı.

38 Milyondan Fazla Kişi Yerinden Edildi

11 Eylül sonrası savaşların en dikkat çekici sonuçlarından biri milyonlarca insanı etkileyen yerinden edilme dalgaları oldu. Savaşın Maliyetleri Projesi, Afganistan, Irak, Pakistan, Yemen, Somali, Filipinler, Libya ve Suriye'deki ABD ve koalisyon savaşları nedeniyle 38 milyondan fazla kişinin yerinden edildiğini tahmin ediyor.

Büyük askeri operasyonların sona ermesinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen yerinden edilme sürüyor. Kaynak habere göre İran ve Pakistan, 2025'te yaklaşık 2,9 milyon Afganı sınırdan Afganistan'a geri dönmeye zorladı. Bunlar arasında yıllarca sürgünde yaşadıktan sonra onlarca yıllık savaşın etkilerini taşıyan bir ülkeye dönmek zorunda kalan aileler de bulunuyor.

Savaşların Maliyeti 8 Trilyon Doları Aşabilir

Savaşın Maliyetleri Projesi'nin tahminlerine göre ABD, 11 Eylül sonrasındaki savaşlara yaklaşık 5,8 trilyon dolar harcadı. Önümüzdeki on yıllarda gazilerin bakım maliyetlerinin de 2,2 ila 2,5 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Böylece toplam maliyetin 8 trilyon doları aşabileceği öngörülüyor.

Fatura yalnızca doğrudan askeri harcamalarla sınırlı değil. Askerlerin ve gazilerin sağlık hizmetleri ile savaş yıllarının bıraktığı fiziksel ve psikolojik yaralanmaların tedavisi de bu maliyete dahil.

Projenin tahminlerine göre ABD, 2030'a kadar bu savaşlarla bağlantılı borç faizlerine, askeri operasyonlara yaptığı harcamaya denk bir tutar ödemiş olabilir.

Savaşın ABD İçindeki Mirası

Savaşların sonuçları Amerikan askerlerine de uzandı. Savaşın Maliyetleri Projesi'ne göre 11 Eylül sonrası savaşlarda görev yapan Amerikan askerleri ve gaziler arasında intihar nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı, çatışmalarda ölenlerin sayısının dört katından fazla.

Çok sayıda eski asker, hizmet yılları boyunca tekrarlanan görevlendirmelerin ardından travma sonrası stres bozukluğu ile fiziksel ve psikolojik yaralanmalarla karşı karşıya kaldı.

Savaşın Maliyetleri Projesi Direktörü Stephanie Savell, bu savaşların etkilerinin Amerikan toplumuna eşit biçimde dağılmadığını, yükün başta askerler, gaziler ve aileleri olmak üzere belirli kesimler tarafından daha ağır taşındığını belirtiyor.

25 Yıl Sonra “Teröre Karşı Savaş”tan Ne Kaldı?

11 Eylül'ün üzerinden çeyrek asır geçtikten sonra ortaya çıkan tablo, saldırıların hemen ardından ABD'de hakim olan algıdan çok farklı görünüyor. Teröre karşı bir kampanya olarak sunulan savaş; Afganistan ve Irak'tan Yemen, Somali, Libya, Suriye ve diğer bölgelere uzanan uzun bir savaşlar ve askeri müdahaleler dizisine dönüştü.

Rejimler çöktü, yeni silahlı örgütler ortaya çıktı, devletler çöktü ya da kurumları zayıfladı, on milyonlarca insan yerinden edildi. Savaşların etkileri ise Amerikan kuvvetlerinin ana savaş alanlarından çekilmesinden çok sonra da devam etti.

Aynı zamanda “teröre karşı savaş”, 21. yüzyılda Amerikan dış politikasının en etkili dönemlerinden biri haline geldi ve Washington'ın askeri güçle, dış operasyonlarla, insansız hava araçlarıyla, güvenlik ve terörle mücadeleyle ilişkisini yeniden şekillendirdi.

25 yılın ardından 11 Eylül'ün hatırası artık yalnızca Dünya Ticaret Merkezi kulelerinin çöküşü ya da Pentagon'a düzenlenen saldırının görüntüleriyle sınırlı değil. Saldırılar aynı zamanda milyonlarca insanın hayatını değiştiren ve insani, maddi ve siyasi faturası bugün de ödenen bir savaşlar zincirinin başlangıç noktası haline geldi.

 

Kaynak: SyriaTV

ABD