31.07.2025 - 14:26 | Son Güncellenme: 02.09.2025 - 10:00
Lahey Grubu Nedir?
Lahey Grubu, 31 Ocak 2025’te, her ikiside Hollanda’nın Lahey kentinde bulunan Uluslararası Adalet Divanı (UAD) ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) İsrail-Filistin çatışmasıyla ilgili konuları korumak ve desteklemek amaçlı kurulmuş bir gruptur.
Grubun kurucu üyeleri, Belize, Bolivya, Kolombiya, Küba, Honduras, Malezya, Namibya, Senegal, Güney Afrika Cumhuriyeti devletleridir.
Grubun amacı nedir?
Grup, Filistin halkının haklarını savunmak ve bağımsız Filistin Devleti’nin kurulması için destek vermek amacıyla kurulmuştur. Aynı zamanda grup, İsrail’in Gazze’deki eylemlerini “soykırım” olarak nitelendirerek bu duruma karşı uluslararası düzeyde tepki gösterilmesini savunuyor.
Lahey Grubu Başkan Vekili Varsha Gandikota-Nellutla ise grubu kurma motivasyonunu, "Lahey Grubu zorunluluktan doğdu. Güçlü ulusların cezasız kaldığı bir dünyada, adalet, eşitlik ve insan hakları ilkelerini savunmak için birlikte durmalıyız" sözleriyle tanımladı.
Gözden Kaçmasın
Grup tarafından alınan kararlar nelerdir?
Lahey Grubu üyeleri, İsrail’e silah, mühimmat veya askeri yakıt taşıyan gemilerin kendi karasularında demirlemesini yasaklama kararı aldı. Ayrıca bu ülkeler İsrail’e yapılacak silah transferlerinin, uluslararası hukukun ihlali veya potansiyel soykırım riski taşıyan durumlara karşı duraklatılmasını kararlaştırdı.
Lahey Grubu’nun aldığı bu kararlar aslında yalnızca sembolik bir tavır değil, doğrudan sahada uygulanabilecek hukuki ve diplomatik adımları içeriyor.
Dolayısıyla bu grup, bu kararlarla hem İsrail’e yönelik doğrudan baskı oluşturmayı hem de diğer devletleri bu yönde hareket etmeye teşvik ederek uluslararası düzeyde kolektif bir duruş sergilemeyi hedefliyor.
Bogota Bildirisi nedir?
Lahey Grubu, 15-16 Temmuz tarihlerinde Bogata’da acil bir toplantı hazırladı. Bu toplantıda üye devlerler uluslararası hukuku uygulamaya yönelik koordineli somut eylemler duyurmayı planladı.
Toplantıya, Brezilya, Çin, Endonezya, İrlanda, Meksika, Norveç, Pakistan, Portekiz, Katar, İspanya ve Türkiye dahil olmak üzere 30’dan fazla ülkenin temsilcileri katıldı.
Toplantıdan sonra yayımlanan Bogota Bildirisi, İsrail’in Filistin’deki savaş politikalarına karşı uluslararası baskıyı artırmak, Gazze’ye insani yardım akışını sağlamak ve Filistin devletinin tanınmasına dair destek çağrısını yinelemek gibi amaçları hedefliyor.
Türkiye bu bildiriyi 25 Temmuz’da, Kolombiya’ya gönderdiği resmi bir nota ile imzaladığını duyurdu. Ancak bildiride yer alan Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (BMDHS) ile ilgili ikinci ve üçüncü maddelere şerh koyduğunu açıkladı.
Bu şerh, Türkiye’nin BMDHS’ye ilişkin mevcut hukuki pozisyonunda herhangi bir değişiklik yaratmayacağını belirtmek amacıyla yapıldı.
Grubun öncülüğündeki bu bildiri, Batı’daki uluslararası hukuka alternatif bir adalet sunuyor. Ancak grubun soykırımı durdurması için daha fazla ülkenin desteğine ihtiyacı var.