Yeni Suriye Liderinin GKRY ile Görüşmesi Ne Anlama Geliyor?
10.03.2025 - 16:45 | Son Güncellenme: 20.08.2025 - 15:36
Suriye’de yaşanan son gelişmeler pek çok açıdan belirsizliklerle dolu. Yeni Suriye hükümetinde Ankara etkisinin güçlü olacağı beklenirken, Suriye’nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile görüşmesi, Türkiye’nin hassasiyetleri açısından soru işaretleri doğurdu. Peki, Suriye lideri Şara'nın Türkiye'nin tanımadığı sözde Kıbrıs Cumhuriyeti ile görüşmesi, Doğu Akdeniz enerji iş birlikleri ve münhasır bölge anlaşmaları açısından ne anlama geliyor?
Suriye’nin yeni başkanı Ahmet El Şara hükümeti, Suriye topraklarında üniter yapıyı tesis etmede ciddi problemlerle karşı karşıya. Muhalif grupların Şam’a girişinden sonra gelişen süreçte İsrail, Suriye askeri kapasitesinin büyük bir kısmını hava saldırılarıyla imha etti. 14 yıllık iç savaş ve güncel durum dahilinde ekonomik gelişmeler de parlak değil. Esad rejimi devrilmesine rağmen, ABD ve AB ülkeleri uyguladıkları yaptırımları hafifletseler de henüz kaldırmadılar.
Suriye’nin yeniden inşası ve diğer ekonomik ihtiyaçlar için dış finansmana olan ihtiyacına ek olarak, petrol gibi doğal kaynakların tamamı üzerinde kontrol sahibi olunmaması, Şam yönetiminin işlerini hayli zorlaştırmaktadır. Bahsi geçen koşullar sebebiyle, Şam yönetiminin çok katmanlı ve diplomatik bir dış politika yürüterek içerisinde olduğu krizleri aşma gayretinde olduğu gözlemlenmektedir. İç savaşın başladığı günlerden bu yana Suriye, dünya jeopolitik çatışmalarının ve rekabetinin meydana getirdiği denklemlerle mukayyet bir hâlde.
İsrail tepki gösterdi
İsrail’in Suriye’deki işgali ilerlemeye devam ediyor. Şam’ın güneyinde yer alan Ceramana’da, Dürzi silahlı milisler ile Suriye güçleri arasında çatışma çıktı. Çatışmalardan sonra İsrail, Dürzilere yönelik saldırıları kendisine yönelik saldırılar olarak gördüğünü ve karşılık vereceğini belirtti. Suriye güçleri, Dürzilerle vardığı uzlaşma sonrasında Jaramana’da asayişi tekrardan sağladı.
Ahmet El Şara, Suriye Devlet Başkanı koltuğuna oturduğu günden itibaren verdiği açıklamalarda, bölge ülkeleriyle çatışma istemediğini, Avrupa, ABD ve Rusya dahil olmak üzere Batı ülkeleriyle de barışçıl bir politika izlemek istediğini vurgulamakta. Almanya ve Fransa dışişleri bakanları, 3 Ocak 2025 tarihinde Suriye’ye bir ziyaret gerçekleştirdiler. Seçimlerin düzenlenmesi, kadın hakları, azınlıklara yönelik tutumlar ve radikal grupların baskılanması gibi talepleri belirtmek koşuluyla, Şam yönetimi ile ilişkileri geliştirme yönünde açıklamalarda bulundular. Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, Suriye'nin "toprakları üzerinde tam kontrole sahip, işlevsel bir devlet" haline dönmesine yardımcı olmak istediklerini belirterek, “Bugünkü görüşmelerimizde Avrupa'nın [Suriye’yi] destekleyeceğini açıkça belirttik ancak Avrupa, İslamcı yapıların finansörü olmayacak” dedi.
Savaş yorgunu olan, içeride güvenlik krizlerini sonuçlandıramayan ve ekonominin iyileştirilmesini öncelikli gören Şam yönetimi, ekonomik yatırım ve destek ile Suriye’yi yeniden inşa etmeye odaklanmış durumda. İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, Suriye’ye yaptığı ziyarette, “İtalya, Suriye'deki reform sürecini teşvik etmede üzerine düşeni yapmaya hazır. Burada büyükelçiliğimiz var ve Suriyelilere yakın olmak, onları her alanda destekleme niyetindeyiz,” diyerek, “Suriye'deki yeni yönetimle Avrupa Birliği arasında köprü olmak istiyoruz,” ifadelerini kullandı. Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ise, “Suriye’ye uygulanan yaptırımlar, ülkemizin toparlanmasının önünde bir engeldir. İtalya Dışişleri Bakanı’nın Suriye’ye yönelik yaptırımların kaldırılması çağrısını memnuniyetle karşılıyoruz,” açıklamasında bulundu. Bu koşullar altında, Suriye’nin ABD, İsrail ve Avrupa’nın Doğu Akdeniz politikalarına engel teşkil edecek adımlardan kaçınması yüksek bir ihtimal olarak görülmektedir.
Geçtiğimiz yıl ABD ile GKRY arasında, insani krizlere verilen yanıtı geliştirmek, iklim değişikliğinin ulusal güvenlik etkileriyle mücadele etmek ve askeri kuvvetler arasında birlikte çalışabilirlik oluşturmak gibi başlıkları içeren “İkili Savunma İşbirliği Yol Haritası” adlı bir anlaşma imzalandı.
Gözden Kaçmasın
Suriye-GKRY yakınlaşması dikkat çekti
Rum Savunma Bakanı Palmas, inşası devam eden Mari Deniz Üssü’nün ABD’nin yanı sıra AB, İsrail, Mısır ve Ürdün’ün kullanımına açılacağını açıklamıştı. GKRY’nin İsrail’den Demir Kubbe savunma sistemi almasıyla birlikte, ABD ve İsrail’in bölgede giderek el yükselttiğini söylemek mümkündür. Bu konjonktür içerisinde, Suriye Devlet Başkanı Ahmet El Şara’nın GKRY ile görüşme yapması, görüşmede Kıbrıs’ın tamamının yer aldığı bayrağın kullanılması ve Suriye Resmî Haber Ajansı SANA’nın “Kıbrıs Cumhuriyeti” ifadesini kullanması önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
GKRY’nin Türkiye karşısında oluşturduğu koalisyona Suriye’yi de eklemesi ve MEB (Münhasır Ekonomik Bölge) anlaşması yapması ihtimalinde, Türkiye Mavi Vatan doktrininde ciddi bir olumsuzlukla karşılaşabilir. Türkiye’nin yeni Şam yönetimi ile yakın ilişkilerini kullanarak politik ağırlığını artırması hâlinde, süreç tam tersi bir istikamette Türkiye’nin lehine de dönebilir. Millî Savunma Bakanlığı (MSB), bu görüşmeye ilişkin olarak, “Suriye hükümeti kiminle görüşeceğine kendisi karar verir… Bu tip görüşmelerde Türkiye’nin hassasiyetlerinin de dikkate alındığını değerlendiriyoruz,” açıklamasında bulunarak süreci yakından takip ettiğini belirtti.7 Suriye yönetiminin, üniter yapısını tesis edip ülkenin yeniden inşasını en güçlü şekilde tamamlayabileceği denklemleri dış politikada tercih etmeye devam edeceğini değerlendirmek mümkündür.
*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fokus+'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.