Washington Müzakereleri Ve İsrail’in Çekilmesi: Lübnan’ın İki Kritik Sınav
16.06.2026 - 16:24 | Son Güncellenme: 16.06.2026 - 16:38
Lübnan’da gözler, mevcut siyasi gündeme damga vuran iki temel dosyaya çevrilmiş durumda. Bunlardan ilki, beşinci turunun 22 Haziran’da başlaması beklenen Washington müzakereleri; diğeri ise İsrail’in, Lübnan’ın güneyinde hala işgal altında tuttuğu bölgelerden çekilmesi meselesi.
Bu iki başlık, Amerikan-İran mutabakatının Lübnan sahasına olası yansımalarıyla birlikte ülkede siyasi ayrışmaları da derinleştiriyor. Tartışmaların merkezinde ise müzakere sürecinin nasıl yürütüleceği ve önümüzdeki dönemin hangi mekanizmalarla yönetileceği yer alıyor.
Söz konusu iki dosya, Lübnan iç siyasetindeki en önemli anlaşmazlık başlıkları arasında görülüyor.
Gözden Kaçmasın
Hizbullah’ın, Meclis Başkanı Nebih Berri’nin de desteğiyle yürüttüğü siyasi mücadele, Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Başbakan Nevaf Selam üzerinde baskı kurarak Washington’daki doğrudan müzakere sürecinden geri adım atmalarını sağlamaya dayanıyor. Hizbullah bu sürecin beklenen sonuçları vermediğini savunurken, Arap ve uluslararası çatı altında dolaylı müzakerelere dönülmesini istiyor.
Buna karşılık Cumhurbaşkanı Avn ve Başbakan Selam, şu ana kadar mevcut müzakere hattında ısrar ediyor. Öte yandan İsrail’in çekilmesi dosyasında da ayrı bir görüş ayrılığı öne çıkıyor. Özellikle pilot bölgeler önerisi, Avn ve Selam tarafından desteklenirken Berri ve Hizbullah tarafından reddediliyor.
Bunun yanında İsrail’in çekilmesinin Amerikan-İran mutabakatı kapsamında yer alıp almadığı da tartışmalı bir başlık olarak duruyor. Amerikan ve İsrailli yetkililer bu maddenin anlaşmada yer almadığını belirtirken, Berri ve Hizbullah ise çekilmenin mutabakat kapsamında olduğunu ve belirli bir takvime bağlandığını savunuyor.
Bu gelişmeler, Lübnan’ın güneyinde yerinden edilen sivillerin köylerine dönüşlerinin sürdüğü bir dönemde yaşanıyor. Resmi makamlar ve siyasi çevreler halka temkinli olma ve acele etmeme çağrısı yapsa da geri dönüşler devam ediyor. Ancak İsrail’in Amerikan-İran mutabakatını ihlal etme ihtimaline yönelik endişeler de sürüyor. Nitekim işgal ordusunun saldırıları, yoğunluğu büyük ölçüde azalmış olsa da tamamen durmuş değil.
Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bugün salı sabahı Başbakan Nevaf Selam ile bir araya gelerek yerel ve bölgesel gelişmeleri ele aldı. Al-Araby Al-Jadeed’in edindiği bilgilere göre iki lider arasında, Lübnan’da ateşkesi de kapsayan Amerikan-İran anlaşmasının önemine dair bir mutabakat bulunuyor. Bu anlaşmanın Washington’da devam eden müzakereler için daha uygun bir zemin sağlayabileceği değerlendiriliyor.
Bu nedenle önümüzdeki süreçte çabaların, İsrail’in Lübnan topraklarından tamamen çekilmesini ve İsrail cezaevlerindeki Lübnanlı esirlerin serbest bırakılmasını sağlama yönünde yoğunlaşması bekleniyor.
Edinilen bilgilere göre Avn ve Selam, ABD ile İran arasında varılan anlaşmayı ve Lübnan ile bölgede gerilimi azaltacak, diplomatik ve barışçıl çözümlerin önünü açacak her adımı memnuniyetle karşılıyor. Buna karşın iki lider, askıda kalan dosyaların bağımsız ve ayrı bir şekilde çözülmesi için İsrail ile doğrudan müzakere sürecine bağlı kalıyor.
Avn ve Selam’ın beklentisi, sahada yeni bir tırmanmanın yaşanmaması. Böylece İsrail’in çekilmesi, yerinden edilenlerin dönüşü, esirlerin serbest bırakılması ve yeniden imar için çabaların artırılması hedefleniyor. Ayrıca Lübnan yönetiminin, silahın yalnızca devletin kontrolünde olması ve Lübnan ordusunun uluslararası sınırlara kadar konuşlanması yönündeki süreci sürdürmesi planlanıyor.
Lübnanlı resmi kaynaklar Al-Araby Al-Jadeed’e yaptıkları açıklamada, “Lübnan, ABD ile İran arasında varılan anlaşmaya olumlu bakıyor. İç işlerine karışılmaması ve egemenliğe saygı gösterilmesi çerçevesinde İran dahil herkesle en iyi ilişkileri kurmayı hedefliyor. Lübnan müzakere sürecine bağlıdır. Ancak özellikle İsrail’in işgal ettiği bölgelerde kalma ısrarı nedeniyle müzakereleri sabote etmeye yönelik girişimlerinden endişe duyuluyor” ifadelerini kullandı.
Aynı kaynaklar, “Lübnan, ateşkesi tamamen kalıcı hale getirmek ve İsrail’in yakın zamanda çekilmesini sağlamak için Arap ve uluslararası çabalardan, hatta bu ölçekte daha önce görülmemiş Amerikan girişimlerinden yararlanmaya çalışacak” değerlendirmesinde bulundu.
Öte yandan Hizbullah’a yakın parlamenter kaynaklar Al-Araby Al-Jadeed’e yaptıkları açıklamada, “Lübnan içinde bazı çevreler yaşananları kabullenemedi. İran’ın elde ettiği kazanımı tanımayı reddediyorlar. Oysa Lübnan’ı İslamabad sürecinden ayrı düşünmek mümkün değil. Buna rağmen yaşananlardan faydalanmak, alınan kararları ve izlenen yolları yeniden değerlendirmek için hala bir fırsat var. Lübnan yönetimi İsrail ile doğrudan müzakereleri durdurmalı ve Arap ile uluslararası çatı altında yürütülecek dolaylı müzakerelere yönelmelidir” ifadelerini kullandı.
Kaynaklar, “Bize ulaşan bilgilere göre Amerikan-İran mutabakatında İsrail’in Lübnan’dan belirli bir takvime göre çekilmesine yer veriliyor” dedi. Aynı kaynaklar, Hizbullah’ın daha önce yaptığı açıklamalara atıfla, 2 Mart 2026 öncesine dönülmesini kabul etmeyeceğini, Lübnan topraklarının tek bir karışında dahi işgalin sürmesine razı olmayacağını ve herhangi bir ihlale ya da kara ilerleme girişimine karşı koyacağını vurguladı.
Kaynaklara göre “pilot bölge” önerisi kabul edilemez. Çünkü bu öneri, işgalin süresini uzatabilecek nitelikte görülüyor. Bu nedenle çekilmenin kademeli şekilde gerçekleşebileceği belirtilirken, Hizbullah’ın Lübnan ordusuyla iş birliği yapacağı ifade ediliyor. Nitekim Hizbullah’ın daha önce Litani Nehri’nin güneyinde bu yönde adımlar attığı hatırlatılıyor. Buna karşılık silah dosyasının tamamının iç mesele olduğu ve Lübnanlı aktörler arasında ele alınması gerektiği vurgulanıyor.
Meclis Başkanı Nebih Berri ise bugün salı günü yaptığı basın açıklamasında, Tel Aviv’in mutabakat zaptı kapsamında serbest hareket alanına sahip olmadığını söyledi. Berri, bu aşamada en önemli meselenin İsrail’in Lübnan’dan çekilmesini garanti altına almak olduğunu belirtti. Bu konunun İran ile ABD arasındaki 60 günlük müzakere sürecine dahil edileceğini ifade eden Berri, bunun Lübnan’daki ilgili tarafların bu dosya üzerinde çalışmayacağı anlamına gelmediğini de vurguladı.
Pilot bölgeler önerisinin uygulanabilir olup olmadığına ilişkin soruya da yanıt veren Berri, Lübnan’ın pilot bölgelere değil, ilçelere ayrılmış bir ülke olduğunu söyledi. Bu nedenle asıl talebin, İsrail’in güneyde işgal ettiği ilçelerden hızlı şekilde çekilmesi olduğunu belirten Berri, “Benim sözlüğümde pilot bölgeler diye bir kavram yok. Bunun sonucu, çekilmenin belki iki yıl sürebileceği anlamına gelir” dedi.
Kaynakça : Al-Araby Al-Jadeed