Washington İran'la Tırmanmayı Seçim Sonrasına Erteleyebilir

Trump'ın üst düzey danışmanları, Kasım ara seçimleri öncesinde İran'la çatışmanın büyümesini sınırlayıp ekonomik baskıya ağırlık verilmesini istiyor.
Washington İran'la Tırmanmayı Seçim Sonrasına Erteleyebilir

03.09.2026 - 17:38  |  Son Güncellenme:  03.09.2026 - 18:00

ABD Başkanı Donald Trump'ın üst düzey danışmanları, 3 Kasım'daki ara seçimler öncesinde İran'la savaşın yeniden geniş çaplı bir tırmanışa dönüşmesini engellemek için baskı yapıyor.

Reuters'ın görüşmelere ilişkin bilgi sahibi dört kaynağa dayandırdığı haberine göre bu yaklaşım, Cumhuriyetçilerin seçim kayıplarını sınırlamayı amaçlıyor. Ancak ABD ile İran arasında son günlerde yeniden karşılıklı saldırıların yaşanması, söz konusu stratejinin uygulanmasını zorlaştırıyor. 

Kaynaklar, Beyaz Saray yetkililerinin seçimlerin ardından askerî operasyonların yoğunlaştırılması seçeneğini yeniden değerlendirebileceğini ancak geniş çaplı bir çatışmaya dönüş konusunda herhangi bir karar alınmadığını belirtti.

Trump yönetimi şu aşamada, gelecekte yapılabilecek müzakerelerde Tahran'dan taviz elde etmek amacıyla İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmaya ağırlık vermek istiyor.

Bir Beyaz Saray yetkilisi, "İran üzerindeki baskıyı sürdürüyoruz ancak Kasım önceliğimiz." dedi.

Aralarında üç Beyaz Saray yetkilisinin de bulunduğu kaynaklara göre savaşın seçimlere kadar büyük ölçüde kontrol altında tutulması, Cumhuriyetçilerin Senato ve Temsilciler Meclisindeki dar çoğunluklarını korumaya çalıştığı bir dönemde kamuoyunda destek görmeyen çatışmanın seçim gündemine hakim olmasını önleyebilir.

Kaynaklar, olası bir taktiksel duraklamanın ciddi ölçüde azalan ABD mühimmat stoklarının yenilenmesi için orduya zaman kazandırabileceğini de belirtti. Trump'ın şu anda daha geniş bir tırmanış istemediği ancak sahadaki gelişmelere bağlı olarak tutumunu değiştirebileceği ifade ediliyor. 

Körfez ülkeleri de gerilimin düşürülmesini istiyor

Reuters'a konuşan bölgesel diplomatlara göre ABD'nin Körfez'deki müttefikleri de temmuz sonundaki saldırıların ardından Beyaz Saray'a gerilimi düşürmesi yönünde çağrıda bulundu.

Kaynaklar, bu ülkelerden bazılarının savaşın ilk döneminde İran'ın bölgesel gücünü zayıflatmak amacıyla daha sert bir yaklaşımı desteklediğini ancak son saldırıların ardından tırmanmanın önlenmesi yönünde tutum aldığını belirtti.

İki Beyaz Saray yetkilisine göre ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio da İran'la çatışmanın Kasım ayına kadar görece "sakin" tutulmasını savunan üst düzey isimler arasında yer alıyor. 

Trump savaşın sona erdiğini ilan etmeyi değerlendirdi

Wall Street Journal'ın Amerikalı yetkililere dayandırdığı haberine göre Trump, üst düzey danışmanlarıyla yaptığı özel görüşmelerde İran'la savaşın sona erdiğini ilan edip etmemesi gerektiğini de değerlendirdi.

Trump'ın, süren ekonomik baskının Tahran'ı sonunda nükleer programını tasfiye etmeye zorlayabileceğine veya İran yönetiminin çöküşüne yol açabileceğine inandığı aktarıldı.

Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Hürmüz Boğazı üzerindeki neredeyse tam kontrolümüz ve tamamen çökmekte olan ekonomileriyle mevcut konumumuzu çok daha fazla beğeniyorum." ifadelerini kullandı.

Trump'ın bazı danışmanları ise çatışmanın son dönemdeki karşılıklı saldırıların ötesine geçerek yeniden genişlemesinin Cumhuriyetçi adaylara ara seçimlerde zarar verebileceği uyarısında bulundu. Trump ise askerî kararlarında seçim hesaplarının belirleyici olmadığını savunuyor. 

ABD askerî seçenekleri açık tutuyor

Washington bir yandan gerilimi sınırlamayı değerlendirirken diğer yandan Orta Doğu'daki askerî varlığını koruyor.

Wall Street Journal'ın haberine göre ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, bölgedeki bazı birliklerin görev sürelerini 2027'ye kadar uzattı. Yaklaşık 50 bin ABD askerinin yanı sıra savaş gemileri, hava savunma sistemleri ve savaş uçaklarının bölgede tutulması, Trump'a ekonomik baskıdan sınırlı saldırılara ve daha geniş askerî operasyonlara kadar farklı seçenekler sunmayı amaçlıyor. 

Trump daha önce olası yeni askerî seçenekler konusunda da bilgilendirildi. Bunlar arasında İran'a yönelik hava saldırılarının artırılması ve Hürmüz Boğazı yakınlarındaki bazı İran adalarının kontrol altına alınması için kara kuvvetlerinin kullanılması bulunuyor.

Potansiyel hedeflerden biri de Natanz'ın yaklaşık 2 kilometre güneyinde bulunan ve İngilizce kaynaklarda "Pickaxe Mountain" olarak adlandırılan yer altı tesisi. ABD'li ve İsrailli yetkililer, bölgenin gizli nükleer faaliyetlerde kullanılabileceğine ilişkin şüpheleri nedeniyle tesisi gündemde tutuyor. İran ise burada nükleer faaliyet yürütüldüğü iddiasını reddediyor. 

İran'a ekonomik baskı genişliyor

Askerî seçenekler masada tutulurken Trump yönetimi İran'a yönelik ekonomik baskıyı da artırıyor.

Axios'un bugün yayımladığı habere göre Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD'nin dünya genelindeki büyükelçiliklerine "Operation Economic Outcast" kapsamında ev sahibi hükümetlerin en üst düzeylerine resmî diplomatik bildirimde bulunmaları talimatını verdi. 

ABD büyükelçiliklerinden, ülkelerin İran'la ticari ilişkilerini "derhal ve sistematik biçimde" kesmelerinin talep edilmesi ve yasa dışı İran ticari faaliyetlerinin tespit edilmesi istendi.

Diplomatik bildirimde İran'la ticari ilişkilerini sürdüren ülkelerin, şirketlerin ve kişilerin yaptırımlarla karşılaşabileceği ve dolar temelli finansal sisteme erişimlerinin engellenebileceği uyarısında bulunuldu.

Axios'a göre Abu Dabi, Maskat, Hong Kong, Doha, Londra, Berlin ve bazı Orta Asya başkentlerindeki ABD temsilciliklerine ayrıca özel bir talimat gönderildi. Bu temsilciliklerden, ev sahibi hükümetlerden İran Devrim Muhafızlarıyla bağlantılı olduğu belirtilen Bank Melli ve Bank Saderat şubelerinin kapatılmasını istemeleri talep edildi. 

Trump yönetimi ayrıca İran'a yönelik ekonomik baskı kampanyasının uygulanmasını ve yaptırımların takibini koordine etmek amacıyla kurumlar arası bir görev gücü oluşturmak için çalışmalarını sürdürüyor.

Washington'ın mevcut yaklaşımı böylece iki yönlü ilerliyor. Beyaz Saray'daki bazı üst düzey isimler Kasım seçimlerine kadar askerî tırmanmanın sınırlandırılmasını isterken yönetim, İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırıyor ve bölgede daha geniş askerî seçeneklere imkan verecek ABD varlığını koruyor. 

 

Kaynak: UltraSawt