Ürdün, Bölgesel Tehditlere Karşı Zorunlu Askerliği Geri Getiriyor
22.08.2025 - 15:41 | Son Güncellenme: 22.08.2025 - 15:50
Ürdün Veliaht Prensi Hüseyin bin Abdullah geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, 1991’den bu yana askıya alınan Ulusal Askerlik Hizmeti Programı’nın yeniden aktif hale getirildiğini duyurdu.
Hükümet ise Silahlı Kuvvetler ile işbirliği içinde programla ilgili çalışmalarının tamamlandığını ve uygulamanın gelecek yılın başlarında başlayacağını bildirdi.
Ürdün, 1991 yılında 18-40 yaş arası erkeklerin iki yıl boyunca orduda görev yapmasını öngören zorunlu askerlik uygulamasına son vermişti.
Programın içeriği
Resmi açıklamaya göre, programın 2026 yılında başlaması planlanıyor.
Program, 2007 doğumlu ve önümüzdeki Ocak ayına kadar 18 yaşını dolduracak 6 bin genci kapsıyor.
Gözden Kaçmasın
Hükümetin konuya ilişkin açıklamasında, “Seçilenler için hiçbir istisna olmayacak” ifadelerine yer verilirken, seçimlerin illerdeki nüfus dağılımını dikkate alan tarafsız bir kura sistemiyle elektronik ortamda yapılacağı bildirildi. Ürdün’ün Ulusal Askerlik Hizmeti Programı, askeri ve teorik olmak üzere iki bölüme ayrılıyor.
Bunlardan ilkinde gençler, silahlı kuvvetlere ait kamplarda üç ay süren yoğun saha eğitimi alıyor.
İkincisinde ise askeri disiplinin yanı sıra sivil uzmanlar tarafından ekonomik, kültürel ve sosyal alanlarda eğitimler veriliyor.
Söz konusu programa göre askerlik hizmetinin reddedilmesi halinde üç aydan bir yıla kadar hapis cezası da öngörülüyor.
Diğer yandan, zorunlu askerlikten yalnızca tek çocuk olan veya sağlık engeli bulunanlar muaf tutulacak.
Bu bağlamda, Hükümet Sözcüsü Muhammed Mumani, askerlik konusunda “zengin veya nüfuzlu kesimlere” yönelik her türlü kayırma veya istisnanın reddedildiğini vurguladı.
Disiplin ve ulusal kimlik
Veliaht Prens ve hükümet, zorunlu askerlik hizmetiyle öncelikli gençleri ülkeye hizmet etme ve savunmaya hazırlamanın amaçlandığını vurguladı.
Gençler arasında işsizlik oranlarının yüksek olduğu, ekonomik ve sosyal zorluklarla karşı karşıya olan bir ülkede, askerlik hizmeti disiplin ve sorumluluk değerlerini artırma ve toplumun farklı kesimleri arasında ortak bir zemin yaratma aracı olarak görülüyor.
Sosyal açıdan ise farklı iller ve sosyal sınıflardan gelen gençler arasında köprü kurulması, onlara eşitlik ruhunu besleyen kolektif bir yaşam deneyimi sağlanması hedefleniyor.
Sınırdaki tehditler
Ülkede zorunlu askerlik hizmetinin yeniden başlamasına ilişkin karar, bölgede çalkantılı gelişmelerin yaşandığı bir dönemde alındı.
İsrail Başbakan Binyamin Netanyahu’nun “Büyük İsrail” projesine ilişkin açıklamaları, özellikle Gazze’ye yönelik devam eden savaş ve Filistinlileri Ürdün’e zorla göç ettirme tehdidinin büyümesi, Ürdün’ün İsrail’in hedeflerine ilişkin korkularını artırdı.
Ürdün’ün kuzeyi, yıllardır Suriye sınırından uyuşturucu ve silah kaçakçılığıyla ilgili sorunlarla karşı karşıya kalırken, bu durum Ürdün ordusunu sürekli teyakkuz halinde tutuyor.
Öte yandan, Irak’taki istikrarsız güvenlik durumu Ürdün’ün doğu sınırını etkiliyor.
Bu bağlamda, zorunlu askerlik hizmetini yeniden başlatma kararının caydırıcı bir mesaj ve ani veya beklenmedik senaryolara karşı hazırlık anlamına geldiği açık.
Siyasi mesajlar
Zorunlu askerlik hizmetinin yeniden başlatılması, aynı zamanda iç ve dış politik mesajlar taşıyor.
Öncelikle Veliaht Prens Hüseyin’in konumu, programın sponsoru olduğu için güçleniyor.
Ürdün’ü daha güçlü bir geleceğe hazırlayan programı savunan Veliaht Prens’in, genç bir lider olarak imajı parlıyor.
Dış mesaj olarak da, Ürdün’ün iç güvenliğini güçlendirme yönünde ilerlediğini ve özellikle İsrail’den gelecek tehditlere karşı kayıtsız kalmayacağının altını çiziyor.
Hükümetin, Ulusal Askerlik Hizmeti Programı’nda acilen değişiklik yapmak için çalışması, bu kararın geçici bir girişim değil, uzun vadeli stratejik bir adım olduğunu da gösteriyor.
Gelişmelere hazırlık
Kararın, Gazze’deki savaşın tırmanması, İsrail’deki aşırı sağın uzlaşmaz tutumu ve ülkenin kuzey sınırında gerginliğin devam ettiği bir dönemde alınması dikkat çekiyor.
Dolayısıyla Ürdün’ün, bölgedeki gelişmeleri doğru okuduğu ve ani gelişmelere karşı ulusal hazırlık seviyesini yükseltmeye çalıştığı anlaşılıyor.
Başka bir deyişle, zorunlu askerlik hizmetinin yeniden başlaması sadece gençleri rehabilite etmek için atılmış bir adım değil, aynı zamanda zorluklara karşı önleyici bir güvenlik tedbiri ve Ürdün’ün savunma yapısını güçlendirdiğine dair açık bir mesaj.
Bu çerçevede, Ürdün’de askerlik hizmetinin yeniden başlatılması, yalnızca askeri bir karardan ibaret değil, gençleri devletle yeniden buluşturan ve ülkenin son derece çalkantılı bir bölgesel ortama karşı hazırlığını artıran kapsamlı bir ulusal proje.
Ürdün Ordusu’ndan Tümgeneral Muhammed Samadi konuya ilişkin Fokus Plus’a yaptığı açıklamada, programın acil durumlarda kullanılan yedek kuvvetleri güçlendirme amacı taşıdığını söyledi.
Tümgeneral Samadi, program önceden planlanmış olsa bile, zamanlamasının özellikle Netanyahu’nun Ürdün topraklarını da kapsayan “Büyük İsrail” hakkındaki açıklamalarının ardından ülke sınırları ve egemenliğini korumaya hazır olduğuna dair bir mesaj olduğunu ifade etti.
Ayrıca acil durum bütçesinin kullanılmasının, Netanyahu’nun açıklamalarına pratik bir yanıt teşkil etmesi bakımından son derece önemli olduğunu söyledi.
Programın askeri ve güvenlik açısından etkileri olduğunu, genel ulusal hazırlığı artıracağını, gençlere muharebe becerileri kazandıracağını ve ulusal aidiyet duygusunu güçlendireceğini de ifade etti.
Arapların ortak bir bilinç ve eylem içinde olması gerektiğine vurgu yapan Samadi, İsrail’in taşıdığı tehlikelerin sadece Gazze ve Batı Şeria’da veya çevre ülkelerde değil, bunun da ötesinde olduğunu söyleyerek, “Siyonist devletin hayali daha büyük” dedi.
Tümgeneral Samadi, Arap ülkelerini çevreleyen bu ciddi tehlikeler ışığında, Netanyahu’nun hedeflerine karşı koymak için ortak bir Arap eyleminin şart olduğunu da sözlerine ekledi.