Suriye'deki Muhalif İlerleyişinin Türkiye'ye Etkisi: WSJ Analizi

Suriye’deki muhaliflerin hızlı ilerleyişi, Türkiye’ye bölgedeki Rus ve İran etkisini sınırlandırma fırsatı sunarken, Ankara'nın Suriye’deki rolü ve mülteci meselesi de yeni jeopolitik dengeleri şekillendiriyor.
Suriye'deki Muhalif İlerleyişinin Türkiye'ye Etkisi WSJ Analizi

06.12.2024 - 14:03  |  Son Güncellenme:  06.12.2024 - 14:05

ABD'nin önde gelen gazetelerinden Wall Street Journal'da (WSJ) İstanbul muhabiri Jared Malsin'in kaleme aldığı analize göre, Suriye'deki son gelişmeler Türkiye'nin bölgesel nüfuzunu artırıyor.  

Wall Street Journal'ın aktardığına göre, Suriye'deki muhaliflerin son günlerdeki hızlı ilerleyişi, NATO üyesi Türkiye'nin bölgedeki Rus ve İran etkisini sınırlandırma gücünü artırırken, yeni jeopolitik fırsatlar ve zorluklar ortaya çıkarıyor. 

Stratejik dengeler yeniden şekilleniyor 

Rusya'nın Ukrayna'da meşgul olması ve İran'ın İsrail ile yaşadığı gerginlik, Türkiye'ye Suriye'nin geleceğinde daha etkin bir rol oynama fırsatı sunuyor. 

Gazete, bu durumun özellikle Ankara'nın güney sınırında güvenlik kaygılarına neden olan PKK bağlantılı gruplarla mücadelesinde yeni bir avantaj sağladığını belirtiyor. 

Mülteci meselesi 

Rapora göre, Suriye'deki yeni gelişmeler, Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı 3 milyondan fazla Suriyeli mültecinin durumunu etkileyebilir. 

Gazete, Türk hükümet yetkililerinin, muhaliflerin kontrol ettiği bölgelerin genişlemesiyle mültecilerin güvenli geri dönüşü için yeni fırsatlar doğabileceğini düşündüğünü aktarıyor. 

HTŞ ve Türkiye ilişkileri 

Malsin'in haberine göre, Türk istihbarat servisleri, en büyük muhalif grup olan Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) ile uzun süredir temas halinde. Ancak WSJ, Ankara'nın grubu doğrudan kontrol etmediğini, sadece bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiğini vurguluyor. 

Diplomatik girişimler 

Türkiye'nin diplomatik çabaları son gelişmelerle birlikte yeni bir boyut kazandı. Gazeteye göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesi, Türkiye'nin krizin tırmanmasını önleme stratejisinin bir parçası. Görüşmede Erdoğan, "Suriye'nin daha büyük bir istikrarsızlık kaynağı haline gelmemesi gerektiğini" vurgularken, Türkiye'nin sükunetin sağlanması için çaba gösterdiğini belirtti. 

Foreign Policy Research Institute Başkanı Aaron Stein'ın WSJ'ye yaptığı değerlendirmeye göre, Türkiye özellikle Rusya ile daha geniş bir anlaşmaya vararak durumu stabilize etmeyi hedefliyor. Bu yaklaşımın arkasında, geçmiş deneyimler önemli rol oynuyor. Özellikle daha önceki dönemlerde Rus hava saldırılarının neden olduğu mülteci akınının tekrarlanmaması, Ankara'nın öncelikleri arasında. Stein'a göre, "Rus havacılık birimi cephe hatlarını yoğun bombardımana tutmaya hazır durumda ve Türkler bunu durdurmak istiyor." 

Gazete, Türkiye'nin bir yandan da sahada dengeleri gözetmeye çalıştığını belirtiyor. Orta Doğu Enstitüsü Türkiye Program Direktörü Gönül Tol'un analizine göre, Esad rejiminin zayıflaması ve muhaliflerin kontrol ettiği bölgelerin genişlemesi, Türkiye'ye daha fazla pazarlık gücü sağlıyor. Bu durum, Ankara'nın hem Rusya hem de İran ile olan müzakerelerinde elini güçlendiriyor.