Şam’da Artan Diplomatik Hareketlilik: Yeni Bir Bölgesel Döneme Giriş
24.12.2024 - 15:54 | Son Güncellenme: 24.12.2024 - 16:15
Suriye’nin başkenti Şam, bölgesel ve uluslararası siyasi sahnede temel bir değişimi yansıtan istisnai bir diplomatik harekete tanıklık ediyor.
Şam, uzun yıllar süren savaş ve krizlerin dayattığı siyasi izolasyon yıllarının ardından, ülkenin bölgedeki önemli rolünü yeniden kazanma olasılığının açık bir göstergesi olarak üst düzey diplomatik heyetleri ağırlamaya başladı.
Bölgesel ve uluslararası güçler yeni Suriye yönetimiyle ilişkilerini yeniden tanımlarken, bu yoğun hareketlilik Suriye’yi jeopolitik gelişmelerin merkezine yerleştiriyor.
Üst düzey ziyaretler yeni bir aşamanın habercisi
Bu bağlamda, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ilişkileri yeniden inşa etme eğiliminin bir parçası olarak Şam’ı ziyaret ederek, Suriye’nin yeni yönetiminin lideri Ahmed Eş-Şera ile görüştü.
Görüşmede, Dışişleri Bakan Yardımcısı Nuh Yılmaz, Türkiye’nin Şam Büyükelçiliği Geçici Maslahatgüzarı Burhan Köroğlu ve Suriye geçici hükümetinin Dışişleri Bakanlığı görevine getirilen Esaad Hasan eş-Şeybani yer aldı.
Ziyaret esnasında büyük bir Türk güvenlik konvoyunun başkente girişi, Ankara’nın Şam’la vardığı mutabakatın temellerini sağlamlaştırmak için attığı adımların ciddiyetine işaret etti.
Gözden Kaçmasın
Fidan görüşmeden önce Fransa merkezli yayın kuruluşu France 24 kanalına verdiği demeçte, Heyet Tahrir Şam’ın (HTŞ) son 10 yılda fiiliyatta herhangi bir terör faaliyeti içinde olduğunu görmediklerini belirtti. Ülkesinin yeni Suriye yönetimi ile güvenlik ve siyasi alanında daha yoğun işbirliği beklediğini de vurguladı.
Fidan’ın Şam ziyareti, geçmişteki ihtilafları geride bırakıp yeni bir sayfa açmak ve ortak koordinasyon için yeni ufuklar açmak açısından önemli bir adım olarak kabul ediliyor.
Öte yandan, Lübnan İlerici Sosyalist Partisi (PSP) Genel Başkanı olan Dürzi lider Velid Canbolat üst düzey bir heyetle birlikte Şam’ı ziyaret ederek, Halk Sarayı’nda Ahmed eş-Şera ile bir araya geldi. Önde gelen siyasi figürlerin yer aldığı ziyarette, Suriye-Lübnan ilişkilerinin geleceğine dair olumlu mesajlar verildi. Canbolat görüşmede, söz konusu ziyaretin iki ülke arasındaki ilişkilerin yeniden tesis edilmesi yönünde bir başlangıç olduğunu vurguladı. Ahmed eş-Şera ise, Lübnan’ın egemenliğine, topraklarının bütünlüğüne, kararlarının bağımsızlığına ve istikrarına saygı duyduklarını söyledi. İki ülke arasında işbirliğini teşvik ederek, geçmiş etkilerin üstesinden gelinmesi gerektiğine dikkat çekti. Şera, yeni yönetimin önceki döneme damgasını vuran olumsuz müdahalelerden uzak bir şekilde kardeşlik ilişkilerini güçlendirmeyi amaçladığını da sözlerine ekledi.
Diplomatik faaliyetler yeniden başlıyor
Şam’a yönelik diplomatik hareketlilik Türkiye ve Lübnan heyetleriyle sınırlı kalmadı, çok sayıda bölgesel ve uluslararası de heyet Şam’ı ziyarette bulundu.
Katar ve Türkiye, Suriye’deki yeni yönetimi tanıyan bir adım atarak, Şam’daki büyükelçiliklerini yeniden açtı.
Suudi Arabistan’dan bir heyet de Şam ile yürütülen diplomatik temaslar kapsamında Ahmed eş-Şera ile bir araya geldi.
Diğer taraftan, ABD Dışişleri Bakanlığı Yakın Doğu İşlerinden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Barbara Leaf başkanlığındaki üst düzey bir diplomatik heyet Şam’a giderek, Suriyeli yetkililerle kapsayıcı bir siyasi süreci destekleme mekanizmalarını görüştü.
Leaf ziyaretin ardından düzenlediği çevrimiçi basın toplantısında kadınlar, tüm etnik ve dini unsurların içinde yer aldığı, tüm Suriyelilerin katılım sağlayacağı kapsayıcı bir geçiş döneminin önemini vurguladı.
Aynı şekilde Ürdün Dışişleri Bakanı Eyman Safadi de, Şam’da Suriye’nin yeni yönetiminin lideri Ahmed eş-Şara ile bir araya geldi.
Üst düzey Suudi heyetinin Şam ziyaretinin ardından gerçekleşen bu görüşmede, Ürdün ile Suriye arasındaki işbirliği mekanizmaları ve bölgesel ilişkilerin güçlendirilmesine yönelik konular ele aldı. Ürdün Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Şam’da rejim değişikliği yaşanmasından bu yana yapılan bu ilk toplantının, yeni Suriye yönetimiyle yeniden bağlantı kurma yönündeki bölgesel eğilimi yansıttığı ifade edildi.
Kabine değişiklikleri öncelikleri yansıtıyor
Yeni Suriye hükümeti, Esaad Hasan Şeybani’nin Dışişleri Bakanı ve Murhaf Ebu Kasra’nın ise Savunma Bakanı olarak atandığını duyurdu. Bu atamaların, İran’ın Suriye’deki nüfuzunun sona erdirilmesi ve Suriyeli mültecilerin yanı sıra uyuşturucu kaçakçılığı gibi hassas konuların çözümüne yönelik daha esnek bir politikanın oluşturulmasına katkıda bulunması bekleniyor.
Basında yer alan haberlere göre yeni hükümet, ulusal güvenliğin güçlendirilmesine ve Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki ayrılıkçı projelere ilişkin endişelerini kontrol altına almaya odaklanarak, güvenlik ve siyaset alanında yeniden yapılandırmaya yönelik planlar geliştirdi.
Farklı uluslararası çıkarlar
Şam’daki siyasi değişimler, Suriye’ye yönelik müdahalesini dış tehditlere karşı bir “inanç savaşı” olarak gerekçelendiren İran’ı alarma geçirdi. Ancak Beşşar Esed rejiminin düşmesi, İran’ın bölgesel etkisini zayıflattı. İranlı yetkililer, bölgedeki en önemli müttefiklerinden birini kaybettiklerine dair endişelerini dile getirmeye başladı.
ABD ise, İran’ın gelecekte Suriye’de üstleneceği herhangi bir rolü reddettiğini yineledi ve Tahran’ın nüfuzunu “en aza indirilmesi gereken” olumsuz bir faktör olarak nitelendirdi.
Bu gelişmeler, son rejim değişikliğinden sonra Suriye’deki nüfuz mücadelesinin derinliğini gösteriyor.
Öte yandan, SDG (terör örgütü PKK/YPG Suriye'de SDG adını kullanıyor) komutanı Mazlum Abdi, yeni Suriye hükümetiyle iletişim kurmaya hazır olduklarını açıkladı. Abdi ayrıca, Suriye’de federal bir yönetim istemediklerini, “merkezi olmayan bir yönetim ve özyönetim” istediklerini vurguladı. Aynı zamanda tarafların farklılıkların üstesinden gelme ve ortak bir gelecek inşa etme arzusunu gösteren bir hareketle, güçlerini Suriye ulusal ordusuna entegre etmeye istekli olduğunu ifade etti.
Sonuç: Geçiş süreci için beklentiler
Şam’da son günlerde hızlanan bu diplomatik faaliyetler, bölgesel ve uluslararası ilişkilerde yeni bir dönemin başlangıcını yansıtıyor.
Yeni Suriye yönetimi, dengeli ittifaklar kurmaya ve siyasi izolasyona son vermeye çalışıyor.
Ülkede istikrarı sağlama ve güvenliği yeniden tesis etme çabaları devam ederken, geçiş sürecinin yönetilmesi ve çatışma yıllarının dayattığı çetrefilli meselelerle yüzleşilmesi açısından önlerinde büyük zorluklar bulunuyor.