Rusya'nın Suriye'deki Rolü: Esad'ı Kurtarmaktan Onu Terk Etmeye

Rusya, 2015'ten bu yana Suriye çatışmasına müdahil olarak Esad rejimini korudu, ancak 2024 sonunda başlayan "Saldırganlığı Önleme" Harekatı sırasında Esad'ı yalnız bıraktı. Esad, Rusya'nın desteği olmadan devrildi ve yeni yönetim, Rus gözlem noktalarına güvenli erişim sağladı. Bu süreç, Moskova ile Şam arasındaki ilişkilerin yeni bir rotaya oturmasına yol açtı.
Fokus+
Rusya'nın Suriye'deki Rolü Esad'ı Kurtarmaktan Onu Terk Etmeye

03.12.2025 - 11:44  |  Son Güncellenme:  03.12.2025 - 13:06

2015 sonlarında Suriye çatışmasına doğrudan askeri müdahalede bulunmasından bu yana, Rusya'nın hedeflerinin Beşar Esad rejimini savunmanın çok ötesine uzandığı ortaya çıktı. O yıl Esad, güç dengesini değiştiren Rus hava kuvvetleri olmasaydı neredeyse onu devirecek kadar çok sayıda saldırıyla karşı karşıyaydı. Ruslar çatışmaya derinlemesine dahil oldular ve büyük çaba sarf ettiler.  

Esed ve Putin

Doğu Akdeniz'deki varlıklarını güçlendirmek temel motivasyonlarıydı ve Beşar Esad, kendisini ve rejimini korumaları karşılığında onlara istedikleri her şeyi verdi. Suriyeli sivilleri bombalayarak vahşete varan müdahale, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Suriye'de atın dizginlerini tek başına elinde tuttuğunun açık bir ifadesiydi. 

Rusya, 2015'te Esad'ı Kurtardı

Rus hava saldırıları, hem siviller hem de Esad'a karşı savaşan gruplardan savaşçılar olmak üzere binlerce Suriyeliyi öldürdü, ülke genelinde hayati önem taşıyan tesisleri ve altyapıyı tahrip etti ve yıllarca Suriye'de yeni silahları denemekten çekinmedi. Moskova, Suriye'de çok sayıda askeri üs kurdu; bunların en önemlisi, Suriye'deki tüm Rus kuvvetlerinin komuta ve kontrol merkezi olan Akdeniz kıyısındaki Lazkiye kırsalındaki Hmeymim Hava Üssü'ydü. Rus etkisi, Suriye-Türkiye-Irak sınır üçgenindeki Kamışlı şehrine kadar kuzeydoğuya yayıldı ve Hmeymim'e bağlı havalimanında bir üs kurdu. Ülkenin ekonomik kaynaklarının büyük bir kısmını, özellikle de Suriye Çölü'ndeki fosfat zenginliğini ele geçirdi. Suriye'nin siyasi, askeri, ekonomik ve güvenlik karar alma süreçlerinin tüm yönlerini kontrol ediyordu. Esad ve rejimi, Rusya'nın açık desteği olmadan bölgesel ve uluslararası forumlarda etkili bir rol oynayamadı. Rus savaş uçakları, 2020 yılında zafer kazandığını hisseden ve buna göre hareket etmeye başlayan Esad rejimine bölgenin büyük bir kısmını geri kazandırdı. 

Moskova, Suriye krizinin çözümü için bir yol haritası ortaya koyan 2254 Sayılı Karar'a dayalı uluslararası bir yolu baltalamak amacıyla Astana sürecini siyasi olarak destekledi. Ancak Esad'a kararı uygulaması için baskı yapmayarak, meseleyi yaklaşık 9 yıl boyunca çözümsüz bıraktı. Bu süre zarfında Suriye'de çok fazla kan döküldü ve milyonlarca insan ülkelerinden göç etmek zorunda kaldı. 

2023'te, Ukrayna'ya karşı yürüttükleri savaşın ortasında Ruslar, muhalefete tavizler karşılığında Esad'ı iktidarda tutacak güvenlik düzenlemeleri ve mutabakatlar oluşturmayı hedefleyerek Türkiye ile Esad rejimini yakınlaştırma çabası başlattı. Ancak Esad bu kez uzlaşmaz davrandı ve o yılın Şubat ayında Suriye'nin kuzeyini vuran depremin ardından başlayan ve İran muhalefetinin de teşvik ettiği Arap yakınlaşmasına güvendi. Bu son tutum, Rusya'nın Esad'a karşı tutumunda bir değişimin başlangıcını işaret ederek, ertesi yıl 8 Aralık'ta Esad'ın devrilmesine giden yolu açtı. 

Moskova'nın Suriye konusundaki tutumu değişti 

Ruslar, Kasım 2024 sonlarında "Saldırganlığı Önleme" Harekatı başladığında Esad'ın yanında yer almadı. Harekatın başlamasından iki gün sonra, Suriyeli gruplar kuzeydeki en büyük şehir olan Halep'in kontrolünü ele geçirerek ülkenin merkezindeki Hama ve ardından Humus'a giden yolu açtı. 7 Aralık 2024'te, Şam'daki Esad rejiminin devrilmesinin an meselesi olduğu ortaya çıktı. Moskova, müttefiki Esad'ı Moskova'ya transfer ederek ve ona "insani sığınma" hakkı vererek kurtardı ve böylece 54 yıllık Esad dönemine son verdi. 

Sadece 11 gün süren "Saldırganlığı Önleme" Harekatı, saldıran Suriyeli grupların askeri harekât komutanlığı ile Rus tarafı arasında, doğrudan veya Türk arabulucu aracılığıyla, bir koordinasyon olduğunu gösterdi. 8 Aralık 2024'te ülkenin kontrolünü ele geçiren yeni yönetim, Ruslara karşı herhangi bir düşmanlık sergilemedi. Aksine, Rus gözlem noktalarının Hmeymim Hava Üssüne güvenli bir şekilde geri dönmesini kolaylaştırdı ve bu sayede Hmeymim üssüne herhangi bir saldırı veya taciz uygulanmadı. Esad'ı deviren "Saldırganlığı Önleme" Harekâtına liderlik eden Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, bu yılın ortalarında bir televizyon kanalından yaptığı açıklamada, grupların 5 Aralık 2024'te Hama şehrine ulaşmasıyla Rus tarafıyla müzakerelerin başladığını belirtti. Şara, "Humus'a girmemizle birlikte Ruslar, üç gün sonra Esad rejiminin devrilmesini kolaylaştıran anlaşmaya uygun olarak savaştan tamamen çekildi" dedi.

Suriye'deki dramatik değişim, hem Rusya hem de Suriye'ye bambaşka bir siyasi gerçeklik dayattı. Ortak çıkarlar dili, düşmanlık dilinin önüne geçti. Moskova'nın Doğu Akdeniz'de vazgeçmek istemediği stratejik çıkarları var; Şam ise Suriye çatışmasında önemli kozları elinde tutan büyük bir gücü kızdırmayı göze alamaz; bu kozlar, ülkenin kaosa mı yoksa istikrara mı sürükleneceğini belirleyebilir. Dahası, Suriye'nin Rusya'ya önemli bir ekonomik bağımlılığı var. Her iki ülkeden yetkililer karşılıklı ziyaretlerde bulundu ve bu ziyaretler, Suriye lideri Şara'nın Ekim ayı ortasında Moskova'ya yaptığı ve "tarihi" olarak nitelendirilen ziyaretle sonuçlandı.

Şara ve  Putin

Bu ziyaret sırasında Şara ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkelerinin ilişkilerini bölgedeki jeopolitik dönüşümlere ayak uyduran yeni bir rotaya oturttular.

Rusya meseleleri konusunda uzman bir isim olan siyasi analist Taha Abdülvahid, El-Araby El-Cedid'e verdiği demeçte, "2015 sonbaharındaki Rus müdahalesinin çok daha uzun sürmesi beklenmiyordu. Moskova'nın Suriye'de siyasi çözüm girişimleri 2016'da Halep Muharebesi'nin sonucuyla başladı ve siyasi çözüm arayışındaki çağdaş Suriyeli gruplarla devam etti. Esad, Moskova'nın çabalarına yanıt vermedi ve bu da onlara başka seçenek bırakmadı. Ruslar, Suriye'de siyasi bir çözüm yoluyla değişim yaratmak istedi, ancak olaylar onları bir mücadeleden diğerine sürükledi" dedi. Esad'ın, Moskova'nın Türkiye'ye açılma ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşme taleplerine yanıt vermemesinin "Rusların onu terk etmesinin temel ve doğrudan nedeni" olduğunu belirten Abdülvahid, "Rusların Esad döneminin sona ermesinden ve Suriye'deki çıkarlarını garanti altına alacak yeni bir dönemin başlamasından memnun olduklarından eminim" diye ekledi. Moskova ile Şam arasında resmi düzeyde "iyi ilişkiler" olacağını düşünen yetkili, şunları ekledi:

"Suriyelilerin, Esad rejimine onlarca yıldır destek verdikten sonra Rusya'nın stratejik ortak olma fikrini kabul etmeleri kolay değil. Biraz zaman alacak."

Rusya'nın Suriye konusundaki 2015'ten bu yana sergilediği tutumu analiz eden Diyalog Araştırmaları Merkezi araştırmacısı Ahmed el-Kurabi, El Arabi El Cedid'e yaptığı açıklamada, "Bu tutum, 2010'da başlayan Arap Baharı devrimlerine karşı çıkan Rus vizyonuyla tutarlıydı. 2015'te Esad rejimiyle birlikte gerçekleştirdiği askeri müdahale bu tutumu pekiştirdi. Moskova, Arap Baharı fikrini komşu ülkelere yayılmasından endişe ederek güvenliğine yönelik bir tehdit olarak gördü" dedi. Rus müdahalesinin "Suriye'de devrik rejim lehine askeri dengeyi tetiklediğini ve Rusya'nın Ukrayna'ya müdahalesiyle birlikte, dünya çapındaki sorunları ayrıştırma politikası benimseyen bir Amerikan politikası ışığında Moskova'nın önceliklerinin değiştiğini" belirtti. "Ayrıntıları ne olursa olsun, Esad rejiminin devrilmesine yol açan bir anlaşma" olduğuna inan Kurabi,"Rusya'nın Suriye'deki kazanımları stratejik olarak etkilenmedi, çünkü Hmeymim üssü hâlâ orada" değerlendirmesinde bulundu. Ancak, "Suriye devlet kurumları içindeki Rus etkisinin azaldığını" da sözlerine ekleyen El-Kurabi, eş-Şara'nın Moskova ziyaretinin "Rusya'nın yeni Suriye yönetiminin düşmanı olmadığını doğruladığına" inanıyor.

 

Kaynak : Alarabay Al-jadeed