Rubio: İran Müzakerelerde Ciddi Olursa Washington Diplomasiye Açık
22.07.2026 - 16:18 | Son Güncellenme: 22.07.2026 - 16:29
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, bugün yaptığı açıklamada, ABD’nin İran’la yaşanan çatışmanın çözüme kavuşturulması için diyaloğa hala açık olduğunu ancak Tahran’ın müzakereleri ciddiye almadığını söyledi.
Filipinler’in başkenti Manila’da Güneydoğu Asya Uluslar Birliği’ne (ASEAN) üye ülkelerin dışişleri bakanlarıyla bir araya gelen Rubio, ABD’nin İran’la müzakere yoluyla çözüme ulaşmak amacıyla olumlu ve yapıcı görüşmelere katılmaya açık ve hazır olduğunu belirtti. Rubio, bunun için verilen taahhütlere eksiksiz biçimde uyulması gerektiğini vurguladı.
Rubio, mevcut gerilimin düşürülmesine yönelik görüşmelerin yapılması ihtimali konusunda doğrudan ve dolaylı temasların yürütüldüğünü ifade etti.
Gözden Kaçmasın
İran’ın gerilimi azaltma sürecine yaklaşımını eleştiren Rubio, daha önce verilen taahhütlere uyulmamasının sahada birtakım sonuçlara ve gelişmelere yol açtığını söyledi.
Mevcut süreçteki en büyük engelin İran tarafının gerçek müzakereler yürütme konusunda ciddi davranmaması olduğunu kaydeden Rubio, “Müzakerelerde ciddilerse biz de ciddiyiz. Ciddi değillerse hem kendi çıkarlarımızı hem de müttefiklerimizin çıkarlarını korumak için gerekli adımları atarız.” dedi.
Diplomatik girişimler sürüyor
Rubio’nun açıklamaları, ABD ile İran arasındaki geçici ateşkes anlaşmasını kurtarmaya yönelik diplomatik girişimlerin sürdüğü bir dönemde geldi. Öte yandan askeri operasyonların şiddetlenmesiyle çatışmaların deniz ulaşımı ve enerji tedariki üzerindeki etkileri de giderek artıyor.
Üst düzey bir İranlı yetkili, Tahran’ın arabuluculardan 10 günlük ateşkes önerisi aldığını açıklamıştı. Önerinin, haziran ayında imzalanan ve nisan ayında varılan önceki mutabakatın yerini alan geçici anlaşmanın korunmasını amaçladığı belirtildi.
Arabuluculuk kanallarının hala açık olduğuna işaret eden bir diğer gelişmede ise İran İçişleri Bakanı İskender Mümini, taraflar arasında mesajların iletilmesinde rol oynayan Pakistan’ı ziyaret etti. Mümini, İslamabad yönetiminden gerilimi düşürmeye yönelik çabalarını sürdürmesini istedi.
Rubio, İran krizini uluslararası seyrüsefer özgürlüğüyle ilişkilendirerek hiçbir ülkenin Hürmüz Boğazı’nı kontrol etmesine ya da boğazdan geçen gemilere şartlar ve ücretler dayatmasına izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.
Bir ülkenin uluslararası bir su yolunu kontrol etmesine ve taleplerine uymayan gemileri tehdit etmesine izin verilmesinin, dünyanın başka bölgelerinde de tekrarlanabilecek son derece tehlikeli bir emsal oluşturacağını söyledi. Rubio, bu bölgeler arasında Güneydoğu Asya’nın da bulunduğunu belirtti.
Meselenin yalnızca Orta Doğu’yla sınırlı olmadığını ifade eden Rubio, enerji ithalatına büyük ölçüde bağımlı olan ASEAN ülkelerinin de krizden etkilendiğini söyledi. Ayrıca birlik üyesi bazı ülkelerin Güney Çin Denizi’nde Çin’le bölgesel anlaşmazlıklar yaşadığına dikkat çekti.
Babülmendep’te gerilim
ABD’li bakanın açıklamaları, dünyanın en önemli iki enerji geçiş noktasında yaşanabilecek aksamalara ilişkin endişelerin arttığı bir döneme denk geldi. İran, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini tehdit ederken Husiler de Kızıldeniz’in girişinde Suudi Arabistan’a deniz ablukası uyguladıklarını duyurdu.
İran’la müttefik olan Husi grubu, Suudi petrolü taşıyan gemileri hedef almakla tehdit etti. Bunun üzerine ham petrol taşıyan ve Çin ile Hindistan’a giden üç tanker, Kızıldeniz’de rotalarını değiştirerek Yemen kıyılarından geçmek yerine Süveyş Kanalı’na yöneldi.
Riyad yönetiminin, Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek aksamalardan kaçınmak amacıyla petrolünün bir bölümünü Yenbu Limanı’na ulaşan boru hatları üzerinden sevk etmesinin ardından Kızıldeniz, Suudi Arabistan’ın petrol ihracatı için başlıca alternatif güzergahlardan biri haline geldi.
Ancak Babülmendep Boğazı’nın kapatılması ya da bölgedeki gemi trafiğinin aksaması, Suudi petrol ihracatının önündeki alternatifleri azaltabilir. Bu durumun enerji tedariki ve küresel fiyatlar üzerindeki baskıyı artırabileceği belirtiliyor.
ASEAN ülkelerinden endişe mesajı
ABD Başkanı Donald Trump, Husilerin Babülmendep Boğazı’nı henüz kapatmadığını söylemiş, tehditlerini hayata geçirmeleri halinde gruba karşı harekete geçeceklerini belirtmişti.
Çatışmaların genişlemesi ve petrol ihracat yollarını hedef alan tehditler, ham petrol fiyatlarının yükselmesine yol açtı. Brent petrolün varil fiyatı 91 doları aşarken Hürmüz ve Babülmendep boğazlarında yaşanabilecek aksaklıkların küresel piyasalardaki petrol arzını azaltmasından endişe ediliyor.
ASEAN ülkelerinin dışişleri bakanları da Orta Doğu’da çatışmaların yeniden başlamasından derin endişe duyduklarını açıkladı. Bakanlar, gerilimin düşürülmesi ve gemilerle uçakların Hürmüz Boğazı’ndan güvenli ve kesintisiz biçimde geçişinin sağlanması çağrısında bulundu.
Bakanlar ayrıca krizin Güneydoğu Asya ülkelerindeki enerji güvenliği ve ekonomik istikrar üzerinde oluşturabileceği olumsuz etkiler konusunda uyarıda bulundu.
Kaynakça : Al-Araby TV