Refik el-Hariri Kimdir? Lübnan’ın Eski Başbakanının Hayatı ve Suikastı
27.07.2026 - 16:15 | Son Güncellenme: 31.07.2026 - 13:35
Lübnan’ın yakın siyasi tarihinde önemli bir yere sahip olan Refik el-Hariri, iş insanlığından başbakanlığa uzanan kariyeriyle tanındı. İç savaş sonrasında Beyrut’un yeniden inşa edilmesine öncülük eden Hariri, ülkesinin ekonomik ve siyasi hayatını uzun yıllar etkiledi. Hariri’nin 14 Şubat 2005’te düzenlenen bombalı saldırıda öldürülmesi ise Lübnan’da ve Ortadoğu’da geniş çaplı siyasi sonuçlara yol açtı.
Refik el-Hariri kimdir?
Tam adı Refik Bahaeddin el-Hariri olan Lübnanlı siyasetçi ve iş insanı, 1 Kasım 1944’te Sayda’da, mütevazı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini doğduğu şehirde tamamlayan Hariri, daha sonra Beyrut Arap Üniversitesinde işletme eğitimi aldı.
Hariri, 1965 yılında çalışmak amacıyla Suudi Arabistan’a gitti. İlk olarak öğretmenlik yaptı, daha sonra inşaat sektöründe çalışmaya başladı. 1969’da kendi şirketini kuran Hariri, özellikle büyük altyapı ve inşaat projeleri sayesinde kısa sürede önemli bir servet elde etti.
1978 yılında Suudi Arabistan vatandaşlığına kabul edilen Hariri, 1979’da Fransız inşaat şirketi Oger’i satın aldı. Daha sonra Saudi Oger adıyla faaliyet gösteren şirket, bölgede gerçekleştirilen büyük inşaat projeleriyle Hariri’nin iş dünyasındaki konumunu güçlendirdi.
Lübnan siyasetine nasıl girdi?
Refik el-Hariri, iş dünyasındaki faaliyetlerinin yanı sıra Lübnan İç Savaşı sırasında yürüttüğü yardım ve arabuluculuk çalışmalarıyla siyasette etkili olmaya başladı. Eğitim bursları ve sosyal yardım projeleriyle binlerce Lübnanlı öğrenciye destek sağladı. Kurduğu Hariri Vakfı, savaşın etkilediği toplum kesimlerine yönelik eğitim ve kalkınma faaliyetleri yürüttü.
Hariri’nin 1975’te başlayan Lübnan İç Savaşı’nın sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimlerde de etkili olduğu belirtilmektedir. 1989 tarihli Taif Anlaşması’nın hazırlanması ve taraflar arasında uzlaşma sağlanması sürecinde önemli bir rol oynadı. Anlaşma, Lübnan’daki iç savaşın sona ermesini sağlayan siyasi çerçevenin temelini oluşturdu.
Refik el-Hariri ne zaman başbakan oldu?
Refik el-Hariri, iç savaşın ardından 1992 yılında Lübnan başbakanı oldu. İlk başbakanlık dönemi 1998 yılına kadar devam etti. Hariri, 2000 yılında yeniden başbakanlık görevine geldi ve 2004’teki istifasına kadar bu görevini sürdürdü.
Hariri’nin başbakanlık dönemindeki temel hedefi, uzun yıllar süren savaş nedeniyle büyük ölçüde tahrip olan Lübnan’ı yeniden inşa etmekti. Beyrut’un ticaret, turizm ve finans merkezi hâline getirilmesi amacıyla geniş kapsamlı altyapı ve şehircilik projeleri başlatıldı.
Beyrut’un yeniden inşasındaki rolü
Refik el-Hariri, özellikle Beyrut şehir merkezinin yeniden inşa edilmesiyle özdeşleşti. Hariri’nin en büyük hissedarlarından biri olduğu Solidere şirketi, savaşta tahrip olan Beyrut merkezindeki yeniden yapılanma çalışmalarının önemli bölümünü üstlendi.
Yollar, havaalanı, oteller, iş merkezleri ve iletişim altyapısı yenilendi. Bu çalışmalar Beyrut’un fiziksel görünümünü büyük ölçüde değiştirirken Hariri’ye “Lübnan’ı yeniden inşa eden lider” imajını kazandırdı.
Bununla birlikte Hariri’nin ekonomi politikaları tartışmalara da neden oldu. Yeniden yapılanma projelerinin borçlanmaya dayanması, kamu borcunun yükselmesi ve Solidere merkezli şehircilik modeli, Hariri yönetimine yöneltilen başlıca eleştiriler arasında yer aldı.
Refik el-Hariri neden istifa etti?
Hariri’nin ikinci başbakanlık dönemi, Lübnan üzerindeki Suriye etkisine ilişkin siyasi tartışmaların yoğunlaştığı bir döneme denk geldi. Suriye yanlısı Cumhurbaşkanı Emil Lahud’un görev süresinin uzatılması, ülkede ciddi bir siyasi krize yol açtı.
Hariri, Lahud’un görev süresinin uzatılmasının ardından 2004 yılında başbakanlıktan istifa etti. Bu tarihten sonra Suriye’nin Lübnan’daki askerî ve siyasi etkisine karşı çıkan muhalefetin önde gelen isimlerinden biri hâline geldi.
Refik el-Hariri suikastı nasıl gerçekleşti?
Refik el-Hariri, 14 Şubat 2005’te Beyrut’taki St. Georges Oteli yakınlarında konvoyunun geçişi sırasında düzenlenen büyük bir bombalı saldırıda öldürüldü. Saldırıda Hariri ile birlikte toplam 22 kişi hayatını kaybetti, 226 kişi ise yaralandı.
Suikast, Lübnan’da büyük bir siyasi ve toplumsal kırılmaya neden oldu. Yüz binlerce kişi Suriye’nin ülkedeki askerî ve siyasi varlığını protesto etmek amacıyla meydanlara çıktı. “Sedir Devrimi” olarak adlandırılan gösteriler ve artan uluslararası baskı, Suriye askerlerinin 2005 yılında Lübnan’dan çekilmesiyle sonuçlanan süreci hızlandırdı.
Refik el-Hariri suikastında kimler suçlu bulundu?
Lübnan hükümetinin talebi üzerine Hariri suikastını soruşturmak amacıyla Birleşmiş Milletler destekli Lübnan Özel Mahkemesi kuruldu. Mahkeme, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1757 sayılı kararı doğrultusunda 2007 yılında faaliyete geçti.
Gıyaben yürütülen yargılamalar sonucunda Selim Cemil Ayyaş, Hasan Habib Merhi ve Hüseyin Hasan Üneysi saldırıyla bağlantılı olarak suçlu bulundu ve müebbet hapis cezalarına çarptırıldı. Mahkeme, çalışmalarını tamamlamasının ardından 31 Aralık 2023’te kapatıldı.
Refik el-Hariri’nin siyasi mirası
Refik el-Hariri, destekçileri tarafından Lübnan’ı iç savaşın yıkımından çıkaran, Beyrut’u yeniden bölgesel bir ticaret ve finans merkezine dönüştürmeye çalışan lider olarak görülmektedir.
Eleştirenler ise Hariri dönemindeki özelleştirme politikalarının, yüksek borçlanmanın ve kamu kaynaklarının özel şirketler üzerinden kullanılmasının Lübnan ekonomisindeki yapısal sorunları derinleştirdiğini savunmaktadır.
Hariri’nin öldürülmesi, Lübnan siyasetindeki Suriye yanlısı ve karşıtı gruplar arasındaki ayrışmayı daha da belirginleştirdi. Oğlu Saad el-Hariri ise babasının ölümünün ardından Müstakbel Hareketi’nin liderliğini üstlenerek Lübnan siyasetinde etkili bir isim oldu.
İş insanlığından başbakanlığa yükselen Refik el-Hariri, ekonomik projeleri, siyasi ittifakları ve tartışmalı yeniden yapılanma politikalarıyla Lübnan’ın yakın tarihindeki en etkili isimlerden biri olarak anılmaya devam etmektedir.