Para ve Medyayla Kuşatma: Michigan Seçimlerinde Abdurrahman es-Seyyid'e Yönelik Sert Kampanyanın Perde Arkası

Mısır kökenli Amerikalı siyasetçi Abdurrahman es-Seyyid’in Michigan Senatosu adaylığı, milyonlarca dolarlık lobi desteğiyle yürütülen dijital saldırı kampanyasının hedefi oldu. Es-Seyyid’in Müslüman kimliği ve Gazze’ye ilişkin tutumu üzerinden şekillenen kampanya, Michigan’daki seçim yarışını Demokrat Parti içindeki ideolojik ayrışmanın ve Arap Amerikalıların yükselen siyasi etkisinin önemli bir sınavına dönüştürdü.
para-ve-medyayla-kusatma-michigan-secimlerinde-abdurrahman-es-seyyid-e-yonelik-sert-kampanyanin-perde-arkasi.j

12.08.2026 - 13:04  |  Son Güncellenme:  12.08.2026 - 13:22

Mısır kökenli Amerikalı doktor ve siyasetçi Abdurrahman es-Seyyid, Kasım ayında yapılacak ara seçimlerde Michigan eyaleti Senatosu için Demokrat Parti adaylığına başvurmasının ardından yoğun bir dijital saldırı kampanyasıyla karşı karşıya kaldı.

Bu seçim yarışı sıradan bir mücadeleye benzemiyor. Medya raporlarına göre sonuçlar, Demokrat Parti'nin geleceğini şekillendirebilecek nitelikte; aynı zamanda Arap Amerikalıların parti içindeki ağırlıklarını ve etkilerini ne ölçüde artırabileceklerinin de bir sınavı niteliğinde.

Seçim yarışıyla eş zamanlı olarak es-Seyyid'i hedef alan dijital bir kampanya da hız kazandı. AIPAC bağlantılı komiteler ve lobi grupları, rakibi Haley Stevens'ı desteklemek ve es-Seyyid'i devre dışı bırakmak amacıyla yaklaşık 30 milyon dolar olarak tahmin edilen rekor miktarda para aktardı.

Abdurrahman es-Seyyid, 2018'de Michigan valiliği seçimini kaybetmesinin ardından sekiz yıl sonra yeniden yarışa giriyor. Kamuoyu yoklamaları ise onu Demokrat ön seçiminde önde gösteriyor.

Dijital etkileşim analizleri, es-Seyyid'e yönelik saldırı dalgasının 3 Ağustos'ta zirveye ulaştığını ortaya koyuyor; ancak bu ilk dalga değildi; öncesinde yaklaşık üç hafta süren ve çok daha yoğun dalgalar yaşanmıştı.

Analize göre yaklaşık 254 bin hesap aracılığıyla 613 bin paylaşım dolaşıma girdi. Bu paylaşımların yüzde 37'sini, yani 228 binden fazlasını saldırı içerikli gönderiler oluşturuyordu; etkileşime giren hesapların yaklaşık yüzde 45'i bu içeriklerin yayılmasına katkıda bulundu.

Donald Trump

Kampanyaya katılan hesaplar incelendiğinde, kendini Amerikan sağı ya da İsrail yanlısı olarak tanımlayan sayfaların belirgin biçimde öne çıktığı görülüyor. Bu hesapların profil fotoğraflarında ABD ve İsrail bayrakları, Trump yanlısı sağ semboller ve dini ikonografiye sıkça yer verildiği dikkat çekiyor.

Paylaşımlar, es-Seyyid'in Müslüman kimliğine ve İsrail'e ilişkin tutumlarına odaklandı. Es-Seyyid, İsrail'in Gazze'ye yönelik savaşını soykırım olarak nitelendirmiş ve ABD'nin İsrail'e sağladığı finansman ile silah desteğinin kesilmesi çağrısında bulunmuştu.

Söz konusu paylaşımlar, es-Seyyid'i Hamas ve cihat hareketleriyle ilişkilendiren ve onu Amerika karşıtı olarak konumlandıran bir anlatı inşa etmeye çalıştı. Kampanya, sınır dışı edilme taleplerini de kapsayacak biçimde genişledi; "Abdul Sayed'i sınır dışı edin" gibi ifadeler defalarca tekrarlandı.

Dijital tartışmaya "Michigan" ve "Senato" gibi seçimle ilgili kavramlar hâkim olurken, es-Seyyid'in dini kimliğini hedef alan saldırgan bir söylem de belirleyici bir yer tuttu. Müslüman olduğu defalarca vurgulandı, terörle ilişkilendirildi, Hamas yanlısı aday olarak suçlandı; "İslami istila" gibi kışkırtıcı ifadeler kullanıldı ve aşırı solcu, Amerika düşmanı biri olarak resmedildi.

Etkileşim analizi, bu söylemlerin amacının es-Seyyid'in siyasi tutumlarını ve programını tartışmaktan uzaklaşarak onun ulusal aidiyetini sorgulamaya yöneltmek ve Müslüman kimliğini bir güvenlik ve siyasi tehdit olarak sunmak olduğunu ortaya koyuyor.

Analiz ayrıca Amerikan sağına ait hesapların ve İsrail yanlısı profillerin saldırı anlatılarının üretilmesinde ve yayılmasında belirleyici rol oynadığını gösteriyor. Bu hesaplar, es-Seyyid'in röportajlarından bağlamından koparılmış kesitler alarak yoğun biçimde yeniden paylaştı ve yorumladı.

Öne çıkan isimler arasında liberal ve sol akımları hedef alan sağcı medya figürü Eric Doughty yer alıyor. Doughty, es-Seyyid'in adaylığını "İslami bir istila"nın parçası olarak nitelendirdi ve AIPAC bağlantılı lobi gruplarının desteklediği rakip Haley Stevens'ı öne çıkardı.

2021 Kongre baskınına katılan aşırı sağcı aktivist Jake Lang de es-Seyyid'in etkinliklerine ve Demokrat Parti toplantılarına katılarak görüntüler kaydetti; ardından bu görüntüleri İslam karşıtı söylemler ve aşırılıkla ilgili suçlamalarla birlikte yeniden paylaştı.

Muhafazakâr siyasi yorumcu ve fenomen Gunther Eagleman da es-Seyyid'in röportajlarından kesitler alarak onu aşırı solcu ve Hamas'a yakın biri olarak göstermeye çalıştı.

Kampanya bireysel hesaplarla sınırlı kalmadı; İsrail yanlısı hesaplar ve örgütler de sürece dahil oldu. Bunların bir kısmı, es-Seyyid'i İsrail'e ve ABD askeri yardımlarına ilişkin tutumları nedeniyle aşırılık ve terörle suçladı.

"Mossad Commentary" adlı hesap, es-Seyyid'in adaylığını "ABD'ye hâkim olmaya yönelik bir İslami kampanyanın" parçası olarak sundu ve ABD'nin İsrail'e askeri desteğinin kesilmesi çağrısını antisemitizm olarak nitelendirdi.

İsrail yanlısı Amerikan kuruluşu "Stop Antisemitism" ise es-Seyyid'i antisemitizmle suçlayarak AIPAC ve Haley Stevens yararına bağış kampanyası yürüttü.

Öte yandan hesap analizleri, bazı sayfaların dijital yükseltme operasyonlarında kullanıldığına dair şüphe uyandıran göstergeler tespit etti. Bu göstergeler arasında hesapların yakın tarihte açılmış olması, düşük takipçi sayısı, belirsiz kimlikler ile yoğun paylaşım ve saldırı mesajlarının tekrarlı biçimde dolaşıma sokulması sayılabilir.

Hesapların profillerinde belirttikleri konum tek başına aralarında doğrudan bir koordinasyon bulunduğunu kanıtlamıyor; ancak gözlemlenen faaliyetin büyük bölümünün ABD'den kaynaklandığını ortaya koyuyor. Bu durum, AIPAC bağlantılı grupların Stevens'ı desteklemek ve es-Seyyid'e saldırmak için harcadığı rekor düzeydeki parayla eş zamanlı gerçekleşti.

Böylece Michigan yarışı, Demokrat Parti içindeki siyasi nüfuz mücadelesinin de sahnelendiği yüksek maliyetli bir seçim savaşına dönüşüyor. "Abdul Sayed"e yönelik kampanya, partinin giderek derinleşen ideolojik bölünmesinin bir yansıması olurken Arap Amerikalıların varlığını ve Gazze savaşına ilişkin tutumlarını yarışın tam merkezine taşıyor.
Kaynakça : Al-Araby TV