Netanyahu'ya Tepkiler Çığ Gibi Büyüdü!
20.02.2025 - 17:33 | Son Güncellenme: 20.02.2025 - 17:37
Hamas rehine takası kapsamında, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarında ölen Shiri Bibas, Ariel Bibas, Kfir Bibas ve Oded Lifshitz isimli dört İsrailli rehinenin cesetlerini bugün teslim etti.
Birçok İsrailli, ikisi çocuk olan bu rehinelerin akıbeti nedeniyle Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya büyük tepki göstererek “başarısızlıkla” suçladı.
Siyasetçiler ve rehinelerin aileleri, bu ölümler ve şu ana kadar yürütülen müzakerelerin başarısız olmasından Netanyahu ve hükümetini sorumlu tuttu.
Gözden Kaçmasın
Diğer yandan Hamas hareketi, İsrailli rehinelerin ülkelerine sağ salim geri dönüşünü sağlamak için tek yolun takas anlaşmasını sürdürmek olduğunu vurguladı.
Hareket ayrıca, rehineleri kurtarmaya yönelik herhangi bir askeri girişimin daha fazla ölümle sonuçlanacağı konusunda uyardı.
Bu bağlamda, Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin Kassam Tugayları, bugün cesetleri teslim edilen İsrailli rehinleri korumaya çalıştıklarını ancak İsrail işgal ordusunun rehinelerin bulunduğu yerleri hedef alması sonucu öldüklerini duyurdu.
Netanyahu’ya yönelik eleştiriler büyüdü
İsrail medyası, Gazze’ye yönelik hava saldırılarında ölen rehinelere ait cesetlerin teslim edildiği anları yorumladı.
Söz konusu haberlerde, Hamas’ın Han Yunus’ta rehinelerin cesetlerini Kızılhaç yetkililerine teslimi sırasında sahneye asılan bir pankartta üç dilde yazılı olan, “Savaş suçlusu Netanyahu ve onun Nazi ordusu onları Siyonist savaş uçaklarından atılan füzelerle öldürdü” ifadelerine dikkat çekildi.
Maariv gazetesi yazarı Ben Caspit ise bugün kaleme aldığı bir yazısında, İsrailli rehinelerin ülkelerine tabutlarla dönmesine değindi.
Caspit söz konusu yazısında, “İsrail Başbakanı korkunç bir adamdır. Bunu yüksek sesle söylemekten başka çare yok. Korkunç bir adam” ifadelerini kullandı.
İsrailli gazeteci, ikisi bebek dört İsrailli tabutlarda ülkeye getirilirken, Netanyahu’nun Şin Bet Başkanı ve ordu komutanlarına saldırdığını, kendi sebep olduğu başarısızlıklardan başkalarını sorumlu tutarken başarıları kendisine atfettiğini vurguladı.
Caspit, “Hangi lider, sorumluluktan kaçmak için her ihtiyaç duyduğunda, kendisine bağlı çalışanlara, hatta kendi atadıklarına, bütün hayatını ülkenin güvenliğine adamış insanlara saldırır?” diye ekledi.
Maariv gazetesinin bir başka haberinde de, “Anne ve iki çocuğunun tabutlarda geri dönmesi İsrail ordusu ve devletinin başarısızlığıdır. Netanyahu sözlerini yerine getirmedi ve gerçek bu: Gazze’de kazanamadık” ifadelerine yer verildi.
İsrailli Milletvekili Meirav Cohen ise bugün yaptığı açıklamada, “Birçok rehine öldürüldü. Netanyahu’nun siyasi çıkarları ve koalisyon hükümeti yüzünden kaç kişi daha ölecek?” dedi.
Diğer yandan İsrailli gazeteci Uri Misgav da, Shiri Bibas ve çocukları gibi bazı rehinelerin, savaşın ilk günlerinde düzenlenen hava saldırıları sırasında öldüğünün İsrail hükümeti tarafından önceden bilindiğini söyledi.
Rehinelerin akıbetinden İsrail hükümeti ve ordusunun sorumlu olduğunu belirten Misgav, askeri baskının rehinelerin kurtarılmasına katkıda bulunmadığını, aksine ölümlerine yol açtığını ifade etti.
Halkın öfkesi artıyor
Öte taraftan, İsrail meseleleri konusunda uzman olan Süleyman Bişarat, rehinelerin tabutlarla dönmesinin İsrail’de tartışmalara yol açtığını söyledi.
Konuya ilişkin Fokus Plus’a görüş bildiren Bişarat, birçok İsraillinin, takas anlaşmasının Kasım 2023’te gerçekleşmiş olması halinde bu kişilerin canlı olarak geri döneceklerine inandığını belirtti.
Netanyahu’nun anlaşmayı geciktirmesi nedeniyle kamuoyunda hükümete karşı büyük bir tepki olduğunun altını çizen Bişarat, şu ifadelerle açıklamasını sürdürdü:
“Savaşın devam etmesi, rehineleri sağ olarak kurtarma hedefine ulaşılamamasına ve İsrail içinde pek çok kişinin siyasi çözümlere kıyasla askeri operasyonların faydasını sorgulamasına neden oldu.”
Bu rehinelerin İsrail bombardımanı sonucu öldüğüne ve Filistinli direnişçilerin ise cesetleri insani bir şekilde teslim ettiğine dikkat çeken Bişarat, bu çelişkinin İsrail içinde savaş etiği ve askeri uygulamalar konusunda daha geniş bir tartışma başlatabileceğini söyledi.
Siyasi başarısızlık ve artan utanç
Bezalel Smotrich ve Itamar Ben-Gvir gibi aşırı sağcı liderlerin, savaşın devamını destekledikleri için giderek daha fazla eleştirildiklerini söyleyen Bişarat ayrıca şunları ekledi:
“Bu politikacılar, askeri operasyonların sadece daha fazla kayıpla sonuçlandığını anlamaya başlayan halka, politikalarını haklı göstermekte giderek daha da zorlanıyorlar.”
Bişarat, “Netanyahu’nun cenaze törenine katılmaması, karşı karşıya kaldığı siyasi utancı yansıtıyor” diyerek, savaşı destekledikten ve takas anlaşmalarını reddettikten sonra başbakana yönelik eleştiriler ve liderliğine olan güvenin azaldığına vurgu yaptı.
Son olayları, Filistin direnişi ile İsrail toplumu arasındaki “farkındalık savaşının” bir parçası olarak gördüğünü söyleyen Bişarat şu ifadeler açıklamasına devam etti:
“Netanyahu hükümeti İsrail’i üstün bir askeri güç olarak göstermeye çalışsa da, son gelişmeler, ordunun rehinelerin ölümünden sorumlu olduğunu ortaya çıkararak Filistinlilerin söylemini güçlendirdi.”
Bu gelişmeler sonucunda İsraillilerin, hükümetlerinin Gazze’ye ve Filistin-İsrail çatışmasına yönelik politikalarını yeniden değerlendirebileceğini de sözlerine ekledi.