Netanyahu'nun Koltuk Endişesi: Trump'tan 'Makul Ol' Çağrısı

Muhammed Tarık Özkan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun 7 Ekim sonrası yaşadığı siyasi krizi, istifa zincirlerini, Katargate skandalını ve Donald Trump’ın “makul ol” çağrısıyla artan uluslararası baskıyı Fokus+ için inceledi.
Netanyahu'nun Koltuk Endişesi: Trump'tan 'Makul Ol' Çağrısı

11.04.2025 - 15:19  |  Son Güncellenme:  20.05.2025 - 11:20

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 7 Ekim ile başlayan iç krizden henüz kurtulabilmiş değil. Hamas’ın mağlup edilemediği senaryo, rehinelerin canlı bir şekilde teslim edilemediği öteki senaryoyla birleşerek tüm gerilimi ve stresiyle devam ediyor. Savaşın 550. gününde ABD Başkanı Donald Trump’ın Netanyahu’dan mantıklı ve makul davranmasını istemesi nasıl okunmalı?  

İsrail’de istifa silsilesi

Başbakanlık koltuğunu kaptırmamak artık Netanyahu için ölüm kalım meselesine dönüşmüş durumda. Zira böylesi bir koltuk değişimi, 7 Ekim’in faturasının yalnızca güvenlik temsilcilerine değil aynı zamanda siyasilere de kesileceği günü beraberinde getirecektir.  

Geçtiğimiz sene bugünlerde 7 Ekim saldırısı nedeniyle istifa eden İsrail Savunma Kuvvetleri’ndeki (IDF) ilk kıdemli subay, Askerî İstihbarat Dairesi (AMAN) Şefi Tümgeneral Aharon Haliva olmuş ve İsrail basını istifa emrinin siyasi makamların kararı olduğunu yazmıştı. Aynı yılın kasım ayında bir başka askerî yetkili İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, Başbakan ile arasındaki “güven krizi” nedeniyle istifa ettirilmişti. Bakan Gallant, bu yılın ocak ayında milletvekillikten de istifa ederken “Likud Partisi’nin değerlerine hükûmet inanmasa da ben inanıyorum. 

Bu yüzden parti üyeliğimi sonlandırmayacağım” diyerek partiyle bağını korumuş ancak Başbakan liderliğindeki hükûmete tepkisini dile getirmişti. İstifa veya görevden alınmalar Savunma Bakanı ile noktalanmadı. Bu sefer istifa haberi 21 Ocak günü İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi’den geldi.

Komutasındaki İsrail ordusunun vatandaşları koruma görevini yapamadığını; bu feci başarısızlığın sorumluluğunu ilk günden itibaren üzerinde hissettiğini belirten Halevi, görevinden ayrıldı. Her bir istifa halkın kimi kesimi tarafından onaylansa da İsrailliler siyasi yetkililerin de görevlerini bırakmaları için protestolarını sürdürüyordu.

6 Mart günü Halevi’nin görevinden ayrılması, 19 Ocak’tan beri süregelen ateşkesin 18 Mart tarihinde bozulmasına ve Gazze Şeridi’nin daha büyük bir işgale ve soykırıma uğramasına yol açtı. Birkaç hafta içerisinde bini aşkın Filistinli, İsrail’in havadan ve karadan hedef alması sonucu hayatını kaybetti. Güvenlik temsilcilerinin istifa silsilesi Halevi ile de bitmedi. İsrail İç İstihbarat Teşkilatı (Şin-Bet/Şabak) Şefi Ronen Bar, görevden alınan ilk Şin-Bet başkanı oldu.

Katargate soruşturması

Mart ayında İsrail medyasının odak konusu Şin-Bet Şefi Ronen Bar’ın görevden alınması ve “Katargate Soruşturması” oldu. Özetlemek gerekirse; İsrail devlet televizyonu KAN’a göre Ronen Bar liderliğindeki İsrail İç İstihbaratı, Başbakan Netanyahu’nun askerî sözcüsü Eli Feldstein’ın ve danışmanı Jonatan Urich’in Katar’ın imajını artırmaya yönelik Katar lobisi tarafından milyonlarca dolar aldığını iddia etti. Katargate soruşturması kapsamında tutuklanan ikilinin ifadelerinin ardından geçtiğimiz hafta İsrail polis teşkilatı Lahav 433 birimi, Netanyahu’nun ifadesini almak üzere Başbakanlık Ofisi’ne gitti. Netanyahu’nun açıklaması oldukça sadeydi: “Bu bir darbe girişimiydi!”

İsrail hükûmetinin ve Başbakan’ın bu soruşturmanın arkasındaki ismi yani Ronen Bar’ı görevden alması kaçınılmazdı. Başta muhalifler olmak üzere, sağ kesimden de azımsanmayacak kadar İsrailli, Tel Aviv ve Kudüs sokaklarını doldurdu. Ancak ne halkın tepkisi ne de İsrail Yüksek Mahkemesi’nin itirazı Netanyahu’nun ‘makul olmayan’ kararını engelleyemedi.

Trump neden bunu vurguladı?

The Jerusalem Post’tan Herb Keinon, 6 Nisan akşamı şu başlığı attı: “Biden’ın Asık Suratı Yerine Trump’ın Kucak Açması” Bu JPost’a özgü bir yorum değildi. İsrailliler ve İsrail medyası Trump’ın alelacele Netanyahu’yu Macaristan ziyaretinde ABD’ye davet etmesini büyük bir umut ve memnuniyetle karşılamıştı. Blair House’ta ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile görüşmesinin hemen ardından Netanyahu, “Trump ile vergi kararının ardından görüşecek ilk lider benim. Bu aramızdaki özel ilişkiyi yansıtıyor” açıklamasında bulunmuştu. Haaretz’den Liza Rozovsky’ye göre Netanyahu’nun çantasında olumsuz cevap alması mümkün olmayan 3 temel mesele vardı:

  1. İran’a karşı ABD-İsrail operasyonu
  2. İsrail’in ABD’nin yeni gümrük vergilerinden muaf olması veya indirim alması
  3. Türkiye’nin Suriye’deki nüfuzunun daraltılması  

Trump’ın bu meselelere ilişkin Netanyahu’ya verdiği cevap aslında iki kelimede gizliydi: “Makul ol!” Trump’ın bunu vurgulamasındaki en temel nedenin, koltuk derdine düşen Netanyahu’nun ABD’nin kararlarının dışına çıkamayacak derecede ezik bir pozisyonda olduğunu söylemek gerekir. Bibi, Trump’ın sözlerini dinlediği müddetçe ‘makul davranmış’ olacak; böylelikle ABD’den ihtiyaç duyduğu desteği almaya devam ederek Başbakanlık koltuğunda bir süre daha oturabilecektir.  

İsrail medyasının yorumu

İsrail basınında konuya ilişkin çıkan haberleri farklı görüşteki medya şirketlerinden aktaracak olursak; hükûmete yakın Maariv haber kanalından siyasi analist Anna Brasky1 öfkesini gizleyemeyerek, “Trump Netanyahu’yu canlı yayında aşağıladı. Netanyahu’nun bütün planları suya düştü. Ani ziyaretiyle birçok sorunu tek seferde çözmeyi uman Binyamin Netanyahu, yurt dışında geçirdiği haftayı, arkasında çok fazla soru işareti ve çok az cevap bırakan utanç verici bir olayla sonlandırıyor.” dedi.

Zman Yisrael’den Shalom Yerushalmi2, “Netanyahu bu sürprizi beklemiyordu. Bibi, İran'a karşı bir Amerikan operasyonuna hazır olduğunu söylese de Trump, müzakerelere açık olduğunu açıkladı. Yine Bibi, İsrail'e uygulanan gümrük vergilerinin oranında bir indirim beklerken Trump, ona ABD'nin İsrail’e zaten yığınla yardımda bulunduğunu hatırlattı. Netanyahu, her ne kadar Türkiye'nin Suriye'deki varlığından rahatsız olsa da Trump, aslında dostu Erdoğan'ı başarısından dolayı tebrik etti. İkili arasındaki zirve, Başbakan Netanyahu’nun umduğu mahiyette gerçekleşmedi.” şeklinde yorumladı.

Ekonomi sayfası Globes’ten Yoav Karny3, Washington’dan şunları aktardı: “Trump’tan Netanyahu’ya makul olmalısın uyarısı! Basın toplantısının son anlarında acı bir sürpriz. Trump’ın Erdoğan’a yönelik sevgi sözleri…”

Muhalif medya Haaretz’ten Amos Harel4, Netanyahu’nun Trump’ın sergilediği gösteride küçük bir aktörden başkası olmadığını belirtti: “Başbakan Netanyahu Beyaz Saray’a takım elbiseli geldi ve Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky’nin birkaç hafta önce yaşadığı aşağılanmayı yaşamadı. Ama İsrail Başbakanı’nın yaşadığı, Ukraynalı mevkidaşının ABD Başkanı Donald Trump’tan gördüğü muameleden özü itibarıyla çok da uzak değildi. Yarı Zelensky diyebiliriz.”

Walla News’ten Barak Ravid5, “Netanyahu kendisini Donald Trump'ın oyununda bir figüran olarak buldu. Bir saksı gibi oturarak soruları yanıtladı.” dedi.

Hükûmete yakın blog sayfası Nziv6 de tepkisini gizleyemeyenler arasındaydı: “Şaşıran yalnızca biz olamayız. Trump’ın dostu Erdoğan ile ilişkisi ve Netanyahu’nun aşağılanması…”


Kaynakça:

  • [1] Araştırmacı
  • [2] https://www.maariv.co.il/news/world/article-1186663  
  • [3] https://www.zman.co.il/579070/popup/  
  • [4] https://www.globes.co.il/news/article.aspx?did=1001507288  
  • [5] https://www.haaretz.com/israel-news/2025-04-09/ty-article/.premium/netanyahu-forced-to-accept-u-s-iran-talks-is-a-bit-player-in-the-trump-show/00000196-1704-d93f-a7f7-5f6f3a9c0000
  • [6] https://news.walla.co.il/item/3740873  
  • [7] https://nziv.net/115352/