Netanyahu Avrupa'da Aşırı Sağa Yakınlaşıyor

İsrail, Gazze'deki savaşı nedeniyle uluslararası alanda derinleşen yalnızlığını kırmak için geçmişte antisemitizmle anılan Avusturya Özgürlük Partisi ve Fransa'daki Ulusal Birlik gibi aşırı sağcı yapılarla ilişkilerini hızla yakınlaştırıyor. Başbakan Binyamin Netanyahu hükûmeti, "İslam ve göç karşıtlığı" gibi ortak çıkarlar etrafında şekillenen bu stratejiyle Avrupa'nın İsrail karşıtı olası ortak bir mutabakat oluşturmasını engellemeyi hedefliyor.
Netanyahu Avrupa'da Aşırı Sağa Yakınlaşıyor

04.10.2026 - 11:07  |  Son Güncellenme:  04.10.2026 - 11:07

İsrail, Gazze Şeridi'ndeki savaşı nedeniyle uluslararası arenada giderek derinleşen yalnızlığı karşısında, bazı aşırı sağ partilerin geçmişte antisemitizmle anılan sicillerine rağmen, Avrupa'daki bu partilerle ilişkilerini yakınlaştırmaya çalışıyor.

Başbakan Binyamin Netanyahu, Gazze'deki kanlı askerî harekâtı eleştiren yabancı siyasetçileri Yahudi karşıtlığını körüklemekle suçlarken, hükûmeti İsrail'e desteğini açıklayan farklı siyasi kesimlerle ilişkilerinde belirgin bir esneklik sergiliyor.

İsrail ve Avrupa aşırı sağının liderleri

Bu yönelim, İsrail'in Avrupalı aşırı sağ liderleri savunmasında açıkça kendini gösteriyor. Fransız araştırmacı gazetecilik sitesi "Mediapart", "Ulusal Birlik" partisi lideri Jordan Bardella'ya atfedilen antisemitik açıklamalara dair haberler yayımladığında, Diaspora İşleri ve Antisemitizmle Mücadele Bakanı Amichai Chikli, Bardella'yı savunmak için hızla devreye girdi.

Bununla bağlantılı olarak, İsrail'in kuruluşundan bu yana en sağcı hükûmeti olarak nitelendirilen Netanyahu hükûmeti, eski Naziler tarafından kurulan Avusturya "Özgürlük Partisi" ile ilişkilerini normalleştirmeye başladı. Bu adım, İsrail'in 2000 yılında büyükelçisini Viyana'dan geri çağırmasının üzerinden yıllar sonra geldi.

Chikli, geçtiğimiz Eylül ayında, parti lideri Herbert Kickl'ın antisemitizmle mücadeleyi ve Siyonizm karşıtlığına karşı durmayı hükûmet programına dahil etme taahhüdünün ardından, bunu "tarihî bir dönüm noktası" olarak nitelendirerek övgüyle karşıladı.

"Ortak çıkarlar" bahanesiyle yakınlaşma

İsrail'in bu yakınlaşma çabası, İsveç, İspanya ve Birleşik Krallık'taki aşırı sağ liderleri de kapsayacak şekilde genişliyor; bu yakınlaşmanın ortak paydası "İslam ve göç konusundaki ortak kaygılar" olarak öne çıkıyor. Buna karşın Almanya için Alternatif Partisi (AfD), şimdilik dışarıda bırakılan tek istisna olmayı sürdürüyor.

İngiliz Yahudi gruplar, İsrail'in geçen yıl İslam karşıtı aşırı sağcı aktivist Tommy Robinson'ı övmesinin ardından endişelerini dile getirmişti.

"Avrupa safını bölmek"

İsrailli resmî şahsiyetler, politikalarına karşı çıkan Batılı liderlere yönelik üsluplarını sertleştiriyor. Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar, sağcı "Reform UK" partisinin lideriyle temas kurarak, Batı Şeria'daki yerleşim ürünlerine yönelik İngiliz yaptırımlarını reddetmesini övdü. Buna karşın diğer bakanlar, bu yaptırımları destekleyen İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband'a sert çıkışlarda bulundu.

Prag'daki Uluslararası İlişkiler Enstitüsü araştırmacısı Azriel Bermant, Netanyahu'nun bu yakınlaşmayla İsrail'e karşı bir Avrupa mutabakatının oluşmasını engellemek amacıyla Avrupa safını bölmeyi hedeflediğine dikkat çekiyor.

Bermant'a göre, bu mutabakatta açılan her gedik hükûmet için bir kazanım niteliği taşıyor; nitekim bu durum, milyarder George Soros'a yönelik saldırılarını sürdürürken Avrupa Birliği'nin cezai tedbirlerini engelleyen eski Macaristan Başbakanı Viktor Orban ile kurulan ilişkide de gözlemlenmişti.

Bermant, Netanyahu'nun 27 Ekim seçimlerini kaybetmesi hâlinde İsrail'in bu politikasında bir değişim yaşanabileceğini öngörüyor; rakiplerinin, İsrail'i aşırı sağla ilişkilendirmeden Marine Le Pen gibi yükselen figürlerle bağlantılarını sürdürmesinin daha muhtemel olduğunu belirtiyor.

27 Ekim'de yapılması planlanan İsrail genel seçimleri öncesinde siyasi rekabet kızışıyor; kamuoyu yoklamaları, hükûmet koalisyonunun popülaritesinde gerileme yaşanırken muhalefetin ilerleme kaydettiğine işaret ediyor.

İsrail'de hükûmet kurabilmek için Knesset'teki 120 milletvekilinden en az 61'inin güvenoyu gerekiyor.

Binyamin Netanyahu, İsrail'in kuruluşundan bu yana en sağcı hükûmet olarak nitelendirilen mevcut hükûmete 2022 yılı Aralık ayının sonlarından bu yana başkanlık ediyor.

Netanyahu yolsuzluk suçlamalarıyla karşı karşıya bulunurken, Uluslararası Ceza Mahkemesi de Kasım 2024'te Gazze Şeridi'nde savaş suçları işlediği iddiasıyla hakkında tutuklama kararı çıkarmıştı.

Kaynak: Al Araby TV