Muhalefetsiz Ulusal Diyalog Etiyopya’yı Birleştirebilir mi? 

Etiyopya’da yıllardır süren etnik ve siyasi gerilimleri aşmayı hedefleyen Ulusal Diyalog Konferansı, binlerce katılımcıyla Addis Ababa’da başladı. Ancak Tigray ve Amhara’daki önde gelen muhalif aktörlerin sürecin dışında kalması, konferansın kapsayıcılığı ve kalıcı barış üretme gücü konusunda soru işaretlerini artırıyor. 
muhalefetsiz-ulusal-diyalog-etiyopya-yi-birlestirebilir-mi.jpg

17.07.2026 - 11:36  |  Son Güncellenme:  13.08.2026 - 14:09

Etiyopya’da Ulusal Diyalog Konferansı, geçen çarşamba günü başkent Addis Ababa’daki Konferans Merkezi’nde başladı. Farklı milletlere ve etnik gruplara mensup yaklaşık 4 bin kişinin katıldığı konferansla, topluluklar arasındaki anlaşmazlıkların çözülmesi ve geçmişten gelen mağduriyetlerin giderilmesi amaçlanıyor.

Ancak başta Amhara ve Tigray bölgelerinden olmak üzere muhalefetin önde gelen isimlerinin konferansa katılmaması, diyaloğun gelecekte ortaya koyacağı sonuçların başarıya ulaşmasının önündeki en önemli sorunlardan biri olarak görülüyor.

Öte yandan söz konusu bölgelerde güvenlik ve yönetim alanındaki çatışmalar ile bölünmeler devam ediyor. Etiyopya hükümetiyle yürütülen müzakere turlarının sonuçsuz kalmasının ardından Tigray Halk Kurtuluş Cephesi, geçen nisan ayında federal hükümetle imzalanan 2022 tarihli barış anlaşmasını, diğer adıyla Pretoria Anlaşması’nı feshettiğini açıklamıştı.

Etiyopya Ulusal Diyalog Komisyonu, Aralık 2021’de Halk Temsilcileri Meclisinin, yani parlamentonun aldığı kararla kuruldu. Komisyon, Şubat 2022’de Mesfin Araya başkanlığındaki 11 komiserden oluşan yapısıyla resmen çalışmalarına başladı.

Komisyon, 2020’de patlak veren ve ülkede ciddi etnik ve siyasi kutuplaşmalara yol açan Tigray Savaşı’nın ardından hükümetten ve siyasi partilerden bağımsız istişare süreçlerini yürütmekle görevlendirildi.

Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed

Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, Ulusal Diyalog Konferansı’nın açılışında yaptığı konuşmada, diyaloğun ülkenin tarihindeki yeni bir sayfayı kendi vatandaşlarının elleriyle yazması için önemli bir fırsat olduğunu söyledi.

Abiy Ahmed, kışkırtıcı söylemlerle başlayıp şiddetle sonuçlanan siyasi anlaşmazlık döngüsünün kırılması ve bunun yerine diyalog ile tartışma kültürünün yerleştirilmesi çağrısında bulundu.

Etiyopya’daki Ulusal Diyalog Konferansı’nın yüz binlerce vatandaşın katkısıyla aşağıdan yukarıya doğru hazırlanan bir gündeme dayandığını belirten Ahmed, bunun konferansa ülkenin yakın tarihinde özel bir konum kazandırdığını ifade etti.

Ahmed’e göre bu süreç, Etiyopya’nın karşı karşıya olduğu zorlukları fırsata dönüştürme ve iktidarın barışçıl biçimde devredilmesine dayalı kalıcı bir siyasi kültür oluşturma potansiyeli taşıyor. Bugün yerleştirilen değerlerin gelecek nesiller üzerinde olumlu etkiler bırakacağını da vurguladı.

Abiy Ahmed, konferansa katılanlara dar çıkarların ötesine geçmeleri, Etiyopya’nın ve gelecek nesillerin menfaati için çalışmaları çağrısında bulundu.

Diyalog ve uzlaşmanın anlaşmazlıkları çözmenin ve ülkeyi dış müdahalelerden korumanın en etkili yolu olduğunu belirten Ahmed, Etiyopya’ya hizmet edecek, Afrika’ya örnek olacak ve tüm vatandaşlar için gerçek barış ile güven ortamı sağlayacak tarihi sonuçlara ulaşılması gerektiğini söyledi.

Etiyopya Ulusal Diyalog Komisyonu Başkanı Profesör Mesfin Araya da konferans başlamadan önce Addis Ababa Konferans Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, Ulusal Diyalog sürecinin dört yıl boyunca yürütülen kapsamlı istişarelerin ardından hayata geçirildiğini belirtti.

Araya, istişarelerin Etiyopya’nın 12 bölgesinin yanı sıra federal statüdeki Addis Ababa ve Dire Dawa şehir yönetimlerini de kapsadığını söyledi.

Etiyopya’daki Ulusal Diyalog sürecinin, ülkenin geleceğine ilişkin ortak bir vizyon oluşturmak açısından tarihi bir fırsat olduğunu ifade eden Araya, anlaşmazlıkların uzlaşma ve barışçıl katılım yoluyla ele alınmasının barış ve istikrarın temellerini güçlendireceğini kaydetti.

Etiyopya’daki Ulusal Diyalogda hangi konular ele alınacak?

Bağımsız Ulusal Diyalog Komisyonuna göre konferansın üç ila dört hafta sürmesi bekleniyor. Bu süre boyunca sekiz temel başlığın ele alınması planlanıyor.

Başlıkların en önemlileri arasında devlet yapısının ve yönetim sisteminin geleceği ile siyasi temsil yöntemleri yer alıyor. Federal sistemin geleceği, federal hükümet ile bölgeler arasındaki yetki sınırları ve iktidarın paylaşılmasına ilişkin mekanizmalar da görüşülecek.

Bunun yanı sıra farklı siyasi ve toplumsal kesimlerin daha kapsayıcı biçimde temsil edilmesini sağlayacak şekilde seçim sisteminin gözden geçirilmesi planlanıyor.

Konferansta, federal statüdeki Addis Ababa ve Dire Dawa şehirlerinin hukuki ve idari konumları da ele alınacak. Siyasi ve etnik çıkarların kesiştiği bu iki kentin statüsü, ülkenin en hassas meseleleri arasında gösteriliyor.

Görüşmelerde devlet ile dinî kurumlar arasındaki ilişkilerin yanı sıra farklı dinlere mensup topluluklar arasındaki birlikte yaşama kültürünün nasıl güçlendirilebileceği de tartışılacak. Dinî nitelikli gerilimlere karşı toplumsal barışın korunmasına duyulan ihtiyacın giderek arttığına dikkat çekiliyor.

Gündemde ayrıca kurumların yeniden inşası, hukukun üstünlüğü ve insan haklarının korunması gibi başlıklar bulunuyor. Kamu kurumlarının bağımsızlığının sağlanması, adalet sisteminin güçlendirilmesi ve temel haklar ile özgürlüklere yönelik hukuki güvencelerin yerleştirilmesi üzerinde durulacak.

Ekonomik ve toplumsal alanda ise kalkınma, sosyal adalet, çiftçilerin ve hayvancılıkla geçinen toplulukların karşılaştığı sorunlar ele alınacak. Bu meseleler, nüfusun geniş kesimlerini etkileyen ekonomik krizler ve iklim kaynaklı sorunlar çerçevesinde değerlendirilecek.

Yönetişimle ilgili konular da konferansın gündeminde önemli bir yer tutuyor. Etiyopya’daki Ulusal Diyalog sürecinde yolsuzlukla mücadele, şeffaflığın artırılması ve hesap verebilirliğin güçlendirilmesine yönelik yöntemlerin tartışılması bekleniyor.

Söz konusu adımlar, halkın devlet kurumlarına duyduğu güvenin yeniden sağlanması için temel şartlar arasında görülüyor.

Barışın tesisi ve ulusal uzlaşma meselesi de görüşmelerde geniş yer bulacak. Çatışmaların çözülmesi, toplumsal bölünmelerin giderilmesi ve yıllardır süren siyasi ve silahlı çatışmaların etkilerini aşmaya çalışan ülkede uzun vadeli istikrarın temellerinin oluşturulması hedefleniyor.

Etiyopya için önemli bir dönüm noktası

Bağımsız yayın organı Nilotic Post’un yazarı Etiyopyalı araştırmacı Nureddin Abdu, Al-Araby Al-Jadeed’e yaptığı açıklamada, Ulusal Diyalog sürecinin Etiyopya devletinin geleceği açısından kritik bir dönüm noktası olduğunu söyledi.

Abdu, ülkede etnik federalizm sisteminin ve siyasi kutuplaşmanın onlarca yıl boyunca derinleştirdiği siyasi ve kimlik temelli bölünmelerin bulunduğuna dikkat çekti.

Abdu, “Diyalog, ülkenin geleceğini ilgilendiren temel meselelerde ulusal bir uzlaşı oluşturulmasına yönelik giderek artan ihtiyaca cevap niteliği taşıyor. Böylece devlet ile farklı toplumsal kesimler arasındaki ilişkinin vatandaşlık ve siyasi ortaklık temelinde yeniden kurulmasına katkı sağlanması amaçlanıyor” dedi.

Etiyopya toplumunun geniş kesimlerinin, etnik ve ideolojik boyutlar taşıyan anlaşmazlıkların körüklediği bölünmüşlük ortamını aşmak istediğini belirten Abdu, bu anlaşmazlıkların ülkenin siyasi ve güvenlik istikrarını olumsuz etkilediğini ifade etti.

Abdu sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu açıdan bakıldığında Etiyopya’daki Ulusal Diyalog sürecinin vatandaşlık esasına dayalı bir devletin kurulması için ortak bir vizyona ulaşması, yalnızca siyasi bir tercih değildir. Bu, parti manevralarından ve dar hesaplardan uzak şekilde devletin birliğini ve istikrarını korumak açısından varoluşsal bir zorunluluktur.”

Tigray Halk Kurtuluş Cephesi ile Amhara bölgesindeki Fano hareketinin önde gelen isimlerinin diyaloğa karşı çıkmasına da değinen Nureddin Abdu, belirli milletlerin veya etnik toplulukların Ulusal Diyalog sürecini boykot ettiğinin söylenemeyeceğini belirtti.

Abdu, “Zaman zaman dile getirilen iddiaların aksine, belirli milletlerin veya etnik grupların Ulusal Diyalog sürecini boykot ettiğini söylemek mümkün değil. Etiyopya’daki farklı toplumsal kesimler, değişen oranlarda da olsa diyalog sürecinde temsil ediliyor. Muhalefet ise daha çok etnik değil, siyasi gerekçelerle hareket eden bazı siyasi partiler ve silahlı muhalif hareketlerin tutumlarında yoğunlaşıyor” ifadelerini kullandı.

Tigray Halk Kurtuluş Cephesi

Abdu’ya göre Tigray Halk Kurtuluş Cephesi, diyalog sürecine mesafeli yaklaşan en önemli siyasi güçlerden biri olarak öne çıkıyor.

Cephe, diyalog sonucunda etnik federalizme dayalı mevcut siyasi sistemin yeniden gözden geçirilebileceğini düşünüyor. Tigray Halk Kurtuluş Cephesi bu sistemi ülkedeki siyasi dengelerin bir parçası olarak görürken, sistemi eleştirenler ise etnik federalizmin bölünmeleri derinleştirdiğini ve kapsamlı bir ulusal uzlaşının önünü kapattığını savunuyor.

Ulusal Diyalog Etiyopya’ya kesin bir barış getirebilir mi?

Etiyopyalı yazar ve analist Abdüssamed Abdüşşekur da Al-Araby Al-Jadeed’e yaptığı açıklamada, Etiyopya’daki Ulusal Diyalog sürecinin geçici bir siyasi girişim olmanın ötesine geçtiğini söyledi.

Abdüşşekur’a göre sürecin temel amacı, devlet ile toplum arasındaki toplumsal sözleşmeyi yeniden kurmak, yönetim ile vatandaşlar arasındaki ilişkinin niteliğini düzenleyecek ortak bir çerçeve oluşturmak ve Etiyopya devletinin yapısıyla ulusal kimliğinin geleceğini belirlemek.

Diyalog katılımcılarının devletin siyasi yapısını doğrudan ilgilendiren konuları tartışmasının beklendiğini belirten Abdüşşekur, bunlar arasında ulusal kimlik kavramı ve etnik bölünmelerin ötesine geçen ortak bir anlatının oluşturulmasının bulunduğunu söyledi.

Bunun yanı sıra yönetim sisteminin geleceği ile federal hükümet ve bölgeler arasında yetkilerin nasıl dağıtılacağı da ele alınacak. Böylece birlikte yaşama kültürünün ve siyasi istikrarın temellerinin güçlendirilmesi hedefleniyor.

Abdüşşekur’a göre bu diyaloğun başlatılması anlık bir kararın sonucu değil. Süreç, yaklaşık dört yıl süren hazırlık çalışmalarının ardından hayata geçirildi.

Bu hazırlıklar kapsamında akademik araştırmalar, toplumsal istişareler ve Ulusal Diyalog Komisyonunun yürüttüğü kurumsal ve idari çalışmalar gerçekleştirildi. Amaç, Etiyopya toplumunun farklı kesimlerini kapsayan geniş çaplı bir diyalog için gerekli zemini hazırlamaktı.

Girişimi yürütenler, bu sürecin biriken krizlerin temel nedenlerini ele alacak ulusal bir uzlaşıya dönüşmesini ve devletin daha kapsayıcı ve sürdürülebilir temeller üzerinde yeniden inşa edileceği yeni bir dönemin önünü açmasını umut ediyor.

Ulusal Diyalog sürecinin Etiyopya’da barış ve istikrarı sağlama ihtimaline ilişkin değerlendirmede bulunan Abdüşşekur, diyaloğun ülkenin onlarca yıldır karşı karşıya kaldığı krizlerin temel nedenlerini ele alan geniş kapsamlı bir ulusal uzlaşıyla sonuçlanmasını beklediğini söyledi.

Birçok kesim, diyalog sürecinin Etiyopya’nın siyasi, ekonomik, toplumsal ve güvenlikle ilgili sorunlarını aşmasını sağlayacak bir dönüm noktası oluşturacağını düşünüyor.

Öte yandan ülkedeki bölünmelerin ve çatışmaların en önemli nedenlerinden biri olan ulusal kimlikle ilgili sorunların da bu süreçte ele alınması bekleniyor.

Gözlemcilere göre Etiyopya’daki Ulusal Diyalog sürecinin başarılı olması yalnızca siyasi anlaşmazlıkların sona ermesini sağlamayacak. Süreç aynı zamanda ülkenin etnik ve dinî çeşitliliğini ortak bir ulusal proje çerçevesinde değerlendirebilen, daha istikrarlı ve bütünleşmiş bir devletin inşasının önünü açacak.

Böyle bir sonucun, Etiyopya’nın bölgesinde istikrarlı ve etkili bir devlet olarak konumunu güçlendireceği, ayrıca Afrika Boynuzu’nda güvenlik ve işbirliğinin desteklenmesine olumlu katkı sunmasını sağlayacağı değerlendiriliyor.

Kaynakça : Al-Araby Al-Jadeed