Mısır’da 716 Kişinin Terör Listesinden Çıkarılması Siyasi Bir Atılım Mı, Göz Boyama Mı?
05.12.2024 - 14:24 | Son Güncellenme: 05.12.2024 - 14:54
Mısırlı yetkililer, geçtiğimiz günlerde terör listesindeki kişilerin güvenlik açısından gözden geçirileceğini açıklamalarının ardından önemli bir karar alarak, 716 muhalifi listeden çıkardı.
Bazı siyasetçi ve gazeteciler, söz konusu karar hakkında birbirinden farklı yorumlar yaptı. Bunlardan bazıları, söz konusu kararın, eski Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin Temmuz 2013’te devrilmesinin ardından siyasi ve toplumsal bir bölünme yaşanan ülkede yakın zamanda gerçekleşecek bir “siyasi atılım” anlamına geldiğini vurguladı. Bir diğer kesim ise, bazı muhaliflerin terör listesinden çıkarılmasına ilişkin kararın, rejimin teşvik etmeyi başardığı “devletin terörle mücadele politikasından” geri adım atılması anlamına geldiğini öne sürdü. Üçüncü bir görüşte ise, bazı kişilerin terör listesinden çıkarılmasının yeni bir şey anlamına gelmeyen normal bir prosedür olduğu, bu kişilerin çoğunun halen yürürlükte olan diğer listelerde yer aldığı ve listeden silinmelerinin etkisiz olduğu savunuldu.
Ülke siyasetinde yaşanan krizler
Ocak 2011’de devrimin patlak vermesiyle eski Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek devrildi ve Silahlı Kuvvetler Yüksek Konseyi seçimlere hazırlık amacıyla siyasi geçişi sağlamak üzere iktidarı devraldı.
Gözden Kaçmasın
Ülke tarihindeki ilk demokratik seçimlerde başarılı olan Mursi, bir yıl boyunca cumhurbaşkanlığı yaptı. Ancak iktidarı, kendisine ve Müslüman Kardeşler’e (İhvan) karşı olan politikacıların önderlik ettiği protestolar sonucunda ordunun yönetime el koymasıyla sona erdi.
Müslüman Kardeşler ve üyelerinin faaliyetlerin yasaklandı ve grup terör örgütü olarak kabul edildi.
Başkent Kahire’deki Rabiatul Adeviye meydanında düzenlenen oturma eylemleri polisin şiddetiyle bastırıldı. Ardından diğer şehirlerde de Müslüman Kardeşler’e karşı benzer adımlar atıldı. Tüm bu eylemlerin sonuçları bugün hala devam ediyor.
Terör listesi ne anlama geliyor?
Terör listeleri, güvenlik güçleri tarafından yürütülen soruşturmalara dayanarak, Mısır Başsavcılığı tarafından hazırlanan idari bir prosedürdür. Mısır makamlarının bu konuda art arda çıkardığı yasalara göre güçlendirilmiş listeler oldukları için buna dahil edilen kişilerin itiraz etmesi mümkün değildir.
Listelere dahil edilmeyle sonuçlanan işlemler beş yıl devam ediyor. Bunlar fonların elden çıkarılmasının yasaklanması, banka hesapları, borsadaki hisse senetleri ve tahvillere el konulması ve listelerdeki kişilerin ticaret yapması veya şirket açmasının engellenmesini içeriyor.
Aynı zamanda bu kişilerin siyasi ve kamusal haklarından yararlanması, yurt dışına seyahat etmeleri ya da ülkeye dönmeleri ve pasaport almaları engelleniyor. Buna ek olarak devlet memuriyetlerinden çıkarılıyorlar.
Terör listelerinde, çoğu Müslüman Kardeşler ve grubun siyasi kolu olan Özgürlük ve Adalet Partisi üyesi olmak üzere, her siyasi görüşten binlerce Mısır vatandaşı yer alıyor.
Listede, 17 Haziran 2019’da hayatını kaybeden eski Cumhurbaşkanı Mursi, eski Meclis Başkanı Saad el-Katatni, 26 Eylül 2022’de vefat eden büyük din alimi Dr. Yusuf El Karadavi, eski milli futbolcu Muhammed Ebu Terike ve 22 Eylül 2017’de vefat eden eski Müslüman Kardeşler genel mürşidi Muhammed Mehdi Akif yer alıyordu. Bu bağlamda çok sayıda gazeteci, siyasetçi, hukukçu, insan hakları savunucusu ve aktivist de terör listesine dahil edildi. Terör listelerine alınanların birçoğu Mısır cezaevlerinde tutuklu bulunurken, bir kısmı da diğer ülkelerde yaşıyor.
Mısır makamları, bu süreçte terörle ilgili bazı yasalar çıkardı. Bunların en önemlisi terör listeleri ve terörle mücadeleyi düzenleyen yasadır. Bir diğer yasa ise mallara el konulmasının yanı sıra, yargılama öncesi tutukluluğun devamı, idam cezalarının hızla uygulanması, cezaevlerinde hapis cezasının düzenlenmesi ve sivillerin askeri mahkemelerde yargılanma yöntemleriyle ilgili çeşitli değişikliklere odaklandı.
Bu istisnai tedbirlerin 11 yıldır devam etmesi, Mısır’ın konumunu bölgesel ve uluslararası düzeyde olumsuz etkileyen çeşitli siyasi, toplumsal ve ekonomik krizlere neden oldu.
Yüzlerce Mısırlının terör listesinden çıkarılması gerçek bir siyasi atılım mı?
716 muhalifin terör listesinden çıkarılması son birkaç gündür medyada geniş bir şekilde tartışılıyor. Kimileri bunu otoritenin muhaliflere karşı hoşgörüsünün bir ifadesi olarak görürken, bir diğer kesim de bunu “teröristlere karşı haksız bir hoşgörü” olarak nitelendirdi. Ancak işin aslı her iki görüşü de yansıtmıyor. Zira bu karar, bazı isimlerin terör listesinden çıkarılmasıyla sınırlı kalırken, bu kişilerden çoğu başka listelerde yer almaya devam ediyor. Ayrıca bu karar, listenin yayınlanmasından önceki tarihlerde “vefat etmiş” çok sayıda ismi de içeriyor.
Genel görüşe göre bazı isimlerin terör listelerinden çıkarılması, siyasi bir atılım için tek başına yeterli değil. Bu bağlamda toplumsal uzlaşma ruhunu artıracak ve yaşanan adaletsizliklerin ortadan kaldırılmasına yönelik samimi siyasi isteği öne çıkaracak daha güçlü adımlara ihtiyaç var. Bu adımların başında, insan hakları ve siyasi çalışmalarından dolayı hapsedilen tüm kadınların serbest bırakılması, tutukluluk süreleri dolanların derhal salıverilmesi ve terörle mücadeleye ilişkin kanunlar, mal varlıklarına el koyma yasaları ve istisnai mahkemelerdeki prosedürlerden vazgeçilmesi geliyor.
Bunlara ek olarak, siyasi ve kamusal özgürlükler için anayasal güvencelerin yeniden tesis edilmesi, toplumsal uzlaşma için kamusal girişimlerin başlatılması, uzlaşma ve ulusal birliği destekleyecek siyasi ve medya ikliminin sağlanması, serbest bırakılanlar üzerindeki polis ve güvenlik kısıtlamalarının kaldırılması, yeniden tutuklanmalarının önlenmesi ve göreve iade edilmeleri içeren bir dizi toplumsal eylem adımı da atılması gerekiyor.
Tüm bunlar, birikmiş toplumsal gerilimleri ortadan kaldıracak ve siyasi misillemelerin şiddetini azaltacak bir platform sağlayabilir ve vatandaşlar tarafından hissedilecek bir atılımın önünü açabilir.
Mısır’ın bölgesel ve uluslararası meselelerdeki merkezi konumu
Orta Doğu’daki tüm ülkeler, İsrail’in Gazze'ye yönelik saldırıları ve bölgedeki diğer ülkelerde görülen savaş eylemlerinin yanı sıra Avrupa’da sağcı eğilimlerin yükselişi ve Trump yönetimi tarafından benimsenen ve bölgeyi küresel savaşın eşiğine getirebilecek siyasi planların yeniden gündeme gelmesi nedeniyle tarihi bir dönüm noktasından geçiyor.
Bölgeyi küresel bir savaşın eşiğine getirebilecek bu durum, Mısır devletine birçok görev yüklüyor. Bu nedenle Mısır’ın, iç cephesini bu zor tarihi koşuldan geçmeye hazırlamak istiyorsa, sadece bazı isimleri terör listesinden çıkarmaktan daha büyük adımlar atması gerekiyor.
*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fokus+'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.