Mısır, Libya’da Yaşanan İstikrarsızlıktan Endişe Ederek Kriz Hücresi Kurdu
03.03.2025 - 09:01 | Son Güncellenme: 03.09.2025 - 11:55
Mısır, komşusu Libya’daki gelişmeleri izlemek üzere yeni bir adım atarak, Dışişleri Bakanlığı, Genel İstihbarat Servisi ve Askeri İstihbarat yetkililerinden oluşan bir kriz hücresi kurdu.
Al Arabi Al Jadeed gazetesinin Mısırlı kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Mısır batı komşusu Libya’da yaşanan istikrarsızlığın sınırda ciddi sonuçlara yol açabileceğinden endişe ediyor.
Aynı zamanda, Kahire hükümetinin “dostu” olan emekli general Halife Hafter’in kontrolündeki Libya’nın doğusunda, Beşşar Esed’in yaşadığı ani devrilme senaryosunun tekrarlanabileceğine dair uyarılar da yapılıyor.
Gözden Kaçmasın
Tüm bunlar da, yetkilileri öngörülemeyen senaryolara karşı önleyici adımlar atmaya itiyor.
Kaynaklara göre yeni oluşturulan kriz hücresi, Libya’daki duruma ilişkin güvenlik ve siyasi analizler de dahil olmak üzere Mısırlı yetkililere periyodik değerlendirmeler sunacak ve ulusal güvenliğin korunması için proaktif adımlar önerecek.
Mısır’ın diplomatik ve güvenlik hamleleri
Mısır bu adımları, Libya’nın doğusu ve batısı arasındaki keskin siyasi ayrışmanın sürdüğü, aynı zamanda ülkede bölgesel ve uluslararası bir nüfuz mücadelesinin yaşandığı bir dönemde attı.
Libya’da taraflar arasında çatışmanın yeniden patlak vereceğine, bunun da Mısır’a doğru göç dalgalarına ya da sınırdan silah kaçırma girişimlerine yol açabileceği yönündeki haberler ışığında, Kahire batı sınırlarını güvence altına almaya çalışıyor.
Mısır bu bağlamda, son birkaç gündür iki eksende yoğun faaliyetlerde bulundu.
Bunlardan ilki, Mısır Genelkurmay Başkanı Korgeneral Ahmed Fethi İbrahim Halife’nin Libya sınırındaki önlemleri denetlemesiyle görülen güvenlik hamlesi oldu.
İkincisi ise, Mısır Temsilciler Meclisi Başkanı Hanefi Cibali’nin gerçekleştirdiği siyasi hamle oldu.
Cibali bu kapsamda, Libyalı mevkidaşı Akile Salih’in yanı sıra Temsilciler Meclisi ve Libya Yüksek Devlet Konseyi üyelerini 22-25 Şubat tarihleri arasında Kahire’de istişare toplantıları düzenlemek için davet etti.
Rusya’nın Libya’daki varlığı
Sakarya Üniversitesi’nde siyaset bilimi profesörü olan Khairy Omar, Rusya’nın paralı asker grubu Wagner’in çöküşünden bu yana bölgesel nüfuzunun dayanak noktası olarak gördüğü Libya’dan başlayarak, Afrika’daki askeri ve güvenlik anlamındaki nüfuzunu yeniden şekillendirmeye çalıştığını söyledi.
Fokus Plus’a özel açıklamalarda bulunan Omar, Rusya’nın Libya’daki yoğun varlığının, “Libya’da yeni bir Ukrayna görmek istemeyen” Avrupa ile sorun yarattığından Mısır için bir endişe kaynağı olduğunu vurguladı.
Bu nedenle Kahire’nin Moskova’nın artan nüfuzuyla nasıl başa çıkacağı konusunda soru işaretleri oluştuğunu da ekledi.
Rusya’nın Afrika politikasının, bölgesel stratejisinin bir parçasını oluşturan Libya’nın ötesine uzandığını söyleyen Omar, “Bu durum Mısır’ı, batı komşusundaki güvenlik ve siyasi durumla ilgili iki yönlü zorlukla karşı karşıya bırakıyor” dedi.
Güvenlik ve siyaset konusundaki zorluklar artıyor
Bu konudaki ilk zorluğun Libya’daki yoğun yabancı varlığı, özellikle de Rusya’nın ülkede artan nüfuzu olduğunu söyleyen Omar, “Libya’da Rusya ve ABD arasındaki gerilimin tırmanma ihtimali Kahire için yeni zorluklar doğuruyor” dedi.
Omar, Libya’nın doğusu ile batısı arasında siyasi çözümü sekteye uğratan ve kalıcı bir istikrarsızlığa yol açan keskin siyasi bölünmenin devam etmesinin ise ikinci zorluk olduğunu dile getirdi.
Tüm bunların, Afrika’daki IŞİD bağlantılı gruplar da dahil olmak üzere silahlı grupların nüfuzlarını güçlendirmek için kullanabilecekleri bir güvenlik boşluğuna kapı açtığını ve Mısır’ın ulusal güvenliğine doğrudan bir tehdit oluşturduğunu da ekledi.
Siyaset bilimi profesörü, Mısır’ın Libya krizini yönetmek amacıyla ordu ve Dışişleri Bakanlığı’ndan temsilcilerin yer aldığı Ortak Libya Yüksek Komitesi’ni kurduğunu hatırlattı.
Ayrıca gerginliğin artmasıyla birlikte bu komitenin yeniden canlandırılması ve bir kriz hücresi olarak mı yoksa Libya’ya yönelik uzun vadeli politikaların formüle edileceği bir platform olarak mı çalışacağının belirlenmesi gerektiğine vurgu yaptı.
Libya’nın doğusu ile ülkenin geri kalanı arasında temel farklılıklar olduğunu söyleyen Omar, siyasi ve güvenlik konusunda parçalanmalar yaşanan diğer bölgelerin aksine, doğuda yerel aktörleri daha iyi kontrol edebilen ve ortak altyapı projelerine girebilen merkezi bir yönetim olduğunu dile getirdi.
Ayrıca Mısır’ın, başkent Trablus’taki uluslararası alanda tanınan Ulusal Birlik Hükümeti ile güçlü ilişkileri olan Türkiye’nin, Libya’nın geleceğinin şekillendirilmesinde aktif bir rol üstlenmesini kabul etmek zorunda kalabileceğini de ekledi.
Mısır ve Halife Hafter: Taktiksel ittifak mı yoksa farklı vizyonlar mı?
Diğer yandan Omar, Mısır ile Halife Hafter arasındaki ilişkinin çıkarlar ya da ortak tutumlar açısından mükemmel olmadığını, iki taraf arasında ihtilaflı konular bulunduğunu söyledi.
Bu nedenle, Mısır ile Libya’daki siyasi ve askeri aktörler arasındaki ilişkiyi yönetecek özel komitelerin yanı sıra Sudan ve komşu ülkelerle daha geniş bir koordinasyon gerekli olduğunu dile getirdi.
Libya’da 2011’den bu yana devam eden siyasi boşluğun, Mısır için güvenlik ve siyaset anlamında bir yük oluşturduğunu vurgulayan Omar ayrıca şunları ekledi:
“Libya’da istikrarlı bir hükümetin yokluğu, askeri ve siyasi dinamiklerin belirsizleşmesine yol açtı. Bu da, en az 10 ülkenin krize girmesiyle birlikte dış müdahalelerin artmasına kapı araladı.”
Bu yaşananların Libya’nın karar alma sürecini zorlaştırdığını söyleyen Omar, “Bu da, Mısır'ın Libya konusuyla ilgili diplomatik ve güvenlik çabalarını yoğunlaştırarak kaçınmaya çalıştığı bir senaryodur” dedi.
Mısır sınırları güvence altına almaya çalışıyor
Mısır, silah kaçakçılığı ve terörist unsurların ülkeye sızması gibi artan güvenlik sorunları karşısında, bin 200 kilometreden fazla bir uzunluğa sahip Libya sınırını kontrol etmeye yönelik tedbirleri güçlendirmeye devam ediyor.
Bu kapsamda Mısırlı yetkililer, Libyalı taraflarla olan temaslarını yoğunlaştırıyor.
Mısır Genel İstihbarat Servisi Başkanı Tümgeneral Hasan Reşad, geçtiğimiz günlerde Libya’nın doğusunu ziyaret ederek, sınırı kontrol etme ve artan tehditlere karşı güvenlik koordinasyonunu güçlendirme konusunda Hafter güçleriyle görüştü.
Söz konusu görüşmede ayrıca siyasi bir çözüme ulaşılması amacıyla Libya’nın doğusundaki siyasi partilerle koordinasyonun yeniden tesis edilmesinin yolları da ele alındı.
Libya’daki istikrarsızlık sürerken, Mısır gerek güvenlik hamleleri, gerekse diplomatik çabalar yoluyla ulusal güvenliğine yönelik olası yansımalardan kaçınmak için bölgesel ve uluslararası çabalarını arttırıyor.