Mısır, KAAN'a Ortak Oluyor: Orta Doğu'nun Güç Dengeleri Değişir mi?
18.08.2025 - 16:49 | Son Güncellenme: 25.08.2025 - 17:06
Mısır–Türkiye ilişkilerinde son dönemde dikkat çekici bir dönüşüm yaşanıyor. Siyasi ve ekonomik uzlaşmaların da ötesine geçen iki ülke, savunma sanayii alanında tamamen yeni bir stratejik yola giriyor.
Kahire’nin, Türkiye’nin beşinci nesil hayalet savaş uçağı “KAAN” projesine resmen katılmaya çok yaklaşması, sadece bir üretim iş birliği değil; aynı zamanda Orta Doğu’daki askeri dengeler açısından da kritik bir adıma işaret ediyor.
Öte yandan bu gelişme, İsrail’in hava üstünlüğüne dolaylı bir meydan okuma olarak değerlendiriliyor.
Kopukluktan stratejik ortaklığa
Yıllarca süren siyasi gerilimin ardından, Mısır ve Türkiye arasında 2022’de Katar’da Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi yapılan tarihi tokalaşma ile başlayan normalleşme süreci oldukça hızlı ilerledi.
Sadece büyükelçilerin geri dönmesiyle veya ticaret hacminin artmasıyla sınırlı kalmayan bu süreç, birkaç yıl önce hayal bile edilemeyen askeri işbirliklerinin önünü açtı.
Kahire’nin “KAAN” projesine ilgisinin, Cumhurbaşkanı Sisi’nin Eylül 2024’te Ankara’ya yaptığı ziyarette başladı. Söz konusu ziyaret sonrasında Mısır’dan ardı ardına askeri heyetlerin Türkiye’deki üretim tesislerine giderek temaslarda bulundu.
"KAAN" Projesi: F-35’e alternatif
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından geliştirilen “KAAN”, Türkiye’yi ABD, Rusya ve Çin ile birlikte beşinci nesil savaş uçağı üretebilen sınırlı sayıda ülkenin arasına sokuyor.
Bilindiği üzere Ankara, Rus yapımı S-400 sistemlerini satın aldığı için F-35 programından çıkarılmıştı. İşte “KAAN” da tam olarak bu boşluğu doldurmak üzere devreye alınmış bir proje.
Gözden Kaçmasın
Uçak; düşük radar görünürlüğü, yapay zekâ destekli hedefleme sistemleri ve insansız angajman kabiliyetleri sayesinde batılı rakiplerine doğrudan meydan okuyabilecek kapasitede. Ayrıca 1.8 mach’a ulaşan hızı ve yüksek manevra kabiliyeti de dikkat çekiyor.
Daha da önemlisi, maliyet açısından daha erişilebilir olması ve ihracat şartlarının daha esnek olması nedeniyle birçok ülke için cazip bir alternatif haline gelmiş durumda.
Mısır’ın hedefi: İsrail hava üstünlüğü ile arayı kapatmak
Washington, yıllardır İsrail’in bölgede “nitelikli askeri üstünlüğünü” koruması için Arap ülkelerine beşinci nesil uçak satışına ciddi sınırlamalar getiriyor.
Hatta BAE gibi ABD’nin yakın müttefikleri bile uzun süredir F-35’i almak isterken ağır teknik kısıtlamalara takıldı.
Tam da bu nedenle Mısır, “KAAN” programına katılmayı hem İsrail’le arasındaki teknolojik uçurumu kapatmak hem de savunma sanayiinde üretim kabiliyeti kazanmak için önemli bir fırsat olarak görüyor.
"Arap Savunma" sitesine göre 2025 yılı sonunda muhtemelen bir mutabakat zaptı imzalanacak. Bu belge ortaklığın temelini atacak ve Mısır'ın "KAAN" geliştirme programına katılımını ve rolünü ve programa katılacak Mısırlı kurumları da belirleyecek.
Karşımızda yeni bir güç denklemi mi var?
Bu işbirliği sadece Mısır ve Türkiye arasındaki ikili ilişkilere sınırlı kalmayabilir.
Buna karşın bazı uzmanlar, Suudi Arabistan gibi ABD dışındaki silah seçeneklerini değerlendiren Körfez ülkelerinin de sürece dahil olması halinde yeni bir bölgesel askeri–teknolojik ittifakın ortaya çıkabileceğini vurguluyor.
İsrail ise gelişmeleri endişeyle takip ediyor.
İsrail ise bu gelişmeleri endişeyle izliyor, İsrail basınında yer alan bazı haberlerde, “Türkiye’nin Şam’a askeri destek konusunda daha aktif rol alması halinde Suriye’nin hızla yeniden silahlanabileceği” yorumlarına yer verildi.
Öte yandan Washington’un, bu işbirliğini Orta Doğu silah pazarındaki etkisine yönelik dolaylı bir meydan okuma olarak görmesi halinde diplomatik baskı ya da teknoloji transferlerine yeni kısıtlamalar ihtimalini gündeme getiriyor.
Ancak tüm bu risklere rağmen Ankara ve Kahire anlaşmayı tamamlarsa, Orta Doğu’da hava kuvvetleri dengesi onlarca yıl sonra ilk kez ciddi şekilde değişebilir.
Bu durum askeri dengelerin İsrail üstünlüğünün mutlak hakimiyetinden uzaklaşarak yeniden şekillenmesinin kapısını açacak.
Ekonomik boyut
Askeri yönünün yanı sıra, Mısır–Türkiye ortaklığı “KAAN” üzerinden önemli ekonomik getiriler de sağlayabilir.
Bunlar arasında özellikle teknoloji transferi, Mısır’ın savunma sanayiinde yerli üretim kabiliyetini artırması ve motor ile havacılık elektroniği gibi alanlarda yan sanayilerin gelişmesi öne çıkıyor.
Ayrıca ilk test uçuşlarının başarılı geçmesi ve Endonezya’nın 48 adet uçak için imza atması, projenin ihracat potansiyelini güçlendiriyor. Bu da üreticilere ciddi gelir kapıları açabilir.