Macklemore’dan Gazetecilere: Susturma Girişimleri Ters Tepiyor
26.09.2026 - 11:41 | Son Güncellenme: 26.09.2026 - 12:00
Gazze'deki savaşa ilişkin tutumları veya yayınları nedeniyle sanatçılar, gazeteciler ve film yapımcılarının karşılaştığı baskı ve kısıtlamalar, eylül ayında ABD ve İsrail'de ifade özgürlüğü tartışmalarını büyüttü. UltraSawt'ın 20 Eylül 2026 tarihli analizinde, kaynağın İsrail'in Gazze'deki saldırıları için kullandığı “soykırım savaşı” nitelemesi çerçevesinde Macklemore, ABD'li medya kuruluşları ve NAZA belgeselinin yönetmenleri üzerinden üç ayrı vaka ele alındı.
Kaynak, vakaların niteliği ve baskıyı uygulayan aktörler farklı olsa da ortak noktanın, kısıtlamaların tartışma yaratan mesajları ve haberleri ortadan kaldırmaması olduğunu savundu. Macklemore'un Ed Sheeran turnesinden çıkarılmasının ardından başka sanatçıların da turneden çekilmesi, Sheeran'ın Gazze konusunda daha açık konuşması, Beyaz Saray yasağına rağmen medya kuruluşlarının yayınlarını sürdürmesi ve NAZA'ya yönelik tehditlerin filmin uluslararası görünürlüğünü artırması bu çerçevede sıralandı.
Macklemore turneden çıkarıldı
ABD'li rapçi Macklemore, Ed Sheeran'ın Loop Tour kapsamındaki 4 ve 5 Eylül 2026 tarihli MetLife Stadium konserlerinde açılış sanatçısı olarak sahne aldı. 5 Eylül'deki ikinci konserde de “Filistin'e özgürlük” sloganını yineledi ve “Hind's Hall” şarkısını seslendirdi. Şarkı, Columbia Üniversitesindeki Filistin yanlısı öğrencilerin Hamilton Hall binasına, Gazze'de öldürülen Filistinli çocuk Hind Rajab'ın anısına verdiği isimden geliyor.
Macklemore'un Filistin'e desteği yeni değildi. Sanatçı daha önce de Gazze ve Batı Şeria'daki gelişmelere ilişkin açıklamalar yapmıştı. MetLife konserlerinin ardından İsrail-Amerikan Konseyi, turne organizatörlerine Macklemore'un kalan konserlerden çıkarılması çağrısı yaptı.
Macklemore ise bazı konser mekânlarının, kendisinin kadroda kalması halinde Ed Sheeran'ın konserlerine ev sahipliği yapmayacaklarını bildirdiğini söyledi. Rapçi, Gillette Stadium'ın sahibi Robert Kraft'ın da bu süreçte etkili olduğunu öne sürdü. Kraft, itirazını Macklemore'un antisemitik olarak nitelendirdiği söylemleriyle ilişkilendirirken Macklemore, eleştirilerinin Yahudilere değil İsrail hükümeti ve politikalarına yönelik olduğunu savundu.
Turnenin ABD ayağının organizatörü Messina Touring Group, 14 Eylül'de bazı stadyumların Macklemore'un yer aldığı konserleri kabul etmeyeceğini bildirmesi üzerine sanatçının kalan ABD konserlerinden çıkarıldığını açıkladı. Bunun ardından Aaron Rowe, Beoga, Finneas ve Lukas Graham gibi turnede yer alması planlanan isimler Macklemore'a destek amacıyla programdan çekildiklerini duyurdu.
Macklemore tutumundan geri adım atmadı. 17 Eylül'de Sheeran turnesinden elde ettiği gelirin 1 milyon dolarını Filistinlilere yardım sağlayan kuruluşlara bağışlayacağını açıkladı. Kaynak haberin yayımlanmasından sonra, 24 Eylül'de “Free Palestine Tour” adıyla yeni bir konser serisi duyurdu ve bu konserlerden elde edilecek gelirin Filistinlilere destek veren kuruluşlara aktarılacağını bildirdi.
Ed Sheeran Gazze konusunda konuştu
Ed Sheeran başlangıçta Macklemore'un turneden çıkarılması kararının kendisi tarafından değil, ABD turnesinin organizatörü tarafından alındığını belirtti. Ancak diğer sanatçıların turneden çekilmesi ve tartışmanın büyümesinin ardından 19 Eylül'de Philadelphia'daki Lincoln Financial Field konserinin başında konuya ilişkin ayrıntılı bir açıklama yaptı.
Sheeran, kariyeri boyunca siyasi yorumcu olmaktan kaçınmaya çalıştığını, konserlerinin “bölünme değil birlik” ve “siyaset değil insanlık” üzerine kurulmasını istediğini söyledi. Bununla birlikte Gazze'deki durumun artık görmezden gelemeyeceği insani bir mesele haline geldiğini belirtti.
7 Ekim 2023'te İsrail'de gerçekleşen Hamas öncülüğündeki saldırıları “korkunç” olarak nitelendiren Sheeran, Gazze'deki durumu ise “felaket”, “haklı gösterilemez” ve “orantısız” sözleriyle tanımladı. Sivillerin ve özellikle çocukların ölümünün kendisini derinden etkilediğini belirten sanatçı, Batı Şeria'daki Filistinlilerin karşılaştığı haksızlıklardan da söz etti.
Sheeran ayrıca Macklemore krizini ele alış biçimi nedeniyle özür diledi, zor kararlarla karşı karşıya kaldığını ve hatalar yaptığını söyledi. Konser mekânlarının sanatçıların sahnede söyleyebilecekleri sözlere sınır koymasından kaygı duyduğunu da ifade etti.
UltraSawt, Macklemore'un turneden çıkarılmasıyla başlayan sürecin Sheeran'ın daha önce kaçındığı siyasi ve insani bir konuda daha açık bir açıklama yapmasıyla sonuçlanmasını, kısıtlama girişiminin tartışmayı genişlettiği örneklerden biri olarak değerlendirdi.
Beyaz Saray yasağı mahkemeye taşındı
İfade özgürlüğü tartışmasının ikinci ayağı ABD medyasında yaşandı. Başkan Donald Trump, 18 Eylül'de CNN, MS NOW ve Politico'nun Beyaz Saray'a erişimini yasakladığını açıkladı. 19 Eylül'de bu kuruluşların bazı muhabirlerinin Beyaz Saray yerleşkesine girişi engellendi ve basın kartlarına el konuldu.
CNN, MS NOW ve Politico, kararın haber faaliyetlerini durdurmayacağını ve yönetimi takip etmeye devam edeceklerini açıkladı. CNN de Trump yönetimine yönelik eleştirel siyasi haberlerini sürdürdü.
Kaynak haber 20 Eylül'de yayımlandıktan sonra üç medya kuruluşu 21 Eylül'de yasağa karşı federal mahkemede dava açtı. Washington'daki federal yargıç Timothy Kelly, 24 Eylül'de 14 günlük geçici tedbir kararı vererek CNN, MS NOW ve Politico'nun Beyaz Saray akreditasyonlarının iadesine hükmetti. Kararın uygulanması sırasında ilk saatlerde yeni erişim sorunları yaşansa da aynı gün içinde bazı gazeteciler yeniden Beyaz Saray'a girebildi.
NAZA yönetmenlerine vatandaşlık tehdidi
İsrail'deki tartışmanın merkezinde ise The Guardian tarafından hazırlanan ve Yuval Abraham ile Rachel Szor'un yönettiği NAZA belgeseli yer aldı. Film, 10 Eylül'de 83. Venedik Uluslararası Film Festivali'nde dünya prömiyerini yaptı ve 12 Eylül'de Jüri Özel Ödülü'ne layık görüldü.
NAZA, 24 İsrailli asker ve istihbarat görevlisinin tanıklıklarından hareketle Gazze'deki hedef belirleme süreçlerini, sivil kayıpların nasıl değerlendirildiğini ve yapay zekâ destekli hedefleme sistemlerinin kullanımını inceliyor. Film, adını İsrail istihbaratında bir hava saldırısında ölmesi beklenen sivillerin sayısını ifade etmek için kullanılan askeri bir kısaltmadan alıyor.
İsrail Kültür Bakanı Miki Zohar, filmin Venedik'te ödül kazanmasının ardından yönetmenleri “devlete ihanet”le suçladı ve vatandaşlıklarının iptal edilmesi için harekete geçeceğini söyledi. Başbakan Binyamin Netanyahu da 16 Eylül'de, İsrail askerlerini karaladığı ileri sürülen kişilerin vatandaşlığının iptal edilmesini mümkün kılacak bir yasa tasarısı ile hakaret davalarındaki tazminatı artıracak başka bir düzenlemeyi gündeme getireceğini açıkladı; bu açıklamasında NAZA'yı açıkça örnek gösterdi.
The Guardian ise 14 Eylül'de yayımladığı açıklamada filmin üç yılı aşkın araştırmacı gazetecilik çalışmasına ve doğrulanmış gizli kaynak tanıklıklarına dayandığını belirtti. Gazete, yönetmenleri ve filmi sansür ile tehdit girişimlerine karşı savunacağını duyurdu.
Kaynak haberin ardından NAZA'nın uluslararası gösterim planı daha da genişledi. The Guardian, 24 Eylül'de filmin 28 Eylül'den itibaren 56 bölgede sinemalarda gösterime gireceğini ve sinema gösterimlerinin ardından kasım sonunda internet sitesinde ücretsiz erişime açılacağını duyurdu. Açıklanan dağıtım bölgeleri arasında Türkiye de yer aldı.
Kısıtlamalar tartışmanın parçası oldu
UltraSawt'ın analizinde üç vakanın birbirinden farklı olduğu özellikle vurgulandı. Macklemore vakasında baskı özel konser mekânları ve turne organizasyonu üzerinden gelişirken, medya kuruluşları doğrudan Beyaz Saray kararıyla karşı karşıya kaldı; NAZA vakasında ise İsrailli hükümet yetkililerinin vatandaşlık ve yasal düzenleme tehditleri öne çıktı.
Kaynak, ortak noktanın mesajların, haberlerin veya filmin ortadan kalkmaması olduğunu savundu. Macklemore yeni konserler duyururken, CNN, MS NOW ve Politico yasağı mahkemeye taşıdı ve geçici erişim kararı aldı; NAZA için de daha geniş uluslararası dağıtım planı açıklandı. Böylece kısıtlama girişimleri, ele alınan meselelerin kendisi kadar kamuoyundaki tartışmanın da bir parçası haline geldi.
Kaynak: UltraSawt