Macar Azınlık, Kiev ile Budapeşte Arasındaki Normalleşmenin Önündeki Engel
22.05.2026 - 10:10 | Son Güncellenme: 22.05.2026 - 11:15
Yeni Başbakan Peter Magyar’ın, selefi Viktor Orban’ın daha önce ortaya koyduğu 11 maddeye büyük ölçüde benzeyen şartları yeniden gündeme getirmesi dikkat çekiyor. Söz konusu şartlar, üyelerinin büyük kısmı “Zakarpattia” (Transkarpatya) bölgesinde yaşayan Macar azınlığa Kiev yönetiminin nasıl yaklaşacağıyla bağlantılı olarak, iki ülke ilişkilerinin tam normalleşmesini ve Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne katılım müzakerelerine yönelik itirazların kaldırılmasını içeriyor.
Olumlu işaretlerden biri olarak, Macaristan Dışişleri Bakanı Anita Orban’ın (eski Başbakan Viktor Orban ile akrabalığı bulunmuyor) ve Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha’nın önceki gün pazartesi yaptıkları açıklamada, Ukrayna’daki Macar kökenli azınlığın haklarına ilişkin üst düzey istişarelerin başlatılacağını duyurmaları öne çıktı.
Anita Orban, pazartesi akşamı X platformundan yaptığı paylaşımda, “Macar azınlığın haklarıyla ilgili meselenin çözümünü hedefleyen uzman düzeyindeki istişareler”in bu hafta içinde başlamasının beklendiğini belirtti ancak tarih vermedi.
Orban, söz konusu görüşmelerin “azınlık haklarıyla ilgili meselelerin hızlı ve güven verici şekilde çözüme kavuşması için önemli bir temel oluşturacağını” ifade etti. Diyaloğun yapıcı ve verimli geçeceğine inandığını belirten Orban, müzakerelerin kısa süre içinde Macar toplumu lehine somut ilerleme sağlayacağını kaydetti.
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha da pazartesi akşamı X platformundan yaptığı açıklamada, hükûmetinin ‘’iki tarafın da yararına olacak Ukrayna-Macaristan ilişkilerinde yeni bir sayfa açmaya hazır olduğunu” belirtti. Sybiha, bunun amacının “iki ülke arasında güvenin yeniden tesis edilmesi ve iyi komşuluk ilişkilerinin yeniden kurulması” olduğunu ifade etti.
Görüşmenin duyurulmasından önce de Kiev ile Budapeşte arasında yumuşama işaretleri görülmüştü. Geçen ay Ukrayna makamlarının Drujba petrol boru hattındaki hasarın giderildiğini açıklamasının ardından Rus petrolünün yeniden Macaristan ve Slovakya’ya sevk edilmeye başlanmasıyla birlikte, Macaristan Ukrayna’ya verilmesi planlanan 90 milyar avroluk (yaklaşık 106 milyar dolar) Avrupa kredisine yönelik itirazını geri çekti.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de 6 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, Macar güvenlik makamlarınca geçen mart ayında el konulan Ukrayna devlet bankası Oschad’a ait varlıkların geri alındığını duyurdu. Söz konusu adım, Orban hükûmetinin seçim kampanyası sırasında Ukrayna’ya yönelik bir provokasyonu olarak değerlendirilmişti.
Macar azınlığın hakları
Zelenskiy, yeni Macar makamlarının yaklaşık 35 milyon avro ve 9 kilogram altını serbest bırakma kararını, "hukuki belirsizliklerle gölgelenen bir gerilim dönemini sona erdiren adil bir karar’’ olarak nitelendirdi.
Macar hükûmetinin krize yaklaşımında ‘’yapıcı bir tutum ve medeni bir adım’’ attığını belirten Zelenskiy, bunun “iki komşu ülke arasındaki dalgalı ilişkileri iyileştirme isteğini yansıttığını” ifade etti.
Olumlu gelişmelere rağmen ABD merkezli Bloomberg ajansı, geçen ayın sonunda yayımladığı haberinde Peter Magyar’ın Ukrayna’nın Avrupa Birliği üyeliğine yönelik itirazların kaldırılması için selefi Viktor Orban’ın taleplerine benzer şartlar öne sürdüğünü aktardı. Haberde, bu şartların Ukrayna’daki Macar azınlığın haklarının korunmasına odaklandığı belirtildi.
Bloomberg’e göre Magyar, söz konusu şartları 29 Nisan’da Brüksel’de Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ile yaptığı görüşmede gündeme getirdi.
Ajansın kaynakları, Magyar’ın sert tutumunun, Orban’ın ayrılmasının Ukrayna’nın Avrupa Birliği üyelik sürecine ivme kazandıracağını umut eden Kiev ve Brüksel’deki yetkilileri hayal kırıklığına uğratabileceğini ifade etti. Özellikle Ukrayna’nın gerekli kriterleri karşıladığı siyasi başlıklarda resmî müzakerelerin başlatılması konusunda beklentilerin zayıflayabileceği değerlendiriliyor.
Bloomberg: Magyar’ın sert tutumu Kiev ve Brüksel’de hayal kırıklığı yaratabilir.
Magyar, 28 Nisan’da X platformundan yaptığı paylaşımda, "Ukrayna’nın on yılı aşkın süredir uyguladığı kısıtlamalara son verme zamanı geldi." ifadelerini kullandı.
Ukrayna’daki Macarların ‘’kültürel, dilsel, idari ve eğitim alanındaki tüm haklarını yeniden kazanması gerektiğini’’ belirten Magyar, bunun ancak bu şekilde onların Ukrayna’da eşit ve saygı gören vatandaşlar hâline gelebileceğini söyledi.
Magyar’ın açıklamaları, yeni hükûmetin Macar azınlık konusundaki yaklaşımının değişmediğine ve bu meselenin mevcut ilerlemeyi sekteye uğratabileceğine dair endişeleri artırdı.
Diplomatik teamüllerin dışına çıkan bir adım atan Magyar, Budapeşte’de Macar çoğunluğun yaşadığı Ukrayna’nın Berehove kentinin Belediye Başkanı Zoltan Babjak ile yaptığı görüşmenin ardından yayımladığı açıklamada, "Haziran ayı başında Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile sembolik olarak Macar çoğunluğa sahip Berehove kentinde bir araya gelmeyi öneriyorum." dedi.
Söz konusu çağrı, diplomatik teamüllerin dışına çıkıldığı ve Ukrayna’nın şehir üzerindeki egemenliğinin sorgulandığı gerekçesiyle tepki çekti. Normal şartlarda davetin, yanlış yorumların önüne geçmek amacıyla ev sahibi ülke tarafından yapılması gerekiyor.
Magyar ise "Transkarpatya’daki Macarların çıkarlarının, Ukrayna-Macaristan ilişkilerinde yeni temeller oluşturulmasını gerektirdiğini" savundu.
Berehove Belediye Başkanı ile yaptığı görüşmenin amacının "Transkarpatya’daki Macarların yaşam koşullarını iyileştirmek ve kendi topraklarında kalabilmelerini desteklemek" olduğunu belirten Magyar, “Ukrayna Macar toplumunun karşı karşıya olduğu sorunları çözebilirse, iki ülke ilişkilerinde kesinlikle yeni bir sayfa açabiliriz.” ifadelerini kullandı.
Magyar, başka bir paylaşımında ise Ukrayna makamlarının Transkarpatya bölgesinde çözmesini beklediği meselelerin listesini yayımladı.
Yeni taleplerin, eski Dışişleri Bakanı Peter Szijjarto’nun Ocak 2024’te Ukrayna’ya sunduğu 11 maddelik listeyle örtüştüğü belirtiliyor.
Ukrayna yönetimi bu taleplerin bir kısmını çözmeye çalışırken, bazı maddelerin ise Ukrayna’nın Avrupa Birliği ile üyelik müzakerelerini engellemek amacıyla hazırlandığını değerlendirdi.
Ukrainska Pravda gazetesinin 27 Haziran 2024 tarihli haberine göre, Szijjarto söz konusu “talep listesini” dönemin Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba ile Zelenskiy’nin eski Özel Kalem Müdürü Andrii Yermak’a iletti ve uygulanmasını istedi.
Haberde, bunun egemen devletlerle ilişkilerdeki diplomatik kurallarla bağdaşmadığı ifade edildi.
Orban hükûmeti, Ukrayna’dan 2014’teki Avrupa Meydanı Devrimi’nin ardından yürürlüğe giren etnik azınlıklara ilişkin yasal düzenlemelerin tamamen kaldırılmasını talep etti.
Budapeşte yönetimi, bu düzenlemelerin Ukrayna’daki azınlık haklarını kısıtladığını savunurken, bunların kaldırılmasının Macar azınlığın haklarının yeniden tesis edilmesi anlamına geleceğini öne sürdü.
Ukrayna ile Macaristan arasında, Avrupa Birliği temsilcilerinin de katılımıyla yürütülen müzakereler sırasında taleplerin aşamalı olarak değiştirildiği belirtiliyor.
Ukrayna’nın, Macar azınlığın haklarının mevcut yasa ve düzenlemelerle korunduğunu vurgulamasına rağmen Macaristan hükûmeti taleplerinde ısrar etti. Budapeşte yönetimi, azınlık hakları ve eğitim alanındaki tüm düzenlemelerin hükûmet kararları veya Eğitim Bakanlığı talimatları yerine doğrudan yasalarla güvence altına alınmasını istedi.
Macaristan’ın talepleri arasında Ukrayna mevzuatına “kültürel özerklik” kavramının dâhil edilmesi de yer aldı. Taleplerin en tartışmalı maddelerinden biri olarak görülen 11. başlıkta ise ulusal azınlıkların Ukrayna Parlamentosu’nda temsil edilmesinin güvence altına alınması istendi.
Orban hükûmetinin, parlamentoda bazı ulusal azınlıklara yasal temsil hakkı tanıyan mevcut Macar modelini Ukrayna’ya da uygulamaya çalıştığı belirtiliyor.
Macaristan ayrıca Ukrayna’dan, seçilmiş tüm yetkililerin Ukraynaca konuşmasını ve yerel meclis toplantılarında konuşmalarını bu dilde yapmasını zorunlu kılan yasal düzenlemenin kaldırılmasını talep etti.
Budapeşte yönetimi, nüfusun yüzde 15 veya daha fazlasını oluşturan toplulukların “geleneksel yerleşim bölgesi” sayılmasına ilişkin düzenlemelerin değiştirilmesini de istedi.
Ukrayna’nın bu oranı yüzde 10’a düşürmeyi kabul etmesine rağmen Macaristan’ın herhangi bir oran şartının tamamen kaldırılmasını talep ettiği belirtiliyor. Buna göre Budapeşte yönetimi, herhangi bir bölgede Macar nüfusun bulunmasının, o bölgenin kültürel açıdan “Macar toprağı” olarak değerlendirilmesi için yeterli olması gerektiğini savunuyor.
Bu yaklaşımın kabul edilmesi hâlinde Zakarpattia bölgesinin Macarlar için geleneksel yerleşim alanı sayılacağı, bunun da yerel sembollerden okullardaki eğitim diline kadar çeşitli düzenlemeleri beraberinde getireceği ifade ediliyor. Ayrıca yerel yönetimlerin yollarda ve resmî kurumlarda Ukraynaca ile birlikte Macarca tabelalar kullanabilmesinin de talepler arasında bulunduğu kaydediliyor.
2001 yılı verilerine göre Zakarpattia’daki Macar kökenli Ukraynalıların oranının yaklaşık yüzde 10 seviyesinde olduğu, ancak sonraki yıllarda bir kısmının Ukrayna’nın farklı bölgelerine veya Macaristan ile Avrupa Birliği ülkelerine göç etmesi nedeniyle bu oranın yarıya kadar düştüğü belirtiliyor.
Macaristan ayrıca “tarihî Macar yerleşim bölgesi” statüsünün yerel yönetimlerin kararına bırakılmamasını ve bu statünün otomatik olarak tanınmasını istedi. Daha önce bazı yerel meclislerin gerekli nüfus oranı sağlanmasına rağmen bu statüyü tanımayı reddettiği ifade edildi.
Macaristan, Ukrayna mevzuatına 'kültürel özerklik' kavramının eklenmesini istiyor.
Ukrayna’da Macar sembollerinin kullanımı
Macaristan, Zakarpattia’daki yerel yönetim kurumları ve belediyelerde Macar ulusal sembollerinin serbest şekilde kullanılmasını da talep etti.
Ukrayna ise Macar azınlığa ait sembollerin doğrudan Macar devletinin resmî sembolleriyle örtüştüğünü belirterek bu taleplere karşı çıkıyor.
Örneğin birçok yerel toplulukta, belediye meclisi oturumlarının açılış ve kapanışında Macar millî marşının okunmasını öngören uygulamaların bulunduğu belirtiliyor.
Magyar’ın görüşme çağrısına yanıt veren Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ise geçen ay sonunda yaptığı açıklamada, Peter Magyar ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini veya “başka bir formatta” bir araya gelebileceğini söyledi.
Zelenskiy ayrıca Macaristan ile ilişkilerde yaşanabilecek anlaşmazlıkların önemini azaltmaya çalışarak Ukrayna’nın bu sorunları çözmek için çalıştığını ifade etti.
Ukrayna’daki Macar azınlığa ilişkin tüm meselelerle ilgilendiklerini belirten Zelenskiy, “Onlar da diğer vatandaşlarımız gibi Ukrayna vatandaşıdır.” dedi.
Zakarpattia, Ukrayna’nın en batısında yer alıyor ve yaklaşık 12 bin 777 kilometrekarelik bir alanı kapsıyor. 2001 verilerine göre bölgede yaklaşık 1,2 milyon kişi yaşıyor ve nüfusun yaklaşık yüzde 10’unu Macar kökenliler oluşturuyor.
Bölgedeki Macar nüfusun büyük bölümünün Ukraynaca konuşabildiği, bunun yanında kendi dillerini ve geleneklerini korudukları belirtiliyor.
Macar azınlık ağırlıklı olarak Macaristan sınırına yakın Berehove ve Chop kentleriyle Ujhorod ve Mukachevo şehirlerinde yaşıyor. Bölgede, Kırım, Lugansk ve Donetsk’teki Rus azınlık örneğinde olduğu gibi ayrılıkçı taleplerin bulunmadığı ifade ediliyor.
Zakarpattia’nın Romanya, Macaristan, Slovakya ve Polonya ile sınırı bulunurken, Ukrayna’nın Lviv ve Ivano-Frankivsk bölgeleriyle komşu olduğu belirtiliyor.
Bölgenin Orta Çağ’dan itibaren Slavlar ve Macarlar arasında el değiştirdiği, Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun çökmesiyle Çekoslovakya’ya bağlandığı ifade ediliyor.
Macaristan’ın, İkinci Dünya Savaşı sırasında 1939-1945 yılları arasında kısa süreliğine Zakarpattia’yı işgal ettiği, savaş sonrasında ise Çekoslovakya’nın bölgeyi nüfus çoğunluğunu Ukraynalıların oluşturması nedeniyle Sovyetler Birliği’ne bıraktığı kaydediliyor.
Kaynak: Alaraby Al-Jadeed