Libya’da Dibeybe’ye Yönelik Tepkiler Artıyor: Ulusal Birlik Hükümeti Sona Mı Eriyor?

Araştırmacı Muhammed Ata, Libya'nın batısında milis lideri Kakli'nin öldürülmesi sonrası yaşanan çatışmaları, Dibeybe hükümetine yönelik protestoları ve Ulusal Birlik Hükümeti'nin meşruiyet krizini Fokus+ için inceledi.
Libya’da Dibeybe’ye Yönelik Tepkiler Artıyor Ulusal Birlik Hükümeti Sona Mı Eriyor

21.05.2025 - 16:25  |  Son Güncellenme:  21.05.2025 - 16:28

Libya’nın batısında yer alan ve ülkedeki çatışmanın merkezi olan Trablus’ta geçtiğimiz günlerde gerilim yeniden tırmandı. 

Başkanlık Konseyi İstikrar Destek Ajansı Başkanı Abdülgani Kakli’nin, Savunma Bakanlığı’na bağlı Trablus Askeri Bölgesi (TMZ) 444. Muharebe Tugayı karargahında öldürülmesi, başkentte sahada etkili olan güçler arasında çatışmanın patlak vermesine yol açtı. 

Libya’daki İstikrar Destek Ajansı (yarı resmi bir güvenlik kuruluşu), Ocak 2021’de Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başkanlık Konseyi’nin kararıyla, bir dizi silahlı oluşumu devlete bağlı kurumsal bir çerçeveye entegre etmek amacıyla kuruldu. 

Tutuklama ve baskınlar yapmak da dahil olmak üzere geniş güvenlik yetkileri verilen ajansın başına, Trablus’un en büyük mahallelerinden biri olan Ebu Salim’de güçlü bir milis lideri olan ve Ghaniwa olarak bilinen Kakli getirilmişti. 

Bu durum, ajansın devlete bağlı profesyonel bir kurumdan ziyade, sahadaki bağlılıkların bir uzantısı olarak algılanmasına neden oldu ve son olaylarda da bu durum teyit edildi. 

Ulusal Birlik Hükümeti Başkanı Abdülhamid Dibeybe’ye yakın bir isim olan Kakli’nin öldürülmesinin ardından olaylar rayından çıktı. 

Dibeybe, Kakli’nin öldürülmesi hakkında ilk yorum yapan siyasetçi oldu ve “Milisler ve yolsuzluktan arınmış bir Libya projesi devam ediyor” diyerek, Kakli’nin elindeki iktidar araçlarıyla açık bir mücadele yürüttüğünü belirtti.   

Televizyonda yer alan açıklamasında Dibeybe, “Bu milisler altı bankanın kontrolünü ele geçirdi, devlete ve bakanlara şantaj yaptı ve kendileriyle aynı fikirde olmayan herkesi hapse attı, işkence uyguladı ve idam etti” diye ekledi. 

Çok geç gelen bir adım 

Diğer yandan, Libya Devlet Yüksek Konseyi Üyesi Amina el-Mahjoub, “Kakli’nin öldürülmesi ve milislerinin bertaraf edilmesi doğru bir adım ve hükümeti bir araya getirip seçimleri güvenli koşullar altında yapabilmemiz için çok geç kalındı” dedi. 

Konuya ilişkin Fokus Plus’a özel açıklama yapan Mahjoub, “Milisler, kurumların bağlantı noktalarını kontrol ederek devlet içinde devlet haline geldi” ifadelerini kullandı. 

Bu güçlerin ortaya çıktığı koşullara işaret eden Mahjoub, Ulusal Kurtuluş Hükümeti döneminde Trablus’ta devam eden savaşın, hükümeti bu milislerle yasal yollardan mücadele etmeye zorladığını belirtti.  

Bu durumun artık sona ermesi gerektiğini dile getiren Mahjoub, açıklamasını şu ifadelerle sürdürdü: 

“Abdulgani Kakli, Savunma Bakanlığı’na ait bir karargahta Bakan Yardımcısı Abdusselam Zubi tarafından düzenlenen bir toplantıya davet edildi ve devlet kurumlarını kontrol etmeye devam etmek yerine hükümete devretmesi istendi. Bunu reddetmesinin ardından toplantı sırasında gerilim tırmandı ve olay ölümüyle sonuçlandı.” 

Dibeybe’ye karşı öfkeli gösteriler 

Ulusal Birlik Hükümeti Başkanı Abdülhamid Dibeybe, Kakli’nin ölümüyle sonuçlanan çatışmanın ardından tepkilerle karşılaştı. 

Protestocular günlerdir Trablus’u etkisi altına alan kaosun bir sonucu olarak, Dibeybe’nin düşmesi için sloganlar attı. 

Dibeybe ise medya aracılığıyla protestoculara, “kaosa ve silahlı grupların egemenliğine geri dönülmesini önlemek için devletin çabalarını destekleme” çağrısında bulundu. 

Öte yandan, Dibeybe’nin politikalarına katılmayan Libya Devlet Yüksek Konseyi eski başkanı Halid El Mişri, hükümeti yönetecek yeni bir isim seçmek için ülkenin doğusundaki parlamento ile istişarelerin sürdüğünü açıkladı. 

Libyalı siyasi araştırmacı İdris İhmid ise, Dibeybe hükümetinin meşruiyetinin olmadığını ve ülkenin batısında güvenliği sağlayamadığı için halk tarafından kabul görmediğini öne sürdü. 

Fokus Plus’a konuşan İhmid, “Dibeybe 2011’den bu yana Libya’nın batısında konuşlanmış olan silahlı milisleri birleştirmeyi başaramadı. Bu siyasi koşullar altında seçimleri nasıl yapabiliriz?” diye sordu. 

Dibeybe’nin ekonomik olarak da başarısız olduğunu iddia eden İhmid, “Silahlı milislerin ortadan kaldırılması çağrısında bulunurken, gündemini uygulamak için diğer silahlı milisleri kullanıyor” dedi. 

Halife Hafter liderliğindeki düzenli ordunun ise, Libya’nın doğusunda güvenliği tesis edebildiğini ve ikili iktidarı önleyebildiğini dile getirdi. 

Belirsiz bir gelecek 

İhmid, “Peki Dibeybe yarın düşerse, Libya halkına yeni bir meşru otoriteye yol açacak seçimlerin yapılacağını kim garanti edecek?” sorusuna net bir cevap veremedi. Ancak yine de Dibeybe’nin gitmesinin gerekli olduğunun altını çizdi. 

Sonuç olarak, Dibeybe hükümeti bölünmeler ve çok zor meydan okumalarla karşı karşıya kaldı. Sadece Libya’nın doğusu ve batısındaki çifte otorite durumuyla değil, aynı zamanda kendi nüfuz alanındaki (batıda) bazı siyasi oluşumlar ve silahlı grupların muhalefetiyle de karşılaştı. 

Diğer yandan, Libya parlamentosunun gözetiminde, Dibeybe’nin yerini alma ve yeni bir meşruiyet dayatma girişimleri devam ediyor.  

Dibeybe ise bunun gerçekleşmesini engellemek için mücadele ederek, meşruiyetin düzgün bir şekilde devredilmesi için seçimler yapılmadan iktidarı bırakmayacağını birçok kez ifade etti. 

Muammer Kaddafi rejiminin 2011 yılında yıkılmasından bu yana Libya çatışmalar ve bölünmelerle boğuşuyor. 

Ülke, BM tarafından tanınan, Trablus’ta (batı) Abdülhamid Dibeybe başkanlığındaki ve Hafter’in desteğine sahip, Bingazi’deki (doğudaki) Usame Hammad liderliğindeki iki rakip hükümet tarafından yönetiliyor. 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fokus+'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.