Kahire ve Mogadişu Arasındaki Sessiz Krizin Nedeni Nedir?

Mısır ve Somali ilişkilerine aşina kaynaklar, iki ülke arasında Ağustos 2024’te imzalanan “askeri işbirliği protokolünün” uygulanmasının durması nedeniyle Kahire ve Mogadişu arasında sessiz bir krizin su yüzüne çıkmaya başladığını bildirdi. 
Kahire ve Mogadişu Arasındaki Sessiz Krizin Nedeni Nedir? 

29.04.2025 - 17:16  |  Son Güncellenme:  02.09.2025 - 12:31

Söz konusu kaynaklar, bu krizin Somali liderliğinin eylemlerinde “dramatik bir değişim” yaşandığı bir dönemde ortaya çıktığına dikkat çekerek, bu değişimin, Kahire ile varılan stratejik mutabakatlara rağmen, Somali’nin Etiyopya ile yakınlaşmasında açıkça görüldüğünü ekledi.  

Kaynakların bildirdiğine göre Mısır, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud’un yaklaşımında yaşanan “ani 180 derecelik değişimden” giderek daha fazla rahatsız oluyor.  

Çünkü Mahmud birkaç ay önce, Mısır’ın bölgesel tehditler olarak gördüğü, özellikle Etiyopya’nın Afrika Boynuzu’na nüfuz etmesi ve çetrefilli Nahda Barajı (Rönesans Barajı) meselesi karşısında kendisini Kahire’ye yakın bir ortak olarak sunuyordu.  

Kahire’de siyasi şok  

İki ülke arasındaki ilişkiler hakkında bilgi sahibi kaynaklar, Somali’nin tutumundaki bu değişimin, özellikle Mogadişu ve Addis Ababa arasında artan koordinasyon işaretleriyle aynı zamana denk gelmesi nedeniyle, Mısır’daki karar alıcılar için “siyasi bir şok” anlamına geldiğini vurguladı.  

Bu durumun Kahire’yi, Eş-Şebab’la mücadeleye yardımcı olmak üzere Orta Şabel bölgesindeki Aden Yabal ve Ada’il gibi bölgelere binden fazla Mısır özel kuvvetinin konuşlandırılmasını içeren askeri protokol fizibilitesini yeniden değerlendirmeye sevk ettiğini de ifade ettiler.  

Kaynaklar, Kahire’nin, güvenlik ortaklığına ciddi bir bağlılık göstermediğine ve anlaşmanın uygulanması için elverişli bir ortam sağlamak üzere pratik adımlar atmadığına inandığı Somali cumhurbaşkanının eylemleri nedeniyle “son derece hayal kırıklığına uğramış durumda” olduğunu söyleyerek, ayrıca şunları ekledi:  

“Mısır karar alma çevrelerinde, Devlet Başkanı Mahmud’un artık güvenilir bir ortak olarak görülmediğine dair artan bir inanç var ve bu nedenle Mısır güçlerini konuşlandırma planı fiilen dondurulmuş durumda.”  

Aynı bağlamda kaynaklar, bu dondurma kararının henüz resmen duyurulmadığını, ancak bu kararın Kahire’nin Somali siyasetindeki dalgalanmalarla başa çıkma konusundaki ihtiyatlı yaklaşımının bir parçası olduğunun altını çizdi.  

Kaynaklar bu dalgalanmaların, Mısır’ın son yıllarda askeri destek veya Somali kadrolarının diplomatik ve güvenlik eğitimi açısından büyük yatırımlar yaptığı stratejik sermayenin israf edilmesi tehlikesini taşıdığını da belirtti.  

Öte yandan, Mısır Başbakanı Mustafa Madbuli, Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi adına, geçtiğimiz cuma günü Uganda’nın Entebbe kentinde düzenlenen Afrika Birliği Somali Misyonu’na (AMISOM) Asker Gönderen Ülkeler Olağanüstü Zirvesi’nin açılış oturumuna katıldı.  

Somali meselesinin Kahire için taşıdığı öneme rağmen Sisi’nin zirveye katılmaması, Mısır’ın Somali’deki mevcut duruma yönelik azalan ilgisinin bir göstergesi olarak görüldü.  

Madbuli zirvede yaptığı konuşmada, Mısır’ın Somali’nin ulusal birliğine olan sarsılmaz desteğini yineledi. Ancak Mısır’ın 2024’te “önceliklendirmede netlik eksikliği” olarak tanımladığı, Somali ordusunun terörle mücadelede elde ettiği kazanımları baltalayan durumdan duyduğu hayal kırıklığını da gizlemedi.  

Mısır Başbakanı aynı zamanda, Somali’de istikrarın desteklenmesi için uluslararası toplumun yeni bir kararlılıkla hareket etmesi gerektiğini belirterek, Somali Ulusal Ordusu’nun kazanımlarını koruyabilmesi için güçlendirilmesi gerektiğini de vurguladı.  

Söz konusu zirvede katılımcılar, Somali hükümetine güvenlik ve ekonomik zorluklarla mücadelede destek çağrısında bulunurken, kaynaklara göre Kahire, Mogadişu’dan ikili anlaşmalara saygı konusunda ciddi garantiler gelmemesi nedeniyle doğrudan askeri destek sağlama konusunda isteksiz hale geldi.  

Öte yandan, Mısır’daki Nasır Yüksek Askeri Akademisi’nde danışman olarak görev yapan Tümgeneral Muhammed el-Hamşari konuya ilişkin açıklamasında, “Uganda zirvesindeki uluslararası temsil, Sisi’nin şahsen katılımını gerektirecek düzeyde değildi” dedi.  

Hamşari basına yaptığı açıklamada, “Katılım neredeyse Uganda başkanı, Afrika Birliği Komisyon başkanı ve IGAD başkanı ile sınırlı kalırken, diğer ülkeler sadece başkan yardımcıları veya savunma bakanları gibi temsilciler gönderdi” diye konuştu.  

En üst düzeyde katılımın önemini azaltan bir diğer faktörün de, Uganda’nın bölgedeki bazı ülkelerle birlikte Nil Havzası İşbirliği Çerçeve Anlaşması’na karşı olumsuz bir tutum takınmaya devam etmesi olduğunu söyleyen Hamşari şunları ekled:  

“Bu konu Mısır'ın bu tür etkinliklere katılımın fizibilitesini değerlendirirken dolaylı koşulları arasında yer alıyor.”  

Somali’de durum karmaşık  

Hamşari, Somali’deki durumun şu anda çok karmaşık olduğunu ve Somali sahasını etkileyen gerçek uluslararası aktörlerin Uganda zirvesinde güçlü bir şekilde yer almadığını da söyledi.  

Şu anda Somali konusundaki etkili aktörlerin, Türkiye, ABD ve İsrail adına hareket eden Etiyopya ve bazı Arap ülkeleri olduğunu da sözlerine ekledi.  

Diğer taraftan, Somalili yazar Ahmed Qaiswood ise, Somali hükümeti ile Etiyopya arasındaki son yakınlaşmanın, Mısır hükümetinde şüphe uyandırdığını söyledi.  

Qaiswood, birkaç gün önce yaklaşık 300 Türk askerinin güvenliğin sağlanmasına yardımcı olmak üzere Mogadişu’ya gelmesinin, sahayı daha da karmaşık hale getiren başka bir boyut eklediğini söyleyerek, “Bu gelişmeler Mısır’ı, Somali konusundaki yaklaşımını yeniden gözden geçirmeye sevk etmiş olabilir” dedi.  

Mısır’ın bu yılın başında Somali hükümetini desteklemek için ekipman ve silah sağladığını hatırlatan Qaiswood, “Bu da işbirliğinin varlığını yansıtıyor” dedi.  

Öte yandan bu durumun, Mısır’ın Somali siyasetindeki son değişimler ve Cumhurbaşkanı Mahmud ile olan ortaklığın güvenilirliği konusundaki endişelerinin boyutunu da ortaya koyduğunun altını çizdi.  

Mısır, Somali ve Eritre arasında ortaya çıkan üçlü yakınlaşmanın bile, Eritre’nin Somali’nin Etiyopya’ya yönelik adımlarına ilişkin çekincelerini dile getirmesi ve bunları aceleci ve zamansız davranışlar olarak değerlendirmesiyle etkilenmeye başladığını da sözlerine ekledi.

Kaynak: El-Arabi El-Cedid