İran’ın Sünni Bölgesinde Faili Meçhul Saldırılar ve Artan Gerilim

İran’ın Sistan ve Belucistan bölgesinde Sünni din adamlarına yönelik saldırılar yeniden gündemde. Gazeteci Ramazan Bursa’ya göre hem İran yönetimine yakın hem de yönetime mesafeli isimlerin hedef alınması, saldırıların tek bir aktör üzerinden açıklanmasını zorlaştırıyor.
iran-in-sunni-bolgesinde-faili-mechul-saldirilar-ve-artan-gerilim.png

16.09.2026 - 17:48  |  Son Güncellenme:  16.09.2026 - 17:54

İran’ın Sistan ve Belucistan bölgesinde Sünni din adamlarına yönelik saldırılar uzun süredir devam ediyor. Son olarak Muhammed Resulullah Camisi İmamı Mevlevi Yusuf saldırıya uğradı. Olayın faili henüz belirlenemezken, Yusuf’un İran yönetimine açık biçimde mesafeli bir isim olmaması dikkat çekti.

Gazeteci Ramazan Bursa, “Hem İran devletiyle iyi ilişkilere sahip Sünni imamlar ve alimler hedef alınıyor hem de İran devletine mesafeli olan Sünni alimler hedef alınıyor” dedi.

Sünni din adamlarına yönelik saldırılar yeni değil

Temmuz 2026’da Mircave’de görev yapan Sünni Cuma İmamı Mevlevi Muhammed Enver Rigi saldırı sonucu hayatını kaybetmişti. Rigi, 2024’te düzenlenen başka bir saldırıdan sağ kurtulmuştu.

Abdülvahit Rigi

Aralık 2022’de ise Sistan ve Belucistan’ın Haş bölgesinde Sünni alim Mevlevi Abdülvahit Rigi, cuma namazının ardından kaybolmuş, birkaç gün sonra cesedi yol kenarında bulunmuştu.

Bursa, bölgede saldırıların arkasındaki aktörlere ilişkin farklı iddialar bulunduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“İran devletine mesafeli olan Sünni alimler hedef alındığı zaman bunu Devrim Muhafızları’nın yaptığına dair iddialar ortaya atılıyor. İran’a yakın Sünni alimler suikasta uğradığı zaman ise bunu Cundullah, Ceyşüladl gibi örgütlerin yaptığı iddia ediliyor.”

Cami atamaları da tartışma konusu

Bölgedeki gerilim yalnızca saldırılarla sınırlı değil. İran devletinin Sünni camilerindeki imam atamalarına müdahale ettiği yönündeki suçlamalar da tartışılıyor.

Mevlevi Muhammed Enver Rigi, Mircave’deki Ali bin Ebi Talib Camisi’ne Hafız Abdülkahar Mirbeluçzehi’nin görevden alınmasının ardından atanmıştı. Mirbeluçzehi daha sonra tutuklandı.

İran'ın eski lideri Ali Hamaney

Bu süreçte bazı çevreler, Ayetullah Ali Hamaney’in Sistan ve Belucistan temsilcisi Hüccetülislam Mustafa Mahami’yi bölgedeki Sünniler arasındaki ihtilafları derinleştirmekle suçladı.

Bursa, “Bazı Sünni alimler devlete yakın olduğu için örgütlerin hedefi oluyor. Bazıları da devlete mesafeli oldukları için Devrim Muhafızları İstihbaratı tarafından hedef alındıkları iddiasıyla gündeme geliyor” değerlendirmesinde bulundu.

Ayaklanma senaryosu neden gerçekleşmedi?

İran ile ABD ve İsrail arasındaki gerilimin yükseldiği dönemde Sistan ve Belucistan’da geniş çaplı bir ayaklanma yaşanabileceği yönündeki beklentiler de gündeme geldi.

Ancak bu senaryo gerçekleşmedi. Bursa’ya göre İsmailzehi’nin ABD ve İsrail karşıtı tutumu, bölgede daha geniş çaplı bir ayaklanmanın önüne geçen önemli etkenlerden biri oldu.

Haziran ayında yaşanan 12 günlük savaş sırasında bazı Beluç aşiretleri de İsrail’e karşı tavır alarak isyan çağrılarına karşı çıktı. Savaşın ardından ise ayaklanmaya karşı çıkan bazı aşiret liderlerinin faili meçhul saldırılarda hayatını kaybetmesi bölgedeki belirsizliği daha da artırdı.

Bursa, İran’daki Beluç, Türkmen ve Kürt Sünnilerin yönetimin politikalarına yönelik itirazları ile ülkenin toprak bütünlüğünü savunmayı birbirinden ayırabildiğini belirterek, bunun Sünni alimlerin yönlendirmeleriyle mümkün olduğunu söyledi.