İran Para Birimi Çöktü: Krizin Arkasındaki 7 Neden 

İran riyali dolar karşısında tarihinin en düşük seviyesine gerilerken Tahran ekonomisi yeni bir baskı dalgasıyla karşı karşıya kaldı. Yaptırımlar, savaşın maliyeti ve ticari kısıtlamalar değer kaybını hızlandıran başlıca nedenler arasında gösteriliyor. ABD’nin yeni yaptırım hazırlığı ise ekonomik baskının daha da artabileceği yorumlarına yol açıyor. 
iran-para-birimi-coktu-krizin-arkasindaki-7-neden.jpg

25.08.2026 - 17:41  |  Son Güncellenme:  25.08.2026 - 17:50

İran para birimi, ABD’nin yeni yaptırım paketini açıklamaya hazırlandığı sırada pazartesi günü tarihinin en düşük seviyesine geriledi. Washington yönetimi, açıklanacak yaptırımların ekonomik çıkarma günü niteliğinde olacağını belirterek, daha önceki yaptırımlar ve ABD deniz ablukası nedeniyle zaten zor durumda olan İran ekonomisine yönelik baskıyı artırmayı hedefliyor.

İran riyali, gayriresmî döviz piyasalarının açılmasıyla birlikte dolar karşısında 2,02 milyon seviyesine kadar düştü. İran Merkez Bankası’nın açıkladığı resmî kur ise dolar başına yaklaşık 1,5 milyon riyal seviyesinde kaldı. Ancak İranlıların büyük bölümü günlük işlemlerinde gayriresmî piyasadaki kuru esas alıyor.

Para birimi neden değer kaybediyor?

İran para birimi, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılarından önce de baskı altındaydı. Çift haneli enflasyon, negatif ekonomik büyüme ve uzun süredir devam eden ekonomik sorunlar nedeniyle değer kaybeden riyal, yaklaşık altı ay süren savaşın ekonomiye verdiği zararlarla birlikte yeni rekor düşük seviyeleri gördü.

Mevcut savaşın yanı sıra İran para birimindeki düşüşte etkili olan başlıca faktörler şöyle sıralanıyor:

1- İran İslam Devrimi’nin gerçekleştiği 1979 yılından bu yana uygulanan ABD yaptırımları.

2- Fransa, İngiltere ve Almanya tarafından 27 Eylül 2025’te yeniden devreye alınan “Snapback” yaptırımları. Bu mekanizma, 2015 nükleer anlaşması ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2231 sayılı kararı kapsamında İran’a yönelik önceki BM yaptırımlarının otomatik olarak yeniden uygulanmasını öngörüyor.

3- İran limanlarına yönelik ABD deniz ablukası. Bu durum, ülkenin en önemli gelir kaynaklarından biri olan petrol ihracatını olumsuz etkiliyor.

4- İran’ın bölgedeki müttefiklerine yönelik askeri harcamaları. Bu kapsamda Husiler, Hizbullah ve Irak’taki silahlı gruplara sağlanan destekler öne çıkıyor.

5- Birleşik Arap Emirlikleri’nin geçen hafta İran’la tüm ticari faaliyetlerini askıya alması. Dubai, İran ekonomisi için önemli bir gelir kaynağı konumundaydı ve bu ticaretin İran ekonomisine katkısının yaklaşık yüzde 30 olduğu belirtiliyor.

6- ABD’nin pazartesi günü İran, İran’ın ticari ortakları ve Tahran’la iş yapan ülkelere yönelik şimdiye kadarki en geniş yaptırım paketlerinden birini açıklama tehdidi.

7- İran’ın başta balistik füzeler ve insansız hava araçları olmak üzere askeri kapasitesine yaptığı yüksek harcamalar ile nükleer programına ayırdığı kaynaklar. ABD Hazine Bakanlığı’nın 2015 yılı tahminlerine göre İran, yalnızca 2012’den itibaren nükleer programı nedeniyle petrol gelirlerinden 160 milyar dolardan fazla kaybetti. Bunun yanı sıra Tahran, nükleer programa doğrudan milyarlarca dolar harcadı.

İran’ın tutumu ne?

ABD Başkanı Donald Trump, şu ana kadar İran’dan herhangi bir taviz almayı başaramadı. Tahran yönetimi, savaş öncesinde küresel petrol ticaretinin beşte birinin geçtiği kritik su yolu Hürmüz Boğazı üzerindeki deniz trafiğini kontrol etmeyi sürdürüyor.

İran’ın saldırıları ve tehditleri, savaş boyunca Hürmüz Boğazı’ndaki deniz ulaşımını ciddi şekilde aksattı.

ABD’nin yaptırım tehdidi

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, pazartesi günü mevcut yaptırımlardan daha ağır yeni yaptırımlar açıklanacağını duyurdu. Yeni paket kapsamında İran’la ticari ilişkilerini sürdüren ülkelere yönelik ikincil yaptırımların da yer alması bekleniyor.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent

Bessent, pazar günü Financial Times gazetesinde yayımlanan makalesinde, “Başkan Trump İran ekonomisini, riyalin daha önce hiç olmadığı kadar zayıfladığı ve enflasyonun nadiren bugünkü seviyelere ulaştığı bir noktaya kadar zayıflattı” ifadelerini kullandı.

Bessent ayrıca, “Rejimin son sığınağı, saldırganlığı yatıştırmanın kalıcı bir barış sağlayabileceğine hala inanan korkmuş ülkelerin kendini kandırmasıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Son saatlerde diplomasi trafiği

İran üzerindeki ekonomik baskının arttığı ve Washington’un yeni yaptırım paketini açıklamaya hazırlandığı süreçte, gerilimi kontrol altına almak amacıyla diplomatik temaslar da sürüyor.

Pakistan Genelkurmay Başkanı Asim Münir, pazartesi günü Tahran’a gitmeden önce ABD Başkanı Donald Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi’nin ise salı günü İran’a ulaşması bekleniyor.

Görüşmelerde, Umman ve İran’ın kıyısında bulunan Hürmüz Boğazı’nın durumunun ele alınması bekleniyor.

Kaynakça : Ultrasawt