Irak’ta ABD Gölgesinde Üst Düzey İsimlere Yolsuzluk Operasyonu 

Irak’ta üst düzey isimleri hedef alan yolsuzluk operasyonu genişliyor. Soruşturma, milyarlarca dolarlık dosyaların yanı sıra Washington’un Bağdat üzerindeki baskısını da gündeme taşıyor. 
Irak’ta ABD Gölgesinde Üst Düzey İsimlere Yolsuzluk Operasyonu 

29.06.2026 - 16:30  |  Son Güncellenme:  16.07.2026 - 15:01

Irak’ta uzun yıllardır yolsuzlukla mücadele kapsamında yürütülen en büyük ve en cesur operasyonlardan biri düzenlendi. Irak özel kuvvetleri, başkent Bağdat ile farklı vilayetlerde geniş çaplı gözaltı operasyonları gerçekleştirdi. Operasyonlarda siyasetçiler, üst düzey yetkililer ve milletvekilleri hedef alındı. Gözaltıların, Başbakan Ali Zeydi hükümeti tarafından başlatılan soruşturmalar kapsamında yapıldığı belirtildi.

Irak hükümetinden özel kaynakların Al-Araby Al-Jadeed’e verdiği bilgilere göre operasyonların devam etmesi bekleniyor. Bazı üst düzey yetkililerin isimleri de yurt dışına çıkış yasağı listesine alındı. Soruşturmaların, Petrol ve Elektrik bakanlıklarında 3 milyar doları aşan yolsuzluk dosyalarıyla bağlantılı olduğu ifade edildi. Öte yandan Savunma ve Göç bakanlıklarında da Muhammed Şiya es-Sudani hükümeti dönemine uzanan çok sayıda yolsuzluk dosyasının açılabileceği belirtiliyor.

Gözaltı operasyonlarında 30’dan fazla isim hedef alındı. Bunlar arasında mevcut ve eski milletvekilleri, eski bakanlar, halen yürütme görevlerinde bulunan hükümet yetkilileri ve Irak siyaset sahnesinde etkili isimler yer aldı. Ayrıca ilk baskınlar sırasında evlerinde bulunmadıkları için yakalanamayan başka isimlerin de olduğu, güvenlik güçlerinin haklarında yakalama kararı çıkarılan bu kişileri arama ve takip çalışmalarını sürdürdüğü aktarıldı.

Azim İttifakı’nın lideri Müsenna es-Samerrai

Gözaltına alınanlar arasında en dikkat çeken isimlerden biri, Sünni Arap siyasetindeki en büyük ikinci ittifak olan Azim İttifakı’nın lideri Müsenna es-Samerrai oldu. Samerrai’nin özel kalem müdürü de gözaltına alındı. 

Listede ayrıca milletvekilleri Aliye Nasif, Ziyad el-Cenabi, Muhammed el-Miyahi, Hind el-Abbasi, Beha en-Nuri, Hasan el-Hafaci, Muhammed el-Kerbuli, Muhammed es-Seyhud ve Mudar el-Karavi de yer aldı. 

Petrol Bakan Yardımcısı Ali el-Bahadli, siyasetçi İbrahim es-Sumeydei ve eski Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani’nin kardeşi Abbas es-Sudani de operasyon kapsamında adı geçen isimler arasında bulunuyor. Şu ana kadar siyaset, hükümet ve parlamento çevrelerinden toplam 37 kişinin bu dosyada yer aldığı ifade edilirken, isimlere ilişkin resmi açıklamanın beklendiği bildirildi.

Operasyonlar, Terörle Mücadele Servisi ve özel harekat güçleri tarafından Bağdat’taki Yeşil Bölge’nin yanı sıra Enbar, Ninova, Babil, Salahaddin, Basra, Vasit ve Erbil’de gerçekleştirildi. Gözaltıların yargı kararları doğrultusunda yapıldığı, gözaltına alınan bazı milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasının ardından operasyonların başlatıldığı belirtildi. Sürecin Yüksek Yargı Konseyi, hükümet ve Meclis Başkanlığı arasında önceden sağlanan koordinasyonla yürütüldüğü aktarıldı.

Operasyonların temelinde, bu ayın başından bu yana gözaltında bulunan Petrol Bakan Yardımcısı Adnan el-Cemili’nin verdiği ifadelerin bulunduğu belirtildi. Güvenlik güçleri, el-Cemili’ye ait evin fayanslarının altında, terk edilmiş bir depoda ve kendisine ait bir çiftlikte farklı noktalara saklanmış 100 milyar Irak dinarından fazla para ele geçirdi. Bu miktarın yaklaşık 70 milyon dolara denk geldiği ifade edildi. Ayrıca Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu tarafından şu ana kadar onlarca gayrimenkule el konuldu. Bunun yanında Orta Irak Elektrik Müdürü Alaa Semir de gözaltına alındı. Semir’e ait Felluce’nin doğusundaki özel bir çiftlikte 76 milyar dinar bulunduğu belirtildi.

El-Cemili’nin ifadelerinde, seçim kampanyalarını finanse ettiği ve büyük miktarlarda para verdiği bazı yetkililer ve siyasetçilerle ilişkilerini anlattığı aktarıldı. Soruşturmanın derinleşmesiyle birlikte başka yolsuzluk anlaşmalarının da ortaya çıktığı belirtildi. Irak Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu’ndan bir yetkili, Al-Araby Al-Jadeed’e yaptığı açıklamada, bazı şüphelilerin kara para aklama, İran’a yakın silahlı grupları ve milis yapıları finanse etme suçlarıyla bağlantılı olduğunu söyledi.

Kaynaklara göre tüm gözaltı işlemleri, Irak yargısı tarafından çıkarılan yakalama kararlarına dayanarak gerçekleştirildi. Haklarında yargı kararı bulunan milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ilişkin yasal sürecin tamamlanması için Meclis Başkanlığı ile önceden koordinasyon sağlandı. Ancak bu işlemler, bilgi sızmasını ya da aranan kişilerin ülkeden kaçmasını önlemek amacıyla tamamen gizli yürütüldü.

Aynı kaynaklar, yargı makamlarının ilk soruşturmalarda adı geçen bazı siyasi ve hükümet yetkilileri hakkında yurt dışına çıkış yasağı kararı verdiğini açıkladı. Bu kişilerle ilgili delillerin değerlendirilmesi ve soruşturmanın tamamlanması bekleniyor. Öte yandan gözaltına alınan isimlerle yapılan sorguların, önümüzdeki günlerde daha nüfuzlu kişilerin ortaya çıkmasına yol açabileceği belirtiliyor. Yetkililer, para trafiği, sözleşmeler ve yolsuzluk dosyalarıyla bağlantılı belgelerin izini sürmeye devam ediyor.

ABD’li ekip soruşturmaya katıldı

Al-Araby Al-Jadeed’in özel kaynaklardan edindiği bilgilere göre, ABD’li bir soruşturma ekibi son günlerde Bağdat’ta bulundu. Ekibin, Irak’taki petrol sözleşmeleri ve anlaşmaları üzerinden İran’a yakın silahlı grupların ve milis yapıların finanse edilmesine ilişkin dosyaları incelediği belirtildi. Bu dosyaların başında Salahaddin ve Ninova’daki Beyci Rafinerisi ile Hammam el-Alil dosyaları geliyor.

Aynı kaynaklar, soruşturmaların Sünni ve Kürt siyasetçileri de içine alan bir finansman ağına ulaştığını belirtti. Bu ağın geniş çaplı yolsuzluk faaliyetleri üzerinden silahlı gruplara ve İran’a büyük bir finansman kaynağı sağladığı ifade edildi. 

 eski Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani

Bağdat’ta ise şu anda operasyonların genişlemesini engellemeye yönelik yoğun bir siyasi hareketlilik yaşandığı, özellikle eski Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani gibi önceki dönemlerin siyasi ve hükümet liderlerinin sürece dahil edilmesinin önüne geçilmeye çalışıldığı aktarıldı.

Kaynaklar, güvenlik operasyonlarının yalnızca Bağdat ile sınırlı kalmayacağını vurguladı. Yetkili birimlerin, önümüzdeki saatler ve günlerde bazı Irak vilayetlerinde operasyonları genişletmeye hazırlandığı belirtildi. Bu adımın, haklarında yakalama kararı çıkarılan tüm kişilerin yakalanmasını amaçlayan güvenlik ve yargı planının parçası olduğu ifade edildi. Operasyonların, başka siyasi ve idari isimleri de kapsayabileceği değerlendiriliyor.

Bağdat’ta operasyonlarla birlikte güvenlik önlemleri artırıldı. Başkentin merkezindeki bazı bölgelerde tanklar ve zırhlı araçlar konuşlandırıldı. Ayrıca helikopterlerin alçak irtifada uçuş yaptığı görüldü.

Bağımsız Iraklı siyasetçi Talal el-Cuburi, Al-Araby Al-Jadeed’e yaptığı açıklamada, Irak halkının yolsuzlukla suçlanan isimlere karşı başlatılan hükümet operasyonuna hızlı şekilde destek verdiğini söyledi. El-Cuburi, bu operasyonun devletin yolsuzlukla mücadeledeki ciddiyetini ve vatandaşların kurumlara olan güvenini yeniden kazanma iradesini gösteren gerçek bir sınav olduğunu belirtti.

El-Cuburi’ye göre bu büyüklükteki dosyaların açılması, içeride ve dışarıda artan baskılar olmadan mümkün değildi. Bu baskıların başında ise ABD’nin Irak hükümetine büyük yolsuzluk dosyalarında ilerleme ve sorumluları hesap vermeye zorlama yönündeki açık baskısı geliyor. El-Cuburi, ABD yönetiminin yolsuzlukla mücadeleyi ve şeffaflığı Bağdat ile iş birliğinin öncelikleri arasına koyduğunu, önümüzdeki dönemde Irak’a verilecek Amerikan desteğinin büyük ölçüde bu konuda atılacak somut ve ciddi adımlara bağlı olduğunu söyledi.

El-Cuburi, Başbakan Ali Zeydi’nin sürecin hassasiyetinin farkında olduğunu belirterek, bu nedenle kampanyayı gelecek ayın ortasında Washington’a yapması beklenen ziyaretten önce başlattığını ifade etti. Ona göre Zeydi, kapalı dosyaları açma ve siyasi baskılar karşısında geri adım atmama konusunda hükümetin kararlı olduğu mesajını vermek istiyor.

El-Cuburi, operasyonun başarısının yalnızca gözaltına alınan kişi sayısıyla ölçülmeyeceğini vurguladı. Ona göre asıl ölçüt, yargının büyük isimlere ulaşma, çalınan paraları geri alma ve delillere dayalı adil kararlar verme kapasitesi olacak. Ayrıca soruşturmaların siyasi müdahalelerden ya da içini boşaltabilecek anlaşmalardan korunması gerektiğini belirtti.

Irak resmi haber ajansı da pazar sabahı düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan öne çıkan siyasi ve hükümet figürlerinin isimlerini yayımladı. Listede Azim İttifakı Başkanı ve milletvekili Müsenna es-Samerrai’nin yanı sıra milletvekilleri Aliye Nasif, Muhammed Cemil el-Miyahi, Hasan el-Hafaci, Ziyad el-Cenabi, Beha en-Nuri, Abdurrahman el-Luveizi, Mudar el-Karavi, Hind el-Abbasi, Muhammed Ferman el-Cuburi, Bushra el-Kaysi ve Muhammed es-Seyhud yer aldı. Ayrıca Petrol Bakanlığı Dağıtım İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Ali Maaric ve siyasetçi İbrahim es-Sumeydei de gözaltına alınan isimler arasında gösterildi.

Operasyonlar, eski Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani’nin ofisinde görev yapmış bazı önde gelen siyasetçiler, yetkililer ve çalışanları da kapsadı. Irak haber ajansı, Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu’nun açıklamasına da yer verdi. Komisyon, operasyonların haklarında yakalama kararı bulunan yolsuzluk şüphelilerini hedef aldığını belirtti ve kamuoyunu çalışmaları ile adımlarına ilişkin doğru ve şeffaf şekilde bilgilendirme sözü verdi.

Gözlemcilere göre bu operasyonun başarısı, yargının bağımsızlığına ve yasal sürecin siyasi baskılardan uzak şekilde devam etmesine bağlı olacak. Sürecin, delillere ve hukuki dayanaklara yaslanan adil yargılamalara ulaşması halinde Iraklıların devlet kurumlarına ve hukukun üstünlüğüne duyduğu güvenin güçlenebileceği belirtiliyor.

Bazı uzmanlar ise yaşananları, Irak modern tarihinde üst düzey siyasi isimleri hedef alan en büyük gözaltı dalgası olarak nitelendiriyor. Bunun nedeni, operasyonun yalnızca yargı boyutuyla değil, siyasi ve güvenlik boyutlarıyla da dikkat çekmesi. Ayrıca bu dosyaların, uzun yıllardır Irak’ta halkın ve siyasetin gündeminden düşmeyen yolsuzluk tartışmalarıyla bağlantılı olması da operasyonu daha kritik hale getiriyor.

Buna karşılık stratejik meseleler araştırmacısı Ali el-Cuburi, Al-Araby Al-Jadeed’e yaptığı açıklamada, yolsuzlukla suçlanan isimlere yönelik son güvenlik operasyonunun hükümetin bu dosyaya yaklaşımında büyük bir siyasi dönüşümü temsil ettiğini söyledi. El-Cuburi’ye göre ABD baskısı, yıllardır dondurulmuş halde bekleyen büyük yolsuzluk dosyalarının açılması için Bağdat’ı harekete geçiren temel faktörlerden biri oldu.

Trump’ın Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack

El-Cuburi, ABD’nin Irak hükümetine açık ve net mesajlar ilettiğini belirtti. Buna göre önümüzdeki dönemde siyasi, ekonomik ve güvenlik alanlarında ortaklığın ve desteğin sürmesi, yolsuzlukla mücadelede gerçek adımlar atılmasına bağlı. Washington’un yalnızca sloganlarla ya da göstermelik işlemlerle yetinilmesini istemediğini söyleyen el-Cuburi, Trump’ın Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın son Bağdat ziyareti sırasında bu mesajı hem başbakana hem de Yüksek Yargı Konseyi Başkanına ilettiğini ifade etti.

El-Cuburi, hükümetin bu mesajlara yanıt verdiğini ve büyük siyasi ve idari nüfuza sahip isimleri hedef alan benzeri görülmemiş adımlar atmaya başladığını söyledi. Ona göre bu durum, konumları ne olursa olsun yolsuzluğa karışanların hesap vermesi için siyasi bir karar alındığını gösteriyor. El-Cuburi ayrıca Başbakan Ali Zeydi’nin Washington ziyaretinin ikili ilişkilerin geleceği açısından önemli bir dönemeç olacağının farkında olduğunu, bu nedenle ABD’ye yolsuzluk dosyalarını açma konusunda hükümetinin ciddiyetini gösteren somut işaretlerle gitmek istediğini belirtti.

El-Cuburi’ye göre yaşananlar sürecin sonu değil, yeni bir dönemin başlangıcı. Bu dönemde daha güçlü ve daha geniş çaplı adımlar atılması bekleniyor. Çünkü hükümet artık içeride siyasi ve yargısal desteğe, dışarıda ise başta ABD olmak üzere açık uluslararası desteğe sahip. Bu desteğin, yolsuzlukla suçlanan isimlerin takibinin ve kamu kaynaklarının geri alınmasının sürmesi için önemli olduğu ifade ediliyor. El-Cuburi, önümüzdeki haftalarda daha nüfuzlu isimler hakkında yeni yakalama kararları ve hukuki adımlar beklediklerini de söyledi. Ona göre yolsuzluk dosyası artık farklı bir aşamaya girdi ve geçmişte olduğu gibi kapatılması ya da ertelenmesi mümkün değil.

Irak makamları geçen ay, Petrol Bakanlığı Rafineri İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı, Kuzey Rafinerileri Şirketi ve Beyci Rafinerisi Genel Müdürü Adnan Hamd Hammud’u yolsuzluk suçlamaları nedeniyle gözaltına almıştı. Bundan önce de Irak Başbakanı Ali Zeydi, hükümetinin yolsuzluk dosyasına yönelik ilk adımlarından biri olarak “Yüksek Dürüstlük Konseyi” kurulmasını öngören projeyi onaylamıştı.

Gayriresmi tahminlere göre Irak’ta 2003’ten bu yana yolsuzluk nedeniyle yağmalanan toplam para miktarı 1 trilyon dolara yaklaşıyor. Irak, Uluslararası Şeffaflık göstergelerinde dünyada 140. sıraya gerilerken, uluslararası endeksler ve kuruluşlara göre Arap ülkeleri arasında en yolsuz sekizinci ülke oldu.

Irak, 22 yılı aşkın süredir yolsuzluğun yayılması ve devlet kaynaklarının tüketilmesiyle mücadele ediyor. Oysa ülke petrol ve doğal kaynaklar bakımından dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer alıyor. Buna rağmen israf ve kötü yönetim devam ederken, halk arasında yoksulluk artıyor ve geçim krizleri derinleşiyor. Bu tablo, giderek daha fazla genci göç etmeyi ve yurt dışında iş imkanı aramayı düşünmeye itiyor. Öte yandan sosyal sorunlar ağırlaşırken, ülkede ihtiyaç duyulan yapısal reformların eksikliği de krizi daha da büyütüyor.

Kaynakça : Al-Araby Al-Jadeed