Fokus+’a Özel: Kushner-Hamas Görüşmesinin Perde Arkası
17.08.2026 - 17:34 | Son Güncellenme: 17.08.2026 - 17:59
Mısır’ın kuzey kıyısındaki El-Alameyn kentinde, Kahire’nin gözlerden uzak atmosferinde pazar günü nadir görülen doğrudan bir görüşme gerçekleştirildi. Hamas Siyasi Büro Başkanı Halil el-Hayye başkanlığındaki heyet ile ABD Başkanı Donald Trump’ın temsilcisi ve damadı Jared Kushner bir araya geldi.
Filistinli bir kaynağa göre iki saatten uzun süren görüşme, kritik bir dönemde yapıldı. Washington, Trump’ın planının ikinci aşamasına ilişkin yol haritasını yeniden işler hâle getirmeye çalışırken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu söz konusu yol haritasını açıkça reddederek kabul edilemez olarak nitelendirdi.
Odada kimler vardı?
Filistinli kaynakların aktardığı tablo, görüşmenin yalnızca iki taraf arasında yapılan bir toplantıdan ibaret olmadığını gösteriyor.
Kushner önce Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile görüştü. Ardından Halil el-Hayye liderliğindeki Hamas yönetimiyle toplantıya geçti.
Görüşmede Kushner’in yanı sıra Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Mısır Genel İstihbarat Başkanı Hasan Reşad ile Katar ve Türkiye’den arabulucular da yer aldı.
Kushner ne söyledi?
Filistinli kaynaklara göre ABD tarafının Hamas’a verdiği mesaj iki temel başlıkta toplandı.
İlk başlık, Trump planının yeniden müzakereye açılmadan uygulanmasına devam edilmesi oldu.
Kushner, Hamas yönetimine Başkan Trump’ın Gazze Şeridi’ne ilişkin planını uygulama konusunda kararlı olduğunu söyledi. Görüşmelere ilişkin bilgi sahibi Filistinli bir kaynağın aktardığına göre Kushner, toplantının amacını yol haritasındaki taahhütleri somut ve doğrulanabilir adımlara dönüştürmek şeklinde ifade etti.
Bu adımlar arasında ateşkesin korunması, hükûmet sorumluluklarının tamamının Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’ne devredilmeye başlanması ve Hamas’ın Gazze Şeridi’nin gelecekteki yönetiminde herhangi bir rolünün bulunmamasının güvence altına alınması yer alıyor.
İkinci başlık ise zorla yerinden edilmeye karşı çıkılması oldu.
Hamas ise buna karşılık Filistinli bir kaynağın temel güvence olarak nitelendirdiği bir mesaj aldı. Buna göre Kushner, ABD’nin Gazze Şeridi sakinlerinin yerinden edilmesine yönelik herhangi bir plana karşı olduğunu teyit etti.
Kaynak ayrıca Kushner ile Mladenov’un, İsrail’in Gazze’den çekilmesinin Hamas’ın silahsızlandırılmasıyla paralel biçimde ilerleyeceği konusunda taahhütte bulunduğunu aktardı. Bu konu, dolaylı müzakerelerde taraflar arasındaki en temel anlaşmazlık noktalarından biri olmayı sürdürüyor.
Hamas ne söyledi?
Filistin heyeti, iki saatlik görüşmede İsrail’in ateşkes ihlallerine ilişkin ayrıntılı bir dosya sundu.
Hamas, arabulucu heyetler ve anlaşmanın garantörleri önünde ikinci aşamaya ilişkin yol haritasını kabul ettiğini ve taahhütlerine bağlı kaldığını belirtirken, İsrail’in yükümlülüklerini yerine getirmediğini savundu.
Hareket, İsrail’in sahadaki askerî operasyonlarını artırdığını, insani felaketi daha da derinleştirdiğini ve yol haritasını açıkça reddettiğini ifade etti.
Hamas ayrıca arabuluculara ve Barış Konseyi’ne, işgalci İsrail’in yükümlülüklerini yerine getirmeye zorlamaları, öldürme ve baskınları durdurmaları ve ikinci aşamaya ilişkin yol haritasını belirli bir uygulama takvimiyle kabul ettirmeleri çağrısında bulundu.
Sahadaki ve siyasi arka plan
Filistinli ve uluslararası kaynakların açıkladığı rakamlar, görüşmelerde kullanılan sert dilin arka planını ortaya koyuyor.
Ekim 2025’te ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana 1.250’den fazla Filistinli hayatını kaybederken, İsrail tarafında dört kişi öldü. Ekim 2023’ten bu yana hayatını kaybeden Filistinlilerin toplam sayısı ise 73 bin 300’ü aştı.
Görüşmenin yapıldığı gün de İsrail’in Han Yunus’taki bir kampa düzenlediği hava saldırısında beş kişi yaralandı. Bir başka İsrail saldırısı ise Nusayrat Mülteci Kampı’ndaki bir konutu hedef aldı.
Öte yandan siyasi cephede de İsrail’e yönelik baskı arttı. Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Türkiye ve Suudi Arabistan olmak üzere sekiz ülkenin dışişleri bakanları pazar günü ortak bir açıklama yayımladı.
Açıklamada İsrail’in yol haritasını reddetmesi, ABD’nin barış çabalarına yönelik doğrudan bir saldırı olarak nitelendirildi ve Washington’a İsrail’in plana uymasını sağlaması için baskı uygulama çağrısı yapıldı.
El-Alameyn’deki çelişki ve cevapsız kalan soru
El-Alameyn’deki görüşmenin en dikkat çekici yönlerinden biri ise ortaya çıkan temel çelişki oldu.
Hamas’ı terör örgütü olarak tanımlayan ve yıllardır hareketle doğrudan iletişim kurmayı reddeden bir ABD yönetimi, bugün Mladenov’un da katılımıyla Hamas yönetimiyle aynı masaya oturarak hareketi silahlarını teslim etmeye ikna etmeye çalışıyor.
Ancak Washington, planının önündeki en zor engelin El-Alameyn’deki toplantı odasında değil, Kudüs’teki İsrail Başbakanlık Ofisi’nde olduğunu görüyor.
Hamas, planı kabul ettiğini söylüyor. İsrail ise planın kabul edilemez olduğunu belirtiyor. Washington da bu süreçte ilk kez Arap ve İslam ülkelerinden, baskısını ters yönde kullanması, yani İsrail üzerinde uygulaması yönünde açık bir taleple karşı karşıya bulunuyor.
Geride kalan temel soru ise şu:
Kushner, gerçekleşebilir adımları her iki tarafı da bağlayan belirli bir takvime dönüştürebilecek kadar siyasi güce sahip mi? Yoksa İsrail’in çekilmesi ile Hamas’ın silahsızlandırılmasının paralel ilerleyeceğine yönelik formül, Hamas ve İsrail’in birbirinden tamamen farklı yorumladığı ve ortak bir noktada buluşamadığı sözlü bir çerçeve olarak mı kalacak?