Dürzi Lider Hikmet Hicri’den İsim Oyunu: Neyi Hedefliyor?
16.10.2025 - 17:13 | Son Güncellenme: 16.10.2025 - 17:27
Suriye’nin güneyindeki Süveyda ilinde, Dürzi Ruhani lideri Hikmet Hicri tarafından yayımlanan son bildiride, “Cebel el-Arab” ifadesi yerine “Cebel Başаn” adının kullanılması dikkat çekti. Bu ifade değişikliği, sıradan bir terminolojik tercih olmaktan ziyade, sembolik ve politik anlamlar barındırıyor.
“Cebel el-Arab”, Dürzi toplumunun kimliğinde Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olarak yer alan tarihî ve kültürel bir isimdir. Buna karşılık “Başаn” (Bashan), tarihsel olarak antik dönemde bugünkü Suriye’nin güneyi ile İsrail sınır bölgelerini kapsayan bir coğrafyayı tanımlamak için kullanılmıştır. Bu ismin dini ve siyasi literatürde İsrail merkezli söylemlerde sıkça geçmesi, Hicri’nin tercihini daha da anlamlı kılmaktadır.
Hikmet Hicri’nin bu provakatif bildirisi, tam da Suriye hükümetinin Süveyda’da son dönemde hız kazanan hükümet destekli yardım kampanyasına gölge düşürme girişimi olarak değerlendirilse de Hicri'nin daha derin planları olduğu delalet ediyor. Söz konusu kampanya, 2015 yılında suikastla öldürülen Dürzi lider Vahid Belous’un oğlu Lays Belous ve önde gelen dini şahsiyetlerden Süleyman Abdulbaki gibi isimlerin de katılımıyla yürütüldü. Bu kampanya, Suriye halkının ülke genelindeki dayanışma ruhunu yeniden canlandırması açısından büyük önem taşımaktaydı.
Tarihi isimden politik mesaja
Tarihsel olarak “Başаn” adı, Tevrat ve İncil kaynaklarında bugünkü Suriye’nin güneyi ile Golan Tepeleri ve kuzey Ürdün’ü kapsayan bölge için kullanılmıştır. Bu bölge, İsrail’in güvenlik doktrininde “Kuzey Savunma Kuşağı” olarak adlandırılan stratejik alanın bir parçası olarak görülür. Dolayısıyla “Cebel Başаn” ifadesi, sadece bir coğrafi referans değil; aynı zamanda, İsrail’in tarihsel söyleminde Suriye toprakları üzerindeki ideolojik hak iddialarını hatırlatan sembolik bir ifadedir. Hicri’nin bu ifadeyi tercih etmesi, Dürzi toplumunu yavaş yavaş bu ideolojik çerçeveye alıştırma ve İsrail’le gelecekte kurulabilecek bölgesel bir Dürzi kuşağı fikrine zemin hazırlama girişimidir.
Hicri’nin çıkışı, tam da bu birlik mesajının güçlendiği bir dönemde geldi. Hicri’nin bu adımla hem Süveyda’daki otoritesinin sarsılmasından duyduğu endişeyi gizlemeye, hem de Suriye halkı ile Dürzi toplumu arasında gerilim yaratmaya çalıştığını gösteriyor. Kullanılan “Cebel Başаn” ifadesi, sadece bir isim değişikliği değil; aynı zamanda Dürzi toplumunu Suriye kimliğinden uzaklaştırma ve İsrail’in bölgesel planlarına hazırlama amacı taşıyor. Dürzi toplumunu etkileme planının bir diğer baş aktörü ise Mahir Şarafeddin'dir. Bu isim ise sosyal medya üzerinden günlerdir 'Başan Dağı' propagandasını yapmaktadır.
Gözden Kaçmasın
Süveyda halkından birlik yanıtı
Hicri'nin planı ilk aşamada beklediği etkiyi yaratmadı Aksine, Süveyda’ya yardım desteği programı kapsamında 14 milyon dolarlık bağış toplanarak, Suriye halkının birlik ve dayanışma mesajı daha da güçlendi. Bu gelişme, Dürzi toplumunun Suriye'den ayrıştırmaya çalışan dış yönlendirmelere ve Hicri’nin temsil ettiği çizgiye karşı Suriye içindeki toplumsal bütünlüğün hâlen güçlü olduğunu ortaya koydu.
Sonuç olarak, Hikmet Hicri’nin “Cebel Başаn” vurgusu; dini, coğrafi ve tarihî bir anlam taşımaktan çok, Suriye’nin iç barışını hedef alan ideolojik bir provokasyon olarak değerlendirilmeli. Bu provokasyonun asıl hedefi, Dürzi toplumunu Suriye’den koparmak ve onları bölgesel güçlerin politik hesaplarına eklemlemek gibi görünüyor. Süveyda halkının ve önde gelen Dürzi liderlerin ortaya koyduğu tutum, bu girişimin başarıya ulaşmasının oldukça zor olduğunu gösterse de, Hicri ve arkasındaki güçlerin Suriye halkını kışkırtmak ve hataya düşürmek için gelecekte de bu tür provakatif eylemlerinin devam edeceğini gösteriyor.
*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fokus+'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.