Çin’in Tayvan’ı İşgal Planlarında Hangi Senaryolar Öne Çıkıyor?
09.08.2025 - 13:50 | Son Güncellenme: 04.09.2025 - 14:58
Uzmanlar, araştırmacılar ve ABD istihbarat örgütleri tarafından hazırlanan, Çin’in Tayvan’ı askeri olarak işgaline ilişkin çok sayıda olası senaryo bulunuyor.
Söz konusu senaryolar, uluslararası sahnede yaşanan dalgalanmalar, hızlı gelişmeler ve ABD’nin bu gelişmelere ayak uydurma ve müttefiklerini savunma konusunda çabalarını sürdürdüğü bir dönemde hazırlandı.
Bu bağlamda ABD, uçak gemilerini geçtiğimiz Mart ayında Hint-Pasifik bölgesinden Orta Doğu’ya çekmişti.
Söz konusu senaryoların sonuncusu, geçtiğimiz hafta Washington merkezli bir jeopolitik düşünce kuruluşunun yayınladığı ve Pekin’in adayı abluka altına alması durumunda Tayvan’ın doğal gaz kaynaklarının on gün içinde tükeneceğini belirten bir rapor oldu.
Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi tarafından yayınlanan raporda, Tayvan’ın kömür kaynaklarının yedi hafta içinde, petrol rezervlerinin ise 20 hafta içinde tükeneceğine dikkat çekildi.
Raporun yazarları, Pekin’in ablukası karşısında Tayvan’ın karşı karşıya kalacağı askeri zorlukları anlamak için 26 savaş senaryosunu analiz etti.
Tayvan ablukası senaryosu
ABD’li araştırmacılar, ablukanın Pekin için düşük maliyetli ve düşük riskli bir seçenek olmayacağı, olası tüm senaryolarda kayıpların yüksek olacağı ve ablukanın daha geniş çaplı bir çatışmaya dönüşme ihtimalinin yüksek olduğu sonucuna vardı.
En yüksek gerilim içeren senaryolarından ikisinde, ABD’nin çatışmaya müdahale etmesi ve füzelerle Çin’in vurulması öngörüldü.
Rapora göre, bu iki senaryoda Çin füzelerinin de Guam ve Japonya’yı vurması bekleniyor.
Pekin’in bu konudaki son değerlendirmesi ise, Çin merkezli askeri dergisi “Naval and Merchant Ships” üzerinden yapıldı.

Dergide, Tayvan’daki rejimin çökmesinin, adanın savaşmadan yok olmasına yol açabileceği vurgulandı.
Derginin Mayıs sayısında yayınlanan makalede, Çin’in adanın temel altyapısını yok ederek Tayvan’ı ezebileceği ve bunun da “kelebek etkisine” benzer şekilde adanın zayıf noktalarını büyük ölçüde artıracağı belirtildi.
Söz konusu makalede, “doğru zamanda” saldırıya uğramaları halinde kritik altyapı sistemlerinin kademeli olarak çökmesine yol açabilecek Tayvan’daki 30 ila 40 hedef sıralandı.
Bunlar arasında, Çin’in düzenlediği son askeri tatbikatların odak noktası olan sıvılaştırılmış doğal gaz tesisleri de yer alıyor.
Makalede ayrıca, “Rejimin çöküşü, Tayvan bağımsızlık güçlerinin direnme iradesini hızla yok edecek ve savaşsız bir zafer için elverişli koşullar yaratacak. Bu, Tayvan sorununu çözmek için düşük maliyetli ve oldukça etkili bir askeri seçenek sunabilir” ifadesi yer aldı.
Guangdong Enstitüsü’nde siyasi çalışmalar profesörü olan Lin Chen ise konuya ilişkin Al Araby Al Jadeed gazetesine yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Çin son yıllarda, özellikle de adanın etrafında yoğunlaşan askeri tatbikatlara tanık olan son on yılda, Tayvan’ı geri almanın en iyi ve etkili yolları konusunda kapsamlı deneyim biriktirdi.”
Ancak, bu tür senaryoların doğal olarak gizli kaldığı, bölgede ve dünyada meydana gelen değişiklikler ışığında sürekli olarak güncellendiğinin de altını çizdi.
Medya ve araştırma merkezleri tarafından yayınlanan her şeyin salt spekülasyon olduğunu ve durumun gerçekliğini yansıtmadığını söyleyen Lin, “Çin ordusu, bölgedeki emsallerine kıyasla daha güçlü askeri yetenekleri sayesinde üstünlüğe sahip” dedi.
En olası senaryonun, Çin hava kuvvetlerinin üstünlüğüne güvenmek olduğunu belirten Lin, bu durumda Taipei’nin hava savunmasının yetersizliği nedeniyle olası bir Çin saldırısını püskürtmesinin zor olacağını ekledi.
Uluslararası ilişkiler konusunda araştırmacı olan Lee Chung ise yaklaşık 320 kilometre uzunluğunda ve ortalama 85 deniz mili (yaklaşık 157,42 kilometre) genişliğindeki Tayvan Boğazı’nın uçsuz bucaksızlığına dikkat çekti.
Bu durumun, Çin yönetiminin Tayvan’ı her yönden kuşatmak ve bir işgal durumunda ikmalleri kesmek için deniz kuvvetlerine güvenmeye yöneltebileceğini belirtti.
Ancak, sık sık meydana gelen mevsimsel fırtınalar ve yüksek dalgalar da dahil olmak üzere boğazdaki kötü hava koşulları bu görevi zorlaştırabilir.
Dahası, hava koşullarının belirli saatlere bağlı olarak iyileşmesi, Tayvan savunmasının alarma geçmesine neden olabilir.
Bu nedenle, Tayvan’daki hayati tesislerin vurulması ve ani bir saldırı durumunda hareketin felç edilmesinin hedeflendiği hava saldırısı en olası seçenek olmaya devam ediyor.
Çin’in yaklaşımındaki tehlike
Öte yandan, Taipei Ulusal Üniversitesi eski siyasi çalışmalar profesörü olan Jin Tui, Al Araby Al Jadeed’e yaptığı açıklamada, Pekin’in yaklaşımının tehlikeli olduğunu söyleyerek, “Çünkü Çin, Tayvan’ın etrafındaki askeri faaliyetlere odaklandı ve bu operasyonların rutin olduğu izlenimini verdi” dedi.
Jin, Tayvan’ın kendini savunmada karşılaştığı en büyük ikilemin, düşman devletlerden gelen provokasyonlar veya tehditlere askeri olarak yanıt verememesi olduğunu vurgulayarak, herhangi bir yanıtın çatışmayı kışkırtma suçlamalarına yol açacağını da belirtti.
ABD’li yetkililerin uzun zamandır Tayvan’ı ilk saldırıyı başlatmaması konusunda uyardığını söyleyen Jin, açıklamasını şu ifadelerle sürdürdü:

“Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in bir savaş başlattığının uluslararası alanda kabul edilmesini sağlamak için Pekin’in saldırmasını beklemekte ısrar ettiler ve bu nedenle Çin’i saldırgan olarak göstermenin gerekli olduğunu belirttiler.”
Jin, Pekin’in adaya büyük çaplı bir saldırı düzenlemesi ve Taipei’nin de itidal göstermesi halinde Çin ordusunun limanlar, havaalanları ve iletişim ağları gibi tüm hayati tesisleri kontrol edebileceğini ifade etti.
Bu durumun, adaya giden tüm koridor ve güzergahları saldırılara açık hale getireceğini, ABD desteği de dahil olmak üzere dış kaynakların doğal olarak kesilmesine yol açacağını söyleyen Jin ayrıca şunları ekledi:
“Özellikle ABD tarafında alınacak ihtiyati tedbirler ve yüksek alarm durumu, Tayvan’ın güvenliğinin tek garantisi olacak.”
Jin, aksi takdirde, herhangi bir Çin işgalinin belirleyici olacağını ve onu püskürtmenin en iyi yolunun ne olacağı konusunda bir değerlendirmeye yer kalmayacağını sözlerine ekledi.