Çin ile Yakınlaşan Mısır Batı Blokundan Uzaklaşıyor mu?
16.07.2025 - 15:10 | Son Güncellenme: 04.09.2025 - 14:59
Mısır, ABD ve diğer Batılı ülkelerin kilit ortağı olarak kabul edilse de Kahire her zaman doğrudan Doğu veya Batı bloklarıyla bağlantılı olmaktan kaçınmaya çalıştı.
Bu iki kamptan birinin tarafını tutmaya zorlandığı dönemler olsa da Mısır 1978’de imzalanan Camp David Anlaşmaları’ndan bu yana, Batı’ya daha da yakınlaştı ve önemli bir ortak haline geldi.
Ancak Mısır ve Çin arasında son dönemlerde tanık olunan yakınlaşma, Kahire’nin Doğu’ya yaklaştığını ya da en azından iki taraf arasında denge kurma politikasına geri döndüğünü gösteriyor.
Mısır-Çin ilişkilerinin arka planı
İki ülke arasındaki ilişkiler, Mısır’ın Çin Halk Cumhuriyeti’ni tanıyan ilk Arap ve Afrika ülkesi olduğu 1956 yılına kadar uzanıyor.
O tarihten bu yana iki ülke arasındaki ilişkiler, özellikle son yıllarda, ortaklığın siyasi, ekonomik, kültürel ve askeri boyutları da kapsayacak şekilde genişlemesiyle kademeli bir gelişime tanık oldu.
Mısır'ın Çin ile yakınlaşmasının nedenleri
Mısır, özellikle ABD’nin Orta Doğu’daki rolünün nispeten azalması ışığında, stratejik çıkarlarına hizmet edecek şekilde uluslararası ilişkilerini çeşitlendirmeye çalıştı.
Kahire, Pekin’i içişlerine karışmayan güvenilir bir ortak olarak görürken, Mısır’ın, Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi projesindeki konumu da önemli bir rol oynuyor.
Gözden Kaçmasın
Özellikle Mısır’ın, Süveyş Kanalı aracılığıyla Kuşak ve Yol Girişimi için stratejik açıdan merkezi konumunda bulunması, Pekin’in Kahire’ye yatırım yapma konusundaki ilgisini artırıyor.
Mısır’ın altyapı, enerji, ulaştırma ve teknoloji alanlarında büyük yatırımlara ihtiyacı var ve Çin, en fazla kredi ve yatırım sağlayan ülkelerden biri.
Mısır’ın konumu da giderek Çin’in “çok kutuplu” dünya vizyonuna yaklaşıyor. Bu vizyon, Kahire’nin bölgesel ve uluslararası alanda daha büyük rol oynama isteğiyle örtüşüyor.
Öte yandan, Çin silahları, geçtiğimiz mayıs ayında Hindistan-Pakistan arasında yaşanan çatışmalarda yüksek kabiliyetlerini gözler önüne serdi.
Çin savaş uçakları ve hava savunma sistemlerinin Batı silahlarına karşı önemli bir üstünlük kaydetmesi, Mısır’ı silah kaynaklarını çeşitlendirmek ve Batı silahlarıyla yetinmemek için Çin ile daha fazla askeri anlaşma yapmaya sevk etti.
Mısır-Çin yakınlaşmasının tezahürleri
Çin Başbakanı Li Keçiang, 10 Temmuz’da Mısır’ı ziyaret ederek, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığı derinleştirmenin yollarını görüştü.
Li Keçiang’ın Kahire ziyareti, Mısır’ın da aralarında bulunduğu 11 ülkeyi kapsayacak şekilde genişletilmesinin ardından ilk kez düzenlenen BRICS zirvesine katılımının hemen ardından gerçekleşti.
Mısır ile Çin arasında altyapı, telekomünikasyon, enerji ve yapay zeka alanlarında onlarca anlaşma bulunuyor.
Bu kapsamda Pekin, Ain Sokhna şehrinde bölgedeki en büyük yatırımlarından biri olan Çin sanayi bölgesi kurdu.
Diğer taraftan, uluslararası forumlarda karşılıklı olarak birbirlerine siyasi destekleri ve iç işlerine karışmamaları da iki ülkeyi birbirine daha yakınlaştırdı.
Tüm bunlara ek olarak, iki ülke arasında sonuncusu Nisan ayında gerçekleşen “Medeniyetin Kartalları” olmak üzere düzenli olarak ortak askeri tatbikatlar gerçekleştiriliyor.
Yakınlaşmanın önündeki zorluklar
Batı’nın, özellikle de Çin’in Orta Doğu’daki nüfuzunun genişlemesini endişeyle karşılayan ABD’nin baskısı, borç krizleriyle karşı karşıya kalan bazı ülkelerin deneyimleri ışığında, Çin finansmanına aşırı bağımlılık konusundaki endişeleri yansıtıyor.
Mısır meseleleri üzerine çalışan araştırmacı Shady İbrahim konuya ilişkin açıklamasında, Kahire ve Pekin arasındaki anlaşmalara, karşılıklı ziyaretlere ve olumlu mesajlara rağmen, Mısır’ın hala Batı blokunda yer aldığını ve ABD’nin bölgedeki kilit ve stratejik ortağı olarak görüldüğünü söyledi.
Çin ile ilişkilerin henüz Mısır’ın Batı’dan Doğu blokuna geçecek kadar ilerlemediğinin altını çizen İbrahim, Mısır’ın daha önce Rusya’ya karşı da aynı yaklaşımı benimsediğini vurguladı.
Ancak, Mısır ile Rusya arasındaki askeri, ekonomik ve kültürel anlaşmalara rağmen, Kahire’nin Batı’dan uzaklaşmadığını ve Moskova’nın yanında yer almadığını ekledi.
Çin ve Mısır yakınlaşması nereye gidiyor?
İki ülke arasındaki yakınlaşma, Kahire’nin dış ilişkilerini ekonomik ve siyasi çıkarlarına hizmet edecek şekilde yeniden şekillendirmeye yönelik stratejik yaklaşımını yansıtıyor.
Küresel sistemdeki değişimler ışığında, Çin ile ortaklığın, Mısır’ın dış politikasında önemli bir unsur olmaya devam etmesi bekleniyor. Ancak aynı zamanda, başta ABD ve Avrupa olmak üzere diğer güçlerle de dikkatli bir denge kurması gerekiyor.
Mısır’ın hala Batı ülkelerinin tarafında yer aldığının altını bir kez daha çizen İbrahim, Çin’in ABD ile rekabet eden büyük bir ekonomik ve teknolojik güç olarak ortaya çıkmasına dikkat çekti.
Bu durumun Mısır’ı, Çin ile yakınlaşmaya sevk ettiğini ve iki ülke arasındaki ilişkilerin son zamanlarda her düzeyde kayda değer bir gelişmeye tanık olduğunu sözlerine ekledi.