CAATSA Yaptırımları Kalktı mı? Trump'ın Açıklamasından Bugüne Son Durum
16.07.2026 - 10:50 | Son Güncellenme: 16.07.2026 - 11:59
ABD Başkanı Donald Trump, Ankara'daki NATO Zirvesi kapsamında 7 Temmuz'da Beştepe'de yaptığı açıklamada Türkiye'ye uygulanan CAATSA yaptırımlarının kaldırılacağını duyurdu. Aradan geçen bir haftada Ankara-Washington hattındaki temaslar sürerken, yaptırımların kaldırıldığına ilişkin yürürlüğe girmiş resmî bir karar hâlâ bulunmuyor. İşte S-400, F-35 ve Kongre sürecinde bugün gelinen nokta.
Trump Beştepe’de ne dedi?
7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi için Türkiye'ye gelen ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir araya geldi. İkili görüşme öncesinde gazetecilerin CAATSA sorusunu yanıtlayan Trump, yaptırımların kaldırılması için çalıştıklarını söyledi.
ABD Başkanı'nın Beştepe'de kullandığı ifadeler şöyle oldu:
"Yaptırımları kaldırabileceğimizi söyleyebilirim. Çok yakından çalışıyoruz, artık vaktidir. Dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz."
Trump, F-35 savaş uçaklarına ilişkin soruya da olumlu mesaj vererek konunun değerlendirileceğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise aynı basın toplantısında F-35 dosyasına dair "Biz 5 adet F-35 için söz aldık" dedi. S-400'lere yönelik soruyu ise "Bizi izlemeye devam edin" sözleriyle yanıtladı.
CAATSA yaptırımları kalktı mı? İşte resmî tablo
Türkiye'ye yönelik CAATSA yaptırımlarının kaldırıldığına ilişkin yürürlüğe girmiş resmî bir karar bulunmuyor.
Trump'ın açıklaması siyasi bir taahhüt niteliği taşıyor. Yaptırımların hukuken sona ermesi için Beyaz Saray'ın açıklamayı resmî karara dönüştürmesi, ABD Dışişleri ve Hazine bakanlıklarının yaptırım listeleri ile lisans kısıtlamaları üzerinde teknik çalışmayı tamamlaması ve Başkan'ın Kongre'ye bildirimde bulunması gerekiyor. Yaptırımların hangi tarihte kaldırılacağına ilişkin açıklanmış kesin bir takvim de bulunmuyor.
Gözden Kaçmasın
CAATSA nedir, Türkiye’ye neden uygulandı?
CAATSA, İngilizce "Countering America's Adversaries Through Sanctions Act" ifadesinin kısaltması. Türkçeye "ABD'nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası" olarak çevrilen düzenleme, Temsilciler Meclisi'nde 419'a karşı 3, Senato'da 98'e karşı 2 oyla kabul edildi ve 2 Ağustos 2017'de yürürlüğe girdi.
Yasa; Rusya, İran ve Kuzey Kore'yi hedef alıyor. Ancak 231'inci maddesi, Rusya'nın savunma veya istihbarat sektörleriyle önemli düzeyde işlem yapan üçüncü ülke kişi ve kurumlarına da yaptırım uygulanmasına imkân tanıyor. Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın alması, ABD yönetimi tarafından bu madde kapsamında değerlendirildi.
Ankara, S-400 anlaşmasını 2017'de onayladı; sistemlerin ilk teslimatı Temmuz 2019'da gerçekleşti. ABD, aynı süreçte Türkiye'yi F-35 programından çıkardı. Yaptırımlar ise 14 Aralık 2020'de devreye girdi.
Yaptırımlar kimleri ve neleri kapsıyor?
Yaptırımlar, Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ile kurumun dönemin başkanı İsmail Demir, Başkan Yardımcısı Faruk Yiğit, Hava Savunma ve Uzay Daire Başkanı Serhat Gençoğlu ve Grup Müdürü Mustafa Alper Deniz'i hedef aldı. Uygulanan kısıtlamalar şöyle sıralanıyor:
• SSB'ye ABD menşeli mal, teknoloji ve hizmet için ihracat lisansı verilmesi durduruldu.
• Kurumun ABD finans kuruluşlarından 12 ay vadeli ve 10 milyon doları aşan kredi kullanması yasaklandı.
• ABD İhracat-İthalat Bankası (Eximbank) destekleri askıya alındı.
• Listedeki isimlerin ABD'deki mal varlıkları donduruldu; ülkeye giriş ve gayrimenkul edinme yasağı getirildi.
Yasanın 235'inci maddesi ABD Başkanı'na 12 farklı yaptırım seçeneği sunuyor ve bunlardan en az beşinin uygulanmasını zorunlu kılıyor.
Yaptırımların kalkması için hangi adımlar atılacak?
CAATSA, ABD Başkanı'na ulusal güvenlik gerekçesiyle yaptırımlardan feragat etme veya yaptırımları sonlandırma yetkisi tanıyor. Ancak bu yetkinin kullanımı tamamen Başkan'ın takdirine bırakılmış değil; yasada öngörülen şartlara bağlı.
Türkiye dosyasında sürecin ikinci ayağını, Ankara için özel hüküm içeren FY2021 Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (NDAA) oluşturuyor. Bu nedenle Başkan'ın Kongre'ye sunacağı sertifikasyonun hem CAATSA hem de FY2021 NDAA hükümleriyle uyumlu olması gerekiyor.
Washington kaynaklı bilgilere göre Trump'ın Kongre'ye ileteceği bildirimde üç unsurun teyit edilmesi bekleniyor: S-400 sistemlerinin çalışır durumda olmaması, sistemlerin Türkiye'nin envanterinde bulunmaması ve Rusya ile benzer bir tedarik ilişkisine girilmeyeceğinin taahhüt edilmesi. Başkan bu şartların yerine geldiğini Kongre'ye sertifiye ettiğinde, mevcut hukukî çerçevede yaptırımların kaldırılması için ayrı bir Kongre onayına ihtiyaç duyulmuyor.
S-400 düğümü: Üçüncü ülkeye satış formülü masada
Sürecin kilidi S-400'lerin akıbetinde. Washington'ın temel kriteri değişmiş değil: Rus yapımı sistemlerin Türkiye'nin envanterinde bulunmaması gerekiyor.
Bugüne kadar depolama, tetik mekanizmasının sökülerek ortak bir tesiste tutulması veya sistemin doğrulanabilir biçimde devre dışı bırakılması gibi seçenekler konuşuldu. Edinilen bilgilere göre ABD tarafı, sistemlerin Türkiye'de kalmaya devam edeceği formüllerin mevcut hukukî çerçeveyi karşılamadığı görüşünde.
Bu noktada en güçlü senaryo olarak üçüncü ülkeye satış öne çıkıyor. Amerikalı yetkililer, bölgedeki bir Körfez ülkesine devri masadaki en uygun seçenek olarak değerlendiriyor. Ancak Rusya ile imzalanan nihai kullanıcı anlaşması gereği, sistemlerin üçüncü bir tarafa devredilebilmesi için Moskova'nın onayı gerekiyor. Ankara'nın bu konuda Rus tarafının nabzını tuttuğu, Moskova'nın ise öneriye prensipte itiraz etmediği belirtiliyor.
Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, konuya ilişkin soruya Türkiye ile temasların sürdüğünü belirterek yanıt verdi ve meselenin "son derece hassas" olduğunu vurguladı.
CAATSA kalksa da F-35’e otomatik dönüş yok
Türkiye'nin F-35 programından çıkarılması CAATSA ile bağlantılı olsa da, bu karar yalnızca yaptırımların otomatik sonucu değildi. Kongre, savunma bütçe yasalarına Türkiye'ye F-35 teslimatını sınırlandıran ayrı hükümler ekledi.
Dolayısıyla yaptırımların kaldırılması, programa dönüşün önündeki en büyük siyasi ve hukukî engellerden birini aşmak anlamına gelse de tek başına yeterli olmuyor. Sürecin yeniden başlaması için Beyaz Saray'ın Kongre'ye ayrı bir bildirimde bulunması, ardından 15 günlük inceleme süresinin işletilmesi ve Pentagon ile F-35 Ortak Program Ofisi'nin teknik güvenlik değerlendirmelerini tamamlaması gerekiyor.
Türkiye, programdan çıkarılmadan önce yaklaşık 1,25 milyar dolar ödeme yapmıştı. Süreçlerin olumlu ilerlemesi hâlinde ilk adımın, bedeli ödendiği hâlde 2019'dan bu yana ABD'de bekletilen 6 F-35 uçağının teslimi olması bekleniyor.
KAAN motorlarında kritik eşik geçildi
Savunma sanayisinde en hızlı ilerleyen dosya, milli muharip uçak KAAN'ın motorları oldu. ABD yönetimi, F110 motorlarının satışına ilişkin 24 Haziran'da Kongre'ye bildirimde bulundu. Kongre'nin 15 günlük inceleme süresinde satışı engelleyecek bir karar alınmadı.
700 milyon doları aşan anlaşma kapsamında Türkiye'ye 80 motor teslim edilmesi bekleniyor; bu motorlarla ilk etapta 40 KAAN'ın üretilebileceği belirtiliyor. Bildirim; F110-GE-129E/F motorlarının entegrasyonu, montajı, sertifikasyonu ve test süreçleri ile teknik veri paylaşımını kapsıyor.
Ön ödemesi yapılan 40 adet yeni F-16 dosyasında ise pazarlık sürüyor. ABD'nin ilave üretim hattı maliyetleri ile yeni görev bilgisayarlarının bedelini pakete dâhil etmek istemesi, maliyet başlığını yeniden gündeme taşıdı.
Ankara’dan resmî mesaj: Tüm kısıtlamalar kaldırılmalı
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), 9 Temmuz'da Ay Yıldız Müşterek Karargâhı'nda düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuya ilişkin açıklama yaptı. Bakanlık, Trump'ın açıklamalarını memnuniyetle karşıladıklarını belirterek beklentilerini şu sözlerle ortaya koydu:
"Beklentimiz, müttefiklik ruhuyla bağdaşmayan CAATSA yaptırımları ile savunma sanayimize yönelik açık veya örtülü tüm kısıtlamaların kaldırılmasıdır."
MSB, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in Türkiye'nin F-35 alma ihtimaline karşı çıkan açıklamalarına ilişkin ise gerilimi artırabilecek söylemlerden kaçınılmasının ikili ilişkilere olumlu katkı sağlayacağını kaydetti.
Kabinede CAATSA ve F-35 yol haritası ele alındı
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, NATO Zirvesi'nin ardından ilk kez 13 Temmuz Pazartesi günü Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında Beştepe'de toplandı. Saat 15.30'da başlayan ve yaklaşık iki buçuk saat süren toplantının ilk gündem maddesi zirvenin yansımaları oldu.
Toplantıda CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasına yönelik yol haritası, S-400 sistemleriyle ilgili süreç ve F-35 savaş uçaklarının yeniden Türkiye'ye satışına ilişkin diplomatik temaslar değerlendirildi. Türkiye'nin savunma sanayisinde ABD ile yürüttüğü iş birliği başlıkları da masaya yatırıldı.
Bundan sonra ne olacak?
Ankara-Washington hattında gözler üç başlıkta: Beyaz Saray'ın siyasi açıklamayı resmî karara dönüştürmesi, Başkan'ın Kongre'ye sertifikasyon bildirimini iletmesi ve S-400 dosyasında uzlaşılan formülün açıklanması.
Yaptırımların kaldırılması hâlinde SSB üzerindeki kısıtlamaların sona ermesi, ABD menşeli savunma ürünleri ve teknolojileri için lisans süreçlerinin kolaylaşması, F-16 modernizasyonu, mühimmat tedariki, motor teknolojileri ve hava savunma sistemleri dosyalarında hareket alanının genişlemesi öngörülüyor. Buna karşılık Suriye, Doğu Akdeniz, Rusya ile ilişkiler ve savunma sanayisinde teknoloji paylaşımı gibi başlıklar iki ülke arasında ayrı gündem maddeleri olarak masada kalmaya devam ediyor.