Ben Gvir’den Gazze İçin Kapsamlı Tehcir Planı

İtamar Ben Gvir’in “710 Ayrılık Planı”, yedi yılda 1,86 milyon Filistinlinin Gazze’den tehcirini ve bunun için özel bir bakanlık kurulmasını öngörüyor.
Ben Gvir’den Gazze İçin Kapsamlı Tehcir Planı

04.09.2026 - 12:04  |  Son Güncellenme:  04.09.2026 - 12:18

Gazze halkının tehcirine ilişkin İsrailli yetkililerin açıklamaları son günlerde yeniden gündeme geldi. Söylemler hem üst düzey yetkililerden hem de 27 Ekim’de yapılacak Knesset seçimlerine hazırlanan siyasi isimlerden yükseliyor.

Ancak tehcir söylemini yalnızca seçim kampanyalarının bir parçası olarak değerlendirmek mümkün değil. Fikir, Gazze’ye yönelik soykırım savaşının başladığı Ekim 2023’ten bu yana ivme kazanırken İsrailli yetkililer tarafından birçok kez gündeme getirildi. Filistinlilerin tehciri düşüncesi aynı zamanda çeşitli İsrail hareket ve partilerinin benimsediği ve 1948’den bu yana devam eden Nakba’nın öncesine uzanan Siyonist düşüncenin de bir parçası.

Yeni kurulan “Amcha Yisrael” partisinin lideri Ofer Vinter, kısa süre önce tehcir meselesini yeniden gündeme taşıdı. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz da 2 Eylül’de planın hâlâ gündemde olduğunu açıkladı.

Ulusal Güvenlik Bakanı İtamar Ben Gvir ise dün seçim kampanyası kapsamında Gazze’ye yönelik “710 Ayrılık Planı”nı açıkladı. Ben Gvir’in liderliğini yaptığı aşırı sağcı Otzma Yehudit (Yahudi Gücü) partisinin planı, yedi yıl içinde yaklaşık 1,86 milyon Filistinlinin Gazze’den tehcir edilmesini hedefliyor.

Kaynak, Ben Gvir’in açıkladığı planı, Gazze nüfusunun büyük bölümünün tehcirine dayanan bir “etnik temizlik planı” olarak nitelendiriyor. Ben Gvir ise planı “gönüllü göç” söylemi üzerinden savunuyor.

Ben Gvir’in planında hedef 1,86 milyon Filistinli

Ben Gvir’in açıkladığı plana göre İsrail, ilk yıl 250 bin Filistinliyi Gazze’den tehcir etmeyi hedefliyor. Bu sayının üç yıl içinde yaklaşık 1,11 milyona, yedi yılın sonunda ise 1,86 milyona çıkarılması öngörülüyor.

Ben Gvir, planın sunumu sırasında “kabul etmeye hazır ülkeler bulunduğunu” ve Gazze’den ayrılmak isteyen çok sayıda kişi olduğunu öne sürdü.

Plana göre Gazze’den ayrılacak Filistinliler için önceden bir varış ülkesi belirlenecek ve ailelerin birlikte kalması sağlanacak. İlk iki yıl için konut, eğitim ve istihdamı kapsayan bir “uyum paketi” hazırlanması planlanıyor.

Ben Gvir ayrıca Filistinlileri kabul edecek ülkelere İsrail tarafından ödeme yapılacağını açıkladı.

Ben Gvir’in açıklamasına göre Türkiye, Etiyopya, Kongo ve bazı Arap ülkeleri olası varış noktaları arasında değerlendiriliyor. Ancak kaynakta bu ülkelerin söz konusu plana onay verdiğine veya Filistinlileri kabul etmeyi kabul ettiğine ilişkin herhangi bir bilgi yer almıyor.

Planın ilk aşamasında 10 milyar şekellik İsrail yatırımı öngörülüyor. Uluslararası katılımın sağlanması ve tehcir edilen Filistinlileri kabul edecek ülkelerle anlaşmalara varılması hâlinde finansman çerçevesinin 50 milyar şekele kadar çıkarılması planlanıyor.

Ben Gvir ayrıca planın İsrail içinde ve bazı Afrika ülkelerinde kapsamlı reklam kampanyalarıyla tanıtılmasını istiyor.

Tehcir için özel bakanlık kurulmasını istiyor

Ben Gvir, planın hayata geçirilmesi amacıyla özel bir “Göç Bakanlığı” kurulmasını talep ediyor. Açıklamasında bu bakanlığın başında bir bakanın bulunmasını ve proje için özel bir yetkilinin görevlendirilmesini istedi.

Ben Gvir’in partisi Otzma Yehudit’in de kurulacak yeni hükümete katılmak için yürütülecek koalisyon müzakerelerinde planı temel taleplerinden biri hâline getirmesi bekleniyor.

Koalisyon görüşmelerinde talep edilmesi planlanan bakanlığın bir bakan, genel müdür, bütçe, yetkiler ve uluslararası müzakereleri yürütecek bir ekipten oluşması öngörülüyor.

“Timsah Planı”ndan “710 Ayrılık Planı”na

Ben Gvir’in tehcir planı, kampanya ekibine Filistinli tutukluların bulunduğu cezaevlerine ilişkin “Timsah Planı” hakkında daha az konuşulması talimatını vermesinin ardından gündeme geldi.

İsrail merkezli Ynet haber sitesinin aktardığına göre “710 Ayrılık Planı”, Otzma Yehudit’in gelecek hükümete katılmak için yürüteceği koalisyon müzakerelerinde temel şartlardan biri olacak.

Gazze halkının tehcir edilmesi fikri 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail siyasetinde defalarca gündeme geldi. ABD Başkanı Donald Trump da Şubat 2025’te İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüşmesinin ardından Gazze nüfusunun başka ülkelere taşınması fikrini dile getirdi. Konu daha sonra İsrail’deki siyasi tartışmalarda ve hükümetin Güvenlik Kabinesi toplantılarında da ele alındı.

Ynet’in haberine göre Netanyahu, kapalı toplantılarda bu ölçekte kapsamlı bir adıma temkinli yaklaşırken Ben Gvir planın en güçlü destekçilerinden biri oldu.

Netanyahu, bazı dönemlerde Ben Gvir’i hükümette tutabilmek amacıyla planı ileriye taşıdı. Bu kapsamda tehcir konusuna ilişkin çeşitli toplantılar düzenledi ve Güvenlik Kabinesi üyelerini Etiyopya, Kongo ve ayrılıkçı Somaliland bölgesiyle yürütülen temaslar hakkında bilgilendirdi.

Bu temaslarla söz konusu ülkelerin Gazze’den “göç edecek” Filistinlileri kabul etmeye ikna edilmesi amaçlandı.

Ancak plan fiilen uygulanamadı ve ABD yönetimi de daha sonra bu fikirden geri adım attı. Trump’ın açıkladığı 20 maddelik planda Gazze sakinlerinin bölgede kalacağı ve herhangi bir “gönüllü göçün” teşvik edilmeyeceği açıkça belirtildi.

İsrailli yetkili: Kabul edecek ülke bulmak zor

Kimliği açıklanmayan üst düzey bir İsrailli yetkili, 2 Eylül’de Ynet’e yaptığı açıklamada, planın önündeki en büyük engellerden birinin çok sayıda Filistinliyi kabul etmeye hazır ülkelerin bulunmaması olduğunu söyledi.

Yetkili, “Gazze’den çok sayıda Filistinliyi kabul etmeye hazır bir ülke biliyor musunuz? Biliyorsanız söyleyin. Göç için hem gitmek isteyen insanlar hem de onları kabul etmeye razı bir ülke gerekir; ikinci koşul neredeyse hiç karşılanamıyor.” ifadelerini kullandı.

Gazze’den sınırlı sayıda çıkışın sürdüğünü belirten yetkili, bunların ağırlıklı olarak tedavi veya eğitim amacı taşıdığını, savaşın başlangıcında ise Mısır’a daha fazla çıkış gerçekleştiğini söyledi.

Ben Gvir’in “transfer” yaklaşımı yeni değil

Filistinlilerin tehcir edilmesi fikri Ben Gvir’in siyasi çizgisinde yeni bir başlık değil. Ben Gvir daha önce de “sadakatsiz” olarak nitelendirdiği İsrail vatandaşı Filistinlilerin göçünü teşvik etmek için bir “ulusal kurum” oluşturulmasını talep etmişti. Ancak bu yöndeki girişimleri hayata geçirilmedi.

Ynet, 1990’lı yıllarda aşırı sağcı Moledet Partisi ile daha sonra suikast sonucu öldürülen İsrailli Bakan Rehavam Ze’evi’nin “transfer” fikrini İsrail kamuoyunda açık biçimde gündeme taşıyan isimler arasında olduğunu hatırlattı.

Ben Gvir ise sunduğu modelin zorla sürgünü öngörmediğini iddia ediyor. Planının ekonomik teşvikler ile hukuki ve düzenli bir süreç üzerinden “gönüllü göçü” kolaylaştırmayı amaçladığını savunuyor.

Ben Gvir planını, 7 Ekim saldırıları ve İsrail’in 2005’te Gazze’den tek taraflı çekilmesinden çıkarılan bir ders olarak sunuyor.

Ben Gvir, “7 Ekim’de, çekilip duvarın arkasına sığınabileceğimiz ve huzuru para ve kolaylıklarla satın alabileceğimiz fikri çöktü.” dedi.

“710 Ayrılık Planı çekilmeye dönüş değil, onun düzeltilmesidir.” ifadelerini kullanan Ben Gvir, planını tanıtmak amacıyla İsrail’de geniş çaplı bir reklam kampanyası yürütmeyi ve çeşitli Afrika ülkelerinde billboardlarla benzer kampanyalar düzenlemeyi planlıyor.

 

Kaynak: AlarabyAljadeed