Barrack, Irak Dosyasını Savaya’dan Devraldı: Silahlı Gruplara Baskı Gelir Mi?
06.02.2026 - 16:40 | Son Güncellenme: 13.02.2026 - 09:12
ABD’nin Irak dosyasındaki temsilci değişikliği, yalnızca bir isim değişikliği değil, Washington’un Bağdat’a yaklaşımındaki sertleşmenin işareti olarak okunuyor.
Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, geçtiğimiz pazar günü yaptığı açıklamada, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın, Başkan Donald Trump’ın Irak Özel Temsilcisi olarak Mark Savaya’nın görevini devraldığını duyurdu.

Gözden Kaçmasın
Hüseyin, Irak merkezli Kurdistan 24’e verdiği demeçte, “Savaya artık görevde değil. Irak dosyasını şu anda Tom Barrack yönetiyor” dedi.
Bu değişim, Bağdat’taki üç üst düzey Iraklı yetkili tarafından da doğrulandı.
Al-Araby Al-Jadeed’e konuşan kaynaklara göre ABD yönetimi, Iraklı yetkililerle temas görevini fiilen Barrack’a devretti.
Dışişleri Bakanlığı’nda üst düzey bir yetkilinin de aralarında bulunduğu üç hükümet kaynağına göre, Barrack birkaç gündür ABD’nin mesajlarını iletmek üzere Iraklı yetkililerle temas kurma görevini, ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Joshua Harris ile birlikte yürütüyor.
Söz konusu kaynakların hiçbiri Savaya’nın görevden alınma gerekçesini açıkça belirtmezken, Irak hükümetine yakın bir isim, bu kararın “performans değerlendirmesi” sonucunda verildiğini bildirdi.
Aynı kaynak, Barrack’ın İran dosyası ve silahlı gruplar konusunda daha sert bir çizgi izlediğine dikkat çekti.
Barrack’ın “merkezi hükümetleri güçlendirme yönünde baskı yaptığını ve bunun silahlı milisler karşısında daha sert bir ABD tutumuna işaret ettiğini ekledi.
Irak Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yetkili de, Barrack’ın son iki gün içinde Fuad Hüseyin, Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ve Kürdistan Demokrat Partisi lideri (KDP) lideri Mesud Barzani ile görüştüğünü, Washington’un hem hükümete hem de silahlı gruplara yönelik beklentilerini ilettiğini aktardı
Aynı yetkili, Şii siyasi blok Koordinasyon Çerçevesi’nin Nuri el-Maliki’yi hükümetin başına getirme konusundaki ısrarının, ABD’nin sert tutumunu sürdürmesi halinde yakın zamanda değişebileceğini öne sürdü.
Reuters’ın aktardığına göre Trump yönetimi, Ortadoğu konusunda geniş deneyime ve bölge hakkında derin bilgiye sahip olması nedeniyle, Irak dosyasını Savaya yerine Barrack’a verme seçeneğini uzun süredir değerlendiriyordu.
Söz konusu haberde, ABD’nin, “İran destekli milislerle mücadele, İran'a dolar kaçakçılığının kontrolü ve Irak'taki mali yolsuzluğun sona erdirilmesi” gibi Irak’a yönelik hedeflerinin değişmediğinin altı çizildi.
Diğer yandan, Irak Parlamentosu, yeni cumhurbaşkanını seçmek üzere ikinci kez oturum düzenleyemedi.
Yürürlükteki anayasa, aynı oturumda yeni başbakan ve cumhurbaşkanının görevlendirilmesini öngörüyor.
Konuya ilişkin değerlendirme yapan milletvekili Şahvan Abdullah, “Nuri el-Maliki’nin başbakan adaylığı, cumhurbaşkanı seçimini de etkiledi” diyerek, Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ile ortak bir aday üzerinde henüz uzlaşıya varılamadığını belirtti.
Abdullah gazetecilere yaptığı açıklamada, oturumun ertelenmesinin nedenlerinden birinin de, Şii siyasi bloğu içindeki durum ve Maliki’nin başbakanlığa aday gösterilmesi olduğunu söyledi.

Öte taraftan, eski Başbakan Haydar el-Abadi liderliğindeki Zafer Koalisyonu’nun Sözcüsü Selam Zubaydi, Maliki’nin başbakanlık adaylığı konusunda koalisyon içinde görüş ayrılıklarının olduğunu kabul etti.
İbadi ise bir basın açıklamasında, bu bölünmenin, ABD’nin itirazları ve olası yaptırımların Irak ekonomisini sarsacağı endişesiyle derinleştiğini vurguladı.
Zaman kazanma hamlesi mi?
Iraklı siyasi analist Ahmed en-Nuaymi ise, Koordinasyon Çerçevesi’nin Irak’ı yaptırımlar ve tecritle tehdit eden ABD yönetimiyle ilişki kurmak amacıyla, başbakan adayını değiştirmeden önce zaman kazanmaya çalışıyor olabileceğini öne sürdü.
Nuaymi, konuya ilişkin Al Araby Al Jadeed’e yaptığı açıklamada, Iraklı liderlerin, 2003’ten beri Irak'ın karşılaştığı tüm önceki yönetimlerden farklı olan mevcut ABD yönetimiyle karşı karşıya gelmenin tehlikelerinin farkında olduğunu belirtti.
Bu nedenle Ammar el-Hakim, Haydar el-İbadi ve Kays el-Hazali gibi isimlerin tereddüt yaşadığını söyleyen Nuaymi, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Buna karşılık, Tahran’la aynı çizgide veya ona yakın olan sağcı bir fraksiyon, seçtiği adayda ısrar ediyor. Herhangi bir geri çekilmeyi ABD hegemonyasına ve Irak’ın iç işlerine müdahalesine boyun eğme olarak görüyor.”
Nuaymi, ABD temsilcisinin değiştirilmesini ise, “Bu, ABD’nin Irak’la Lübnan ve Suriye’den ayrı bir çerçeve içinde değil, daha geniş bir perspektif içinde ilgilenmeye devam etme konusundaki ciddiyetinin bir göstergesidir” ifadeleriyle değerlendirdi.
Bunun en azından Trump’ın kalan üç yıllık görev süresi boyunca süreceğini belirtti.
Koordinasyon Çerçevesi’nin, “dış müdahaleye karşı çıkmanın, Irak’ta iktidar devri ve ülkeyi yönetecek isim konusunda uluslararası ve bölgesel görüşleri yok saymak anlamına gelmeyeceğini” anlaması gerektiğini de söyledi.
Nuaymi açıklamasının sonunda, Maliki’nin iktidar döneminin sadece dışarıda değil, ülkede de rahatsızlık yarattığını sözlerine ekledi.
Kaynak: Al-Araby Al-Jadeed