Azmi Bişare: Suriye’de Öncelikli Görev Devlet Kurumlarını Korumak ve Yeni Bir Sistem İnşa Etmektir

Arap Araştırma ve Siyaset Çalışmaları Merkezi Başkanı Dr. Azmi Bişare, Suriyelilerin devrim aşamasından demokratik bir Suriye inşa etme aşamasına geçmesi gerektiğini söyleyerek, uluslararası topluma güven veren bir mesajın formüle edilmesinin önemli olduğunu vurguladı.
Azmi Bişare Suriye’de Öncelikli Görev Devlet Kurumlarını Korumak ve Yeni Bir Sistem İnşa Etmektir.png

09.12.2024 - 17:32  |  Son Güncellenme:  17.07.2025 - 10:41

Doha merkezli Arap Araştırma ve Politika Araştırmaları Merkezi (ACRPS) Başkanı Dr. Azmi Bişare, Al Araby kanalına dün verdiği röportajda, Suriye’de Beşşar Esed rejiminin devrilmesinin ardından kaos yaşanmaması için öncelikli olarak devlet kurumlarının korunması ve demokratik bir Suriye’nin inşa edilmesi gerektiğini söyledi. 

Bişare, Suriyelilerin Beşşar Esed rejimini kendi başlarına ve dış müdahale olmaksızın devirmesinin, Arap kamuoyu üzerinde etkili olacağına dikkat çekti. 

ACRPS Başkanı, Libya ve Irak’ta yaşananların tekrarlanmaması için halkın farkındalığının yanı sıra yeni bir siyasi sistem ve anayasanın temeli olarak “mezhepçilik ve kotaların” kesin bir şekilde reddedilmesi gerektiğini vurguladı. 

Bu bağlamda seçimlerin yapılması için acele edilmemesi tavsiyesinde bulunan Bişare, “Çünkü koşullar oluşmadan seçim yapılırsa, bu toplumsal çatlakları derinleştirebilir ve insanların mezhepsel ve bölgesel çizgiler doğrultusunda örgütlenmesini kolaylaştırabilir” dedi. 

Ayrıca ordunun feshedilmesi durumunda bunun ölümcül bir hata olacağının altını çizen Bişare, “Ordunun dağılması, Suriye’nin dağılması anlamına gelir. Bunun yerine Irak’ta olduğu gibi ordu ve liderleri feshedilmek yerine reforme edilmelidir” diye konuştu. 

Kurumsal devlet olabilmek 

Silahlı grupların şu ana kadarki davranışlarına övgüde bulunan Bişare, gelecekte silahlı milisler olmadan birleşik bir Suriye ordusu oluşturmak amacıyla geçiş dönemi askeri konseyinin temeli olabilecek “birleşik bir askeri liderlik oluşturulacağına” inandığını ifade etti.   

Geçiş sürecini güvence altına alma konusunda silahlı grupların kritik rolünü kabul eden Bişare, istikrara ulaşma sürecinin zor olduğunu söyledi. 

Bu süreçte adalet ve hesap verebilirliğin uzlaşıyla harmanlanması gerektiğini de ekledi. 

İnsanların temel hizmetlere ihtiyaç duyduğu konusunda uyaran Bişare, bugün Suriye’nin en büyük düşmanının “kaos” olduğunu söyledi.   

Kurumların tüm çalışanlarından yoksun kalması durumunda kaos yaşanabileceğine dikkat çeken Bişare, günlük yönetimin Suriyelilerin hayatlarını organize etmek için yabancı müdahaleyi beklemeden mevcut bürokratlar tarafından yapılması gerektiğini vurguladı. 

Suriye’de yaşananlar Arap kamuoyunu etkileyecek 

Mevcut güçlerin yeni bir anayasa taslağı hazırlamak için Suriyelileri bir araya getirecek ulusal bir meclis toplaması gerektiğini dile getiren Bişare şu ifadelerle açıklamasını sürdürdü; 

“O zamana kadar, benzer koşullara sahip diğer ülkelerde görülen bir model olan geçici bir hükümet kurulabilir. Yeter ki siyasi irade olsun, intikam, hesaplaşma ve çatışma zihniyeti terk edilsin.” 

Kişisel veya hizipsel çıkarları ulusal sorumluluktan üstün tutan davranışları eleştiren Bişare, “Geçiş dönemlerinde sorunlar ve eksiklikler ortaya çıkacaktır, ancak sabır esastır. Her konu protestoları tetiklememelidir” dedi. 

Bişare, Suriyelileri devrimci bir zihniyetten demokrasi ve vatandaşlığa dayalı bir zihniyete geçmeye çağırarak, Suriyelilerin bir tiranlık biçimini bir diğeriyle değiştirmek istemediklerini belirtti.  

ACRPS Başkanı, Suriye’nin yeni liderlerinin, tüm komşu ülkeler ve uluslararası topluma “tek gündemlerinin egemenlik ve demokratik yönetim olduğu” konusunda güvence vermelerini önerdi. 

Aynı zamanda, ülkenin yeni yöneticilerinin komşu ülkeler ve Suriye meseleleriyle ilgilenen ülkelerle temasa geçerek, hiçbir ülkeye karşı bir ajandaları olmadığına dair güvence vermeleri gerektiğini de savundu. 

Bişare konuya ilişkin, “Suriye’nin yeni liderleri ve Esed rejiminin müttefikleri, kalıcı dostluğun tek garantisinin özgür ve egemen bir Suriye olduğunu anlamalıdır. Zira Suriye’nin komşularının başına gelebilecek en kötü şey ülkedeki kaos ve iç çatışmadır” ifadelerini de kullandı. 

Suriye halkının farkındalığının önemi 

Bu vizyonun uygulanabilirliği sorulduğunda Bişare, Suriye halkının farkındalığının bunun gerçekleşmesinin tek garantisi olduğunu belirterek şunları ekledi; 

“Suriyeliler bu farkındalığı, ülkelerini hiçbir yabancı müdahale olmadan Esed rejiminden kurtularak gösterdi. Bu, Irak ve Libya’da yaşananlara kıyasla önemli bir tezat oluşturuyor.  Dolayısıyla bu durum Suriye’yi Irak ve Libya’nın yaşadıklarına maruz kalmaktan muaf tutabilir.” 

Bişare, Katar ve Türkiye’nin Suriye devriminin kararlı destekçileri olmaya devam ettiğini de vurguladı. 

Bişare röportajın sonunda, rejimin düşüşünü “tarihi bir gün, görkemli bir an ve Suriye tarihinde yeni bir bölümün başlangıç noktası” olarak nitelendirdi. 

Rusya ve İran’ın desteği sayesinde yapay bir şekilde varlığını sürdüren bir rejimin 50 yıllık zulmüne ve 13 yılı aşkın bir süredir devam eden aşırı şiddetine son verildiğini dile getiren Bişare, bu hızlı çöküşün “rejimin içinin boş olduğunun” bir kanıtı olduğunu da sözlerine ekledi.