ABD’nin Batı Şeria’daki Konsolosluk Hizmeti Kararı İlhakın Tanınmasına Hazırlık mı?

ABD’nin Batı Şeria’daki Yahudi yerleşim birimlerine konsolosluk hizmeti verme kararı, Filistinli yetkililer ve uzmanlar tarafından ilhakın tanınmasına hazırlık olarak değerlendiriliyor.
ABD’nin Batı Şeria’daki Konsolosluk Hizmeti Kararı İlhakın Tanınmasına Hazırlık mı

26.02.2026 - 15:33  |  Son Güncellenme:  26.02.2026 - 15:58

ABD’nin İsrail Büyükelçiliği’nin, 1967’deki işgalden bu yana ilk kez, Batı Şeria topraklarında kurulan yerleşim birimlerinde konsolosluk hizmeti sunma kararı, siyasi ve diplomatik yansımalar taşıyor.  

Söz konusu adım, yerleşim birimlerini güçlendiren ve İsrail’in işgal altındaki topraklar üzerindeki kontrolünü pekiştirerek Batı Şeria’nın fiili ilhakının tanınmasına zemin hazırlayan pratik bir adım olarak değerlendiriliyor. 

ABD yönetimi, ilerleyen aşamada binlerce ABD’li Yahudi yerleşimciye hizmet vermesi beklenen bu uygulamayla yerleşim birimlerine siyasi bir koruma sağlıyor.  

Filistin Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı Siyasi İşlerden Sorumlu Bakan Yardımcısı Ömer Avadallah, konuya ilişkin Al Araby Al Jadeed gazetesine yaptığı açıklamada, “Bakanlık bu adımları reddediyor, çünkü Kudüs’te bulunan ABD Büyükelçiliği hukuka aykırıdır” dedi. 

Avadallah, ABD Büyükelçiliği’nin gayrimeşru ve yasa dışı yerleşim birimlerindeki Yahudilere konsolosluk hizmeti sunmasının, fiilen bu yerleşimler ve ilhakın tanınması anlamına geldiğini vurguladı.

Trump

Bunun da, ABD Başkanı Donald Trump’ın ilhaka ve zorunlu göçe karşı olduğu yönündeki açıklamaları ve bu konuda Arap ülkelerine verdiği taahhütlerle çeliştiğine dikkat çekti. 

Öte yandan, ABD’nin İsrail Büyükelçiliği dün yaptığı açıklamada, ABD vatandaşlarına yönelik pasaport da dahil rutin konsolosluk hizmetlerini, 27 Şubat tarihinden itibaren Beytüllahim’in güneyindeki Te’amra toprakları üzerine kurulu “Efrat” yerleşimi gibi belirli noktalarda sunmaya başlayacağını duyurdu. 

Buna ek olarak, önümüzdeki iki ay içinde ise Beytüllahim’in batısındaki Vadi Fukin ve Husan köylerinin toprakları üzerine kurulu “Beitar Illit” yerleşimi de dahil olmak üzere diğer noktalara saha ziyaretleri gerçekleştirileceği bilgisi de verildi. 

ABD’nin konsolosluk hizmetlerinden, ABD ve İsrail çifte vatandaşlığına sahip, her iki ülkede yaşayan ve İsrail işgal ordusunda görev yapan binlerce Yahudi yerleşimcinin yararlanmasının bekleniyor.  

Bu bağlamda, Filistinli Bakan Yardımcısı Avadallah, Al Araby Al Jadeed’e yaptığı açıklamaya şu ifadelerle sürdürdü: 

“ABD yönetimine yöneltilmesi gereken bir soru var: Bu karar, İsrail’in tüm bölge üzerindeki kontrolü olarak adlandırdığı husus hakkında tarihsel ve hukuki açıdan çarpıtılmış bir dizi iddia ortaya atan, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin bireysel kararı mı, yoksa ABD yönetiminin resmi kararı mı?”  

Filistin Devleti’nin, ABD Büyükelçiliği’nin Kudüs’e taşınmasını hiçbir zaman kabul etmediğinin altını çizen Avadallah, “Bu yasadışıdır ve hep öyle kalacaktır” diye konuştu. 

Filistin yönetiminin bu konuda ABD’li yetkililerden herhangi bir açıklama talep edip etmediğine ilişkin soruya ise Avadallah, “ABD yönetimiyle, Filistin Devleti Başkan Yardımcısı ve Başkanlık düzeyinde temaslar bulunmaktadır” yanıtını verdi.  

ABD’den bu konuya ilişkin herhangi bir açıklama gelmediğini ekleyen Avadallah, şöyle devam etti: 

“Bu, işgalci güç İsrail’deki ABD Büyükelçisinin kışkırtıcı ve kabul edilemez söyleminin bir devamı mı, yoksa Başkan Donald Trump’ın vaat ettiği ve 20 maddelik planında sunduğu, ilhak veya yerleşim faaliyeti olmayacağına dair güvenceleriyle çelişen resmi bir hükümet kararı mı net değil.” 

Avadallah, ABD Büyükelçiliği Kudüs’e taşındığından bu yana Filistin Dışişleri Bakanlığı ile ABD Büyükelçiliği arasında doğrudan bir temas bulunmadığı bilgisini vererek, “Büyükelçilik uluslararası hukuka aykırıdır ve Kudüs’teki varlığı gayrimeşrudur” diye ekledi. 

Öte yandan, Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi Başkanı Müeyyed Şaban, konsolosluk hizmetlerinin Filistinlilere ait topraklar üzerine kurulu bir yerleşimi kapsayacak şekilde genişletilmesinin, “yasadışı bir durumun tanınmaması” ilkesinin ihlali anlamına geldiğini söyledi. 

Şaban, “Bu ilke, devletlerin ağır ihlallerin sonuçlarını resmileştiren veya meşrulaştıran herhangi bir eylemden kaçınmasını gerektiren, uluslararası hukukta sağlam bir şekilde yerleşmiş bir ilkedir” diye konuştu. 

Bu adımın, iki devletli çözümü destekleme yönündeki taahhütlerle çeliştiğine dikkat çeken Şaban, “Zira fiilen bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulma imkanını zayıflatan yerleşim birimlerini pekiştiriyor” dedi. 

Şaban, söz konusu adımların, işgal altındaki bölgeyi diplomatik normalleşmeye açık bir idari alan olarak yeniden tanımlanmasını amaçlayan daha geniş bir bağlamdan ayrı değerlendirilemeyeceğini söyledi. 

Bu yaklaşımın, fiili kontrolü zımni bir tanıma biçimine dönüştürdüğünü ve yerleşimlere yeni bir siyasi koruma sağladığını sözlerine ekledi.

(ABD Büyükelçisi Mike Huckabee)

ABD ilişkileri uzmanı ve Nablus’taki Necah Ulusal Üniversitesi öğretim görevlisi Hasan Eyyub ise, söz konusu adımı, “ABD yönetiminin, ABD Büyükelçisi Huckabee’nin Batı Şeria’ya ilişkin açıklamaları konusunda bölgeden yükselen tepkilere karşı ciddiyetsizliğinin yeni bir göstergesi” olarak nitelendirdi. 

Al Araby Al Jadeed’e görüş bildiren Eyyub, “Eğer yönetim bu açıklamaları kabul etmeseydi, böyle bir adım atmazdı” diye ekledi. 

Ayrıca Batı Şeria toprakları üzerine kurulu yerleşim birimlerinde konsolosluk hizmetlerinin bulunmasının, Büyükelçi Huckabee’nin açıklamalarının siyasi ve hukuki açıdan açık bir şekilde kabulü anlamına geldiğini söyledi. 

Başka bir deyişle, Batı Şeria’daki yerleşim birimlerinin artık ABD yönetimi tarafından resmen tanındığını ve artık barışa karşı bir engel olarak nitelendirilmediğini vurguladı. 

Eyyub, “ABD yönetimi bugün açık biçimde ve somut adımlarla Batı Şeria’nın, işgal devletinin egemenliğine tabi Yahudi toprağı olduğunu söylemektedir” diye konuştu. 

ABD’nin yerleşim birimlerinde konsolosluk hizmeti verilmesine ilişkin kararlarının önümüzdeki yıllarda kalıcı hale geleceğini ve genişleyeceğini dile getiren Eyyup, açıklamasına şöyle devam etti: 

“Bu da, Batı Şeria’nın kuzeyinde, merkezinde ve güneyindeki büyük yerleşim yerlerinde ABD konsolosluk ofisleri açılmasının ilk adımıdır.” 

ABD yönetiminin tepkileri ölçtüğünü belirten Eyyub, “Filistin ve Arap ülkelerinin tepkileri, herhangi bir somut adım atmaksızın yalnızca kınama açıklamaları ve beyanlarla sınırlı kaldığı sürece, ABD yönetimi politikalarını sürdürmeye devam edecektir” değerlendirmesinde bulundu. 

Eyyub açıklamasının sonunda, “ABD’nin Arizona Eyalet Meclisi, işgal altındaki Batı Şeria yerine ‘Yahuda ve Samarya’ ifadesinin kullanılması yönünde bir düzenlemeyi kabul etti” diye konuştu. 

Bu kararın, Batı Şeria'nın kuzeyindeki Yerleşim Bölgeleri Konseyi Başkanı Yossi Dagan’ın eyaleti ziyareti ve milletvekilleriyle görüşmesinin ardından alındığının da altını çizdi. 

Söz konusu adımın, ABD’nin İsrail Büyükelçisi’nin “Batı Şeria diye bir şey yok, orası Yahudiye ve Samarya” şeklindeki açıklamalarıyla tamamen örtüştüğünü de sözlerine ekledi.

 

Kaynak : Al Araby Al Jadeed