ABD’den Irak’a Ağır Yaptırım Uyarısı
17.06.2026 - 14:56 | Son Güncellenme: 17.06.2026 - 15:14
ABD Dışişleri Bakanlığının, ABD Başkanı’nın Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack ile Irak Başbakanı Ali Zeydi arasında Bağdat’ta önceki gün pazartesi günü yapılan kapalı görüşmenin ardından yayımladığı açıklama, iki ülke arasında üzerinde uzlaşılan bir mutabakattan çok, Irak hükümetinin Amerikan desteğini alabilmesi ve bir yetkilinin “çok büyük” diye nitelediği yaptırımlardan kaçınabilmesi için uyması gereken siyasi, ekonomik ve güvenlik şartlarını ortaya koydu.
Açıklamada, silahlı grupların silahsızlandırılmasından başlayarak geniş kapsamlı şartlar yer aldı. İlk kez silahlı yapıların ve grupların feshedilmesi gibi ifadeler kullanılırken, Irak topraklarından bölge ülkelerine yönelik tehditlerin engellenmesi de gündeme getirildi.
Öte yandan açıklama, Amerikan şirketlerinin Irak’a girişi konusunda neredeyse talimat niteliğinde ifadeler içerdi. Bunların başında da Kerkük’ten Suriye’nin Banyas Limanı’na uzanan petrol ihracat boru hattı projesi geldi. 1980’li yılların başından bu yana kullanım dışı olan bu hattın yeniden devreye alınmasında Amerikan şirketlerine özel bir ayrıcalık tanınacağı vurgulandı.
Irak Başbakanı Ali Zeydi’nin ofisinin de Amerikan açıklamasındaki ifadeleri neredeyse birebir yayımlaması dikkat çekti. Bu durum Irak açısından bir ilk olarak değerlendirildi. Zira önceki Irak hükümetleri, ABD tarafıyla yapılan görüşmelerin ardından genellikle Amerikan açıklamalarında yer alan bazı ifadeleri yumuşatarak aktarır ya da özellikle Washington’un baskı ve şartlarına ilişkin bazı noktaları hiç paylaşmazdı.
Açıklama, doğrudan ve açık ifadelerle kaleme alınmış üç bölümden oluştu. İlk bölümde hükümetten silahların tamamen toplanmasına yönelik planların uygulanması, Irak devletinin yetkisi ve kontrolü dışında faaliyet gösteren tüm silahlı grupların ve oluşumların feshedilmesi, silahın yalnızca Irak devletinin elinde toplanması ve Irak’ın çatışmalardan uzak tutulmasını sağlayacak şekilde tam egemenliğin tesis edilmesi istendi. Ayrıca Irak topraklarının herhangi bir tarafça bölgesel barışı tehdit etmek için kullanılmaması gerektiği vurgulandı.
Silahsızlandırma ABD’nin önceliği
Açıklamada geçen silahların tamamen toplanması, devletin yetkisi ve kontrolü dışındaki tüm silahlı grupların ve oluşumların feshedilmesi ve tam egemenliğin tesis edilmesi gibi ifadeler, Washington’un silahsızlandırma konusundaki tutumunu net biçimde ortaya koydu. Bu ifadeler, silahlı grupların faaliyet yürüttüğü bütün yapıların ortadan kaldırılmasını ve Washington’un bazı grupların daha önce açıkladığı bağın koparılması adımlarını yeterli görmediğini gösterdi.
Açıklamadaki kontrol ifadesi ise silahlı grupların belirli bölgeler ve kasabalar üzerindeki hakimiyetinin sona erdirilmesini hedefleyen bir mesaj olarak yorumlandı. Curf es-Sahr, el-Avce, el-Uveysat ile ülkenin kuzeyinde, batısında ve merkezindeki bazı bölgeler, silahlı grupların varlığı nedeniyle krizlerin en fazla öne çıktığı alanlar arasında yer alıyor. Açıklamada ayrıca bu çabaların tamamen tamamlanmasına duyulan acil ihtiyaç ifadesinin kullanılması, Washington’un bu adımların hızlandırılmasını istediğini ve Irak’ın önünde belirli bir takvim bulunduğunu gösterdi.
Açıklamada, Başbakan Ali Zeydi’nin temmuz ortasında Beyaz Saray’a resmi ziyaret için davet edildiği de duyuruldu. Bununla birlikte Starlink şirketine, Iraklı tüketicilere dünya standartlarında internet hizmeti sunması için işletme lisansı verilmesi sürecinin tamamlandığı açıklandı. Oysa önceki hükümet döneminde Irak İletişim Bakanı Hiyam el-Yasiri, aynı şirketin 2023 ve 2024 yıllarındaki iki lisans başvurusunu gerekçesi açıklanmayan nedenlerle ertelemişti.
Açıklamada ayrıca Chevron şirketiyle, Irak’ın güneyindeki Basra ve Zikar vilayetlerinde yer alan Batı Kurna-2 ve Nasıriye petrol sahalarının geliştirilmesi için müzakerelere başlandığı belirtildi. Bunun yanında HKN, Western Zagros ve Hunt gibi Amerikan şirketlerinin Irak’a girişine ve enerji sektöründe çalışmalarının güvence altına alınmasına onay verildiği ifade edildi.
Öte yandan Amerikan şirketi Excelerate Energy’nin Basra’da hayata geçireceği büyük bir elektrik projesi de açıklamada yer aldı. Daha önce Irak’ın enerji sektörüne bu alanda girmeyen şirketin projesi, Hor ez-Zubeyr’de sıvılaştırılmış doğal gaz ithalatı için yüzer bir terminal kurulmasını öngörüyor. Bu adım, Irak’ın boru hatlarıyla ithal ettiği ve yıllık sözleşme bedeli 4 milyar dolara ulaşan İran gazını doğrudan hedef alan bir hamle olarak değerlendiriliyor.
Açıklamanın en önemli ikinci başlığı olarak görülen bölümde ise Amerikan TI Capital şirketiyle, Kerkük-Banyas petrol boru hattının yeniden rehabilite edilmesine yönelik mutabakat zaptının imzalanması sürecinin ilerletileceği duyuruldu. Irak ile Suriye arasındaki bu boru hattı, 1980’li yıllardan bu yana kullanım dışı bulunuyor. Açıklamada hattın petrol ihracatı için hayati bir güzergah olduğu vurgulanırken, bu adım daha geniş bir siyasi bağlamda ve İran’dan kopuş olarak adlandırılan sürecin parçası şeklinde değerlendiriliyor.
ABD Başkanı’nın özel temsilcisi Tom Barrack ise ortak açıklamanın ardından X hesabından yaptığı paylaşımda, bunu “ABD Başkanı Donald Trump’ın Ortadoğu stratejisinde destansı bir yeni bölüm” sözleriyle değerlendirdi.
Konuya ilişkin Al-Araby Al-Jadeed’e konuşan Irak Bakanlar Kurulu Genel Sekreterliğinden bir yetkili, Başbakan’ın Şii siyasi güçleri bir araya getiren Koordinasyon Çerçevesi temsilcileriyle görüşerek, ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack ile yapılan toplantının sonuçları hakkında bilgi vereceğini söyledi.
İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, yazılı yanıtında Ortak açıklamanın maddeleri üzerinde anlaşmaya varıldı. Bu açıklama, Irak’ın bu kararları uygulamaması halinde karşılaşabileceği büyük yaptırımları aşması için bir yol haritası ya da anlaşma niteliğinde” ifadelerini kullandı.
Iraklı yetkili ayrıca hükümetin, silah dosyası ve mevcut silahlı yapıların sona erdirilmesi konusunda Şii siyasi güçlerin ve Necef’in desteğini almaması halinde büyük sorunlarla karşılaşacağını belirtti. Burada Necef ifadesiyle dini merci Ali es-Sistani’ye işaret edildi. Yetkili, Washington ziyaretinin gelecek ayın ortasına planlanmasının, hükümete silahlı gruplar ve bu grupların faaliyetleri konusunda bazı pratik adımlar atması için yaklaşık bir aylık süre tanınması anlamına geldiğini ifade etti.
Açıklamada, dağıtılması ve silahlarının toplanması istenen gruplarla neyin kastedildiği net biçimde belirtilmedi. Bu talebin, Bağdat’ın 2016’da parlamentodan geçirilen yasayla yardımcı güç olarak kabul ettiği Haşdi Şabi’nin tamamını mı yoksa Haşdi Şabi içinde de temsil edilen belirli silahlı grupları mı kapsadığı henüz bilinmiyor. Bu ayrıntının önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.
Dikkat çeken bir diğer nokta ise ABD özel temsilcisinin Irak ziyaretinin tek kişilik bir temas olmamasıydı. Aynı kaynağa göre Barrack’a ABD Hazine, Dışişleri ve Adalet bakanlıklarından yetkililer de eşlik etti. Kaynak, ziyareti “tek bir temsilcinin ziyareti değil, Irak’la ilgilenen Amerikan ekibinin ziyareti” olarak niteledi.
Koordinasyon Çerçevesi’nden Irak Parlamentosu milletvekili Muhammed es-Saidi ise Al-Araby Al-Jadeed’e yaptığı kısa açıklamada görüşmeyi müzakere olarak tanımladı. Saidi, ittifakının Zeydi’nin bu müzakerelerin seyrini ve ABD’nin Irak’tan gerçekte ne istediğini açıklamasını beklediğini söyledi. Ayrıca sonu gelmeyen tavizler fikrinin kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Saidi, Başbakan’ın Washington’a gitmeden önce boş bulunan savunma ve içişleri bakanlığı makamlarını hızla netleştirmesini beklediğini belirtti. Bununla birlikte silahlı grupların hükümette temsil edilmemesi durumunun devam edeceğini söyledi.
Irak hükümeti sözcüsü Haydar el-Abudi ise resmi haber ajansı INA’ya yaptığı açıklamada, Zeydi’nin beklenen ziyaretinin temmuz ortasında gerçekleşeceğini ve amacın Irak-Amerikan ortaklığını güçlendirmek olduğunu söyledi.
Abudi, “Mevcut dönemin değişkenlerini esnek bir şekilde yönetme çerçevesinde Irak hükümeti, düzensiz silah dosyasını ele almaya ve silahın bulundurulması ile kullanımını devletin ve ilgili kurumlarının elinde toplamaya çalışıyor. Zira bu kurumlar, anayasal olarak bu alanda egemen karar alma yetkisine sahip yapılardır” dedi.
ABD özel temsilcisinin Irak ziyareti, Erbil ve Süleymaniye’deki Kürt liderlerle yapılacak görüşmeleri de kapsıyor. Bağdat’taki Iraklı siyasi kaynaklara göre bu görüşmelerde, yaklaşık bir yıldır Kürdistan Demokrat Partisi ile Kürdistan Yurtseverler Birliği arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle kurulamayan Bölgesel Yönetim hükümeti dosyası ele alınacak.
Bu kapsamda Barrack, dün salı günü Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başbakanı Mesrur Barzani ile bir araya geldi.
Irak’ı yaptırımlardan ve krizlerden uzak tutma çabası
Koordinasyon Çerçevesi’nin siyasi danışma kurulu üyesi Ali es-Saray, Al-Araby Al-Jadeed’e yaptığı açıklamada, ittifakın Başbakan’a Irak’ın çıkarına olacak ve ülkeyi dış yaptırımlar ile krizlerden uzak tutacak adımları atması için yetki verdiğini söyledi.
Saray, dış politika dosyalarında Zeydi ile bir mutabakat bulunduğunu belirtti. Buna mevcut aşamayla nasıl başa çıkılacağı konusunun da dahil olduğunu kaydeden Saray, Irak’ın bölgenin bir parçası olduğunu ve yaşanan gelişmelerden doğrudan etkilendiğini ifade etti.
Bağdat merkezli Siyasi Düşünce Merkezi Başkanı İhsan eş-Şemmeri ise Al-Araby Al-Jadeed’e yaptığı açıklamada, söz konusu açıklamayı Irak’taki silahlı gruplar sisteminin dağıtılmasına yönelik Amerikan karar tasarısının ilanı olarak değerlendirdi.
Şemmeri’ye göre bu süreç yalnızca silahlarla sınırlı değil. Aynı zamanda silahlı grupların ekonomik yapılarının ve mevcut adlarla devlet içindeki varlıklarının da hedef alınması anlamına geliyor.
Şemmeri, açıklamanın Washington ile Bağdat’taki yeni hükümet arasında dikkat çekici bir yakınlaşma düzeyini ortaya koyduğunu belirtti. Önceki Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani döneminde ilişkilerin durağanlaştığını hatırlatan Şemmeri, “Devletin yanında paralel bir silahlı yapının dağıtılması ve Irak coğrafyasının komşu ülkeleri, özellikle de Körfez ülkelerini hedef almak için kullanılmaması, ABD’nin önceliği. Trump yönetimi, Irak’ı İran’dan uzak bir Ortadoğu düzeninin parçası yapmak istiyor” dedi.
Şemmeri son olarak, ABD’nin istediği şey İran nüfuzunun sona erdirilmesi, Irak’ın İran’la bağlarının çözülmesi ve Irak coğrafyasının tehdit oluşturmayan bir alan haline gelmesi değerlendirmesinde bulundu.
Kaynakça: Al-Araby Al-Jadeed