ABD ve Bölge Ülkelerinin Desteğiyle Libya’da Yeni Arabulucu Pakistan
10.07.2026 - 12:26 | Son Güncellenme: 10.07.2026 - 12:44
Reuters’ın geçen pazartesi günü Pakistan’ın Libya dosyasına dahil olduğuna ilişkin yayımladığı bilgiler, yeni bir bölgesel aktörün neden Libya krizine girdiği sorusunu gündeme taşıdı. Üstelik ülkede başta ABD ve Birleşmiş Milletler öncülüğündeki girişimler olmak üzere, çözüm için birden fazla süreç aynı anda yürütülüyor. Bu nedenle İslamabad’ın Libya sahnesinde etkili bir rol oynayabilecek araçlara sahip olup olmadığı da tartışılıyor.
Pakistan, Libyalı taraflar arasında resmi olarak herhangi bir arabuluculuk girişimi açıkladı. Ancak Reuters, Pakistanlı kaynaklara dayandırdığı haberinde İslamabad’ın, Trablus’taki Ulusal Birlik Hükümeti ile Bingazi’de Temsilciler Meclisi tarafından görevlendirilen hükümet arasında arabuluculuğa başladığını aktardı. Haberde, Washington’ın bu girişimden haberdar olduğu ve sürecin Suudi Arabistan tarafından desteklendiği belirtildi.
Öte yandan ajansın paylaştığı bilgilere rağmen Pakistan’ın rolünün niteliği hala netlik kazanmış değil. Özellikle İslamabad’ın Libya dosyasıyla ilgilenen diğer bölgesel ve uluslararası taraflarla, aynı zamanda Libyalı aktörlerle ne ölçüde koordinasyon içinde hareket ettiği bilinmiyor. Pakistan’ın, Bingazi’de emekli Libyalı General Halife Hafter’in liderliğindeki yönetimle yakın ilişkileri olduğu biliniyor. Buna karşılık Trablus’taki Ulusal Birlik Hükümeti ile kamuoyuna açıklanmış herhangi bir ilişkisi bulunmuyordu.
İslamabad, geçen yıldan bu yana Saddam Hafter’i, Libya’nın doğusundaki Genel Komutanlığın Genel Komutan Yardımcısı sıfatıyla resmi şekilde ağırladı. Bu yakınlaşma, Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir’in geçen aralık ayında Bingazi’ye yaptığı ziyaretle daha ileri bir aşamaya taşındı.
Münir, ziyaret sırasında savaş uçakları ile kara, deniz ve hava araçlarını kapsayan askeri teçhizat alımı için 4 milyar dolarlık ve bir buçuk yıl sürecek bir askeri anlaşmaya imza attı.
Gözden Kaçmasın
Saddam Hafter de 24 Haziran’da İslamabad’ı ziyaret etti. Bu ziyaret, Washington’da ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Libya’daki askeri, ekonomik ve siyasi kurumların birleştirilmesini görüşmesinden bir gün önce gerçekleşti.
Ancak İslamabad ile Bingazi arasındaki yakın ilişki konusunda Trablus hükümetinden açık bir tepki gelmemesi dikkat çekti. İki taraf arasında herhangi bir temas da bu ayın 4’üne kadar kamuoyuna yansımadı.
Söz konusu tarihte Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Pakistan Genelkurmay Başkanı’ndan bir telefon aldı. Bu görüşme, iki taraf arasında kamuoyuna açıklanan ilk resmi temas oldu. Trablus hükümetinin medya ofisine göre görüşmede, iki ülke arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi ele alındı.
Libya’da iki ayrı çözüm süreci
Pakistan’ın Libya’daki rolünün gündeme gelmesi, ülkede iki ayrı çözüm sürecinin öne çıktığı bir döneme denk geliyor.
İlk süreci, Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu yürütüyor. Misyonun yol haritası, geçiş döneminin sona erdirilmesini ve seçimlerin yapılmasını hedefliyor. BM misyonunun kısa süre önce yayımladığı açıklamaya göre Libyalı tarafların gelecek hafta bu yol haritasına ilişkin nihai anlaşmayı imzalaması bekleniyor.
İkinci sürece ise ABD öncülük ediyor. Bu girişim, ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu ve Afrika Danışmanı Mesad Boulos tarafından yürütülüyor. Plan, Trablus’taki Ulusal Birlik Hükümeti ile Bingazi’deki Hafter yönetimi arasında kademeli bir yakınlaşma sağlanmasını, ardından siyasi, askeri ve ekonomik kurumların birleştirilmesini öngörüyor.
Boulos daha önce iki yönetimin temsilcileri arasında doğrudan görüşmeler yapılmasını sağlamıştı. Bu görüşmeler sonucunda ekonomik ve askeri alanlarda ilerleme kaydedildi. Ortak bütçe konusunda uzlaşıya varıldı. Ayrıca Libyalı askeri güçler, Sirte kentinde düzenlenen ABD öncülüğündeki “Flintlock 2026” tatbikatına ortak şekilde katıldı.
Ancak siyasi alanda ABD girişimi hala bazı engellerle karşı karşıya. Bazı Libyalı taraflar, olası bir uzlaşmanın iktidarı Trablus ve Bingazi’deki fiili güç odakları arasında sınırlandırabileceğini düşünüyor.
Reuters’ın Pakistan arabuluculuğuna ilişkin aktardığı bilgilere rağmen Trablus ve Bingazi yönetimlerine yakın çevrelerde, İslamabad’ın yürüttüğü doğrudan bir müzakere trafiğine dair şu ana kadar herhangi bir işaret bulunmuyor. Bu durum, Pakistan’ın rolünün niteliği ve sınırları konusunda soru işaretlerini artırıyor.
Pakistan’ın devreye girmesi boulos sürecindeki tıkanmayla mı ilgili?
ABD’de yaşayan Libyalı gazeteci ve yazar Muhammed Buysir’e göre Pakistan’ın devreye girmesi, Mesad Boulos’un ABD girişimini ilerletme konusunda yaşadığı tıkanmayla bağlantılı olabilir.
Buysir, bazı Libyalı tarafların iktidarın Dibeybe ve Hafter aileleriyle sınırlandırılmasına karşı çıktığını belirtiyor.
Al-Araby Al-Jadeed’e konuşan Buysir, Trump yönetiminin ABD girişimini hayata geçirme konusunda kararlı olduğunu söyledi. Bu girişimin başarıya ulaşmasının ABD Başkanı açısından siyasi önem taşıdığını belirten Buysir, Trump’ın “Libya planını başarıya ulaştırmak için elindeki bütün araçları kullanacağını” ifade etti.
Buysir, “Beyaz Saray’ın seçeneklerinden biri, Boulos’un yanında etkili bir aktörün bulunmasıdır” dedi. Pakistan’ın da ABD planının uygulanmasını destekleyecek ilave bir unsur olabileceğini belirtti.
Buysir’e göre İslamabad’a arabuluculuk şansı veren unsurlardan biri, Pakistan’ın Müslüman bir ülke olması ve Libyalıların Pakistan’a karşı herhangi bir düşmanlık beslememesi.
Bu durum, Libya sahnesinde açık taraflaşmalar içinde olan diğer bölgesel güçlere kıyasla Pakistan’a avantaj sağlayabilir.
Ancak Buysir, İslamabad’ın gerçek anlamda etkili araçlara sahip olup olmadığı konusunda şüpheli. Buysir, “Buna rağmen İslamabad’ın Libya içinde etki yaratabilecek herhangi bir araca sahip olduğunu düşünmüyorum” dedi.
Pakistan’ın Libya’daki rolüne daha geniş bir bakış
Beyan Araştırmalar Merkezi Müdürü Nizar Kreykış ise Pakistan’ın rolüne daha geniş bir perspektiften yaklaşıyor.
Kreykış’a göre Pakistan’ın Libya dosyasına girmesi, bölgede sorunları çözmek için bölgesel bir mekanizma oluşturma girişiminin parçası. Bu süreçte, Pakistan’ın ABD-İran dosyasında oynadığı rolden yararlanılması hedefleniyor.
Al-Araby Al-Jadeed’e konuşan Kreykış, “Genel olarak bölgedeki sorunların çözüm mekanizması haline getirilmek istenen belirli bir bölgesel model var” dedi.
Kreykış, “Pakistan, İran sorununda çözüm sürecinin liderliğini üstlendiği gibi bölgedeki diğer sorunların çözümünde de öncü rol oynamaya devam ediyor” ifadelerini kullandı. Bunun, ABD’nin Pakistan’ı Orta Doğu’da yeniden konumlandırma arayışını yansıttığını belirtti.
Kreykış, bu rolü Pakistan Genelkurmay Başkanı’nın Washington ve bölge başkentleriyle kurduğu iyi ilişkilere bağlıyor.
Bu ilişkilerin Pakistan Genelkurmay Başkanı’na ABD-İran krizinde önemli bir arabuluculuk konumu sağladığını belirten Kreykış, “Bu modelin Libya’da da tekrarlanması isteniyor” dedi.
Kreykış, son dönemdeki bölgesel hareketliliğin de üzerinde uzlaşılmış bir bölgesel girişimin varlığına işaret ettiğini söyledi.
Bu kapsamda Boulos’un 20 Haziran’da Kahire’de Mısır, Türkiye ve Suudi Arabistan dışişleri bakanlarıyla gerçekleştirdiği toplantıyı hatırlattı.
Bu görüşmenin ardından Mısırlı ve Türk yetkililerin Libya’yı ziyaret ettiğini belirten Kreykış, şimdi de Suudi Arabistan’ın teşviki ve ABD’nin onayıyla Pakistan’ın sürece dahil olduğunu söyledi. Ayrıca “Pakistan’ın da bölgesel bir rol üstlenmek istediğini” ifade etti.
Pakistan’ın Libya’da oynayabileceği role ilişkin değerlendirmede bulunan Kreykış, İslamabad’ın dengeli bir görüntü vermek amacıyla Trablus’la iletişim kurmaya çalışabileceğini söyledi.
Pakistan’ın, Bingazi’ye yakın bir taraf olduğu yönündeki imajından bir ölçüde uzaklaşabileceğini belirten Kreykış, böylece iki taraf arasında arabulucu sıfatıyla hareket edebileceğini dile getirdi.
Kreykış, “İki taraf arasında bazı görüşmeler düzenlemeyi ve bu çerçevede ilişkilerini daha doğrudan hale getirmeyi başarabilir” dedi.
Ancak Pakistan’ın sürece dahil olmasının, bölgesel ilişkilerin yeniden düzenlenmesi bağlamında gerçekleştiğini de vurguladı.
Kreykış’a göre her bölgesel aktörün Libya dahil olmak üzere bölgedeki çıkarlarını koruma çabası dikkate alındığında, bu ilişkilerin düzenlenmesi için daha uzun bir zamana ihtiyaç duyulacak.
Kaynakça: Al-Araby Al-Jadeed