Yaşar Yavuz: Gazzeli Çocukların Cenneti Olmaya Gidiyoruz

Küresel Sumud Filosu’na Gaziantep’ten katılan gazeteci ve aktivist Yaşar Yavuz, filonun amacını ve yolculuk sırasında yaşananları Fokus+’a anlattı. İşte ayrıntılar…
Yaşar Yavuz: Gazzeli Çocukların Cenneti Olmaya Gidiyoruz

01.10.2025 - 17:35  |  Son Güncellenme:  01.10.2025 - 17:44

Küresel Sumud Filosu, kırktan fazla ülkeden elliye yakın tekne ve yüzlerce cesur, vicdanlı ve hakperest insanların varlığıyla, Siyonizm ve İsrail’e korku, dünyaya ve Gazzelilere umut vererek yolculuğuna devam ediyor.  Bu umud yolculuğu; drone ve füze saldırılarıyla, tehditlerle, bombalamalarla, teknik ve bürokratik engellemelere rağmen Gazze’ye doğru yelkenleri fora yapmış vaziyette büyük bir kararlılıkla ilerliyor. Tam da adına yaraşır bir biçimde yani azimle ve pes etmez bir kararlılıkla seyyalitesini sürdürüyor. Çünkü Sumud Arapça’da; kararlılık, sarsılmaz azim anlamını ihtiva ediyor. 

İspanya’dan başlayan yolculuk, Tunus, İtalya ve Yunanistan duraklarında yüzbinlerce insanın desteğini, duasını, çığlığını ve öfkesini gemilere taşıyarak dünya gündemine damgasını vurdu. Öyle ki ispanya, İtalya ve Türkiye askeri ve insani donanmalarıyla Filo’nun kararlılığına bin kat daha kararlılık yani Sumud tohumu ekleyiverdi. Filo’ya Gaziantep’ten katılan gazeteci Yaşar Yavuz ile Küresel Sumud Filosu’nun başlangıcından bugüne kadar yaşadıklarını, hedeflerini, yolculuk süresi boyunca gözlemlerini, Filo’nun taşıdığı anlamı, İsrail’in olası askeri müdahalesini ve Filo’nun askeri müdahaleye karşı nasıl bir yol izleyeceğini konuştuk.


“Gazze’nin durumu, beni küresel Sumud Filosu’na katılmaya itti”

Okurların sizi tanıması için bize öncelikle kendinizi tanıtır mısınız? Nereden katılıyorsunuz Küresel Sumud Filosu’na? Sumud Filosu’na katılmadan önce ne tür bir uğraşı içindeydiniz? Filo’ya katılma gerekçeleriniz nedir?

Gaziantep'te oturuyorum. Gazeteciyim. Sürekli basın kartı sahibiyim. 31 Ağustos günü İtalya'ya geldim. Bu süre içerisinde İtalya'da çeşitli eğitimler aldık. Yola çıkmadan önce hem fiziki hem de psikolojik olarak yolda karşılaşacağımız durumlar ile ilgili hususlar başta olmak üzere, yol boyunca geminin içerisinde arkadaşlarla yaşanabilecek her türlü meselelerle ilgili bir dizi eğitimler aldık.

Küresel Sumid Filosu'na katılmamın tek bir nedeni var, insan olmam. Yani kendimi insan olarak tanımlıyorsam ki tanımlıyorum, o halde benim bu filoda yer almam gerektiğini düşünerek başvurumu yaptım. Küresel Sumud Filosu’na katıldığım için de mutluyum. Çünkü insan olduğumu ispat etmenin bir yeridir Küresel Sumud Filosu.
Belki bunun için başka yollar da vardır ama ben insanlığımı burada ispat etmek istedim. Gazze'nin içinde bulunmuş olduğu durumu göz önüne bulundurarak böylesi bir karar verdim.


“Sumud Filosu büyük zorluklar yaşadı ancak Gazzelilerin yaşadıklarıyla kıyaslamaktan utanırım”

Küresel Sumud Filosu’nda hangi ülkelerden, kaç tekneyle ve hangi şahsiyetlerle yola çıktınız? Filo’nun durakları nerelerdi? Bu duraklarda yaşadığınız engelleri ve gördüğünüz desteği bize anlatır mısınız?

Global Sumud Filosu’nda 50 ülkeden aktivistler yer almakta. Gazetecilerin, yazarların, düşünürlerin, akademisyenlerin, doktorların ve diğer sağlık çalışanların katıldığı gerçekten küresel bir organizasyon.

Elbette bu filonun yola çıkışı zorluklarla dolu oldu. Bu zorluklar için daha önce belirttiğimi gibi çeşitli eğitimler aldık. Çünkü çok zor olacağını biliyorduk. Yol boyunca da birçok zorluklarla karşılaştık. Deniz yolculuğunda neredeyse her şeyimiz eksik, her şeyimiz yarım. Uyumaktan tutun banyo yapmaya, yemek yemeye, çay içmeye, dinlenmeye kadar. Bizimkisi küçük bir tekne ve 10-12 kişi kalıyoruz. Tekne küçük ve dalgalara karşı ciddi manada sarsılıyor. 

Bunun yanında yemek işinden tutun, banyo yapmaya kadar zor şartlarda altında bir deniz yolculuğu yapıyoruz... Birçok zorluk var ama bütün bu zorlukların hepsini bir araya getirdiğimizde Gazzelilerin 23 aydır çekmiş oldukları zorluklar karşısında anlatılmaz bizimki. Gazzelilerin çektikleriyle kıyaslayamayız. Bu bağlamda yolculuğunun zor olduğunu söylemekten kendi şahsım adına utanıyorum. Çünkü bizim zorluğumuz, Gazzelilerin yaşadıkları karşısında neredeyse bir hiç.


“Küresel Sumud Filosu; Vicdan taşıyor, insanlık taşıyor, onur taşıyor, haysiyet taşıyor”

Küresel Sumud Filosu; Dünyaya, Gazze’ye ve Gazzelilere ne taşıyor? 

Küresel Sumud Filosu Gazze'ye ve Gazze'lilere insanlığı, vicdanı, insanlığın ölmediğini taşıyor bir bağlamda. Çünkü bu öyle bir şey ki 23 aydır Gazze'de yaşanan katliam ve soykırım karşısında 8,5 milyar insanın ve 190’dan fazla ülkenin kör numarasına yattığı bir durumla karşı karşıyalar Gazzeliler. Sanki insanlık ölmüş, bu gezegende adeta hiç kimse kalmamış gibi bir durum içindeler. Yani yalnızlar. 

Bizler de Küresel Sumud Filosundakiler olarak insanlığın ölmediğini onlara teknelerimizle taşımaya çalışıyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki bu dünya böyle gidemez. Bu düzen de böyle gitmemeli. Aslında dünyanın bu gidişatına karşı Global Sumud Filosu'nun bu eylemi bir itirazdır, bir isyandır. Bu bağlamda Global Sumud Filosu vicdan taşıyor, insanlık taşıyor, onur taşıyor, haysiyet taşıyor. İnsanlığın ölmediğini taşıyor Gazzelilere, Gazzeli çocuklara.


“Bizim tek bir senaryomuz var o da Gazze’deki ablukayı kırmak”

İşgalci ve soykırımcı İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na yönelik tavrının veya müdahalesinin ne olacağını bekliyorsunuz? Bu beklentiye göre ne tür hazırlıklar yaptınız?

Gazze'de taş üstünde taş bırakmayan, insanlıktan nasibini almamış, tabiri caizse sağa sola saldırıp duran, etrafındaki ülkelerde kaos çıkaran diğer taraftan Gazze'yi kadın çocuk yaşlı demeden topyekun bombalayan ve açık bir şekilde soykırım işleyen İsrail'in elbette her harekette bulunabileceğini, bize karşı her türlü girişimde bulunacağını bekliyoruz.

Onlarca senaryo konuşuluyor. Onlar bütün bu senaryoları konuşurken bizim tek bir senaryomuz var. Biz Gazze'deki ablukayı kırmak istiyoruz. Biz Gazzeli çocukların dünyadaki olumsuz gidişata karşı biraz olsun onlara umudu götürüp, çocukların açlıktan ölmemesi için hareket ettik. Tek bir hedefimiz var, tek bir senaryomuz var: Ablukayı kırmak. Bu hedef dışında İsrail'in ne yapacağı bizi çok da ilgilendirmiyor. Peki, İsrail her şeyi yapabilir mi? Evet, her şeyi yapabilir. Peki, yapmış olduğu şey yanına kar kalır mı?  Elbette kalmaz.

Biz inanıyoruz ki İsrail Global Sumud Filosu’na müdahale ettiğinde, Akdeniz'deki yük gemileri de dâhil dünyanın birçok yerinden bu kez 50 gemi yerine 500 gemi harekete geçecektir. Ve İsrail dünya halklarıyla başa çıkamayacaktır.  Evet, belki dünya ülkelerini bir bağlamda Amerika ile durdurmaya çalışıyor, onları susturmaya çalışıyor ama dünya halklarını durduramaz İsrail. Dünya halklarının önünde ne İsrail ne de Amerika hiç kimse ama hiç kimse duramaz. Bu bağlamda İsrail’in ne yapacağı bizi çok da alakadar etmiyor. 


“Biz İsrail’den değil, Allah’a hesap veremeyiz diye korkuyoruz”

Hatta zaman zaman bize şunu soruyorlar: “İsrail size saldıracak, korkmuyor musunuz?” Ben de diyorum ki “evet korkuyoruz. Ama İsrail'den değil.” Biz yarın veya ertesi gün Mahşer’de Allah'a hesap veremeyiz diye korkuyoruz. Biz yarın Gazzeli çocukların yüzüne bakamayız diye korkuyoruz. Biz yarın çocuklarımıza “Baba Gazzeli çocukları öldürülürken siz ne yapıyordunuz” diye sorduklarında verecek bir cevabımız olmamasından korkuyoruz. Biz Allah'a mazeret sunamayız diye korkuyoruz. Biz tarih sayfalarına kara bir leke olarak düşeceğiz diye korkuyoruz. Biz insanlık öldürülürken seyrettiğimiz için korkuyoruz. Bizim varsa bir korkumuz işte bunlardır. Biz İsrail'den asla korkmuyoruz. İsrail istediğini yapabilir, yapıyor da. Buyurun Hodri Meydan. Biz Gazze’ye gideceğiz, gireceğiz. O da engellemeye çalışacak, engellemeye kalkacak. 


“İsrail'in bize karşı şiddet kullanması İsrail’e zafer getirmez”

Filo’ya İsrail’in askeri müdahalesi olursa şayet ki daha önce Mavi Marmara, Madleen ve Hanzala Gemisi’nde yaşandı bu müdahaleler, nasıl bir tutum takınacaksınız? Direnme mi teslim olma mı yoksa Gazze kıyılarına ulaşıncaya kadar yola devam etmek mi? şayet askeri bir müdahale söz konusu olursa  filo olarak ne karar aldınız?

Küresel Sumud Filosu, tamamen şiddetsiz, tamamen barışçıl bir eylem yapıyor. Biz İsrail'le savaşmaya gitmiyoruz. Biz Gazzeli çocuklar açlıktan ölüyor ve ölen o çocuklara insanı yardım götürüyoruz. Biz oradaki ablukayı kırmaya gidiyoruz. Bütün yasalar bizden yana çünkü biz haklıyız. Eğer dünyada zerre miskal adalet varsa bizim yapmış olduğumuz bu eylem, bütün yasalara uygundur. Bu meşru eylemimizle, hiçbir yasa ve kural tanımayan İsrail bize karşı şiddet kullanabilir. Biz bunu da bekliyoruz. Ama İsrail'in bize karşı şiddet kullanması İsrail'e zafer getirmez. Bizim sadece bir bedenimiz var, bir vicdanımız var. Onu da Gazze’ye götürüyoruz. İsrail'in bu bedenlere ve vicdanlara hangi planı yapacağı, ne tür hareketlerde bulunacağı bizi hiç alakadar etmez. 

Biz Gazze'ye tek bir planla gideceğiz. Daha önce defalarca bunu dile getirdim zaten. Yasa tanımayan, kural tanımayan İsrail, her türlü şiddete başvurabilir mi? Vurabilir. Ama biz, bir kere daha buradan sizlerin aracılığınızla seslenmek istiyoruz: Küresel Sumud Filosu tamamen şiddetsiz, tamamen insani, tamamen barışçıl bir eylem yapıyor. Biz şu anda bu eylemi sürdürmekte kararlıyız. Buna rağmen bu şiddetsiz eyleme İsrail şiddetle cevap verebilir mi? Pekâlâ verebilir.  O zaman da varsa dünyada ya da bu dünya düzeninde az bir şeref, izzet, onur ve haysiyet herhalde onlar da müdahale edeceklerdir diye düşünüyoruz.


“İlk kez kendimi bu denli huzurlu hissediyorum”

Küresel Sumud Filosu’na katıldıktan sonra hayatınızda ne tür değişiklikler oldu? Filo öncesi ile Filo sonrası dönem şeklinde bir ayrım yapacak olursak şayet; hayata, dünyaya ve beraber Gazze’ye yol aldığınız farklı ülke ve kimlikteki insanlara bakışınızda ne tür değişimler, deneyimler ve kazanımlarınız oldu?

54 yaşındayım, 29 gündür evimden uzağım ve 9 çocuğum var. İlk kez kendimi bu kadar huzurlu hissediyorum. Bütün bu zorluklara ve İsrail'in tüm tehditlerine ve saldırılarına rağmen kendimi huzurlu hissediyorum. Üstelik birkaç gün önce uluslararası sularda gemilerimize saldırmasına ve bombalamasına rağmen. Neden mi? Çünkü insanlık adına, kendim adına, çocuklarım adına, yeryüzündeki bütün çocuklar adına bu yolculuğa çıktım. Bu duygularla yolda olmak bana huzur veriyor. Gideceğiz ve inşallah o acımasız ablukayı kırıp döneceğiz. Dünyaya ve Gazzeli çocuklara insanlığın ölmediğini orada göstereceğiz.

Burada 50 ülkeden farklı insanlar var. Asıl olanın, insanı insan yapan şeyin vicdan olduğunu burada gördüm. Hiç tanımadığımız, İslami bir hassasiyeti olmayan insanların insani hassasiyetleri ön plana çıkıyor. Ve o insani hassasiyet aslında çok şey demek. Belki de insanlık adına her şey demek. Bunu gördük ve mutlu olduk. Mesela İtalya'da, İtalyanlarla beraber gezdik ve İtalya sokaklarında gezerken insanların gelip boynumuzdaki Filistin kefiyesini, kolumuzdaki Filistin bandını istemeleri bizleri çok duygulandırdı. Dünyanın ortasında, İtalya denilen bir yerde insanlar Gazze için, Filistin için yürüyorlar, konuşuyorlar, eylem yapıyorlar, bayrak taşıyorlar, evlerinin balkonlarında camlarına Filistin bayrakları asıyorlar.


“Sanki yılların arkadaşlarıymışız gibi bir duygu hissediyorum”

Evet, insanlık buydu. Bu insanlığın yeşermesi lazım. Bu insanlarla beraber olmak gerçekten insanın ruhunu tatmin eden, mutlu eden, huzurlu eden bir durum.  Bu yüzden ben bu insanlarla beraber olduğum için çok mutluyum. Hepsi her biri sanki yıllardır berabermişiz gibi bir duygu verdi bana. Bulunmuş olduğumuz gemide her ülkeden insanlar var ve çoğu zaman birbirimizin dilini bile anlamıyoruz. Ama dilini anlamamamız hiçbir zaman hiçbir şeye engel olmuyor. Çünkü biz biliyoruz ki bu gemilerdeki insanlar bir vicdan taşıyor. Derin bir vicdan…Bu bağlamda bunlarla beraber olmak, bu yolda olmak gerçekten mutluluk verici. 

Kazanım ve deneyimler noktasına gelince, bundan sonra sadece Gazze'de ya da İslam âleminde değil dünyanın herhangi bir yerinde, biz Müslümanlar olarak söylüyorum; siviller ve mazlumlar zulme uğradıklarında Müslümanların yapması gereken ilk şeyin yola koyulmak olduğudur.


“Eğer İsrail durdurulmazsa dünya gerçekten yaşanmaz bir hale doğru gidecek”

Tıpkı Gayrimüslimlerin Gazzeliler için kalkıp yola koyuldukları, kendilerini tehlikeye attıkları, bu kadar yolu bu kadar eziyete katlanarak çıkmaları gibi biz Müslümanlar da dünyanın, Avrupa'nın, Asya'nın veya dünyanın başka bir yerinde hangi dinden, hangi ırktan olursa olsun masum insanlar zulme uğradığında yapmamız gereken ilk şeyin kalkıp oraya gidip o zulme dur demek olacaktır diye düşünüyorum. Benim için kazanımlardan biri bu bilinç oldu. 

Son olarak şunu söyleyeyim. Global Sumud Filosu, insanlığın son umududur. Çünkü Gazze neredeyse yok edildi. Çocuklar açlıktan ödü ve bombalar altında hala can veriyorlar. Birilerinin İsrail'i durdurması lazım. Sanırım onu da Global Sumud filosu yapacaktır. Eğer İsrail durdurulmazsa dünya gerçekten yaşanmaz bir hale doğru gidecek ve yarın obur gün İsrail'in dünyaya enjekte ettiği vicdansızlık, duyarsızlık tüm dünyayı çok daha kötü bir yere taşıyacaktır.  Bu bağlamda bizler bu vicdansızlığı, bu duyarsızlığı kabul etmiyoruz ve buna karşı bir eylem yapıyoruz.  Hayır diyoruz, insan eşrefi mahlûkattır, vicdanlıdır, onurludur, haysiyetlidir, duyarlıdır. İnsan insanın cehennemi olmamalı, insan insanın cenneti olmalı.  Siyonistler Gazzelilerin cehennemi olurken bizler Gazzeli çocukların cenneti olmaya gidiyoruz bu bağlamda.

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fokus+'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.