Lübnanlı Şef Hüseyin Fayad: "Kalbimi En Çok Kıran Yılların Emeğinin Yok Olduğunu Görmekti”
05.06.2026 - 10:29 | Son Güncellenme: 05.06.2026 - 10:37
Güney Lübnan’ın hafızasında özel bir yere sahip olan Arch Almoulouk, Lübnanlı Şef Hüseyin Fayad için yalnızca bir restoran değil; yılların emeğini, anıları, dostlukları ve aidiyet duygusunu taşıyan bir yaşam alanıydı. İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları sırasında bu simge mekânın enkaza dönüşüne tanıklık eden Fayad, yaşadığı kaybı “ruhumun bir parçasının koparılması” sözleriyle anlatıyor. Buna rağmen çatışma günlerinde yardım çalışmalarını sürdüren Fayad, her gün yüzlerce yerinden edilmiş kişiye yemek hazırlayarak insanlara sıcak bir sofra ve yuva hissi vermeye çalıştı. Fayad, Fokus+ özel olarak yaptığı açıklamalarda savaşın bıraktığı yıkımını, dayanışmanın gücünü ve Türkiye halkına mesajını aktardı.
Arch Almoulouk yalnızca bir restoran değildi; Güney Lübnan’ın bir simgesiydi. Burası sizin için ne ifade ediyordu? Onu ilk kez enkaza dönmüş halde gördüğünüzde ne hissettiniz?
Arch Almoulouk benim için bir restorandan çok daha fazlasıydı. Anıları taşıyan, insanları bir araya getiren ve Güney Lübnan’ın ruhunu yansıtan bir yerdi. Aileler özel günlerini orada kutlar, yolcular misafirperverliğini deneyimlemek için uğrar ve zamanla insanların sıcaklık ve aidiyet duygusuyla özdeşleştirdiği bir simge haline gelmişti.
Onu ilk kez enkaza dönmüş halde gördüğümde derin bir şok ve üzüntü hissettim. Yılların emeğinin, anıların ve tarihin birkaç dakika içinde yok olduğunu görmek çok acı vericiydi…
Bir sivil olarak, bu savaşın size yaşattığı duygusal ve maddi kayıplar hakkında neler paylaşabilirsiniz?
Bir sivil olarak, kayıpları basit kelimelerle anlatmak imkânsız. Kalbimi en çok kıran şey, yılların emeğinin tek bir anda yok olduğunu görmekti. Bunca yıl boyunca adanmışlıkla, fedakârlıkla ve sevgiyle inşa ettiğimiz her şey saniyeler içinde kayboldu.
Arch Almoulouk benim için yalnızca bir işletme değildi. Hayatımın bir parçasıydı. Her köşesi bir anı taşıyordu, her taşı bir mücadeleyi yansıtıyordu ve her başarı yılların emeğini temsil ediyordu. Onun enkaza dönmesini izlemek, ruhumun bir parçasının koparılması gibiydi. Bina bir anda yıkılabilirdi, ancak en çok acı veren şey, onu var etmek için ne kadar zaman, tutku ve umut harcandığını bilmekti.
Gözden Kaçmasın
Maddi kayıp çok büyüktü, fakat duygusal kayıp daha da büyüktü. Hiçbir para; anıların, hayallerin, çalışanlarla, dostlarla ve aile gibi olan müşterilerle paylaşılan anların yerini tutamaz. O günlerden zihnimde kalan ve ömür boyu benimle yaşayacak görüntüler var.
Çatışma sırasında sürekli yemek hazırlayıp insanlara yardım ettiniz. Yaşadığınız en dokunaklı ya da en unutulmaz an neydi?
Savaş sırasında her gün, yerinden edilmiş aileler ve ihtiyaç sahipleri için 500 ila 600 öğün yemek hazırladım. Bu hiçbir zaman yalnızca yemek dağıtmaktan ibaret değildi. Her öğünde sadece ana yemek değil; salatalar, meyveler, mezeler ve tatlılar da olmasına özen gösterdik. Çünkü evlerini kaybetmiş insanların, kısa bir süreliğine de olsa kendi aile sofralarında oturuyormuş gibi hissetmelerini istedim. Etraflarında olan her şeye rağmen sıcaklık, onur ve yuva hissini yaşamalarını istedim.
Unutulmaz pek çok an vardı, ancak aklımda kalanlardan biri, uzun ve yorucu bir günün ardından yerinden edilmiş ailelerin basit bir yemeği teslim aldıkları andı. Bazı insanlar arkalarında her şeylerini bırakmış ve neredeyse hiçbir şeyleri olmadan gelmişti. Mütevazı bir yemek karşısında bile hissettikleri rahatlamayı ve minnettarlığı görmek çok etkileyiciydi.
Beni en çok etkileyen şey yalnızca yardım alan insanların takdiri değil, aynı zamanda kendi zorluklarına rağmen durmaksızın çalışan gönüllülerin cömertliğiydi. O anlar, toplumumuzun gerçek gücünü ve merhametini gösterdi.
Türkiye’de sizi seven ve yakından destekleyen insanlara ne söylemek istersiniz?
Türkiye halkına en içten teşekkürlerimi iletmek isterim. Desteğiniz, dayanışmanız ve nazik mesajlarınız, en zor zamanlarımızda bizim için çok büyük anlam taşıdı.
Halklarımız arasındaki dostluk; ortak insanlık değerleri, merhamet ve karşılıklı saygı üzerine kuruludur. Endişenizi ve dualarınızı hissettik; her destek mesajınız ve her dayanışma göstergeniz için derinden minnettarız. Umarım gelecek nesiller için dostluk, barış ve anlayış köprüleri kurmaya birlikte devam edebiliriz.