Gençleri Bölge Uzmanlığına Hazırlayan Akademi

Bölge Araştırmaları Merkezi, (BAM) Arapça, Farsça, İbranice, Kürtçe ve Afrika dillerini kapsayan kapsamlı dil eğitim programlarıyla bölge uzmanlığına yönelik kalıcı bir insan kaynağı geliştirmeyi amaçlıyor. BAM Koordinatörü Muhammed Tarık Özkan’ın vurguladığı üzere, disiplinlerarası analizler, saha çalışmaları ve mentorluk imkanlarıyla desteklenen bu model, Türkiye’nin çok boyutlu dış politikasına hem bilgi üretimi hem de nitelikli uzman kadrolar yetiştirilmesi bakımından stratejik katkı sağlıyor.
250912ZK_Web_R%C3%B6portaj_Kapak_-_Gen%C3%A7leri_B%C3%B6lge_Uzmanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1na_Haz%C4%B1rlayan_Akademi_(R%C3%96PORTAJ).jpg

11.09.2025 - 17:44  |  Son Güncellenme:  12.09.2025 - 12:19

Bölgesel ve küresel gelişmelerin hızlandığı, belirsizliklerin derinleştiği bir dönemde Türkiye’nin dış politika vizyonu, sağlam bilgiye ve yetişmiş uzmanlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. Bu noktada Bölge Araştırmaları Merkezi (BAM), yalnızca akademik bir kurum olmanın ötesine geçerek Türkiye’nin yakın coğrafyasında ve dünya genelinde yaşanan değişimleri sahadan gözlemleyen, analiz eden ve bu alanda uzman insan kaynağı yetiştiren bir merkez olarak öne çıkıyor.

Kasım 2024’te kurulan BAM, kuruluşundan kısa süre sonra hazırladığı raporlar, düzenlediği sempozyumlar ve yürüttüğü eğitim programlarıyla hem akademik çevrelerin hem de politika yapıcıların dikkatini çekmeyi başardı. İsrail medyasından Afrika çalışmalarına, bölgesel dillerden saha araştırmalarına kadar geniş bir yelpazede yürüttüğü çalışmalar, merkezin çok boyutlu bakış açısını ortaya koyuyor.

Kısacası BAM, Türkiye’nin dış politikasına hem bilgi hem de insan kaynağı üreterek stratejik katkı sunmayı amaçlayan yeni nesil bir düşünce ve araştırma merkezi. Biz de BAM’ın kuruluş hikayesini, amaçlarını ve gelecek vizyonunu merkezin yöneticisi Muhammed Tarık Özkan ile konuştuk.


BAM'ın kuruluş amacını ve bu amacın günümüzde nasıl bir anlam taşıdığını bizimle paylaşır mısınız?

Bölge Araştırmaları Merkezi (BAM), Türkiye’nin başta yakın coğrafyası olmak üzere dünya genelinde hızla değişen dinamikleri çok boyutlu bakış açısıyla anlamak ve bu alanlarda uzmanlaşmış insan kaynağı yetiştirmek amacıyla Kasım 2024’te kuruldu. Yani aslında en temel amacımız bölge uzmanı yetiştirmek diyebilirim. Türkiye’nin yakın coğrafyasında olup bitenleri anlamak için sadece haberlere bakmak yetmiyor; dili bilmek, kültürü tanımak, siyaseti içeriden görebilmek gerekiyor. Biz de tam burada devreye giriyoruz. 

Bugün yaşadığımız dönemde belirsizlikler, krizler ve fırsatlar iç içe. Türkiye’nin çevresinde her gün yeni bir gelişme yaşanıyor. Bu gelişmeleri doğru okuyabilmek artık sadece dış politika karar alıcıları için değil, toplumun her kesimi için önemli. Bizim işimiz, bu bilgiyi hem sahada gözlemlemek hem de rapor, bülten, sempozyum ve eğitimlerle konuyla ilgilenen araştırmacılarla paylaşmak. Kısacası BAM, Türkiye’nin bölgeyi daha derinlikli ve doğru bir şekilde anlayabilmesine katkı sunmayı amaçlıyor.


Türkiye'nin stratejik önceliklerine nasıl katkı sağlamayı hedefliyorsunuz?

Türkiye, bulunduğu jeopolitik konum itibarıyla Orta Doğu’dan Afrika’ya, Kafkasya’dan Asya’ya kadar geniş bir coğrafyadaki gelişmelerden doğrudan etkileniyor. Bu yüzden karar alıcıların doğru ve zamanında bilgiye ulaşması hayati bir önem arz ediyor. Biz de BAM olarak saha araştırmaları, disiplinlerarası analizleri ve akademik çalışmalarımızı bu ihtiyacı karşılamak için üretiyoruz.

Bunu sadece raporlarla değil; eğitim programlarımız, saha araştırmalarımız ve öğrenci sempozyumlarımızla da destekliyoruz. Örneğin “İsrail Medyasında Türkiye Raporu”, “İsrail Düşünce Kuruluşları Bülteni” ya da “Afrika Temalı Lisansüstü Tezler Analizi” gibi yayınlarımız, Türkiye’nin çok boyutlu dış politika vizyonuna katkı sunan somut örnekler.

Biz hem doğru bilgi üretmeye hem de bu bilgiyi taşıyacak, sahada çalışacak uzmanları yetiştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü Türkiye’nin stratejik öncelikleri için en büyük güç, donanımlı insan kaynağı.


Hangi ülkelere ve hangi problemlere odaklanıyorsunuz ve nasıl bir eğitim programınız var?

Çalışma alanımız geniş bir yelpazeye yayılıyor: Filistin-İsrail, Irak, İran, Suriye, Körfez ülkeleri ve Doğu Afrika bizim temel odak alanlarımız. Bu bölgeleri anlamanın yolu sadece akademik çalışmaları takip etmekle değil, dili öğrenmek, kültürü tanımak ve sahada bulunarak bölgeyi teneffüs etmekten geçiyor. Bu nedenle T. C. İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen Bölge Çalışmaları Okulu programında Arapça, İbranice, Farsça, Kürtçe, Amharca ve Svahili gibi dillerde eğitim veriyoruz. Altı dönemden oluşan bu program, öğrencilerin en az B2 seviyesinde dil becerisine ulaşmasını ve aynı zamanda farklı modüllerle sahaya dönük donanım kazanmasını hedefliyor. 

Derslerin yanında yaz kampları da programın çok önemli bir ayağı. Örneğin 2025 yazında Gençlik ve Spor Bakanlığı ev sahipliğinde ve ORSAM iş birliğiyle düzenlediğimiz Bölge Çalışmaları Okulu Yaz Kampında, öğrencilerle risk analizi, göç, Orta Doğu’daki yeni müdahaleler, İran-İsrail gerilimi gibi güncel meseleleri tartıştık.

Bunlara ek olarak öğrenci sempozyumları da düzenliyoruz. Mayıs 2025’te Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi’nin ev sahipliğinde Filistin-İsrail Çalışmaları Öğrenci Sempozyumu kapsamında uzman adayı öğrencilerimiz bildirilerini sundu. Böylece teoriyle pratiği bir araya getirebilecekleri, kendilerini gösterebilecekleri bir platform oluştu.


Bu programın Türkiye'nin dış politikasına katkıları hakkında ne düşünüyorsunuz? 

Türkiye’nin dış politikasında bölgeyi “diliyle, kültürüyle ve siyasetiyle” anlayabilen uzmanlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç var. Bizim programımız, bu açığı kapatmayı hedefliyor. Eğitimlerimizi başarıyla tamamlayan öğrencilerimizin hem akademide hem de kamu kurumları ve medyada etkin görevler üstlenmesi, Türkiye’nin dış politika kapasitesini güçlendiriyor. BAM’ın sunduğu model, sadece bir akademik eğitim değil. Aynı zamanda Türkiye’nin çok boyutlu dış politika vizyonunu destekleyen ve kalıcı bir insan kaynağı stratejisi geliştiren bir sistem.


BAM'ın yayınladığı raporlar ve bültenler nasıl bir akademik ve stratejik değere sahiptir?

Yayınlarımız hem akademik hem de stratejik açıdan ciddi bir boşluğu dolduruyor. Akademik olarak literatüre katkı sağlıyor, araştırmacılara güncel ve güvenilir kaynaklar sunuyoruz. Stratejik açıdan ise karar alıcıların gelişmeleri erken fark etmesine, yeni eğilimleri izlemesine ve dış politika pozisyonlarını buna göre şekillendirmesine yardımcı olmayı umuyoruz.

Düzenli yayımladığımız İsrail’den Haberler, İsrail Düşünce Kuruluşları Bülteni ve İsrail Medyasında Türkiye Raporu gibi çalışmalar hem akademisyenler hem de politika yapıcılar için değerli referans noktaları. Bunun yanında Hindistan’ın Stratejik Özerklik Arayışları gibi raporlarımız, Türkiye’nin dış politika vizyonunu besleyen özgün perspektifler sunuyor.


BAM, bölge uzmanlığı geliştirmek için nasıl bir insan kaynağı stratejisi izliyor?

Bizim stratejimiz üç temel ayak üzerine kurulu: eğitim, deneyim ve mentorluk. Öncelikle güçlü bir akademik altyapı sağlıyoruz; diller ve farklı uzmanlık modülleriyle öğrencilerin çok yönlü donanım kazanmasını hedefliyoruz.

İkinci olarak, öğrencileri sahaya çıkarıyoruz. Araştırma projeleri, yaz kampları, yurt dışı staj imkanları sayesinde gençler teoriyle pratiği bir araya getirebiliyor. Üçüncü olarak da onları akademi, medya ve politika dünyasından deneyimli isimlerle buluşturuyoruz. Bu mentorluk süreci, onların hem akademik hem de profesyonel yolculuklarında yol gösterici oluyor.

Amacımız, yalnızca teori bilen değil; sahaya hakim, akademik üretim yapabilen ve stratejik düşünceyi pratiğe dönüştürebilen uzmanlar yetiştirmek.


BAM olarak önümüzdeki yıllarda hangi bölgesel çalışmalara odaklanmayı planlıyorsunuz?

Yeni dönemde iki ana eksene odaklanacağız: Orta Doğu ve Afrika. Orta Doğu’da Filistin-İsrail meselesi, İran’ın bölgesel rolü, Suriye’nin yeniden inşası ve Körfez’deki güvenlik dengeleri gündemimizde olacak. Afrika’da giderek artan jeopolitik rekabet ve Türkiye-Afrika ilişkilerinin yeni boyutlarını ele alacağız. 


Türkiye'nin dış politika stratejileriyle uyumlu olarak BAM'ın gelecekteki hedefleri nelerdir?

Biz yalnızca güncel gelişmeleri yorumlayan bir merkez olmak istemiyoruz. Hedefimiz, Türkiye’nin çok boyutlu dış politika vizyonunu destekleyen ve uluslararası alanda da referans gösterilen bir merkez haline gelmek.

Bunun için daha fazla saha araştırması yapmayı, yurt dışı staj imkanlarını artırmayı ve uluslararası iş birliklerini güçlendirmeyi planlıyoruz. Orta vadede öğrencilerimizi farklı ülkelerde gözlem yapabilecekleri ve deneyim kazanabilecekleri projelere yönlendireceğiz. Uzun vadede ise yalnızca Türkiye’de değil, dünyada da bölgesel çalışmalar alanında tanınan bir merkez olmayı hedefliyoruz.


BAM'ın geleceği hakkında kişisel olarak nasıl bir vizyon taşıyorsunuz?

Yakın gelecekte; bölge dillerine hakim, bölgede saha tecrübesi kazanmış, bölge üzerine çalışan akademisyen ve araştırmacılardan birebir eğitim almış mezunlarımızın yetiştikleri alanlarda düzenli bir üretim yapabilecekleri ulusal ve uluslararası platformlarda uzmanlar olmalarını ve karar mekanizmalarında etkin roller üstlenmeleri bizim en büyük başarımız olacaktır.

Kısacası, BAM’ın geleceğini hem Türkiye’nin dış politika vizyonunu destekleyen hem de küresel düzeyde bilgi üreten bir merkez olarak görüyorum.